Uygulama Bütünlüğü (App Integrity): Repackaging Saldırıları ve Klon Uygulamalarla Mücadele

Mobil uygulamalar, dijital ekonominin merkezinde yer alırken, aynı zamanda siber saldırganlar için de birincil hedef haline gelmiştir. Kullanıcı verilerini çalmak, finansal kazanç sağlamak veya kurumsal itibarı zedelemek isteyen saldırganlar, uygulamaların zayıf noktalarını sömürmek için sürekli yeni yöntemler geliştirir. Bu yöntemlerin en tehlikelilerinden biri, uygulamanın orijinal kod yapısını bozarak onu kötü amaçlı bir araca dönüştüren “repackaging” (yeniden paketleme) ve “klonlama” saldırılarıdır. Uygulama bütünlüğü (App Integrity), bir mobil uygulamanın yayınlandığı andan itibaren kodunun, işlevlerinin ve dijital imzasının değiştirilmediğini ve bozulmadığını garanti eden temel güvenlik prensibidir. Bu bütünlüğün ihlali, kullanıcılar ve kurumlar için yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Bu makalede, uygulama bütünlüğünü hedef alan tehditleri, teknik mekanizmalarını ve bu saldırılara karşı nasıl kapsamlı bir savunma hattı oluşturulabileceğini detaylı bir şekilde ele alacağız.

Uygulama Bütünlüğü (App Integrity) ve Temel Tehditler

Uygulama bütünlüğü, bir yazılımın geliştiricisi tarafından amaçlandığı şekilde çalıştığının ve üçüncü partiler tarafından manipüle edilmediğinin güvencesidir. Bu bütünlük, uygulamanın güvenilirliğinin temel taşıdır. Ancak siber saldırganlar, bu bütünlüğü hedef alarak kullanıcıları ve kurumları riske atan çeşitli saldırı vektörleri kullanır. Bu tehditleri anlamak, etkili bir savunma stratejisi geliştirmenin ilk adımıdır.

Uygulama Bütünlüğü Nedir?

Uygulama bütünlüğü, en temel anlamıyla, mobil uygulamanızın kaynak kodunun, varlıklarının ve dijital imzasının orijinal ve değiştirilmemiş olduğunu doğrulama sürecidir. Kullanıcı cihazına yüklenen uygulamanın, sizin App Store veya Google Play’e yüklediğiniz uygulamanın birebir aynısı olduğunu garanti eder. Bütünlük kontrolü, uygulamanın çalışma zamanında yetkisiz değişikliklere uğrayıp uğramadığını sürekli olarak denetler. Bu, uygulamanın güvenilir bir ortamda çalıştığından ve iş mantığının saldırganlar tarafından ele geçirilmediğinden emin olmak için kritik bir öneme sahiptir.

Repackaging Saldırıları: Yeniden Paketlemenin Anatomisi

Repackaging, saldırganların meşru bir mobil uygulamayı (APK veya IPA dosyasını) alıp, tersine mühendislik araçlarıyla kaynak kodunu açması, içerisine kötü amaçlı kod (örneğin, bir casus yazılım veya reklam kütüphanesi) enjekte etmesi ve ardından bu modifiye edilmiş uygulamayı yeniden imzalayarak dağıtması işlemidir. Saldırgan, bu yöntemle uygulamanın orijinal işlevlerini korurken, arka planda veri hırsızlığı yapabilir, sahte reklamlar gösterebilir veya kullanıcıyı oltalama sitelerine yönlendirebilir. Yeniden paketlenmiş uygulamalar genellikle resmi olmayan uygulama mağazalarında veya dosya paylaşım sitelerinde dağıtılır.

Klon ve Sahte Uygulamalar: Taklit Tehdidinin Boyutları

Klon veya sahte uygulamalar, repackaging saldırılarının bir adım ötesine geçer. Saldırganlar, popüler bir uygulamanın sadece kodunu değil, aynı zamanda arayüzünü, ikonunu ve marka kimliğini de birebir kopyalar. Amaç, kullanıcıyı kandırarak orijinal uygulama yerine sahte olanı indirmesini sağlamaktır. Bu sahte uygulamalar, kullanıcıların giriş bilgilerini, kredi kartı detaylarını veya kişisel verilerini çalmak için tasarlanmış sahte giriş ekranları içerebilir. Özellikle bankacılık, e-ticaret ve kripto cüzdan uygulamaları bu tür saldırıların sık hedefidir.

