Dijital ödeme sistemlerinin yaygınlaşması, finansal işlemleri hızlandırırken beraberinde yeni riskleri ve karmaşık dolandırıcılık senaryolarını da getirmektedir. Bu senaryoların en önemlilerinden biri, “coğrafi uyumsuzluk” olarak adlandırılan durumdur. Basitçe, bir işlemin yapıldığı fiziksel veya dijital konum ile işlemi gerçekleştiren işyerinin kayıtlı adresi arasındaki mantıksız farklılıkları ifade eden bu kavram, yasa dışı faaliyetlerin gizlenmesi için sıklıkla başvurulan bir yöntemdir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan rehberler, ödeme ve elektronik para kuruluşlarının bu tür uyumsuzlukları proaktif olarak tespit edip önlemesini zorunlu kılmaktadır. Bu makalede, coğrafi uyumsuzluğun ne anlama geldiğini, finansal suçlarla ilişkisini, TCMB’nin düzenleyici çerçevesini ve bu riski yönetmek için geliştirilen modern teknolojik çözümleri detaylı bir şekilde ele alacağız.
İçindekiler
ToggleCoğrafi Uyumsuzluk Kavramı ve Finansal Suçlarla İlişkisi
Coğrafi uyumsuzluk, finansal işlemlerde dolandırıcılık ve yasa dışı faaliyetlerin tespitinde kritik bir göstergedir. İşlemin gerçekleştiği yer ile işyerinin veya müşterinin beklenen konumu arasındaki tutarsızlık, genellikle daha derin bir soruna işaret eder. Finansal kuruluşlar için bu anormallikleri anlamak ve analiz etmek, risk yönetiminin temel taşlarından biridir.
Coğrafi Uyumsuzluk Nedir?: POS Lokasyonu ve İşyeri Adresi Sapması
En temel tanımıyla coğrafi uyumsuzluk, bir üye işyerinin fiziki POS cihazından yapılan bir işlemin, işyerinin sisteme kayıtlı resmi adresinden farklı bir coğrafi konumda gerçekleşmesidir. Örneğin, İstanbul’da kayıtlı bir restoranın POS cihazından, eş zamanlı olarak Ankara’dan işlem geçmesi tipik bir uyumsuzluk vakasıdır. Sanal POS (VPOS) işlemlerinde ise bu durum, Türkiye’de faaliyet gösteren bir e-ticaret sitesinin yurtdışı kaynaklı bir IP adresi üzerinden sürekli işlem alması şeklinde ortaya çıkabilir. Bu sapmalar, POS cihazının çalınmasından organize suç şebekelerinin faaliyetlerine kadar geniş bir yelpazedeki anormalliklerin habercisi olabilir.
Coğrafi Uyumsuzluğun İşaret Ettiği Potansiyel Yasa Dışı Faaliyetler
Konum verilerindeki tutarsızlıklar, genellikle yasa dışı aktörlerin kimliklerini ve faaliyetlerini gizleme çabalarının bir sonucudur. Bu durum, birden fazla finansal suç türü için kırmızı bayrak niteliğindedir.
Yasa Dışı Bahis ve Kumar
Yasa dışı bahis siteleri, ödeme altyapılarını gizlemek için sıklıkla paravan veya yasal görünen işyerlerinin POS cihazlarını kullanır. Türkiye’de faaliyet gösteren bir bahis sitesi, ödemeleri toplamak için yurt dışında konumlandırılmış bir sunucu veya farklı bir ülkede kayıtlı bir işyerinin sanal POS’unu kullanabilir. TCMB rehberi, bu tür faaliyetlerin tespitine yönelik olarak işlem açıklamalarında “kumar, bahis, bet” gibi anahtar kelimelerin izlenmesini ve riskli ülkelerden gelen IP adreslerinin kontrol edilmesini özellikle vurgular.
