Sanallaştırma ve Uygulama Klonlama (App Cloning): Çoklu Hesap Dolandırıcılığını (Multi-Accounting) Önlemek

Dijital platformların sunduğu promosyonlar, bonuslar ve hizmetler, kötü niyetli aktörler için yeni bir suistimal alanı yaratmıştır: Çoklu Hesap Dolandırıcılığı (Multi-Accounting). Bu dolandırıcılık türü, tek bir kişinin sanallaştırma ve uygulama klonlama gibi teknolojileri kullanarak yüzlerce hatta binlerce sahte kimlik oluşturması ve sistemleri aldatarak haksız avantaj sağlamasıdır. Saldırganlar bu yöntemle promosyonları sömürür, oylama sistemlerini manipüle eder ve platform ekonomilerine ciddi zararlar verir. Geleneksel güvenlik önlemleri bu sofistike saldırılar karşısında yetersiz kalırken, çözümü cihazın kendisini bir kimlik anahtarı olarak kullanan modern teknolojilerde yatmaktadır.

Çoklu Hesap Dolandırıcılığı (Multi-Accounting) ve Temelindeki Teknolojiler

Çoklu hesap dolandırıcılığı, dijital hizmetlerin “tek kullanıcı, tek hesap” prensibini ihlal ederek haksız kazanç elde etme eylemidir. Bu saldırıların temelinde, her bir sahte hesabı gerçek bir kullanıcı gibi gösteren ve otomasyonla yöneten teknolojiler yatar. Saldırganlar, bu yöntemlerle platformların güven mekanizmalarını atlatarak sistemleri kitlesel olarak sömürürler. Bu bölüm, dolandırıcılığın tanımını, arkasındaki temel teknolojileri ve sektörler üzerindeki yıkıcı etkilerini ele almaktadır.

Çoklu Hesap Dolandırıcılığı (Multi-Accounting) Nedir?

Çoklu Hesap Dolandırıcılığı (Multi-Accounting), bir kullanıcının aynı platform üzerinde çok sayıda hesap oluşturarak bu hesapları haksız avantajlar elde etmek, bonusları kötüye kullanmak veya sistem kurallarını delmek amacıyla yönetmesidir. Temel amacı, her yeni hesabın getirdiği “hoş geldin” bonusu, indirim veya ücretsiz deneme gibi avantajlardan defalarca faydalanmaktır. Bu eylem, platformların gelir modellerini doğrudan hedef alarak ciddi finansal kayıplara ve pazar dengesizliklerine yol açar.

Saldırı Vektörü Olarak Sanallaştırma: Emülatörler ve Simülatörler

Saldırganlar için binlerce fiziksel cihaza sahip olmak pratik olmadığından, sanallaştırma teknolojilerine yönelirler. Emülatörler ve simülatörler, bir bilgisayar üzerinde yüzlerce sanal mobil cihaz ortamı yaratılmasına olanak tanır. Her bir sanal cihaz, kendine özgü bir kimliğe sahipmiş gibi görünerek platformların güvenlik kontrollerini aldatır. Saldırganlar, bu sanal cihazlar üzerinden otomatik olarak yeni hesaplar açar ve bu hesapları merkezi olarak yöneterek dolandırıcılık faaliyetlerini ölçeklendirirler.

Uygulama Klonlama (App Cloning) Yöntemleri ve Motivasyonları

Uygulama klonlama, aynı cihaz üzerinde bir mobil uygulamanın birden çok bağımsız kopyasının çalıştırılmasına olanak tanıyan bir tekniktir. Saldırganlar, bu yöntemi kullanarak tek bir cihazdan onlarca farklı hesapla oturum açabilirler. Bu durum, özellikle sosyal medya veya oyun platformlarında her bir klonlanmış uygulama ile farklı bir kullanıcı kimliği yönetmeyi kolaylaştırır. Motivasyonları arasında promosyon avcılığı, oylama sistemlerini manipüle etme veya oyunlarda haksız avantaj sağlama gibi nedenler bulunur.

