Türkiye’nin dinamik finansal teknoloji ekosisteminde faaliyet gösteren ödeme ve elektronik para kuruluşları için yasal uyumluluk, en kritik önceliklerden biridir. Bu alandaki en temel düzenleyici çerçeve olan 6493 sayılı Kanun, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan yeni “Risk Yönetimi Rehberi” ile daha da somut ve detaylı bir yapıya kavuşmuştur. Bu rehber, kuruluşların sundukları hizmetlerin yasa dışı faaliyetlerde kullanılmasını önlemek amacıyla alınması gereken idari ve teknik tedbirleri net bir şekilde ortaya koyarak, sektör için yeni bir dönemin kapılarını aralamaktadır. Artık risk yönetimi, sadece bir iyi niyet göstergesi değil, aynı zamanda teknoloji ve otomasyonla desteklenmesi zorunlu, proaktif ve sürekli bir operasyon haline gelmiştir.
İçindekiler
Toggle6493 Sayılı Kanun ve Risk Yönetiminin Temelleri
Finansal sistemin güvenliği ve itibarı, düzenleyici otoritelerin en temel önceliğidir. Bu bağlamda, 6493 sayılı Kanun ve bu kanuna dayanan TCMB düzenlemeleri, ödeme ve elektronik para kuruluşları için bir yol haritası niteliğindedir. Bu bölümde, risk yönetiminin hukuki temelleri ve kavramsal çerçevesi ele alınacaktır.
6493 Sayılı Kanun’un Amacı ve Ödeme Kuruluşları İçin Önemi
20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun, Türkiye’deki ödeme hizmetleri ve elektronik para ihracı faaliyetlerini düzenleyen temel yasal metindir. Kanunun temel amacı; ödeme sistemlerinin güvenli, verimli ve kesintisiz çalışmasını sağlamak, tüketici haklarını korumak ve finansal istikrara katkıda bulunmaktır. Ödeme kuruluşları için bu kanun, faaliyet lisansı almaktan operasyonel süreçlere kadar tüm işleyişin ana çerçevesini çizer ve yasal sınırlar içinde kalmalarını temin eder.
Risk Yönetiminin Hukuki Dayanağı: TCMB Yönetmelik ve Tebliğleri
TCMB’nin yayımladığı “Risk Yönetimi Rehberi”, hukuki dayanağını 6493 sayılı Kanun kapsamında çıkarılan “Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik” ve ilgili tebliğlerden almaktadır. Özellikle Yönetmeliğin 27. ve Tebliğin 19. maddeleri, kuruluşların yasa dışı faaliyetlerin önlenmesine yönelik idari ve teknik tedbirler alma yükümlülüğünü açıkça belirtir. Bu düzenlemeler, risk yönetiminin keyfi değil, yasal bir zorunluluk olduğunu vurgular.
Yasa Dışı Faaliyetler Nelerdir? (Sahtekârlık, Dolandırıcılık, Yasa Dışı Bahis)
Rehber kapsamında odaklanılan yasa dışı faaliyetler oldukça geniştir. Bunlar arasında sahtekârlık (fraud), dolandırıcılık, yasa dışı bahis ve kumar gibi mali suçlar ilk sıralarda yer alır. Ayrıca, 5549 sayılı Kanun kapsamında kara para aklama (AML) ve terörizmin finansmanının önlenmesi (CFT) gibi suçlar da bu çerçevede değerlendirilir. Kuruluşların, bu tür faaliyetlere aracılık etmemek için etkin izleme mekanizmaları kurması beklenmektedir.
Risk Temelli Yaklaşım Nedir ve Neden Gereklidir?