Dolandırıcılık ve Sahtekârlık (Fraud) Senaryoları
Fraud tespit ve önleme sistemleri için coğrafi uyumsuzluk, en temel anomali göstergelerinden biridir. Çalınan bir kredi kartıyla, kart sahibinin yaşadığı şehirden çok uzakta bir fiziki POS’ta işlem yapılması veya bir müşterinin hesabına kısa aralıklarla farklı ülkelerden IP adresleriyle erişilmesi, tipik dolandırıcılık senaryolarıdır. Bu tür olaylar, hesabın ele geçirildiğini (ATO) veya kart bilgilerinin kopyalandığını (skimming) düşündürür.
Kara Para Aklama (AML) Yöntemleri
Suç gelirlerini yasal finansal sisteme sokmayı amaçlayan kara para aklama faaliyetlerinde, işlemlerin kaynağını gizlemek esastır. Suç örgütleri, paravan şirketler adına açtıkları POS’ları farklı coğrafi konumlarda kullanarak veya parayı uluslararası sunucular üzerinden dolaştırarak izlerini kaybettirmeye çalışır. Farklı ülkelerdeki IP’lerden gelen ve ticari mantığa uymayan yüksek hacimli işlemler, bu tür faaliyetlerin bir işareti olabilir.
Finansal Kuruluşlar İçin Taşıdığı Riskler
Coğrafi uyumsuzlukları etkin bir şekilde izleyemeyen ödeme ve elektronik para kuruluşları, ciddi risklerle karşı karşıya kalır. Bu riskler sadece finansal kayıplarla sınırlı değildir. TCMB gibi düzenleyici otoriteler tarafından belirlenen yasal yükümlülüklerin ihlali, ağır idari para cezalarına ve hatta faaliyet lisansının askıya alınmasına yol açabilir. Ayrıca, kuruluşun adının yasa dışı faaliyetlerle anılması, müşteri güvenini ve marka itibarını zedeleyerek uzun vadede telafisi zor zararlara neden olabilir.
TCMB Rehberi Kapsamında Coğrafi Uyumsuzluğun Düzenleyici Çerçevesi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 6493 sayılı Kanun kapsamında yayımladığı “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşlarınca Sunulan Hizmetlerin Yasa Dışı Faaliyetlerde Kullanılmasının Önlenmesine İlişkin Risk Yönetimi Rehberi” ile finansal kuruluşlara net sorumluluklar yüklemiştir. Bu rehber, coğrafi konum verilerinin şüpheli işlemlerin tespitindeki önemini vurgulayarak, bu alanda proaktif izleme mekanizmaları kurulmasını zorunlu kılar.
Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşlarının Sorumlulukları
TCMB rehberi, ödeme ve elektronik para kuruluşlarının sahtekârlık, dolandırıcılık, yasa dışı bahis ve kumar gibi mali suçları önlemek için etkin takip sistemleri kurmasını şart koşar. Bu sistemlerin manuel olmaması, yani otomasyona dayalı ve teknoloji odaklı olması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Kuruluşlar, sundukları hizmetlerin yasa dışı amaçlarla kullanılmasını engellemekle ve bu amaçla hem müşterilerine hem de üye işyerlerine yönelik kapsamlı bir risk değerlendirmesi yapmakla yükümlüdür. Coğrafi verilerin analizi, bu risk temelli yaklaşımın ayrılmaz bir parçasıdır.
Rehberde Belirtilen Coğrafi Konum Temelli Risk Unsurları
TCMB, rehberin “Ödeme Aracının Kabulüne İlişkin Hizmetler İçin” başlıklı bölümünde, coğrafi uyumsuzlukla doğrudan ilgili olan ve kuruluşlar tarafından asgari düzeyde izlenmesi gereken bazı senaryoları net bir şekilde tanımlamıştır. Bu unsurlar, dolandırıcılık ve yasa dışı faaliyetlerin erken tespiti için kritik öneme sahiptir.
Fiziki POS’ların Faaliyet Konusuyla Uyumsuz Lokasyon Değişiklikleri
Rehber, “Fiziki posların faaliyet konusu ile uyumlu olmayan şekilde sıklıkla lokasyonunun değişmesi” durumunu şüpheli bir işlem olarak tanımlar. Örneğin, sabit bir adreste hizmet veren bir markete ait POS cihazının sürekli olarak farklı şehirlerden veya beklenmedik lokasyonlardan (örn. sanayi sitesi, konut alanı) işlem geçmesi, POS cihazının usulsüz kullanıldığına veya kiralandığına dair güçlü bir işarettir ve derhal incelenmelidir.
