Teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte finansal işlemlerimiz büyük ölçüde dijitalleşmiş durumda. Ancak bu dönüşüm, kredi kartı dolandırıcılığı gibi ciddi güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. Özellikle “skimming” olarak bilinen kart kopyalama yöntemi, hem tüketiciler hem de finans kuruluşları için büyük bir tehdit oluşturuyor. Geleneksel güvenlik önlemleri bu tehdit karşısında zaman zaman yetersiz kalırken, yüz tanıma gibi biyometrik teknolojiler, ödeme güvenliğinde devrim niteliğinde bir çözüm sunuyor. Yüzle ödeme (Face Pay), fiziksel kart kullanımını ortadan kaldırarak skimming riskini temelden çözmeyi vaat ediyor ve finansal işlemlerde yeni bir güvenlik standardı belirliyor.
İçindekiler
ToggleKredi Kartı Kopyalama (Skimming) Tehdidi ve Geleneksel Yöntemlerin Zafiyetleri
Kredi kartı kopyalama veya skimming, dolandırıcıların kartınızın manyetik şeridindeki bilgileri yasa dışı yollarla ele geçirmesi ve bu bilgileri kullanarak sahte kartlar oluşturması işlemidir. Bu yöntem, uzun yıllardır var olan ve sürekli gelişen bir dolandırıcılık türüdür. Geleneksel güvenlik önlemlerinin bu sofistike saldırılar karşısında nasıl zayıf kaldığını anlamak, yeni teknolojilere olan ihtiyacı daha net ortaya koymaktadır. Bu tehdit, finansal güvenlik alanında sürekli bir inovasyon gerekliliğini doğurmuştur.
Kredi Kartı Skimming Nedir?
Kredi kartı skimming, kartın manyetik şeridinde bulunan verilerin (kart numarası, son kullanma tarihi, kart sahibi adı vb.) özel olarak tasarlanmış bir cihaz (skimmer) aracılığıyla okunup kopyalanmasıdır. Dolandırıcılar, bu kopyalanan verileri boş bir kartın manyetik şeridine yazarak sahte bir kart oluşturur. Bu sahte kart, orijinal kartla aynı bilgilere sahip olduğu için alışverişlerde veya ATM’lerde kullanılabilir. Skimming, kart sahibinin haberi olmadan gerçekleşir ve genellikle mağduriyet fark edildiğinde iş işten geçmiş olur.
Yaygın Skimming Yöntemleri
Dolandırıcılar, kart bilgilerini çalmak için çeşitli ve giderek karmaşıklaşan yöntemler geliştirmiştir. Bu yöntemler, genellikle tüketicinin fark edemeyeceği kadar gizli ve ustaca tasarlanmıştır.
Fiziksel Cihazlarla Kopyalama (ATM ve POS Skimmerları)
En yaygın skimming yöntemi, ATM veya POS (Satış Noktası) cihazlarının kart okuyucu yuvalarına yerleştirilen sahte cihazlardır. Bu skimmer’lar, orijinal kart okuyucunun üzerine bir kapak gibi takılır ve tasarımları sayesinde fark edilmeleri zordur. Müşteri kartını cihaza soktuğunda, skimmer manyetik şeritteki bilgileri anında okur ve kendi hafızasına kaydeder. Bu tür bir dijital dolandırıcılık, özellikle yoğun kullanılan halka açık alanlardaki cihazlarda sıkça görülür.
Gizli Kameralar ve Tuş Takımı Kaplamaları
Skimmer’lar kart bilgilerini kopyalarken, dolandırıcıların PIN kodunu da ele geçirmesi gerekir. Bunun için genellikle ATM veya POS cihazının yakınına yerleştirilmiş gizli kameralar kullanılır. Bu kameralar, müşterinin PIN kodunu girerken tuş takımını görecek şekilde konumlandırılır. Alternatif olarak, orijinal tuş takımının üzerine yerleştirilen sahte bir tuş takımı kaplaması (keypad overlay) kullanılır. Bu kaplama, basılan tuşları kaydederek PIN kodunu çalar.