Dolandırıcılığın Finans, E-Ticaret ve Oyun Sektörlerindeki Etkileri

Çoklu hesap dolandırıcılığının etkileri sektörlere göre farklılık gösterir. Finans ve Fintech sektöründe, yeni müşterilere sunulan bonuslar ve düşük faizli krediler sömürülerek doğrudan finansal kayıplara neden olur. E-ticaret platformlarında, sınırlı sayıdaki indirimli ürünler botlar tarafından anında tüketilir ve gerçek kullanıcıların bu fırsatlardan yararlanması engellenir. Oyun sektöründe ise, çoklu hesaplar aracılığıyla oyun içi ekonomi manipüle edilir, haksız avantaj sağlanır ve adil oyun ortamı baltalanır.

Saldırganların Kullandığı Teknikler ve Araçlar

Çoklu hesap dolandırıcılığının arkasında, manuel olarak tespit edilmesi zor, karmaşık ve ölçeklenebilir bir teknoloji yığını bulunur. Saldırganlar, sanal cihazlar oluşturmaktan uygulama kodunu değiştirmeye kadar geniş bir yelpazede araçlar kullanarak savunma mekanizmalarını aşarlar. Bu bölümde, saldırganların bu operasyonları nasıl yürüttüğünü, hangi araçlardan faydalandığını ve geleneksel güvenlik kontrollerini nasıl etkisiz hale getirdiğini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.

Sanal Cihaz Çiftlikleri (Device Farms) ile Geniş Ölçekli Otomasyon

Sanal cihaz çiftlikleri, yüzlerce hatta binlerce emülatörün merkezi bir sunucudan yönetildiği otomasyon sistemleridir. Bu çiftlikler, saldırganların çoklu hesap oluşturma, oturum açma ve işlem yapma gibi adımları programatik olarak gerçekleştirmesini sağlar. Bu sayede, tek bir kişi veya küçük bir grup, kısa sürede on binlerce sahte hesabı aktif olarak yönetebilir. Bu geniş ölçekli otomasyon, dolandırıcılığın boyutunu manuel müdahalelerin çok ötesine taşır.

Uygulama Bütünlüğünü Bozma: Yeniden Paketleme ve İmzalama

Saldırganlar, hedefledikleri uygulamaların güvenlik kontrollerini devre dışı bırakmak için onları yeniden paketlerler. Bu süreçte, uygulamanın orijinal koduna müdahale ederek güvenlik kontrollerini (örneğin root tespiti) atlatan veya sahte veriler üreten zararlı kodlar eklerler. Ardından, değiştirilmiş uygulamayı kendi sahte dijital imzalarıyla yeniden imzalayarak dağıtıma hazır hale getirirler. Bu yöntemle oluşturulan klon uygulamalarla mücadele etmek oldukça zordur.

Dinamik Analiz ve Manipülasyon: Frida ve Xposed Gibi Çerçeveler

Frida ve Xposed gibi dinamik analiz çerçeveleri, saldırganların bir uygulama çalışırken onun işlevlerine müdahale etmesine olanak tanır. Bu araçlar, uygulamanın bellekteki verilerini okumak, şifreleme rutinlerini atlatmak veya güvenlik fonksiyonlarını devre dışı bırakmak için kullanılır. Saldırganlar, bu yöntemlerle uygulamanın normal akışını manipüle ederek sahte bir ortamda çalıştığını gizleyebilir veya güvenlik kontrollerini yanlış sonuçlar verecek şekilde yanıltabilir. Bu tür dinamik koruma mekanizmaları, modern güvenlik çözümlerinin bir parçasıdır.

Kök (Root) ve Jailbreak Yetkileriyle Güvenlik Kontrollerini Devre Dışı Bırakma

Root (Android) veya Jailbreak (iOS) işlemleri, cihazın işletim sistemi üzerindeki tüm kısıtlamaları kaldırarak en üst düzey yönetici yetkileri sağlar. Saldırganlar, kontrol altındaki sanal veya fiziksel cihazlarda bu yetkileri elde ederek uygulamaların korumalı dosya sistemine erişir, güvenlik kontrollerini doğrudan devre dışı bırakır veya sahte konum verileri gibi manipülatif bilgiler enjekte ederler. Bu ayrıcalıklı erişim, birçok güvenlik mekanizmasını temelden işlevsiz kılar.