Yurtiçi İşyerine Ait POS Sunucusunun Yurtdışı IP’ye Sahip Olması
Bu madde, özellikle sanal POS hizmetleri için büyük önem taşır. Rehbere göre, “Türkiye’de bulunan bir işyerinin pos sunucusunun IP’sinin yurtdışı IP’si olduğunun tespit edilmesi” durumu bir risk unsurudur. Bu senaryo, işyerinin operasyonlarını yurt dışından yürüterek yerel yasa ve düzenlemelerden kaçınmaya çalıştığını veya yasa dışı bahis gibi faaliyetler için ödeme ağını kullandığını düşündürebilir.
Kart, IP ve Cihaz Bilgilerindeki Coğrafi Tutarsızlıklar
TCMB, kuruluşların “Pos işlemlerinde (başarısız işlemler dahil) kullanılan kartın coğrafi, IP, telefon, e-posta gibi bilgiler açısından velocity check yapıldığında farklı bilgilerin yoğun olmasının tespit edilmesi” gerektiğini belirtir. Bu, birbiriyle alakasız coğrafi noktalardan gelen verilerin (örneğin, ABD menşeli bir kart, Nijerya’dan bir IP adresi, Türkiye’den bir telefon numarası) aynı işlemde birleşmesi gibi durumların otomatik olarak analiz edilmesini gerektirir. Bu tür tutarsızlıklar, sofistike dolandırıcılık girişimlerinin en belirgin izlerindendir.
Risk Temelli Yaklaşım ve Proaktif İzleme Yükümlülüğü
Rehber, listelenen unsurların “asgari” nitelikte olduğunu ve kuruluşların kendi risk değerlendirmelerini yaparak bu senaryoları geliştirmekle yükümlü olduğunu vurgular. Bu, statik kurallarla yetinmek yerine, değişen dolandırıcılık trendlerine uyum sağlayabilen, proaktif ve dinamik izleme sistemleri kurma zorunluluğu anlamına gelir. Coğrafi verilerin anlık olarak analiz edilmesi ve şüpheli durumlarda TCMB’nin belirttiği “en geç üç saat içerisinde” aksiyon alınması, bu proaktif yaklaşımın temelini oluşturur.
Coğrafi Uyumsuzluk Türleri ve Tespit Yöntemleri
Coğrafi uyumsuzluk, hem fiziki hem de dijital dünyada farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Finansal kuruluşların, bu farklı türleri ve her biri için özel tespit yöntemlerini bilmesi, etkili bir dolandırıcılıkla mücadele stratejisi geliştirmeleri için hayati önem taşır. Her bir uyumsuzluk türü, farklı bir yasa dışı faaliyetin habercisi olabilir.
Fiziki POS Uyumsuzlukları
Fiziki POS cihazları, doğrudan müşteri ile temas kurulan noktalardır. Bu cihazların konumundaki anormallikler, genellikle organize sahtekârlık faaliyetlerinin ilk sinyallerini verir.
Kayıtlı Adres Dışında İşlem Alınması
En yaygın fiziki POS uyumsuzluğudur. Bir işyerine tahsis edilen POS cihazının, kayıtlı adresinden kilometrelerce uzakta bir yerden işlem alması durumudur. Bu, genellikle POS cihazının başka bir işletmeye kiralandığını (POS tefeciliği) veya çalındığını gösterir.
Sık ve Mantıksız Lokasyon Değişiklikleri
TCMB rehberinde de belirtildiği gibi, bir POS cihazının konumunun kısa süre içinde sık sık ve mantıksız bir şekilde değişmesi şüphe uyandırır. Örneğin, bir gün İstanbul’da, ertesi gün İzmir’de işlem yapan bir POS, mobil olmayan bir işyeri (örn. restoran, mağaza) için büyük bir anormalliktir.