Kablosuz Veri Hırsızlığı (Shimming)
Çipli (EMV) kartların yaygınlaşmasıyla birlikte dolandırıcılar, “shimming” adı verilen yeni bir teknik geliştirmiştir. Shimming, kart okuyucuya yerleştirilen ve bir skimmer’dan çok daha ince olan bir cihaz (shimmer) aracılığıyla yapılır. Bu cihaz, kartın çipi ile kart okuyucu arasına girerek veri alışverişini kaydeder. Çip teknolojisi manyetik şeride göre çok daha güvenli olsa da, shimming gibi yöntemler bu teknolojinin de zafiyetlerini ortaya çıkarmaktadır.
Manyetik Şerit ve Çip Teknolojilerinin Sınırları
Manyetik şerit teknolojisi, verileri şifrelenmemiş bir şekilde sakladığı için son derece güvensizdir ve kopyalanması çok kolaydır. Bu nedenle finans dünyası, daha güvenli olan EMV (Europay, MasterCard, Visa) çip teknolojisine geçiş yapmıştır. Çipli kartlar, her işlemde benzersiz bir kod (kriptogram) üreterek kopyalanan verilerin başka bir işlemde kullanılmasını engeller. Ancak, shimming gibi saldırılar ve bazı durumlarda sistemin hala manyetik şerit okumaya izin vermesi (fallback transaction), çip teknolojisinin bile tam bir koruma sağlamadığını göstermektedir.
Skimming’in Tüketiciler ve Finansal Kurumlar Üzerindeki Etkileri
Skimming, hem tüketiciler hem de finansal kurumlar için ciddi sonuçlar doğurur. Tüketiciler için finansal kayıpların yanı sıra, çalınan parayı geri alma süreci, bankalarla yapılan yazışmalar ve kartların iptal edilmesi gibi işlemler zaman alıcı ve stresli olabilir. Finansal kurumlar ise sahtekarlık nedeniyle oluşan zararları karşılamak, müşteri güvenini yeniden tesis etmek ve güvenlik altyapılarını sürekli güncellemek gibi büyük maliyetlerle karşı karşıya kalır. Bu durum, genel olarak ödeme ekosistemine olan güveni zedeler.
Yüzle Ödeme (Face Pay) Teknolojisinin Temelleri
Skimming gibi geleneksel dolandırıcılık yöntemlerinin yarattığı riskler, finans sektörünü daha güvenli ve yenilikçi çözümler aramaya itmiştir. Bu çözümlerin en başında biyometrik teknolojiler ve özellikle yüzle ödeme (Face Pay) gelmektedir. Face Pay, bir kişinin kimliğini doğrulamak için fiziksel bir kart veya PIN yerine benzersiz yüz özelliklerini kullanarak ödeme yapmasını sağlayan bir sistemdir. Bu teknoloji, güvenliği ve kullanım kolaylığını bir araya getirerek ödeme deneyimini kökten değiştirmektedir.
Yüzle Ödeme Teknolojisi Nedir ve Nasıl Çalışır?
Yüzle ödeme, bir müşterinin yüzünü tarayarak kimliğini doğrulayan ve bu kimliği finansal hesabıyla eşleştirerek ödeme işlemini tamamlayan bir teknolojidir. Süreç genellikle şu adımları izler: Kullanıcı öncelikle bir uygulamaya kaydolarak yüzünü sisteme tanıtır. Sistem, yüzün kilit noktalarını (gözler, burun, ağız arasındaki mesafeler gibi) analiz ederek bunu dijital bir veriye (yüz izi) dönüştürür. Ödeme noktasında, kamera kullanıcının yüzünü tarar, oluşturulan yüz izini sistemdeki kayıtlı veriyle karşılaştırır ve eşleşme başarılı olursa ödeme onaylanır. Tüm bu süreç saniyeler içinde gerçekleşir.
Biyometrik Kimlik Doğrulamanın Esasları
Biyometrik kimlik doğrulama, bireyleri parmak izi, iris, ses veya yüz gibi benzersiz fiziksel veya davranışsal özelliklerine göre tanıma bilimidir. Geleneksel kimlik doğrulama yöntemlerinin (şifre, PIN, kart) aksine, biyometrik verilerin çalınması, unutulması veya kopyalanması neredeyse imkansızdır. Yüz tanıma, bu yöntemler arasında en kullanıcı dostu olanlardan biridir çünkü herhangi bir fiziksel temas gerektirmez ve modern kameralarla kolayca uygulanabilir. Güvenliğin temelini, her bireyin yüzünün matematiksel olarak benzersiz olması prensibi oluşturur.