Hata Ayıklayıcılar (Debuggers) ile Çalışma Zamanı Analizi

Hata ayıklayıcılar (debuggers), normalde yazılım geliştiricilerin kodlarındaki hataları bulmak için kullandığı araçlardır. Ancak saldırganlar, bu araçları uygulamanın çalışma zamanındaki davranışlarını analiz etmek, kritik verileri (API anahtarları, şifreler vb.) bellekten okumak ve uygulamanın mantığını anlamak için kullanırlar. Bir hata ayıklayıcının uygulamaya bağlanması, tersine mühendislik sürecinin en önemli adımlarından biridir ve saldırganın güvenlik açıklarını keşfetmesini kolaylaştırır.

Geleneksel Güvenlik Yöntemlerinin Çoklu Hesap Dolandırıcılığı Karşısındaki Yetersizliği

Dijital dolandırıcılıkla mücadelede uzun yıllardır kullanılan IP tabanlı kontroller, yazılımsal kimlikler ve CAPTCHA gibi yöntemler, günümüzün sofistike otomasyon ve sanallaştırma teknikleri karşısında etkisiz kalmaktadır. Saldırganlar, bu geleneksel savunma hatlarını kolayca aşabilen araçlara ve yöntemlere sahiptir. Bu bölüm, mevcut güvenlik yaklaşımlarının neden çoklu hesap dolandırıcılığını durduramadığını ve zayıflıklarının neler olduğunu açıklamaktadır.

IP Adresi ve Kullanıcı Aracısı (User-Agent) Tabanlı Tespitlerin Kolayca Aşılması

Geleneksel güvenlik sistemleri, şüpheli aktiviteleri tespit etmek için genellikle IP adresi ve tarayıcı tarafından gönderilen User-Agent bilgisine güvenir. Ancak saldırganlar, VPN, proxy ve bot ağları kullanarak milyonlarca farklı IP adresinden geliyormuş gibi görünebilirler. Benzer şekilde, User-Agent bilgisi de kolayca taklit edilebilir. Bu nedenle, bu iki parametreye dayalı tespit yöntemleri, modern otomasyon saldırıları karşısında güvenilirliğini tamamen yitirmiştir.

Cihaz Kimliği İçin Kullanılan Yazılımsal Tanımlayıcıların Güvenilmezliği

Platformlar, cihazları tanımak için genellikle Android ID veya iOS IDFA gibi yazılımsal tanımlayıcılara başvurur. Ancak bu kimlikler, root veya jailbreak yetkilerine sahip bir cihazda kolayca sıfırlanabilir veya değiştirilebilir. Emülatörler ve sanal cihazlar ise her yeni oturumda rastgele bir kimlik üretebilir. Bu durum, yazılımsal tanımlayıcıları çoklu hesap dolandırıcılığına karşı etkisiz bir savunma aracı haline getirir.

Davranışsal Analiz ve CAPTCHA Çözümlerinin Gelişmiş Botlar Karşısındaki Zayıflıkları

Kullanıcı davranışlarını analiz eden sistemler ve CAPTCHA testleri, insan ile botu ayırt etmek için tasarlanmıştır. Ancak yapay zeka destekli modern botlar, fare hareketlerini, tıklama hızını ve sayfa gezinme alışkanlıklarını taklit ederek bu sistemleri atlatabilir. Ayrıca, CAPTCHA’ları otomatik olarak çözen üçüncü parti servisler bulunmaktadır. Bu nedenle, kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyen bu yöntemler, gelişmiş botlar karşısında kesin bir koruma sağlayamaz.

Modern Çözüm: İHS Teknoloji “Device Trust” ile Cihaz Seviyesinde Güvenlik

Geleneksel yöntemlerin yetersiz kaldığı noktada, güvenliğin temeline cihazın kendisini koyan modern çözümler devreye girer. İHS Teknoloji tarafından geliştirilen Device Trust, saldırıları daha uygulama seviyesindeyken durduran, donanım tabanlı ve katmanlı bir güvenlik mimarisi sunar. Bu yaklaşım, sahte ve sanal cihazları gerçek olanlardan ayırt ederek çoklu hesap dolandırıcılığının kök nedenini ortadan kaldırır. Bu bölümde, Device Trust’ın temel teknolojileri ve bu teknolojilerin dolandırıcılıkla mücadelede nasıl fark yarattığı ele alınacaktır.

