Dosya Sistemi Bütünlüğü: Kütüphane ve Temel Dosyalara Yapılan İzinsiz Değişikliklerin Tespiti

Dijital dünyada güvenliğin temel taşlarından biri olan dosya sistemi bütünlüğü, bir uygulamanın veya işletim sisteminin temelini oluşturan kod, kütüphane ve yapılandırma dosyalarının orijinal, değiştirilmemiş ve yetkisiz erişime uğramamış haliyle korunmasını ifade eder. Bu bütünlük sağlandığında, yazılımlar beklendiği gibi çalışır, veriler güvende kalır ve kullanıcılar siber tehditlere karşı korunur. Ancak bu temel yapı, siber saldırganlar tarafından manipüle edildiğinde, en güvenli sanılan sistemler bile birer veri sızıntısı ve dolandırıcılık aracına dönüşebilir. Bu nedenle, dosya ve kütüphanelerde yapılan en ufak izinsiz değişiklikleri dahi anında tespit edebilen gelişmiş güvenlik mekanizmalarına sahip olmak, dijital varlıkları korumanın vazgeçilmez bir parçasıdır.

Dosya Sistemi Bütünlüğünün Temel Kavramları

Dosya sistemi bütünlüğü, dijital güvenliğin en temel katmanını oluşturur. Bu katman, bir yazılımın veya sistemin beklenen şekilde çalışmasını sağlayan çekirdek dosyaların, kütüphanelerin ve yapılandırma verilerinin bütünlüğünü korumayı hedefler. Bütünlüğün bozulması, sistemin kararsız çalışmasından kritik veri sızıntılarına kadar uzanan geniş bir yelpazede riskler doğurur. Bu nedenle, bütünlüğün ne anlama geldiğini ve onu tehdit eden faktörleri anlamak, etkili bir savunma stratejisi geliştirmenin ilk adımıdır.

Uygulama ve Sistem Seviyesinde Dosya Bütünlüğü Nedir?

Uygulama seviyesinde dosya bütünlüğü, mobil veya web uygulamasının kurulum paketindeki tüm bileşenlerin (kod, kütüphaneler, görseller, konfigürasyon dosyaları) orijinal geliştirici tarafından imzalandığı ve yayınlandığı haliyle kalmasını sağlamaktır. Sistem seviyesinde ise bu kavram, işletim sisteminin çekirdek dosyalarının, paylaşılan kütüphanelerin ve kritik sistem ayarlarının yetkisiz müdahalelere karşı korunmasını ifade eder. Her iki seviyede de amaç, yazılımın güvenli ve öngörülebilir bir ortamda çalışmasını garanti altına almaktır.

Kütüphane ve Temel Dosyalarda Bütünlük Neden Kritik Öneme Sahiptir?

Kütüphaneler (libraries), bir uygulamanın temel fonksiyonlarını yerine getirmesi için kullandığı hazır kod bloklarıdır. Bu kütüphanelerden birinin bile değiştirilmesi, uygulamanın tüm güvenlik mantığını altüst edebilir. Örneğin, şifreleme işlemlerini yürüten bir kütüphanenin manipüle edilmesi, tüm hassas verilerin saldırganlara açık hale gelmesine neden olabilir. Temel dosyaların bütünlüğü ise işletim sisteminin kararlılığı ve güvenliği için hayati önem taşır; bu dosyalardaki bir bozulma, cihazın tamamen savunmasız kalmasına yol açabilir.

Dosya Bütünlüğünü Tehdit Eden Yaygın Saldırı Vektörleri

Dosya bütünlüğü, çeşitli yöntemlerle hedef alınabilir. Yeniden paketleme (repackaging) saldırılarında, saldırganlar meşru bir uygulamayı indirir, içine zararlı kod ekler ve yeniden dağıtır. Kötü amaçlı yazılımlar (malware), doğrudan sistem dosyalarını değiştirerek veya meşru kütüphanelerin sahte versiyonlarını yükleyerek kontrolü ele geçirmeye çalışır. Ayrıca, root veya jailbreak gibi yetki yükseltme işlemleri, saldırganlara sistem dosyaları üzerinde tam kontrol sağlayarak bütünlüğü temelden sarsar.