Yüz Verisinin Toplanması, İşlenmesi ve Güvenli Saklanması
Yüzle ödeme sistemlerinin güvenliği, toplanan biyometrik verilerin nasıl işlendiği ve saklandığına bağlıdır. Kullanıcının yüzü tarandığında, görüntü doğrudan saklanmaz. Bunun yerine, özel algoritmalarla şifrelenmiş bir biyometrik şablona (yüz izi) dönüştürülür. Bu şablon, orijinal yüz görüntüsüne geri döndürülemez. Veriler, en yüksek bilgi güvenliği standartlarına uygun olarak, genellikle uçtan uca şifreleme ile korunur ve güvenli sunucularda saklanır. Bu, olası bir veri sızıntısı durumunda bile verilerin anlamsız ve kullanılamaz olmasını sağlar.
Canlılık Tespiti (Liveness Detection) ve Sahtekarlığı Önleme Mekanizmaları
Yüz tanıma sistemlerine yönelik en büyük tehditlerden biri, bir kişinin fotoğrafı, videosu veya maskesi kullanılarak sistemin aldatılmaya çalışılmasıdır. İşte bu noktada “canlılık tespiti” (liveness detection) teknolojisi devreye girer. Bu teknoloji, kameranın karşısındakinin gerçek bir insan mı yoksa sahte bir görüntü mü olduğunu anlayan gelişmiş algoritmalar kullanır. Göz kırpma, baş hareketleri, derinlik algılama gibi analizler yaparak dolandırıcılık girişimlerini engeller. Pasif canlılık tespiti, kullanıcının ek bir eylem yapmasına gerek kalmadan bu analizi yaparak süreci daha da pürüzsüz hale getirir.
Face Pay’in Skimming Riskini Ortadan Kaldırma Mekanizmaları
Yüzle ödeme teknolojisi, kredi kartı kopyalamanın temel mantığını ortadan kaldırarak skimming riskini tamamen etkisiz hale getirir. Geleneksel yöntemlerin aksine, Face Pay kopyalanabilir fiziksel bir nesneye veya ezberlenebilir bir bilgiye dayanmaz. Bunun yerine, her bireyin benzersiz ve taklit edilemez biyometrik kimliğini kullanır. Bu yaklaşım, ödeme güvenliğinde proaktif ve katmanlı bir koruma sağlar.
Fiziksel Kart Kullanımını Devre Dışı Bırakması
Skimming’in var olabilmesi için temel gereksinim, kopyalanacak fiziksel bir kredi kartının olmasıdır. Face Pay, ödeme sürecinde kredi kartını tamamen aradan çıkarır. Müşteri, ödeme yapmak için cüzdanından bir kart çıkarmak yerine sadece yüzünü bir kameraya göstermelidir. Fiziksel kart olmadığında, ATM veya POS cihazlarına yerleştirilen skimmer’ların kopyalayabileceği bir manyetik şerit de olmaz. Bu, skimming dolandırıcılığının en temel saldırı noktasını yok eder.
Manyetik Şerit ve Kart Numarası Gibi Kopyalanabilir Verilerin Gereksizleşmesi
Geleneksel ödemelerde güvenlik, kart numarası, son kullanma tarihi ve CVV kodu gibi statik ve kopyalanabilir verilere dayanır. Bu bilgiler bir kez ele geçirildiğinde, dolandırıcılar tarafından tekrar tekrar kullanılabilir. Yüzle ödeme sisteminde ise bu statik bilgilere gerek kalmaz. Ödeme yetkilendirmesi, kullanıcının yüzünün anlık olarak taranması ve doğrulanmasıyla yapılır. Kimlik, kopyalanamaz bir biyometrik veriye dayandığı için çalınacak veya kopyalanacak bir kart numarası mevcut değildir.
Her İşlemde Benzersiz ve Dinamik Biyometrik Doğrulama
PIN kodları ve şifreler statiktir; yani her işlemde aynıdırlar ve çalındıklarında tüm hesapların güvenliğini tehlikeye atarlar. Çipli kartlar her işlem için benzersiz bir kod üretse de, kartın kendisi hala fiziksel olarak çalınabilir veya shimming gibi yöntemlerle verileri kaydedilebilir. Face Pay ise her işlemde canlı ve dinamik bir biyometrik doğrulama yapar. Sistem, sadece kayıtlı yüzü tanımakla kalmaz, aynı zamanda “canlılık tespiti” ile kameranın karşısındakinin gerçek bir insan olduğunu da teyit eder. Bu, her ödemeyi benzersiz ve anlık bir güvenlik onayıyla korur.