İşyeri Faaliyet Alanı ile İşlem Lokasyonunun Uyuşmazlığı
Bir işyerinin faaliyet gösterdiği sektör ile POS’un kullanıldığı lokasyon arasındaki mantıksal tutarsızlık da önemli bir ipucudur. Örneğin, şehir merkezindeki bir kuyumcuya ait POS cihazından, bir sanayi sitesindeki otoparktan sürekli işlem geçilmesi, faaliyet alanı ile lokasyon arasında belirgin bir uyuşmazlık olduğunu gösterir.
Sanal POS (VPOS) Uyumsuzlukları
E-ticaretin ve dijital ödemelerin kalbinde yer alan sanal POS’lar, coğrafi uyumsuzlukların daha karmaşık ve teknik boyutlarda ortaya çıktığı bir alandır.
İşyeri Ülkesi ve İşlem IP Adresi Arasındaki Farklılıklar
Türkiye’de kayıtlı bir şirkete ait sanal POS üzerinden yapılan işlemlerin büyük çoğunluğunun, özellikle yüksek riskli olarak bilinen ülkelerden gelen IP adreslerine sahip olması, bir uyumsuzluk göstergesidir. Bu durum, yasa dışı bahis veya yurt dışı kaynaklı dolandırıcılık faaliyetleri için bir ödeme ağ geçidi olarak kullanıldığını düşündürebilir.
Riskli Ülke IP’lerinden Gelen Yoğun İşlem Trafiği
FATF gibi uluslararası kuruluşlar tarafından gri veya kara listede gösterilen ülkelerden veya off-shore merkezlerden gelen yoğun ve anormal işlem trafiği, kara para aklamayı önleme (AML) sistemleri için önemli bir uyarıdır. Bu IP adresleri özel olarak izlenmeli ve bu bölgelerden gelen işlemler daha sıkı kontrollere tabi tutulmalıdır.
Back URL ve API IP Bilgilerinin Tutarsızlığı
TCMB rehberi, API güvenliğine özel bir vurgu yapar. Bir işyerinin, ödeme hizmeti sağlayıcısına bildirdiği web sitesi (Back URL) ile API isteklerinin geldiği IP adresinin farklı olması, API anahtarlarının çalındığını veya başka bir sitede yasa dışı olarak kullanıldığını gösterebilir. Back URL ve referrer kontrolü, bu tür sahtekarlıkları önlemek için kritik bir güvenlik adımıdır.
| Uyumsuzluk Türü | Fiziki POS Senaryosu | Sanal POS (VPOS) Senaryosu |
|---|---|---|
| Konum Sapması | İzmir’deki marketin POS’undan Ağrı’da işlem yapılması. | Türkiye’deki e-ticaret sitesine ait VPOS’un sürekli olarak Panama IP’lerinden işlem alması. |
| Cihaz/IP Tutarsızlığı | Aynı POS cihazının kısa aralıklarla farklı şehirlerden sinyal vermesi. | Aynı müşteri hesabına ait işlemlerin dakikalar içinde farklı kıtalardan gelen IP’ler ile yapılması. |
| Faaliyet Alanı Uyuşmazlığı | Restorana ait POS’un bir otoparktan işlem geçmesi. | Elektronik eşya satan bir sitenin, işlem açıklamalarında “oyun kredisi” gibi alakasız metinler içermesi. |
Müşteri ve İşyeri Konum Verileri Arasındaki Uyumsuzluklar
Bu kategori, hem müşteri hem de işyeri verilerinin bir arada analiz edilmesiyle ortaya çıkan daha karmaşık senaryoları içerir.
İmkansız Seyahat (Impossible Travel) Senaryoları
Bir müşterinin kartıyla önce İstanbul’da bir ATM’den para çekip, sadece 30 dakika sonra New York’ta bir mağazada alışveriş yapması fiziksel olarak imkansızdır. “İmkansız Seyahat” olarak adlandırılan bu durum, kartın kopyalandığına veya hesap bilgilerinin çalındığına dair çok güçlü bir kanıttır ve işlemin anında bloke edilmesini gerektirir.