İHS Teknoloji Device Trust ile Bütüncül Yaklaşım

İHS Teknoloji’nin Device Trust çözümü, dosya sistemi bütünlüğünü birden çok katmanda ele alan bütüncül bir yaklaşım sunar. Sadece uygulama kodunu değil, aynı zamanda çalıştığı işletim sisteminin durumunu, ağ trafiğini ve dış tehditleri de sürekli olarak denetler. Bu sayede, tek bir saldırı vektörüne odaklanmak yerine, olası tüm tehdit senaryolarına karşı dinamik ve proaktif bir koruma kalkanı oluşturur.

Uygulama Katmanında Bütünlük Denetimi ve Koruma

Bir uygulamanın güvenliği, kodunun ve bileşenlerinin değiştirilmemiş olmasından başlar. Saldırganlar, meşru uygulamaları birer truva atına dönüştürmek için sürekli olarak yeni yöntemler geliştirirler. Bu nedenle, uygulama katmanında katı bütünlük denetimleri uygulamak, kullanıcı verilerini ve kurumsal kaynakları korumanın ilk ve en önemli savunma hattıdır.

Uygulama Paket Bütünlüğünün Doğrulanması (Anti-Tampering)

Anti-tampering, uygulamanın dijital imzasını, paket adını ve diğer kritik meta verilerini doğrulayarak, orijinal olup olmadığını kontrol etme sürecidir. Device Trust CORE SDK, her başlatıldığında uygulamanın kod tabanında veya kaynaklarında herhangi bir değişiklik yapılıp yapılmadığını denetler. Eğer uygulamanın bütünlüğü bozulmuşsa, yani yeniden paketlenmiş veya modifiye edilmişse, bu durumu anında tespit ederek çalışmasını engelleyebilir ve sunucuya bir uyarı gönderebilir. Bu, klon uygulamalarla mücadele için kritik bir savunmadır.

Kütüphanelere Yönelik Çalışma Zamanı Müdahalelerinin Tespiti (Hook Tespiti)

Saldırganlar, Frida veya Xposed gibi dinamik analiz çerçeveleri kullanarak, uygulama çalışırken fonksiyonların arasına girip (hooking) iş mantığını değiştirebilirler. Örneğin, bir bankacılık uygulamasındaki transfer fonksiyonunu manipüle ederek alıcı hesabını değiştirebilir veya şifreleme rutinini atlatarak hassas verileri çalabilirler. Hook tespiti, bu tür çalışma zamanı müdahalelerini anında yakalar ve uygulamanın güvenli olmayan bir ortamda manipüle edildiğini bildirir.

Yetkisiz Kod Analizi ve Hata Ayıklama Girişimlerinin Engellenmesi

Tersine mühendislik, saldırganların bir uygulamanın kodunu ve iş mantığını anlamak için kullandığı bir yöntemdir. Bu süreç genellikle hata ayıklayıcılar (debugger) kullanılarak yapılır. Bir hata ayıklayıcının uygulamaya bağlanması, saldırganın bellek içeriğini okumasına, değişkenleri değiştirmesine ve kod akışını adım adım izlemesine olanak tanır. Device Trust, aktif bir hata ayıklayıcı tespiti yaparak bu tür analiz girişimlerini engeller ve uygulamanın fikri mülkiyetini korur.

Uygulamanın Orijinal Kaynaktan Yüklendiğinin Teyidi (Yükleme Kaynak Analizi)

Resmi uygulama mağazaları (Google Play, App Store), uygulamaları yayınlamadan önce belirli güvenlik taramalarından geçirir. Ancak saldırganlar, modifiye ettikleri uygulamaları alternatif marketler veya doğrudan dosya paylaşım siteleri aracılığıyla dağıtabilir. Yükleme kaynak analizi, uygulamanın güvenilir bir kaynaktan mı yoksa potansiyel olarak tehlikeli bir resmi mağaza dışı kaynaktan mı yüklendiğini kontrol eder. Bu, kullanıcıların farkında olmadan sahte ve zararlı sürümleri yüklemesini önlemeye yardımcı olur.