Veri Hırsızlığına Karşı Tokenizasyon ve Uçtan Uca Şifreleme
Face Pay sistemleri, arka planda gelişmiş güvenlik protokolleri kullanarak veri hırsızlığı riskini en aza indirir. Bu teknolojilerden biri “tokenizasyon”dur. Kullanıcının gerçek finansal bilgileri yerine, her işlem için rastgele oluşturulmuş, tek kullanımlık bir dijital jeton (token) kullanılır. Bu token ele geçirilse bile, gerçek hesap bilgilerini içermediği için anlamsızdır. Ayrıca, yüz verisinden ödeme onayına kadar tüm iletişim, uçtan uca şifreleme ile korunur. Bu, verilerin transfer sırasında okunmasını veya değiştirilmesini imkansız hale getirir.
Geleneksel Güvenlik Önlemleri ile Face Pay’in Karşılaştırılması
Ödeme güvenliği teknolojileri yıllar içinde önemli ölçüde evrimleşmiştir. PIN ve şifrelerden çipli kartlara kadar her yeni teknoloji, bir öncekine göre daha fazla koruma sağlamıştır. Ancak, Face Pay gibi biyometrik çözümler, bu evrimin bir sonraki ve en güvenli adımı olarak öne çıkıyor. Geleneksel yöntemlerle Face Pay arasındaki temel farkları anlamak, biyometrik güvenliğin neden üstün olduğunu ortaya koymaktadır.
PIN ve Şifre Güvenliği vs. Biyometrik Güvenlik
PIN ve şifreler, bilgi tabanlı güvenliğin temelini oluşturur. Ancak bu yöntemlerin ciddi zafiyetleri vardır: unutulabilir, çalınabilir veya tahmin edilebilirler. Gizli kameralar veya omuzdan bakma (shoulder surfing) gibi basit yöntemlerle kolayca ele geçirilebilirler. Biyometrik güvenlik ise “siz” olan bir şeye dayanır: yüzünüz. Yüzünüzü unutmazsınız, kaybetmezsiniz ve modern canlılık tespiti teknolojileri sayesinde bir fotoğraf veya video ile taklit edilmesi neredeyse imkansızdır. Bu, biyometrik güvenliği doğası gereği daha kişisel ve daha güvenli kılar.
| Özellik | PIN ve Şifre Güvenliği | Biyometrik Güvenlik (Face Pay) |
|---|---|---|
| Güvenlik Temeli | Bildirilen bilgi (statik) | Bireyin kendisi (dinamik ve benzersiz) |
| Kopyalanabilirlik | Yüksek (gözetleme, klavye kaydediciler) | Çok Düşük (canlılık tespiti ile engellenir) |
| Kullanıcı Deneyimi | Ezber gerektirir, unutulabilir | Zahmetsiz, sadece bakmak yeterli |
| Çalınma Riski | Yüksek (phishing, veri sızıntıları) | Düşük (biyometrik veri şifrelenir) |
Çipli Kart (EMV) Güvenliği vs. Biyometrik Güvenlik
EMV çipli kartlar, manyetik şeritli kartlara göre büyük bir güvenlik adımıydı. Her işlemde tek kullanımlık bir kod oluşturarak kopyalanan verilerin yeniden kullanılmasını engellediler. Ancak, çipli kartlar hala fiziksel bir nesnedir. Kaybolabilir, çalınabilir ve “shimming” gibi gelişmiş saldırılarla çip verileri hedeflenebilir. Biyometrik güvenlik ise fiziksel bir aracıya ihtiyaç duymaz. Doğrulama doğrudan kullanıcı ile sistem arasında gerçekleştiği için, araya girip veri çalmak veya kartı kopyalamak mümkün değildir.