Farklı Coğrafi Konumlardan Aynı Üye İşyerine Yapılan Şüpheli İşlemler
Tek bir üye işyerine, kısa bir süre içinde dünyanın birbirinden çok farklı ve alakasız coğrafi konumlarındaki müşterilerden çok sayıda işlem gelmesi şüphe çekicidir. Bu durum, genellikle çalıntı kart bilgilerini test eden dolandırıcıların (carding) veya organize bir dolandırıcılık şebekesinin faaliyeti olabilir.
Geleneksel Yöntemlerin Coğrafi Uyumsuzluk Tespitindeki Yetersizlikleri
Finansal suçların ve dolandırıcılık yöntemlerinin hızla geliştiği günümüz dijital ekosisteminde, geleneksel kontrol mekanizmaları artık yetersiz kalmaktadır. Coğrafi uyumsuzluk gibi dinamik ve anlık analiz gerektiren bir riski yönetmek için eski usul yöntemlere güvenmek, kuruluşları hem finansal kayıplara hem de yasal yaptırımlara karşı savunmasız bırakır.
Manuel Kontrollerin Gecikmesi ve Verimsizliği
Geçmişte, şüpheli işlemlerin tespiti genellikle gün sonu raporlarının incelenmesi gibi manuel süreçlere dayanıyordu. Bir analistin binlerce işlemi tek tek gözden geçirerek coğrafi anormallikleri bulmaya çalışması son derece verimsiz, hataya açık ve en önemlisi yavaştır. TCMB’nin getirdiği “tespitten sonra en geç 3 saat içinde aksiyon alma” zorunluluğu, manuel kontrol yöntemlerinin artık geçerli olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Dolandırıcılar saniyeler içinde hareket ederken, saatler veya günler süren manuel kontrollerle onlara karşı koymak imkansızdır.
Kural Tabanlı Sistemlerin Gelişmiş Senaryolar Karşısındaki Zafiyetleri
Geleneksel dolandırıcılık önleme sistemleri, genellikle statik ve önceden tanımlanmış kurallara dayanır. Örneğin, “Eğer işlem IP’si Türkiye dışındaysa, işlemi reddet” gibi basit bir kural, meşru müşterilerin (örneğin, yurtdışında yaşayan bir Türk vatandaşı) işlemlerini de engelleyerek müşteri memnuniyetini düşürebilir. Bu sistemler, “İmkansız Seyahat” gibi net senaryoları yakalayabilse de, dolandırıcıların sürekli olarak değiştirdiği karmaşık ve daha önce görülmemiş davranış kalıplarını tespit edemez. Kural setleri esnek değildir ve her yeni dolandırıcılık türü için manuel olarak güncellenmeleri gerekir, bu da sürekli bir adım geride kalmak demektir.
Gerçek Zamanlı Analiz ve Anlık Müdahale Eksikliği
Geleneksel yöntemlerin en büyük zaafı, gerçek zamanlı analiz yeteneğinden yoksun olmalarıdır. İşlem gerçekleştiği anda coğrafi verileri (IP konumu, cihaz konumu, işyeri adresi, müşteri adresi vb.) bir araya getirip saniyeler içinde bir risk skoru üretemezler. Bu gecikme, dolandırıcının işlemi başarıyla tamamlayıp ortadan kaybolması için yeterli zamanı tanır. Finansal kayıp yaşandıktan sonra yapılan tespitin değeri, kaybı hiç yaşatmamakla kıyaslanamaz. Proaktif bir savunma için, anomaliyi işlem onaylanmadan *önce* tespit edebilen ve anında müdahale edebilen sistemlere ihtiyaç vardır.
Modern Çözüm: aiReflex (Bulut İşlem İzleme) ile Coğrafi Uyumsuzluk Tespiti
Geleneksel yöntemlerin yetersiz kaldığı noktada, yapay zeka ve makine öğrenmesi tabanlı modern teknolojiler devreye giriyor. İHS Teknoloji’nin Türkiye’deki dağıtıcılığını üstlendiği Fraud.com platformu üzerinde çalışan aiReflex (Bulut İşlem İzleme), coğrafi uyumsuzluk gibi karmaşık dolandırıcılık senaryolarını gerçek zamanlı olarak tespit etmek ve önlemek için tasarlanmış hibrit bir çözümdür. Bu platform, hem esnek kural tabanlı kontrolleri hem de gelişmiş yapay zeka analizini bir araya getirerek kuruluşlara kapsamlı bir koruma sağlar.