Korsan ve Yeniden Paketlenmiş Yazılımların Tespiti

Korsan yazılım tespiti, uygulamanın Bundle ID ve Team ID gibi benzersiz tanımlayıcılarını doğrulayarak, uygulamanın yetkisiz bir geliştirici tarafından kopyalanıp yeniden dağıtılıp dağıtılmadığını anlar. Saldırganlar genellikle popüler uygulamaları klonlayarak, reklam gelirlerini veya uygulama içi satın alımları kendi hesaplarına yönlendirir. Bu kontrol, hem finansal kayıpları hem de marka itibarının zedelenmesini engeller.

İşletim Sistemi Seviyesinde Kök Dosya ve Kütüphane Bütünlüğü

Uygulamanın kendisi ne kadar güvenli olursa olsun, çalıştığı işletim sisteminin bütünlüğü bozulmuşsa tüm güvenlik önlemleri anlamsız hale gelebilir. İşletim sistemi seviyesindeki dosya bütünlüğü, cihazın temel güvenlik mekanizmalarının aktif ve değiştirilmemiş olmasını sağlamak anlamına gelir. Saldırganlar bu seviyede kontrolü ele geçirdiğinde, neredeyse hiçbir sır güvende kalmaz.

Root ve Jailbreak İşlemlerinin Temel Sistem Dosyalarına Etkisi

Root (Android) ve Jailbreak (iOS) işlemleri, kullanıcıya cihazın işletim sistemi üzerinde en yüksek seviye yetkileri (root/admin erişimi) verir. Bu durum, cihazın yerleşik güvenlik duvarlarını, uygulama izolasyonunu (sandboxing) ve imza doğrulama mekanizmalarını devre dışı bırakır. Saldırganlar, bu yükseltilmiş yetkileri kullanarak sistem dosyalarını değiştirebilir, diğer uygulamaların verilerine erişebilir ve güvenlik kontrollerini atlatabilir. Device Trust, root ve jailbreak gibi işlemleri anında tespit ederek uygulamanın savunmasız bir ortamda çalıştığını bildirir.

Yükseltilmiş Yetkilerle Yapılan Dosya Sistemi Değişikliklerinin Tespiti

Cihaz root’landığında, saldırganlar sadece dosyaları okumakla kalmaz, aynı zamanda sistemin temel davranışını değiştirebilirler. Örneğin, güvenli ağ bağlantılarını zorunlu kılan bir sistem kütüphanesini manipüle ederek tüm trafiğin şifresiz olarak izlenmesini sağlayabilirler. Device Trust’ın CORE SDK’sı, sistemde yükseltilmiş yetkilerin varlığını gösteren “su” gibi dosya ve araçları tespit ederek bu tür derinlemesine müdahaleleri ortaya çıkarır.

Sanal Ortamlarda (Emülatör/Simülatör) Dosya Sistemi Manipülasyonu Tespiti

Emülatörler ve simülatörler, saldırganların uygulamaları analiz etmek ve otomatik saldırılar (botnetler) düzenlemek için kullandığı sanal ortamlardır. Bu ortamlarda dosya sistemini manipüle etmek, fiziksel bir cihaza göre çok daha kolaydır. Saldırganlar, sistem dosyalarını kolayca değiştirerek uygulamanın güvenlik kontrollerini kandırabilir. Emülatör tespiti, uygulamanın gerçek bir donanım yerine sahte bir ortamda çalıştırıldığını belirleyerek bu tür geniş ölçekli dolandırıcılık ve analiz girişimlerini engeller.

Şifreleme Anahtarlarının Saklandığı Güvenli Alanların Bütünlük Kontrolü (Keystore/Keychain)

Android Keystore ve iOS Keychain, uygulamaların şifreleme anahtarlarını, parolaları ve diğer hassas verileri donanım destekli güvenli bir alanda saklamasını sağlayan sistemlerdir. Bu alanların bütünlüğünün bozulması, uygulamadaki en kritik verilerin çalınması anlamına gelir. Root erişimi, bu güvenli depolama alanlarına yetkisiz erişim denemelerini mümkün kılabilir. Device Trust, Keystore/Keychain bütünlüğünü periyodik olarak kontrol ederek, uygulamanın sırlarının güvende olduğundan emin olur.