Uygulama Bütünlüğünün İhlal Edilmesinin Riskleri: Finansal ve İtibari Kayıplar

Uygulama bütünlüğünün ihlali, hem son kullanıcılar hem de uygulama sahibi kurumlar için ciddi riskler barındırır. Kullanıcılar için en büyük risk, kimlik hırsızlığı, finansal dolandırıcılık ve mahremiyetin ihlalidir. Kurumlar içinse sonuçlar çok daha yıkıcı olabilir: Marka itibarının zedelenmesi, müşteri güveninin kaybedilmesi, yasal ve düzenleyici cezalara maruz kalma (örneğin, GDPR veya KVKK ihlalleri) ve doğrudan finansal kayıplar bu risklerin başında gelir. Ayrıca, klon uygulamalar gelir modelinizi sabote ederek reklam gelirlerinizi veya uygulama içi satışlarınızı çalabilir.

Repackaging ve Klonlama Saldırılarının Teknik Mekanizmaları

Uygulama bütünlüğünü hedef alan saldırıların arkasında, saldırganların uygulamaları analiz etmesine, kodunu çözmesine ve değiştirmesine olanak tanıyan sofistike teknikler ve araçlar yatar. Bu mekanizmaları anlamak, onlara karşı etkili savunma kalkanları geliştirmek için zorunludur. Saldırganlar, genellikle uygulamanın hem statik yapısını hem de çalışma zamanındaki davranışlarını hedef alır.

Tersine Mühendislik (Reverse Engineering) Yöntemleri

Tersine mühendislik, saldırganların derlenmiş uygulama paketini (APK/IPA) alarak, orijinal kaynak koduna yakın, okunabilir bir formata dönüştürme sürecidir. Android uygulamaları için dex2jar ve JD-GUI gibi araçlar, uygulamanın Java kodunu ortaya çıkarabilir. Bu sayede saldırganlar, uygulamanın iş mantığını, API anahtarlarını, şifreleme algoritmalarını ve güvenlik kontrollerini analiz edebilir. Zayıf noktaları tespit ettikten sonra, bu kod parçacıklarını kendi amaçları doğrultusunda değiştirebilirler.

Dinamik Analiz Çerçeveleri: Frida ve Xposed ile Manipülasyon

Statik analizin ötesinde, saldırganlar uygulamanın çalışma zamanındaki davranışlarını değiştirmek için dinamik analiz araçları kullanır. Frida ve Xposed gibi “hooking” (kancalama) çerçeveleri, uygulamanın bellekteki fonksiyonlarının arasına girerek bu fonksiyonların davranışını anlık olarak değiştirmeye olanak tanır. Örneğin, bir saldırgan bu araçları kullanarak SSL pinning kontrolü yapan bir fonksiyonu devre dışı bırakabilir, lisans doğrulama mekanizmasını atlatabilir veya hassas veriler şifrelenmeden önce bellekte yakalayabilir. Runtime manipülasyonu, uygulamanın güvenlik önlemlerini etkisiz hale getirmenin en güçlü yollarından biridir.

Hata Ayıklayıcılar (Debuggers) ve Emülatörlerin Saldırılardaki Rolü

Geliştiricilerin hataları bulmak için kullandığı hata ayıklayıcılar (debuggers), saldırganlar için de güçlü bir silahtır. Bir hata ayıklayıcı ile uygulamaya bağlanan saldırgan, kodun adım adım çalışmasını izleyebilir, değişkenlerin değerlerini okuyabilir ve program akışını anlık olarak değiştirebilir. Emülatörler ve simülatörler ise, saldırganların fiziksel bir cihaza ihtiyaç duymadan, kontrolü tamamen kendilerinde olan sanal ortamlarda uygulamayı çalıştırmasına ve analiz etmesine olanak tanır. Bu ortamlar, saldırı senaryolarını otomatize etmek ve bot çiftlikleri oluşturmak için sıklıkla kullanılır.