| Özellik | Çipli Kart (EMV) Güvenliği | Biyometrik Güvenlik (Face Pay) |
|---|---|---|
| Fiziksel Gereksinim | Evet, kart gereklidir | Hayır, fiziksel bir nesne gerekmez |
| Kayıp/Çalıntı Riski | Yüksek | Yok |
| Skimming/Shimming Riski | Düşük ama mevcut | Yok |
| Doğrulama Yöntemi | Kartın varlığı + PIN | Canlı biyometrik doğrulama |
Fiziksel Kart Güvenliği vs. Dijital Kimlik Güvenliği
Fiziksel bir kredi kartı, üzerindeki tüm bilgileri barındıran statik bir güvenlik nesnesidir. Bu kartın çalınması, tüm bu bilgilerin de çalınması anlamına gelir. Face Pay ise fiziksel bir nesne yerine dijital bir kimlik kavramını kullanır. Yüzünüz, bu dijital kimliğe erişim anahtarınızdır. Finansal bilgileriniz, yüzünüzle değil, bu güvenli dijital kimlikle ilişkilidir ve arka planda tokenizasyon gibi teknolojilerle korunur. Bu, güvenliği tek bir fiziksel noktadan alıp, katmanlı ve dijital bir yapıya taşıyarak çok daha sağlam bir koruma sağlar. Dolandırıcılık tespit ve engelleme sistemleri, bu dijital kimliği sürekli olarak izleyerek anormal aktiviteleri anında belirleyebilir.
Yüzle Ödemenin Skimming Dışındaki Diğer Dolandırıcılık Türlerine Etkisi
Face Pay teknolojisinin gücü, sadece skimming gibi fiziksel kart kopyalama yöntemlerini engellemekle sınırlı değildir. Biyometrik kimlik doğrulamanın getirdiği benzersiz güvenlik katmanı, günümüzün en yaygın diğer dolandırıcılık türlerine karşı da etkili bir koruma kalkanı oluşturur. Fiziksel kartın ve statik bilgilerin denklemden çıkması, dolandırıcıların hareket alanını önemli ölçüde daraltır.
Kayıp ve Çalıntı Kart Dolandırıcılığını Önlemesi
En basit ama en yaygın dolandırıcılık türlerinden biri, kaybolan veya çalınan kartların yetkisiz kişilerce kullanılmasıdır. Kart sahibi durumu fark edip kartını iptal ettirene kadar dolandırıcılar hızlı bir şekilde harcama yapabilir. Yüzle ödeme sisteminde ise kartın kendisi olmadığı için kaybolma veya çalınma riski de yoktur. Bir dolandırıcı, mağdurun cüzdanını veya telefonunu çalsa bile, ödeme yapmak için gereken en önemli anahtara sahip değildir: mağdurun yüzü. Bu, kayıp ve çalıntı kart dolandırıcılığını tamamen geçersiz kılar.
Kart Bilgilerinin İnternete Sızdırılması (Card-Not-Present Fraud) Riskini Azaltması
Card-Not-Present (CNP) dolandırıcılığı, kartın fiziksel olarak bulunmadığı online alışverişlerde veya telefonla yapılan işlemlerde gerçekleşir. Dolandırıcılar, veri sızıntıları yoluyla ele geçirdikleri kart numarası, son kullanma tarihi ve CVV kodu gibi bilgileri kullanarak sahte işlemler yaparlar. Yüzle ödeme, online platformlara da entegre edilebilir. Bir kullanıcı online ödeme yaparken, kart bilgilerini girmek yerine cihazının kamerasıyla yüzünü doğrulayabilir. Bu, çalınan kart verilerinin online alışverişlerde kullanılmasını engelleyerek CNP dolandırıcılığına karşı güçlü bir bariyer oluşturur.
Kimlik Hırsızlığına Karşı Ekstra Koruma Sağlaması
Kimlik hırsızlığı, bir kişinin kişisel bilgilerinin (adres, T.C. kimlik numarası vb.) ele geçirilerek onun adına finansal hesaplar açılması veya işlemler yapılmasıdır. Yüzle ödeme, yeni bir hesap açılışı veya yüksek riskli bir işlem sırasında güçlü bir kimlik doğrulama adımı olarak kullanılabilir. Örneğin, bir banka, yeni bir kredi başvurusu sırasında müşterisinden yüzünü taramasını isteyebilir. Bu, dolandırıcıların çalıntı kimlik bilgileriyle başkası adına hesap açmasını neredeyse imkansız hale getirir ve biyometrik veriyi, kimliğin en güvenilir kanıtı olarak konumlandırır.