Geliştirici Modu Aktifken Oluşan Güvenlik Riskleri ve Dosya Sistemi Erişimi

Cihazdaki “Geliştirici Seçenekleri”, normalde uygulama geliştiricileri için tasarlanmış ileri düzey ayarlar içerir. Ancak bu modun açık olması, USB hata ayıklama gibi özellikler aracılığıyla dosya sistemine daha kolay erişim imkanı tanır. Saldırganlar, bu modu kullanarak cihazdan veri çalabilir veya zararlı yazılım yükleyebilir. Geliştirici modu denetimi, bu potansiyel riskin farkında olunmasını sağlayarak ek bir güvenlik katmanı sunar.

Sunucu İletişiminde Kriptografik Doğrulama ile Bütünlüğün Sağlanması

Dosya sistemi bütünlüğü sadece cihaz üzerinde değil, aynı zamanda cihazın sunucu ile kurduğu iletişim sırasında da korunmalıdır. Saldırganlar, cihazdaki bütünlük kontrollerini atlatsalar bile, sunucu tarafında yapılacak kriptografik doğrulamalar sayesinde durdurulabilir. Bu yaklaşım, her isteğin güvenli, meşru ve bütünlüğü bozulmamış bir kaynaktan geldiğini garanti altına alır.

Donanım Tabanlı Cihaz Kimliği ile İsteklerin Kaynağının Doğrulanması

Device Trust ZERO SDK, cihazın işlemci, sensör ve diğer donanım bileşenlerinden türetilen, uygulama silinse bile değişmeyen benzersiz bir parmak izi oluşturur. Her API isteği bu donanım kimliği ile ilişkilendirilir. Bu sayede, çalınan bir oturum anahtarı (token) başka bir cihazda kullanılmaya çalışıldığında, sunucu donanım kimliğinin eşleşmediğini anlar ve isteği reddeder. Bu, özellikle hesap ele geçirme (ATO) ve SIM Swap saldırılarına karşı son derece etkilidir.

Uygulama Bütünlüğünü Kanıtlayan Kriptografik İmzaların Kullanımı (Uygulama Doğrulama)

Her API isteği, sadece orijinal ve manipüle edilmemiş uygulama tarafından üretilebilen, tek kullanımlık bir dijital imza (kriptogram) ile mühürlenir. Bu kriptogram, isteğin bir bot, script veya yeniden paketlenmiş sahte bir uygulama tarafından değil, doğrulanmış meşru istemciden geldiğini matematiksel olarak kanıtlar. Bu yöntem, API’lerinizi otomatik saldırılara ve yetkisiz kullanıma karşı korur.

API Seviyesinde Bütünlük Denetimlerinin Zorunlu Kılınması (CORE Paket Doğrulaması)

ZERO SDK, sunucuya gönderdiği her isteğin içinde, cihazdaki CORE SDK’nın aktif ve çalışır durumda olduğuna dair kriptografik bir kanıt barındırır. Eğer bir saldırgan, root veya hook tespiti gibi cihaz üzerindeki korumaları devre dışı bırakmaya çalışırsa, bu durum sunucu tarafından anında fark edilir. Böylece, bütünlüğü bozulmuş veya güvenlik kalkanı zayıflatılmış bir cihazdan gelen istekler, daha işleme alınmadan engellenir.

Dinamik Risk Skorlaması ile Bütünlüğü Bozulmuş Cihazlardan Gelen İsteklerin Yönetimi

Her API çağrısı, cihazın anlık güvenlik durumuna göre dinamik olarak değerlendirilir. Cihazda root, emülatör, hata ayıklayıcı veya bilinen bir zararlı yazılım tespit edilirse, bu isteğin risk skoru yükseltilir. Bu skor, sunucu tarafında esnek kurallar tanımlanmasını sağlar. Örneğin, düşük riskli bir cihazdan gelen istek doğrudan onaylanırken, yüksek riskli bir cihazdan gelen para transferi gibi kritik bir işlem reddedilebilir veya ek bir doğrulama adımına (MFA) tabi tutulabilir.