Kötü Amaçlı Kod Enjeksiyonu ve İş Mantığının Değiştirilmesi

Tersine mühendislik ve dinamik analiz sonucunda elde edilen bilgilerle saldırganlar, uygulamaya kendi kodlarını enjekte eder. Bu, basit bir reklam kütüphanesi eklemekten, kullanıcının bankacılık bilgilerini uzak bir sunucuya gönderen karmaşık bir casus yazılım modülü eklemeye kadar değişebilir. Örneğin, bir e-ticaret uygulamasındaki ödeme API’sinin hedef adresi, saldırganın kendi sunucusuyla değiştirilebilir. Bu şekilde, kullanıcı farkında olmadan ödeme bilgilerini doğrudan dolandırıcılara göndermiş olur.

Uygulama Bütünlüğünü Korumak İçin Temel Savunma Stratejileri

Repackaging ve klonlama gibi karmaşık tehditlere karşı koymak, tek bir güvenlik önleminden daha fazlasını gerektirir. Etkili bir savunma, uygulamanın hem statik yapısını hem de çalışma zamanındaki davranışlarını koruyan çok katmanlı bir yaklaşım benimsemelidir. Bu stratejiler, saldırganların uygulamayı analiz etmesini, değiştirmesini ve kötüye kullanmasını zorlaştırmak üzere tasarlanmıştır.

Manipülasyon Tespiti (Anti-Tampering): Dijital İmza ve Paket Bütünlüğü Kontrolü

Anti-tampering, uygulamanın yayınlandığı andaki orijinal halinden farklı olup olmadığını kontrol eden temel bir savunma mekanizmasıdır. Her mobil uygulama, geliştiricisine ait benzersiz bir dijital imza ile imzalanır. Uygulama yeniden paketlendiğinde bu imza geçersiz hale gelir ve saldırgan kendi imzasıyla imzalamak zorunda kalır. Anti-tampering kontrolleri, çalışma zamanında uygulamanın imzasını, paket adını ve diğer kritik meta verilerini doğrulayarak herhangi bir yetkisiz değişikliği tespit eder ve uygulamanın çalışmasını durdurabilir.

Korsan Yazılım Tespiti: BundleID ve TeamID Doğrulaması

Saldırganların uygulamanızı kopyalayıp kendi geliştirici hesapları altında yayınlamasını önlemek için BundleID (iOS/Android) ve TeamID (iOS) gibi uygulama kimlik bilgilerinin doğrulanması kritik öneme sahiptir. Bu kontroller, uygulamanın yalnızca sizin tarafınızdan tanımlanmış meşru kimlik bilgileriyle çalıştığından emin olur. Eğer bu bilgiler eşleşmezse, uygulamanın korsan bir kopya olduğu anlaşılır ve gerekli güvenlik önlemleri tetiklenir.

Çalışma Zamanı Korumaları (Runtime Application Self-Protection – RASP)

RASP, uygulamanın kendi kendini koruma yeteneğidir ve saldırıları çalışma zamanında tespit edip engelleyen dinamik bir savunma katmanıdır. RASP, uygulamanın çalıştığı ortamı sürekli olarak izler ve şüpheli aktiviteleri anında bloke eder.

Root ve Jailbreak Tespiti

Root (Android) veya Jailbreak (iOS) işlemi, cihazın işletim sistemi üzerindeki güvenlik kısıtlamalarını kaldırır. Bu durum, saldırganların uygulamalara ve sistem dosyalarına tam erişim sağlamasına olanak tanır. Privileged Access sağlayan bu tür cihazlar, uygulamalar için son derece güvensizdir. RASP, cihazın root’lu veya jailbreak’li olup olmadığını tespit ederek uygulamanın bu riskli ortamlarda çalışmasını engelleyebilir.

Emülatör ve Simülatör Tespiti

Saldırganlar, otomatik saldırılar ve bot faaliyetleri için genellikle emülatörleri kullanır. RASP çözümleri, uygulamanın gerçek bir fiziksel cihazda mı yoksa sanal bir ortamda mı çalıştığını donanım özelliklerini analiz ederek belirleyebilir. Uygulamanın bir emülatörde çalıştığı tespit edilirse, kritik işlemler kısıtlanabilir veya uygulama tamamen durdurulabilir.