Gerçek Zamanlı Veri Analizi ve Lokasyon Tespiti
aiReflex, bir işlem talebi geldiği anda, milisaniyeler içinde birden çok coğrafi veri noktasını analiz etme kapasitesine sahiptir. Bu, dolandırıcılık girişimlerini henüz gerçekleşmeden durdurma imkanı tanır.
IP Adresi Coğrafi Konumlandırma (IP Geolocation)
Platform, işlem isteğinin geldiği IP adresini anında analiz ederek coğrafi konumunu (ülke, şehir), bağlantı türünü ve bilinen bir proxy veya VPN arkasında olup olmadığını belirler. Bu, TCMB’nin “riskli ülkelerden gelen IP’ler” veya “yurtdışı IP’li yerel işyeri” gibi senaryolarını otomatik olarak izlemeyi sağlar.
İşlem ve Cihaz Verilerinden Konum Analizi
aiReflex, sadece IP adresine değil, aynı zamanda işlemde kullanılan cihaza ait bilgilere (cihaz parmak izi), kartın ihraç edildiği ülkeye ve müşterinin daha önceki işlemlerindeki konum geçmişine de bakar. Tüm bu verileri birleştirerek, “İmkansız Seyahat” gibi karmaşık coğrafi anormallikleri yüksek bir doğrulukla tespit eder.
Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi ile Anomali Tespiti
aiReflex’in en güçlü yanı, statik kuralların ötesine geçerek davranışsal anormallikleri tespit edebilmesidir. Yapay zeka ve makine öğrenmesi algoritmaları, sürekli olarak işlem verilerini öğrenir ve normal davranış kalıpları oluşturur.
Normal Davranış Profillerinin Oluşturulması
Sistem, her bir müşteri ve üye işyeri için zaman içinde “normal” davranış profilleri oluşturur. Bu profil, genellikle işlem yapılan coğrafi konumları, kullanılan cihazları ve işlem saatlerini içerir. Örneğin, bir müşteri genellikle Ankara’dan ve belirli bir cihazdan işlem yapıyorsa, bu onun normal profilini oluşturur.
Profilden Sapmaların Otomatik Olarak İşaretlenmesi
Ankara’daki müşteri adına aniden Vietnam’dan bir IP adresiyle işlem yapılmaya çalışıldığında, yapay zeka modeli bu durumu normal profilden bir sapma olarak anında algılar. Bu anomali, işlemi yüksek riskli olarak işaretler ve ek bir kimlik doğrulama adımı (örneğin, SMS OTP) tetikleyebilir veya işlemi doğrudan reddedebilir. Bu yaklaşım, yanlış pozitif (false positive) oranını düşürerek meşru müşterilerin deneyimini olumsuz etkilemez.
| TCMB Coğrafi Risk Unsuru | aiReflex Çözümü |
|---|---|
| Fiziki POS’un sık lokasyon değiştirmesi | Gerçek zamanlı konum verisi analizi ve anomali tespiti. |
| Yurtiçi işyerinin yurtdışı IP kullanması | Anlık IP Geolocation analizi ve işyeri kayıt ülkesi ile karşılaştırma. |
| Kart, IP, cihaz coğrafi tutarsızlığı | Çok katmanlı veri analizi (Velocity Check, Cihaz Parmak İzi, IP analizi). |
| “İmkansız Seyahat” senaryoları | Yapay zeka destekli davranışsal analiz ve müşteri işlem geçmişi takibi. |
| Riskli ülke/IP’lerden gelen işlemler | Esnek kural motoru ve dinamik olarak güncellenen riskli IP listeleri. |
TCMB Rehberindeki Senaryoların aiReflex ile Otomatize Edilmesi
aiReflex, TCMB rehberinde belirtilen tüm coğrafi temelli risk unsurlarını ve daha fazlasını otomatize etmek için önceden yapılandırılmış senaryolar sunar. Bu, kuruluşların düzenleyici uyumluluğu hızlı ve etkin bir şekilde sağlamasına olanak tanır. TCMB’nin 3 saat kuralı, gerçek zamanlı çalışan aiReflex gibi bir platformla sorun olmaktan çıkar, çünkü tespit ve müdahale saniyeler içinde gerçekleşir.