Veri ve İşlem Bütünlüğü ile Parametre Manipülasyonlarının Engellenmesi

Saldırganlar, uygulama ile sunucu arasına girerek (Man-in-the-Middle) işlem parametrelerini değiştirmeye çalışabilirler. Örneğin, bir e-ticaret uygulamasında ürün fiyatını veya bir bankacılık uygulamasında transfer miktarını manipüle edebilirler. Device Trust, API’ye gönderilen veri yükünü (payload) kriptografik olarak imzalayarak, verinin yolda değiştirilmediğini garanti eder. Sunucu, bu imzayı doğrulayarak veri ve işlem bütünlüğünü güvence altına alır.

Bütünlük Tehdidi Geleneksel Yöntem Device Trust Yaklaşımı
Uygulama Klonlama (Repackaging) Sadece statik imza kontrolü Çalışma zamanında dinamik bütünlük kontrolü ve sunucu taraflı kriptografik doğrulama
Root / Jailbreak Erişimi Basit dosya varlığı kontrolü (kolayca atlatılabilir) Çok katmanlı, gizlenmesi zor tespit mekanizmaları ve gelişmiş gizleme tekniklerine karşı direnç
API Bot Saldırıları IP tabanlı hız limitleri, CAPTCHA Uygulama ve cihaz bütünlüğünü kanıtlayan kriptografik imza (görünmez koruma)
Oturum Hırsızlığı (Session Hijacking) Token sürelerini kısaltmak Oturumu donanım tabanlı parmak izi ile fiziksel cihaza mühürleme

Dış Tehditlerin Dosya Sistemi Bütünlüğüne Etkileri ve Tespiti

Dosya sistemi bütünlüğü sadece içeriden gelen manipülasyonlarla değil, aynı zamanda cihazın kendisine bulaşan dış tehditler tarafından da tehlikeye atılabilir. Kötü amaçlı yazılımlar (malware), casus yazılımlar ve sahte uygulamalar, sistemin temel dosyalarını ve kütüphanelerini değiştirerek veya istismar ederek en güvenli uygulamaları bile savunmasız bırakabilir.

Zararlı Yazılımların (Malware) Sistem Dosyalarını ve Kütüphaneleri Değiştirme Potansiyeli

Gelişmiş zararlı yazılımlar, kendilerini gizlemek ve kalıcı hale getirmek için işletim sisteminin çekirdek dosyalarına müdahale edebilir. Meşru sistem kütüphanelerinin yerine kendi modifiye edilmiş versiyonlarını koyarak, sistem genelinde veri akışını izleyebilir, şifreleri çalabilir veya diğer uygulamaların davranışlarını manipüle edebilirler. Bu tür bir saldırı, cihazdaki tüm uygulamalar için ciddi bir risk oluşturur.

Cihaz Üzerinde Aktif Kötü Amaçlı Yazılım Taraması

Device Trust MALWARE SDK, bir antivirüs motoru gibi çalışarak cihazda bilinen kötü amaçlı yazılımların varlığını aktif olarak tarar. Sadece uygulama listesini kontrol etmekle kalmaz, aynı zamanda bilinen saldırı kampanyalarıyla ilişkili dosya ve süreçleri de izler. Eğer cihazda uygulamanızın veya kullanıcı verilerinin güvenliğini tehlikeye atabilecek bir zararlı yazılım tespit edilirse, bu bilgi anında risk skoruna yansıtılır ve gerekli önlemler alınır.

Riskli İzinlere Sahip Uygulamaların Dosya Sistemine Yetkisiz Erişimi

Bazı uygulamalar, meşru bir neden olmaksızın çok tehlikeli izinler talep edebilir. Örneğin, bir el feneri uygulamasının SMS’lerinizi okuma veya ekranınızı kaydetme izni istemesi şüphe uyandırıcıdır. Bu tür “casus” yazılımlar, bu izinleri kullanarak Tek Kullanımlık Şifreleri (OTP) çalabilir veya dosya sistemindeki hassas uygulama verilerine erişmeye çalışabilir. Riskli izin tespiti, bu tür potansiyel tehditleri belirleyerek hesap ele geçirme (ATO) saldırılarına karşı proaktif bir savunma sağlar.