Kanca (Hooking) ve Hata Ayıklayıcı Tespiti

İyi bir RASP çözümü, Frida veya Xposed gibi dinamik analiz çerçevelerinin varlığını ve aktif bir hata ayıklayıcının (debugger) uygulamaya bağlanma girişimlerini tespit eder. Bu tür araçlar, uygulama mantığını manipüle etmek için kullanıldığından, varlıkları tespit edildiğinde uygulamanın kendini korumak için sonlandırması gibi önlemler alınabilir.

Kod Karıştırma (Obfuscation) ve Önemi

Kod karıştırma, uygulamanın kaynak kodunu saldırganlar için okunması ve anlaşılması zor bir hale getirme işlemidir. Değişken ve fonksiyon adlarını anlamsız karakterlerle değiştirerek, kontrol akışını karmaşıklaştırarak ve sahte kod blokları ekleyerek tersine mühendislik sürecini önemli ölçüde yavaşlatır. Obfuscation, tek başına bir çözüm olmasa da diğer güvenlik katmanları için zaman kazandıran önemli bir caydırıcıdır.

Cihaz Eşleştirme (Device Binding): Uygulamayı Fiziksel Cihaza Mühürleme

Cihaz eşleştirme, bir kullanıcı oturumunu veya uygulamanın kendisini belirli bir fiziksel cihaza kriptografik olarak bağlama yöntemidir. Bu sayede, uygulama veya oturum bilgileri kopyalanıp başka bir cihaza taşınsa bile çalışmaz hale gelir. Bu yöntem, özellikle hesap ele geçirme (ATO) ve klonlanmış uygulamaların farklı cihazlarda kullanılmasını engellemede son derece etkilidir.

Özellik Orijinal Uygulama Yeniden Paketlenmiş (Repackaged) Uygulama
Dijital İmza Geliştiricinin orijinal ve doğrulanmış imzası Saldırganın kendi oluşturduğu geçersiz veya sahte imza
Kod Bütünlüğü Değiştirilmemiş, orijinal kaynak kodu Kötü amaçlı kod (Malware, Adware, Spyware) enjekte edilmiş
Yükleme Kaynağı Resmi uygulama mağazaları (Google Play, App Store) Resmi olmayan mağazalar, forumlar, dosya paylaşım siteleri
İzinler (Permissions) Sadece uygulamanın işlevi için gerekli olan izinler Gereksiz ve riskli izinler (SMS okuma, rehbere erişim vb.)
Ağ Trafiği Sadece geliştiricinin meşru sunucularına yönelik trafik Saldırganın kontrolündeki sunuculara veri sızdıran şüpheli trafik
Güvenlik Geliştiricinin güvenlik standartlarına uygun Güvenlik kontrolleri (SSL Pinning vb.) genellikle devre dışı bırakılmış

IHS Teknoloji Device Trust ile Kapsamlı ve Katmanlı Koruma

Uygulama bütünlüğünü sağlamak, münferit güvenlik önlemlerinin bir araya getirilmesinden daha fazlasını gerektirir. Gerçek bir koruma için cihazdan API uç noktasına kadar uzanan, proaktif ve bütünleşik bir güvenlik mimarisi şarttır. IHS Teknoloji’nin Device Trust platformu, CORE, ZERO, FORT ve MALWARE SDK’ları ile bu çok katmanlı savunmayı sağlayarak, repackaging ve klonlama saldırılarına karşı tam kapsamlı bir kalkan oluşturur.

CORE SDK: Uygulama Bütünlüğünün Çekirdek Kalkanı

Device Trust CORE SDK, uygulama ve çalıştığı ortam için temel güvenlik katmanını oluşturur. Saldırıların en başında, yani doğrudan kullanıcı cihazında engellenmesini sağlar.