Risk temelli yaklaşım, her müşterinin, işlemin veya hizmetin aynı risk seviyesine sahip olmadığı prensibine dayanır. Bu yaklaşım, kuruluşların kaynaklarını en yüksek risk taşıyan alanlara odaklamasını sağlar. TCMB rehberi, kuruluşların kendi iş modellerine, müşteri profillerine ve hizmet türlerine özgü risk değerlendirmeleri yaparak, statik kurallar yerine dinamik ve proaktif bir risk temelli şüpheli işlem izleme mekanizması geliştirmesini zorunlu kılar. Bu, hem daha etkin bir koruma sağlar hem de operasyonel verimliliği artırır.
Risk Yönetiminde Temel İlkeler ve Yükümlülükler
TCMB tarafından belirlenen yeni çerçeve, ödeme ve elektronik para kuruluşlarının risk yönetimi süreçlerine dair temel ilkeleri ve operasyonel yükümlülükleri net bir şekilde tanımlamaktadır. Bu ilkeler, reaktif bir tutumdan proaktif ve teknoloji odaklı bir modele geçişi zorunlu kılmaktadır.
Proaktif ve Sürekli İzlemenin Rolü
Rehber, risk yönetiminin yalnızca bir sorun ortaya çıktığında müdahale edilen bir süreç olmaktan çıkması gerektiğini vurgular. Kuruluşlar, sundukları hizmetlerin yasa dışı faaliyetlerde kullanılıp kullanılmadığını anlamak için proaktif ve devamlı bir izleme faaliyeti yürütmekle yükümlüdür. Bu, anomali ve şüpheli işlem kalıplarını henüz bir zarara veya yasal ihlale yol açmadan önce tespit etmeyi amaçlar.
Manuel Takip Mekanizmalarının Yetersizliği ve Otomasyon Zorunluluğu
TCMB’nin en net talimatlarından biri, takip mekanizmalarının manuel olamayacağıdır. İşlem hacimlerinin büyüklüğü ve suçluların kullandığı yöntemlerin karmaşıklığı, manuel kontrolleri yetersiz kılmaktadır. Bu nedenle, kuruluşların şüpheli işlemleri anlık olarak tespit edip analiz edebilen otomatik sistemler kurması bir zorunluluktur. Manuel şüpheli işlem takip süreçleri, bu otomatik sistemleri destekleyici nitelikte olabilir ancak ana izleme mekanizması olamaz.
Risk Değerlendirmesi ve Geliştirme Sorumluluğu
Rehberde belirtilen risk unsurları, “asgari” bir çerçeve sunar. Kuruluşların sorumluluğu bu liste ile sınırlı değildir. Her kuruluş, kendi risk değerlendirmesini yaparak bu asgari unsurları geliştirmek ve kendi operasyonel gerçekliğine uygun yeni senaryolar eklemekle yükümlüdür. Risk ortamı sürekli değiştiği için bu değerlendirme ve geliştirme sürecinin de dinamik olması beklenir.
Riskli İşlemlerin Tespiti ve Aksiyon Alma Süreleri
Rehber, zamanlama konusunda çok net bir kural getirmiştir. Riskli veya şüpheli olarak değerlendirilebilecek işlemlerin tespiti “işlem anında” (real-time) yapılmalıdır. Tespit edilen bu işlemlere ilişkin değerlendirme ve alınacak aksiyonların (örneğin, işlemi durdurma, hesabı askıya alma, ek bilgi talep etme) belirlenmesi için tanınan süre ise “işlem anından itibaren en geç üç saattir”. Bu 3 saat kuralı, kuruluşların son derece hızlı ve etkin müdahale kapasitesine sahip olmasını gerektirir.
Ödeme Hesabı Hizmetleri İçin Asgari Risk Unsurları ve İzleme Senaryoları
Bireysel ve ticari ödeme hesapları, yasa dışı faaliyetler için en sık kullanılan kanallardan biridir. TCMB rehberi, bu alandaki riskleri minimize etmek amacıyla takip edilmesi gereken çok sayıda spesifik senaryo belirlemiştir. Bu senaryolar, normal müşteri davranışlarından sapan anormal kalıpları tespit etmeye odaklanır.