Donanım Tabanlı Parmak İzi: Her Cihaz İçin Değiştirilemez Kimlik

Device Trust, cihazın işlemcisi, sensörleri ve işletim sistemi konfigürasyonları gibi donanım karakteristiklerinden oluşan, değiştirilemez ve taklit edilemez bir parmak izi oluşturur. Bu tarayıcı üzerinden cihaz parmak izi tespiti yazılımsal kimliklerin aksine, manipülasyona karşı tamamen dirençlidir.

Kalıcı ve Güvenilir Cihaz Tanımlama

Donanım tabanlı parmak izi, her fiziksel cihaz için benzersiz ve kalıcı bir kimlik sağlar. Bu kimlik, cihazın donanım bileşenlerine dayandığı için saldırganlar tarafından değiştirilemez. Böylece, bir cihaz platformunuzda bir kez tanımlandığında, gelecekteki tüm etkileşimlerinde güvenilir bir şekilde tanınır ve sahte kimlik oluşturma girişimleri anında engellenir.

Uygulama Silinse veya Sıfırlansa Bile Cihazın Tanınması

Yazılımsal tanımlayıcıların en büyük zayıflığı, uygulama silinip yeniden yüklendiğinde veya cihaz fabrika ayarlarına döndürüldüğünde değişmesidir. Device Trust’ın donanım tabanlı kimliği ise bu tür değişikliklerden etkilenmez. Uygulama silinse, önbellek temizlense veya cihaz sıfırlansa bile, aynı fiziksel cihaz sisteme geri döndüğünde anında tanınır. Bu özellik, dolandırıcıların “yakalandıktan sonra temiz bir başlangıç yapma” stratejisini tamamen boşa çıkarır.

Cihaz Eşleştirme (Device Binding): Kullanıcı Hesabını Fiziksel Cihaza Kriptografik Olarak Bağlama

Device Trust, kullanıcı hesaplarını veya oturumlarını, o oturumun oluşturulduğu fiziksel cihaza kriptografik olarak “mühürler”. Bu, bir hesabın sadece yetkilendirilmiş orijinal cihazda kullanılabilmesini garanti altına alan güçlü bir güvenlik önlemidir. Cihaz eşleştirme, kimlik ve oturum hırsızlığına dayalı birçok saldırı vektörünü etkisiz hale getirir.

Güvenlik Yöntemi Geleneksel Yaklaşımlar Device Trust Yaklaşımı
Cihaz Kimliği Yazılımsal, kolayca değiştirilebilir (Android ID, IDFA) Donanım tabanlı, değiştirilemez ve kalıcı parmak izi
Ortam Tespiti Basit kontroller, kolayca atlatılabilir Derinlemesine çalışma zamanı analizi (Root, Emülatör, Hooking)
Bot Tespiti CAPTCHA ve davranışsal analiz (kullanıcı deneyimini bozar) Görünmez, Wasm tabanlı otomasyon ve bot engelleme
Dayanıklılık Uygulama silinince veya cihaz sıfırlanınca kimlik kaybolur Uygulama silinse bile cihaz tanınmaya devam eder

Klonlanmış Uygulamaların Farklı Cihazlarda Çalışmasını Engelleme

Saldırganlar, bir uygulamayı klonlayarak veya meşru bir kullanıcının oturum bilgilerini çalarak farklı bir cihazda kullanmaya çalıştığında, cihaz eşleştirme devreye girer. Sistem, oturumun veya hesabın kayıtlı olduğu orijinal donanım kimliği ile mevcut cihazın kimliğinin eşleşmediğini anında tespit eder ve erişimi engeller. Bu, klonlanmış uygulamaları ve çalınan hesap bilgilerini tamamen işlevsiz kılar.