Manipülasyon ve Korsan Yazılım Tespiti ile Orijinalliğin Garanti Altına Alınması

CORE SDK, uygulamanın dijital imzasını, paket adını ve bütünlüğünü her an kontrol eder. Uygulama kodunda en küçük bir değişiklik veya manipülasyon (tampering) tespit edildiğinde anında alarm üretir. Aynı zamanda, BundleID ve TeamID doğrulaması yaparak uygulamanızın korsan kopyalarının yetkisiz geliştirici hesapları altında çalışmasını engeller, böylece sadece orijinal uygulamanızın çalıştığından emin olur.

Yükleme Kaynak Analizi ile Güvenilmeyen Mağazalardan Gelen Risklerin Tespiti

Uygulamanın Google Play veya App Store gibi güvenilir kaynaklar dışından yüklenip yüklenmediğini analiz eder. Resmi olmayan mağazalardan yüklenen uygulamalar genellikle modifiye edilmiş ve güvenlik kontrollerinden geçmemiştir. Bu özellik, kaynağı belirsiz ve yüksek risk taşıyan yüklemeleri tespit ederek potansiyel tehditleri kaynağında belirlemenize olanak tanır.

ZERO SDK: API Seviyesinde Klon Uygulamaları Engelleme

Saldırganlar cihaz seviyesindeki bazı kontrolleri aşmayı başarsa bile, ZERO SDK API katmanında aşılamaz bir savunma hattı kurar.

Uygulama Doğrulama (Attestation) ile Sadece Orijinal Uygulamadan Gelen İsteklerin Kabulü

ZERO, her API isteğine, sadece orijinal ve manipüle edilmemiş uygulamanızın üretebileceği, taklit edilemez bir dijital imza (kriptogram) ekler. Sunucu tarafı, bu imzayı doğrulayarak isteğin bir bot, script veya klonlanmış bir uygulamadan değil, doğrudan sizin meşru uygulamanızdan geldiğini garanti altına alır. Bu sayede, klon uygulamalar sunucularınızla iletişim kuramaz.

Donanım Tabanlı Parmak İzi ile Klonlanmış Uygulamaların Farklı Cihazlarda Çalışmasını Engelleme

ZERO SDK, cihazın işlemci, sensör gibi donanım özelliklerinden türetilen ve uygulama silinse bile değişmeyen benzersiz bir cihaz parmak izi oluşturur. Bu kimlik, klonlanmış bir uygulamanın başka bir cihazda çalıştırılmasını imkansız hale getirir. Kullanıcı oturumunu bu donanım kimliğine bağlayarak, klon uygulamaların veya çalınan oturum bilgilerinin farklı cihazlarda kullanılmasını engeller.

FORT SDK: Klonlama Girişimlerine Karşı Veri Güvenliği

Klonlama saldırılarının temel amacı genellikle hassas verilere erişmektir. FORT SDK, bu verileri doğrudan kaynakta koruma altına alır.

Güvenli Kasa (Secure Vault) ile API Anahtarları ve Hassas Bilgilerin Korunması

Saldırganların tersine mühendislik ile en çok aradığı şeylerden biri, kod içerisine gömülmüş API anahtarları veya şifreleme anahtarlarıdır. FORT SDK’nın Güvenli Kasa özelliği, bu kritik bilgileri cihaz üzerinde donanım destekli, şifrelenmiş bir alanda saklar. Bu sayede, saldırganlar uygulama kodunu analiz etse bile bu hassas bilgilere asla erişemez ve klonladıkları uygulamanın işlevsel olmasını engelleyemez.

MALWARE SDK: Cihaz Ekosistemindeki Tehditlere Karşı Proaktif Savunma

Bazen tehdit, doğrudan uygulamanızın klonlanması değil, cihazdaki diğer kötü amaçlı yazılımlardan gelebilir. MALWARE SDK, bu dış tehditlere karşı bir avcı görevi görür.

Sahte Uygulama Tespiti ile Uygulamanızın Taklitlerinin Belirlenmesi

MALWARE SDK, cihazda yüklü olan tüm uygulamaları tarayarak, sizin uygulamanızı taklit eden sahte klonları tespit eder. Paket adını, imza sertifikasını ve uygulama yapısını analiz ederek, kullanıcıları ve gelirinizi çalmayı hedefleyen bu taklit uygulamaları belirler ve raporlar.