Yüzle Ödeme Teknolojisinin Uygulama Alanları ve Geleceği
Yüzle ödeme teknolojisi, sunduğu üstün güvenlik ve benzersiz kullanıcı deneyimi sayesinde sadece geleneksel ödeme yöntemlerinin yerini almakla kalmıyor, aynı zamanda birçok farklı sektörde yeni kapılar aralıyor. Fiziksel cüzdanlara veya akıllı telefonlara olan bağımlılığı azaltan bu teknoloji, işlemlerin daha hızlı, daha akıcı ve daha güvenli hale gelmesini sağlıyor. Gelecekte, yüzümüzün dijital kimliğimizin anahtarı haline gelmesi bekleniyor.
Perakende Mağazaları ve Restoranlar
Yüzle ödemenin en yaygın kullanım alanlarından biri perakende sektörüdür. Kasada ödeme sırasında müşterinin sadece bir saniyeliğine ekrana bakması, ödemenin tamamlanması için yeterlidir. Bu, özellikle yoğun saatlerde kasalardaki bekleme sürelerini önemli ölçüde azaltır. Restoranlarda ise hesap ödemek için garsonu beklemek veya POS cihazı getirmesini istemek yerine, müşteri doğrudan masadaki bir tabletten veya kasadan yüzünü okutarak ödemesini yapabilir. Bu, hem müşteri memnuniyetini artırır hem de operasyonel verimlilik sağlar.
Bankacılık ve ATM İşlemleri
ATM’ler, skimming saldırılarının en sık hedef aldığı noktalardır. Yüz tanıma teknolojisi, ATM’lerde kart kullanımını tamamen ortadan kaldırabilir. Müşteriler, karta ihtiyaç duymadan sadece yüzlerini tarayarak para çekebilir, para yatırabilir veya diğer bankacılık işlemlerini gerçekleştirebilirler. Bu, sadece skimming riskini bitirmekle kalmaz, aynı zamanda kartın ATM’de unutulması veya sıkışması gibi sorunları da çözer. Şubelerde ise müşteri tanıma ve işlem onaylama süreçleri hızlanır.
Ulaşım ve Etkinlik Giriş Sistemleri
Yüz tanıma, ödeme dışındaki alanlarda da kimlik doğrulama için kullanılabilir. Toplu taşıma sistemlerinde, bilet veya kart okutmak yerine turnikelerden geçerken yüzünüzün tanınması yeterli olabilir. Konser, stadyum veya fuar gibi büyük etkinliklerde uzun bilet kuyrukları, yüz tanıma ile yapılan hızlı ve güvenli girişlerle tarihe karışabilir. Ödeme ve giriş sistemlerinin entegre edilmesiyle, kullanıcılar tek bir biyometrik kimlikle birden fazla hizmete sorunsuzca erişebilir.
Teknolojinin Gelecekteki Gelişim Yönü ve Potansiyeli
Yüzle ödeme teknolojisinin geleceği, yapay zeka ve makine öğrenmesi alanındaki gelişmelerle şekillenecektir. Algoritmalar, zamanla kullanıcının yüzündeki yaşlanma gibi doğal değişimleri öğrenerek daha da isabetli hale gelecektir. Güvenlik tarafında ise, deepfake gibi gelişmiş sahtekarlık denemelerini tespit edebilen daha sofistike canlılık tespiti mekanizmaları geliştirilecektir. Yüzümüzün; sadece ödemeler için değil, aynı zamanda binalara giriş, araç çalıştırma, online servislere giriş gibi hayatın her alanında güvenli bir kimlik anahtarı olarak kullanıldığı bir gelecek bizleri bekliyor.
Yüzle Ödeme Sistemleri İçin Neden İHS Teknoloji’yi Terh Etmelisiniz?
Yüzle ödeme gibi devrim niteliğindeki bir teknolojiyi iş süreçlerinize entegre etmek, doğru teknoloji ortağını seçmeyi gerektirir. İHS Teknoloji, biyometrik kimlik doğrulama ve fraud tespit ve önleme çözümleri alanındaki derin uzmanlığı, gelişmiş altyapısı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla işletmeniz için en güvenilir partnerdir. Sunduğumuz yüzle ödeme çözümleri, sadece skimming ve diğer dolandırıcılık türlerine karşı en üst düzeyde koruma sağlamakla kalmaz, aynı zamanda müşterilerinize pürüzsüz, hızlı ve fütüristik bir ödeme deneyimi sunar. Güvenlik, hız ve inovasyonu bir araya getiren İHS Teknoloji ile ödeme altyapınızı geleceğe taşıyın ve rekabette bir adım öne geçin.