Hesap ve Oturum Hırsızlığına Karşı Koruma

SIM Swap gibi saldırılarla ele geçirilen kullanıcı kimlik bilgileri veya token’lar, saldırganın kendi cihazında kullanıldığında bir anlam ifade etmez. Device Trust, her isteğin sadece doğru kullanıcıdan değil, aynı zamanda doğru cihazdan geldiğini de doğrular. Bu sayede hesap ele geçirme (ATO) gibi karmaşık dolandırıcılık senaryolarına karşı en üst düzeyde koruma sağlanır.

Çalışma Zamanı Ortam Analizi: Güvensiz ve Sanal Ortamların Tespiti

Device Trust, uygulamanın çalıştığı ortamı sürekli olarak analiz ederek herhangi bir anomali veya risk faktörünü anında tespit eder. Bu proaktif analiz, saldırganların dolandırıcılık için hazırladığı güvensiz ve sanal ortamları daha ilk aşamada ortaya çıkarır.

Emülatör / Simülatör Tespiti

Device Trust, uygulamanın gerçek bir fiziksel cihazda mı yoksa bir emülatör/simülatör üzerinde mi çalıştığını yüksek doğrulukla tespit eder. Sanal cihaz çiftliklerinden gelen otomatik ve ölçeklendirilmiş saldırı trafiğini kaynağında engelleyerek sistemlerinizin sadece meşru cihazlar tarafından kullanılmasını sağlar.

Root / Jailbreak Tespiti

İşletim sistemi kısıtlamaları kaldırılmış cihazlar, uygulamalar için büyük bir risk oluşturur. Device Trust, en gelişmiş gizleme tekniklerini bile aşarak cihazdaki root veya jailbreak yetkilerini tespit eder. Bu sayede, uygulamanızın savunmasız bir ortamda çalışmasını engelleyebilir ve riskli işlemleri kısıtlayabilirsiniz.

Hata Ayıklayıcı (Debugger) ve Kanca (Hooking) Tespiti

Saldırganların tersine mühendislik ve manipülasyon için kullandığı hata ayıklayıcılar (debuggers) ve Frida gibi kanca (hooking) çerçeveleri, Device Trust tarafından anında tespit edilir. Bu özellik, saldırganların uygulamanızın çalışma zamanı davranışlarını izlemesini ve güvenlik mantığınızı analiz etmesini imkansız hale getirir.

Uygulama Bütünlüğü ve Orijinallik Kontrolü

Device Trust, dağıttığınız uygulamanın kullanıcı cihazında herhangi bir değişikliğe uğramadığından ve orijinal haliyle çalıştığından emin olmanızı sağlar. Bu, uygulamanızın güvenliğini ve fikri mülkiyetinizi koruyan temel bir savunma katmanıdır.

Manipülasyon (Tampering) Tespiti ile Kod Değişikliklerinin Önlenmesi

Uygulamanın dijital imzasını, paket adını ve kod bütünlüğünü sürekli olarak doğrulayan Device Trust, herhangi bir yetkisiz değişikliği anında tespit eder. Bu, saldırganların uygulamanıza zararlı kod enjekte etmesini veya güvenlik kontrollerinizi devre dışı bırakmasını engelleyerek uygulamanızın bütünlüğünü garanti altına alır.

Korsan Yazılım Tespiti ile Sahte Kopyaların Engellenmesi

Saldırganların uygulamanızı kopyalayıp kendi sahte versiyonlarını dağıtmasını önlemek için BundleID ve TeamID gibi kritik bilgileri doğrular. Bu sayede, uygulamanızın adını kullanarak kullanıcıları dolandıran veya gelirinizi çalan sahte kopyaların yayılması engellenir. Özellikle resmi mağaza dışı yüklemeler yoluyla yayılan korsan yazılımlara karşı etkilidir.

“Device Trust” SDK Paketleri ile Katmanlı Savunma Stratejisi

Çoklu hesap dolandırıcılığına karşı tek bir çözüm yeterli değildir; farklı saldırı vektörlerini hedef alan katmanlı bir savunma stratejisi gereklidir. Device Trust, bu ihtiyaca modüler SDK paketleri ile cevap verir. Her bir SDK, CORE, ZERO ve WEB, güvenliğin farklı bir katmanına odaklanarak bütünleşik ve derinlemesine bir koruma sağlar. Bu yapı, işletmelerin kendi risk profillerine en uygun güvenlik kalkanını oluşturmasına olanak tanır.