Korsan Yazılım Tespiti ile Cihazdaki Modifiye Edilmiş Uygulamaların Saptanması

Sadece sizin uygulamanızın değil, aynı zamanda cihazdaki diğer popüler uygulamaların (örneğin, sosyal medya veya bankacılık uygulamaları) modifiye edilmiş veya korsan sürümlerini de tespit eder. Bu tür yazılımlar genellikle cihazda genel bir güvenlik açığı yaratır ve dolaylı olarak sizin uygulamanızı da riske atabilir.

Sektörel Uygulama Senaryoları ve Etkileri

Uygulama bütünlüğünün ihlali, her sektörde farklı ancak eşit derecede tehlikeli sonuçlar doğurur. Saldırganların motivasyonları sektöre göre değişse de, temel hedef genellikle finansal kazanç veya veri hırsızlığıdır. Device Trust’ın katmanlı koruması, bu sektörel tehditlere özel çözümler sunar.

Finans ve Fintech: Sahte Bankacılık Uygulamaları ile Hesap Ele Geçirme Saldırılarının Önlenmesi

Finans sektöründe, saldırganlar kullanıcıların bankacılık bilgilerini ele geçirmek için sahte mobil bankacılık uygulamaları oluşturur. Bu klon uygulamalar, orijinaliyle aynı görünen sahte giriş ekranları kullanarak kullanıcı adı ve şifreleri çalar. Device Trust, Uygulama Doğrulama (ZERO SDK) ile sadece orijinal uygulamanın API’lere erişmesini sağlayarak bu sahte uygulamaları işlevsiz kılar. Hesap ele geçirme (ATO) girişimleri, daha sunucuya ulaşmadan engellenmiş olur.

E-Ticaret ve Pazaryerleri: Ödeme Bilgilerini Çalan Klon Uygulamalarla Mücadele

E-ticaret platformlarında, yeniden paketlenmiş uygulamalar, kullanıcıların kredi kartı bilgilerini ödeme anında çalmak üzere tasarlanabilir. Saldırgan, ödeme formundan girilen bilgileri kendi sunucusuna gönderen bir kod enjekte edebilir. Device Trust’ın Manipülasyon Tespiti (CORE SDK) ve Veri Bütünlüğü (ZERO SDK) özellikleri, uygulamanın modifiye edilmesini engeller ve ödeme verilerinin yolda değiştirilmediğini garanti eder.

Mobil Oyun ve Uygulama Geliştiricileri: Hileli ve Modifiye Edilmiş Sürümlerle Fikri Mülkiyetin Korunması

Oyun sektöründe repackaging, genellikle hile (cheat) araçları eklemek veya uygulama içi satın alımları bedava yapmak için kullanılır. Bu durum, oyun ekonomisini baltalar ve adil rekabeti ortadan kaldırır. Device Trust’ın Uygulama Bütünlüğü (CORE SDK) kontrolleri, bu tür modifiye edilmiş sürümlerin çalışmasını engeller. Cihaz Eşleştirme (CORE SDK) ise, bir hesaba ait kazanımların veya öğelerin hileli yollarla başka hesaplara aktarılmasının önüne geçer.

Dijital Cüzdanlar: Kripto Varlık Hırsızlığına Yönelik Klon Cüzdan Uygulamalarının Engellenmesi

Kripto para cüzdanlarında en büyük risk, özel anahtarların (private keys) çalınmasıdır. Klonlanmış bir cüzdan uygulaması, kullanıcının anahtarını veya “seed phrase”ini girer girmez saldırganın sunucusuna gönderebilir. Device Trust’ın Güvenli Kasa (FORT SDK) özelliği, bu tür hassas bilgilerin şifreli bir alanda korunmasını sağlar. İşlem izleme ve Donanım Tabanlı Parmak İzi (ZERO SDK) ise, cüzdan oturumlarını fiziksel cihaza mühürleyerek anahtarlar çalınsa bile farklı bir cihazdan işlem yapılmasını imkansız hale getirir.