İşlem Adedi ve Sıklığına Dayalı Risk Göstergeleri
Sıradan bir kullanıcının işlem alışkanlıkları genellikle bellidir. Bu kalıpların dışına çıkan yoğun aktiviteler, bir risk göstergesi olarak kabul edilir. Rehbere göre izlenmesi gereken bazı temel senaryolar şunlardır:
- Bireysel bir hesaptan bir günde 10’dan fazla para transferi yapılması.
- Bir ödeme hesabından gün içinde 5 veya daha fazla farklı kişiye para gönderilmesi.
- Bir ödeme hesabına gün içinde 5 veya daha fazla farklı kişiden para gelmesi.
Bu gibi durumlar, hesabın ticari amaçla veya hesap kiralama (mule account) gibi yasa dışı faaliyetler için kullanıldığına işaret edebilir.
Farklı Kişilere/Kişilerden Yapılan Para Transferlerinin İzlenmesi
İşlem sıklığının yanı sıra, etkileşim kurulan kişi sayısı da önemlidir. Rehber, aylık bazda da takip yapılmasını zorunlu kılar:
- Bir ödeme hesabına bir ayda 15 veya daha fazla farklı kişiden para transferi yapılması.
- Bir ödeme hesabından bir ayda 15 veya daha fazla farklı kişiye para transferi yapılması.
Bu senaryolar, özellikle yasa dışı bahis ve kumar gibi organizasyonlarda para toplama veya dağıtma işlemlerini tespit etmek için kritik öneme sahiptir.
Müşteri Profili ve Hesap Yaşına İlişkin Riskler (Yaş, Hesap Açılış Tarihi)
Müşterinin demografik bilgileri ve hesap geçmişi, risk analizinde önemli bir yer tutar. Özellikle finansal tecrübesi az olan veya yeni açılmış hesaplar daha yakından izlenmelidir. 18 yaş altı hesaplarda şüpheli işlem senaryoları gibi, rehberde şu özel duruma dikkat çekilir:
- Hesap sahibinin 20 yaşından küçük olduğu bireysel hesaplarda veya yeni açılan bir hesapta, ilk bir ay içinde 50’den fazla işlem yapılması veya toplam işlem tutarının 27.500 TL’yi aşması.
Teknik ve Dijital Ayak İzi Riskleri (IP Adresi, E-posta, Cep Telefonu)
Finansal suçlular, kimliklerini gizlemek için çeşitli teknik yöntemlere başvururlar. Bu nedenle, işlemlerin teknik detaylarının analizi zorunludur. İzlenmesi gereken başlıca teknik riskler şunlardır:
- Aynı IP adresinden aynı gün içinde 5 veya daha fazla farklı müşterinin hesabına erişilmesi.
- Güvenilmeyen e-posta sunucularına ait adreslerle hesap açılması.
- Aynı yıl içinde aynı e-posta veya telefon numarasıyla birden fazla hesap açılması.
- Çoklu hesap açılışlarını yakalamak için aynı T.C. kimlik numarasına sahip müşteri adına birden fazla aktif hesap bulunması.
Coğrafi Konum ve Riskli Ülke Bağlantılarının Tespiti
İşlemin yapıldığı coğrafi konum, risk seviyesini doğrudan etkileyebilir. Özellikle yasa dışı bahis faaliyetlerinin yasal olduğu veya finansal denetimin zayıf olduğu ülkelerle olan bağlantılar şüphe uyandırmalıdır. Bu kapsamda, riskli ülkeler veya off-shore merkezlere ait IP adreslerinden veya cep telefonu numaralarıyla yapılan işlemler dikkatle izlenmelidir. Bölgesel işlem anormallikleri de bu kapsamda değerlendirilebilir.