CORE SDK: Savunmanın Temel Katmanı

CORE SDK, uygulamanızın ve çalıştığı ortamın güvenliğini sağlayarak savunmanın temelini oluşturur. Bu paket, saldırıların en sık başladığı nokta olan cihaz ortamını güvence altına alır. Root, jailbreak, emülatör, hata ayıklayıcı ve hooking gibi bilinen tüm çalışma zamanı tehditlerini anında tespit eder. Zararlı yazılım tespiti ve cihaz parmak izi teknolojileriyle, uygulamanızın sadece güvenli ve yetkilendirilmiş ortamlarda çalışmasını garanti eder.

Güvenli Olmayan Ortamlarda Uygulamanın Çalışmasını Kısıtlama

CORE SDK, bir cihazın root’lu veya jailbreak’li olduğunu ya da bir emülatörde çalıştığını tespit ettiğinde, uygulamanızın kritik işlevlerini kısıtlamanıza veya tamamen durdurmanıza olanak tanır. Bu proaktif yaklaşım, veri sızıntılarını ve yetkisiz işlemleri daha gerçekleşmeden önler.

Uygulamanın Orijinalliğini Garanti Altına Alma

Anti-tampering özelliği sayesinde CORE SDK, uygulamanızın kodunda veya dijital imzasında herhangi bir değişiklik yapılıp yapılmadığını sürekli olarak denetler. Bu, uygulamanızın klonlanmasını veya kötü amaçlı kodlarla yeniden paketlenmesini engelleyerek, kullanıcılarınızın her zaman orijinal ve güvenli sürümü kullandığından emin olmanızı sağlar.

ZERO SDK: Cihaz Kimliği ve API Güvenliğinin Merkezi

ZERO SDK, savunmanın merkezine değiştirilemez cihaz kimliğini ve API güvenliğini yerleştirir. Bu paket, çoklu hesap dolandırıcılığının temelini oluşturan anonim ve sahte cihaz kimliklerini ortadan kaldırır. Donanım tabanlı parmak izi teknolojisiyle her bir fiziksel cihaz için benzersiz ve kalıcı bir kimlik oluşturur. Bu sayede bir dolandırıcının aynı cihazdan birden fazla hesap oluşturması teknik olarak imkansız hale gelir.

Device Trust SDK Paketi Odak Alanı Engellediği Temel Saldırılar
CORE SDK Uygulama ve Ortam Güvenliği Root/Jailbreak, Emülatör, Tersine Mühendislik, Uygulama Klonlama
ZERO SDK Cihaz Kimliği ve API Güvenliği Çoklu Hesap Oluşturma, SIM Swap, Otomatik Bot Kayıtları, Session Hijacking
WEB SDK Tarayıcı ve Web API Güvenliği Credential Stuffing, Veri Kazıma (Scraping), Otomasyon Saldırıları, DevTools Analizi

Her İşlem İçin Dinamik Risk Skoru Üretme

Her API çağrısı sırasında, ZERO SDK cihazın güvenlik durumunu (root, emülatör, debugger varlığı vb.) analiz ederek dinamik bir risk skoru üretir. Bu skor, şüpheli işlemleri anında belirlemenize, yüksek riskli talepleri reddetmenize veya ek doğrulama adımları istemenize olanak tanıyarak dolandırıcılıkla gerçek zamanlı mücadele imkanı sunar.

Donanım Tabanlı Parmak İzi ile Çoklu Hesap Oluşturmayı Engelleme

ZERO SDK’nın ürettiği kalıcı donanım kimliği, bir cihazın platformunuzda yalnızca bir kez kaydedilmesini sağlar. Bir saldırgan aynı cihazı kullanarak ikinci bir hesap açmaya çalıştığında, sistem bu cihazın zaten kayıtlı olduğunu anlar ve talebi reddeder. Bu, bonus ve promosyon suistimaline dayalı çoklu hesap dolandırıcılığını tamamen ortadan kaldırır.