Esnek Kural Motoru ile Kuruma Özgü Senaryoların Tanımlanması
Platform, yapay zeka yeteneklerinin yanı sıra güçlü ve esnek bir kural motoruna da sahiptir. Bu sayede finansal kuruluşlar, kendi iş modellerine ve risk iştahlarına özgü kurallar tanımlayabilir. Örneğin, belirli bir işyeri sektörü için coğrafi işlem limitleri belirlemek veya yeni açılan işyerleri için ilk ay boyunca tüm yurtdışı IP’li işlemleri ek kontrole tabi tutmak gibi özel senaryolar kolayca oluşturulabilir.
Coğrafi Uyumsuzluk Tespiti İçin Neden İHS Teknoloji’yi Tercih Etmelisiniz?
Finansal teknolojiler dünyasında coğrafi uyumsuzluk gibi karmaşık riskleri yönetmek, sadece güçlü bir teknolojiye değil, aynı zamanda yerel düzenlemelere hakim, güvenilir bir iş ortağına sahip olmayı gerektirir. İHS Teknoloji, global teknoloji liderliği ile yerel uzmanlığı bir araya getirerek ödeme ve elektronik para kuruluşlarına bu alanda benzersiz bir değer sunar.
Global Teknoloji Lideri Fraud.com ve Yerel Uzman İHS Teknoloji İş Birliği
aiReflex platformu, dolandırıcılıkla mücadele alanında dünyanın önde gelen teknoloji sağlayıcılarından biri olan Fraud.com’un gücünü arkasına alır. İHS Teknoloji ise bu global gücü, Türkiye’nin yerel pazar dinamiklerine ve mevzuatlarına uyumlu hale getiren köprü görevini üstlenir. Bu iş birliği sayesinde, müşterilerimiz hem sınıfının en iyisi bir teknolojiye sahip olur hem de yerel destek ve danışmanlık hizmetlerinden faydalanır.
TCMB Düzenlemelerine Tam Uyum Sağlayan Çözümler
Sunduğumuz aiReflex Bulut Hizmetleri, TCMB’nin “Risk Yönetimi Rehberi”nde belirtilen tüm coğrafi ve davranışsal izleme gerekliliklerini karşılamak üzere tasarlanmıştır. Platformumuz, kuruluşların yasal yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmelerini sağlarken, aynı zamanda manuel takip süreçlerinin getirdiği operasyonel yükü ortadan kaldırır. Bu sayede uyum ekipleri, zamanlarını reaktif kontroller yerine stratejik risk analizine ayırabilir.
aiReflex Platformunun Sağladığı Gelişmiş Analitik Yetenekler
aiReflex, basit kural motorlarının ötesinde, yapay zeka, makine öğrenmesi, davranışsal biyometri ve cihaz parmak izi gibi gelişmiş analitik yetenekler sunar. Bu teknolojiler, daha önce tespit edilmesi imkansız olan gizli ve karmaşık dolandırıcılık desenlerini ortaya çıkarır. Gerçek zamanlı veri analizi sayesinde, şüpheli işlemlere anında müdahale ederek potansiyel kayıpları ve yasal riskleri kaynağında engellersiniz.
Proaktif Risk Yönetimi ile Finansal Kayıpların ve Yasal Yaptırımların Önlenmesi
İHS Teknoloji ile çalışmak, reaktif bir savunma pozisyonundan proaktif bir risk yönetimi anlayışına geçmek demektir. Coğrafi uyumsuzlukları ve diğer anomalileri önceden tespit ederek, sadece finansal kayıpları engellemekle kalmaz, aynı zamanda TCMB tarafından uygulanabilecek idari para cezalarından da korunmuş olursunuz. Marka itibarınızı korumak ve müşterilerinize güvenli bir ödeme deneyimi sunmak için İHS Teknoloji’nin sunduğu modern çözümlerle tanışın.