Tehdit Türü / Saldırı Vektörü İlgili Device Trust SDK Sağlanan Koruma
Uygulama Klonlama (Repackaging) CORE SDK Anti-Tampering ile kodun ve dijital imzanın değiştirilmediğini doğrular.
Dinamik Analiz (Frida/Xposed) CORE SDK Hook Tespiti ile çalışma zamanı manipülasyonlarını anında yakalar ve engeller.
Sahte API İstekleri (Bot/Script) ZERO SDK Uygulama Doğrulama (Kriptogram) ile sadece orijinal uygulamadan gelen istekleri kabul eder.
Oturum Hırsızlığı (Session Hijacking) ZERO SDK Donanım Tabanlı Parmak İzi ile oturumu fiziksel cihaza bağlar, çalınmasını anlamsız kılar.
Kod İçindeki API Anahtarlarının Çalınması FORT SDK Güvenli Kasa (Secure Vault) ile hassas verileri şifrelenmiş, güvenli bir alanda saklar.
Cihazdaki Sahte/Taklit Uygulamalar MALWARE SDK Cihazdaki uygulamaları tarayarak uygulamanızın sahte klonlarını proaktif olarak tespit eder.

Uygulama Bütünlüğü Koruması İçin Neden İHS Teknoloji’yi Tercih Etmelisiniz?

Mobil uygulama güvenliği, tek bir çözüme indirgenemeyecek kadar karmaşık ve dinamik bir alandır. Repackaging, klonlama ve çalışma zamanı manipülasyonu gibi tehditlere karşı etkili bir koruma, ancak bütünsel ve çok katmanlı bir yaklaşımla mümkündür. IHS Teknoloji’nin Device Trust platformu, bu modern tehdit ortamının gerektirdiği kapsamlı savunmayı sunmak üzere tasarlanmıştır.

Uçtan Uca Koruma: Cihaz Seviyesinden API Uç Noktasına Bütünleşik Güvenlik

Device Trust, güvenliği sadece uygulama katmanında bırakmaz. Koruma, kullanıcının cihazındaki risklerin (root, jailbreak, malware) tespit edilmesiyle başlar, uygulamanın kod bütünlüğünün doğrulanmasıyla devam eder ve sunucuya ulaşan her bir API isteğinin meşruiyetinin kanıtlanmasıyla son bulur. Bu uçtan uca mimari, saldırganların sızabileceği kör noktaları ortadan kaldırır.

Çok Katmanlı Savunma Mimarisi: CORE, ZERO, FORT ve MALWARE SDK’larının Sinerjisi

Device Trust’ın modüler yapısı, her biri farklı bir tehdit vektörüne odaklanan uzmanlaşmış SDK’lardan oluşur. CORE, uygulamanın temelini korurken; ZERO, iletişim kanalını güvence altına alır; FORT, verileri zırhlar ve MALWARE, dış tehditleri avlar. Bu katmanlar birbiriyle sinerji içinde çalışarak, bir katmanı aşmayı başaran bir tehdidin bir sonrakine takılmasını sağlar.

Proaktif Tehdit Tespiti: Saldırılar Gerçekleşmeden Önce Kaynağında Engelleme

Geleneksel güvenlik yaklaşımları genellikle saldırı gerçekleştikten sonra müdahale eder. Device Trust ise proaktif bir duruş sergiler. Bir cihazın güvensiz olduğunu veya bir uygulamanın manipüle edildiğini tespit ettiği anda, potansiyel dolandırıcılık girişimini daha gerçekleşmeden, kaynağında durdurur. Bu, finansal ve itibari kayıpları önlemenin en etkili yoludur.

Fraud.com Teknolojisi ve İHS Teknoloji Uzmanlığı ile Güçlendirilmiş Yerel Destek

Device Trust, global siber güvenlik lideri Fraud.com’un kanıtlanmış teknolojisi üzerine inşa edilmiştir. Bu güçlü teknolojik altyapı, IHS Teknoloji’nin yıllara dayanan yerel pazar tecrübesi ve uzman mühendis kadrosunun desteğiyle birleşir. Müşterilerimize sadece birinci sınıf bir ürün sunmakla kalmıyor, aynı zamanda entegrasyon ve operasyon süreçlerinde ihtiyaç duydukları tüm desteği sağlıyoruz.

Related articles