Sahte ve Klonlanmış Uygulamalar Yoluyla Orijinal Kütüphanelerin Baypas Edilmesi

Saldırganlar, uygulamanızın sahte bir klonunu oluşturup içine zararlı kod enjekte ettikten sonra, bu klonun orijinal uygulamanız gibi davranmasını sağlamaya çalışır. Bu sahte uygulama, orijinal kütüphaneleri kullanmak yerine kendi zararlı kodunu çalıştırarak güvenlik kontrollerini atlatabilir. Sahte uygulama tespiti, cihazdaki uygulamaların paket yapılarını ve dijital imzalarını analiz ederek, uygulamanızın güvenliği devre dışı bırakılmış klonlarını tespit eder ve finansal kayıpları önler.

Web Platformlarında Kod ve Kütüphane Bütünlüğünün Korunması

Dosya sistemi bütünlüğü kavramı, sadece mobil uygulamalarla sınırlı değildir. Web uygulamaları da tarayıcı ortamında çalışan kodların ve kütüphanelerin bütünlüğüne büyük ölçüde bağımlıdır. Saldırganlar, tarayıcı tarafındaki bu kodları analiz ederek, manipüle ederek veya otomatik araçlarla istismar ederek ciddi güvenlik açıkları yaratabilirler.

Tarayıcı Ortamında Kod Bütünlüğünü Tehdit Eden Faktörler

Web uygulamalarının JavaScript tabanlı kodları, doğası gereği istemci tarafında görülebilir ve analiz edilebilir durumdadır. Bu durum, saldırganların iş mantığını anlamasını, API uç noktalarını keşfetmesini ve güvenlik kontrollerini atlatmak için stratejiler geliştirmesini kolaylaştırır. Ayrıca, tarayıcı eklentileri veya “Man-in-the-Browser” saldırıları, meşru JavaScript kodunu çalışma anında değiştirerek kullanıcı bilgilerini çalabilir.

WebAssembly (Wasm) Tabanlı Ajanlar ile Kurcalamaya Dirençli Kod Bütünlüğü

Device Trust WEB, güvenlik mantığını standart JavaScript yerine, kurcalamaya ve tersine mühendisliğe karşı çok daha dirençli olan WebAssembly (Wasm) modülleri üzerinde çalıştırır. Wasm, derlenmiş ve optimize edilmiş bir ikili format olduğu için, saldırganların kodu okumasını ve anlamasını son derece zorlaştırır. Bu mimari, tarayıcıda çalışan güvenlik ajanının bütünlüğünü koruyarak bypass edilmesini engeller.

Geliştirici Araçları (DevTools) ile Yapılan Dinamik Kod ve Kütüphane Analizlerinin Tespiti

Saldırganların ilk adımı genellikle tarayıcının geliştirici araçlarını (DevTools) açarak ağ trafiğini izlemek, JavaScript kodunda hata ayıklama yapmak ve güvenlik mantığını çözmektir. Device Trust WEB, geliştirici araçlarının açılması veya aktif bir hata ayıklama oturumunun başlatılması gibi eylemleri anında tespit eder. Bu tespit, saldırganın daha ileri gitmesini engelleyerek kodun ve kütüphanelerin gizliliğini korur.

Otomasyon Araçları ve Botların Kütüphane Fonksiyonlarını İstismar Etmesinin Engellenmesi

Selenium ve Puppeteer gibi otomasyon araçları, tarayıcıları programatik olarak kontrol ederek insan davranışını taklit eder. Bu botlar, genellikle web sitelerinden veri kazımak (scraping), sahte hesaplar oluşturmak veya kimlik bilgisi doldurma (credential stuffing) saldırıları düzenlemek için kullanılır. Device Trust, bu otomasyon altyapılarını ve başsız (headless) tarayıcıları tespit ederek, kütüphane fonksiyonlarının otomatik ve kötü niyetli istismarını engeller. Bu, özellikle CAPTCHA gibi kullanıcı deneyimini bozan yöntemlere başvurmadan etkili bir bot engelleme sağlar.