API Koruması ile Otomatikleştirilmiş Kayıtları Durdurma

Her API isteği, taklit edilemez bir dijital imza (kriptogram) ile korunur. Bu kriptogram, isteğin bir bot veya script tarafından değil, doğrulanmış orijinal uygulamanızın çalıştığı güvenli bir cihazdan geldiğini kanıtlar. Bu sayede, otomatik kayıt ve işlem yapan botların API uç noktalarınıza erişmesi engellenir.

WEB SDK: Tarayıcı Tabanlı Çoklu Hesap Dolandırıcılığına Karşı Koruma

Çoklu hesap dolandırıcılığı sadece mobil uygulamaları değil, aynı zamanda web platformlarını da hedef alır. WEB SDK, bu tehditlere karşı tarayıcı seviyesinde gelişmiş bir koruma sağlar. Saldırganların kullandığı otomasyon araçlarını, başsız (headless) tarayıcıları ve analiz girişimlerini, kullanıcı deneyimini bozan CAPTCHA’lara ihtiyaç duymadan engeller.

WebAssembly (Wasm) Tabanlı Bot ve Otomasyon Engelleme

Güvenlik kodunu standart JavaScript yerine, tersine mühendisliği çok daha zor olan WebAssembly (Wasm) üzerinde çalıştırır. Bu mimari, saldırganların güvenlik mantığını analiz etmesini ve atlatmasını neredeyse imkansız hale getirir. Selenium ve Puppeteer gibi popüler otomasyon çerçevelerini anında tespit ederek bot trafiğini sisteminizden uzak tutar.

Tarayıcı Parmak İzi ile Benzersiz Kullanıcı Tespiti

WEB SDK, tarayıcı ve işletim sistemi özelliklerini analiz ederek her bir kullanıcı için manipülasyona dirençli, benzersiz bir tarayıcı parmak izi oluşturur. Bu kimlik, saldırgan IP adresini veya çerezlerini değiştirse bile cihazı tanımaya devam eder, bu da sahte hesap açılışlarını ve çoklu hesap açılışlarını yakalamak için kritik bir yetenektir.

DevTools ve Gizli Mod Tespiti ile Analiz Girişimlerini Engelleme

Saldırganların web uygulamanızın kodunu incelemek veya ağ trafiğini analiz etmek için kullandığı Geliştirici Araçları’nın (DevTools) açılmasını anında tespit eder. Ayrıca, kimliğini gizlemeye çalışan kullanıcıların açtığı Gizli Mod (Incognito) oturumlarını belirleyerek bu tür şüpheli aktivitelere karşı özel güvenlik kuralları uygulamanıza olanak tanır.

Çoklu Hesap Dolandırıcılığına Karşı Mücadele İçin Neden İHS Teknoloji’yi Tercih Etmelisiniz?

Çoklu hesap dolandırıcılığı, yalnızca finansal kayıplara değil, aynı zamanda marka itibarına, müşteri güvenine ve pazar adaletine de zarar veren karmaşık bir tehdittir. Bu tehditle mücadele, yüzeydeki semptomları tedavi etmek yerine, sorunun kökenine inen bütünsel bir yaklaşım gerektirir. İHS Teknoloji’nin Device Trust çözümü, saldırıyı daha fikir aşamasındayken, yani kullanıcı cihazındayken durduran, sektördeki en kapsamlı ve proaktif dolandırıcılık tespit ve önleme çözümünü sunar. Donanım tabanlı, değiştirilemez cihaz kimliği, uygulamanın silinmesi veya sıfırlanması gibi durumlardan etkilenmeyen kalıcı bir savunma hattı oluşturur. Çalışma zamanı koruması, API güvenliği ve WebAssembly tabanlı bot engelleme gibi katmanlı özellikleri ile Device Trust, dijital varlıklarınızı korumak için tasarlanmış uçtan uca bir güvenlik kalkanıdır. Bu sayede, dolandırıcılık maliyetlerinizi düşürürken operasyonel verimliliğinizi artırabilir ve kullanıcılarınıza güvenli bir dijital deneyim sunabilirsiniz.

Related articles