Koruma Katmanı İlgili SDK Modülü Sağladığı Temel Bütünlük Koruması
Uygulama Çalışma Zamanı CORE SDK Anti-Tampering, Hook Tespiti, Debugger Engelleme
Kimlik ve API İletişimi ZERO SDK Donanım Tabanlı Kimlik, Kriptografik Uygulama Doğrulama
Veri ve Ağ Trafiği FORT SDK Dinamik SSL Pinning ile MiTM saldırılarına karşı ağ bütünlüğü
Dış Tehditler MALWARE SDK Zararlı yazılımların dosya sistemi üzerindeki etkilerinin tespiti
Web Tarayıcısı WEB WebAssembly ile kurcalamaya dirençli kod bütünlüğü, bot engelleme

Dosya Sistemi Bütünlüğü Koruması İçin Neden İHS Teknoloji’yi Tercih Etmelisiniz?

Dosya sistemi bütünlüğünü korumak, tek bir teknoloji veya yöntemle sağlanabilecek bir hedef değildir. Aksine, uygulama kodundan işletim sistemine, sunucu iletişiminden son kullanıcı cihazındaki dış tehditlere kadar uzanan çok katmanlı ve entegre bir savunma stratejisi gerektirir. İHS Teknoloji, bu karmaşık ihtiyacı karşılamak üzere tasarlanmış bütüncül ve kanıtlanmış bir çözüm sunar.

Uçtan Uca Koruma: Uygulama, İşletim Sistemi ve API Katmanında Bütünleşik Denetim

Device Trust, siber güvenliğe parçalı bir yaklaşımla değil, bütüncül bir perspektifle bakar. Çözümümüz, sadece uygulamanızın kod bütünlüğünü (Anti-Tampering) değil, aynı zamanda çalıştığı ortamın güvenliğini (Root/Jailbreak Tespiti), sunucuya gönderilen her isteğin meşruiyetini (Kriptografik Doğrulama) ve cihazdaki potansiyel dış tehditleri (Malware Tespiti) aynı anda denetler. Bu entegre yapı, saldırganların sızabileceği kör noktaları ortadan kaldırır.

Gerçek Zamanlı Tespit: Kütüphane ve Dosya Değişikliklerine Anında Müdahale

Siber saldırılar saniyeler içinde gerçekleşir. Bu nedenle, tehdit tespiti ve müdahalenin de aynı hızda olması gerekir. Device Trust, statik analizlerle yetinmez; uygulama çalışırken (runtime) dosya sistemini, bellek alanını ve sistem süreçlerini sürekli olarak izler. Kütüphanelere yönelik bir hook girişimi veya temel sistem dosyalarında bir değişiklik tespit edildiğinde, bu anomali anında raporlanır ve tanımlanan güvenlik politikalarına göre otomatik olarak aksiyon alınır.

Kapsamlı Tehdit Tespiti: Manipülasyon, Root, Malware ve Hooking Vektörlerine Karşı Koruma

Saldırganların cephaneliği geniştir ve sürekli gelişmektedir. İHS Teknoloji’nin çözümü, en temel uygulama manipülasyonlarından en sofistike sıfır gün (zero-day) kötü amaçlı yazılımlarına kadar geniş bir tehdit yelpazesine karşı tasarlanmıştır. Modüler yapısı (CORE, ZERO, FORT, MALWARE, WEB), ihtiyacınız olan koruma seviyesini seçmenize ve her türlü saldırı vektörüne karşı hazırlıklı olmanıza olanak tanır.

Fraud.com’un Geliştirdiği “Device Trust” Ürünü ile Kanıtlanmış Teknoloji ve Güvenilirlik

İHS Teknoloji tarafından sunulan Device Trust, dolandırıcılık tespiti ve önleme alanında küresel bir lider olan Fraud.com’un geliştirdiği ileri teknolojiye dayanmaktadır. Bu güçlü altyapı, dünya çapında finansal kurumlardan e-ticaret devlerine kadar birçok sektörde kendini kanıtlamış, milyonlarca son kullanıcıyı koruyan ve milyarlarca işlemi güvence altına alan bir güvenilirlik sunar. Bu teknoloji, dijital varlıklarınızı korurken en yüksek güvenlik standartlarını karşılamanızı sağlar.

Related articles