İşlem Açıklamalarındaki Şüpheli İfadeler ve Kalıplar
Para transferlerinin açıklama (dekont) kısmı, işlemin amacına dair önemli ipuçları barındırabilir. Rehber, bu alanın zorunlu olarak doldurulmasını ve içeriğinin analiz edilmesini istemektedir. Anlamsız, ardışık karakterler veya “kumar, bahis, bet” gibi doğrudan yasa dışı faaliyeti işaret eden kelimelerin veya kısaltmaların kullanılması, işlemin derhal riskli olarak işaretlenmesini gerektirir.
Yüksek Riskli İş Kolları ve Müşteri Davranışları
Bazı iş kolları, doğaları gereği nakit akışının yoğun ve takibinin zor olduğu alanlardır. Ödeme hesabının sürekli olarak kuyumculuk, oyun pini satışı, kontör yükleme gibi faaliyetlerde kullanılması dikkat çekici bir durumdur. Benzer şekilde, bir müşterinin kar amacı gütmeyen organizasyonlara bir ay içinde çok sayıda veya yüksek tutarlı bağış yapması da ayrıca incelenmesi gereken bir davranış kalıbıdır.
Ödeme Aracının Kabulüne İlişkin Hizmetler İçin Risk Unsurları (Sanal & Fiziki POS)
Üye işyerlerine sunulan sanal ve fiziki POS hizmetleri, yasa dışı gelirlerin sisteme sokulması (aklınlanması) için kullanılabilecek önemli kanallardır. Bu nedenle TCMB, işyeri faaliyetlerinin yakından izlenmesi için detaylı kriterler belirlemiştir.
Ciro Takibi ve Anormal Değişimlerin İzlenmesi
Bir işyerinin cirosu, ticari faaliyetlerinin en temel göstergesidir. Cirodaki ani ve mantıksız değişimler, şüpheli bir duruma işaret edebilir. İzlenmesi gerekenler:
- İşyeri ve sektör ortalamasının üzerinde anormal günlük ciro yapılması.
- Ticari geçmişiyle uyumsuz, ani ve hızlı ciro artışları yaşanması.
- Günlük cironun bir anda dört kat veya daha fazla artması.
Bu tür artışlar, işyerinin POS’unun yasa dışı bahis gibi faaliyetlerden gelen parayı aklamak için kullanılıyor olabileceğini düşündürür.
İtiraz (Chargeback) Oranlarının Takibi
İtiraz veya ters ibraz (chargeback), bir kart sahibinin yaptığı harcamaya itiraz etmesi durumudur. Yüksek chargeback oranları, genellikle müşteri memnuniyetsizliğinin veya sahte işlemlerin bir göstergesidir. Haftalık harcama itirazlarının toplam işlem adedine veya tutarına oranının %5’i aşması, ciddi bir risk sinyali olarak kabul edilir.
İşlem Zamanı ve Periyoduna İlişkin Anomali Tespiti (Gece, Hafta Sonu İşlemleri)
İşyerinin faaliyet gösterdiği sektörün normal çalışma saatleri dışında yoğun işlem yapması şüphe çekicidir. Örneğin, bir giyim mağazasının cirosunun büyük bir kısmını gece saatlerinde yapması beklenmez. Rehberdeki kriterler:
- Aylık cironun %75’inin hafta sonu gerçekleşmesi (sektörüne göre değerlendirilir).
- Aylık cironun %50’sinin 21:00 ila 06:00 saatleri arasında gerçekleşmesi.
Tekrar Eden ve Düz Tutarla Yapılan İşlemlerin Analizi
Yasa dışı bahis siteleri veya benzeri platformlar, genellikle kullanıcılarından 50, 100, 250 TL gibi sabit ve düz tutarlarda ödeme yapmalarını ister. Bir işyerinin işlemlerinin önemli bir kısmının bu tür tekrar eden düz tutarlardan oluşması, normal bir ticari faaliyete uymaz. Aylık işlem adedinin/tutarının %25’inin bu tür işlemlerden oluşması, bir inceleme gerektirir.
İş Yeri Profili ve Ticari Geçmişe İlişkin Riskler (Yeni İşletmeler, Sektör Uyumu)
İşyerinin kim olduğu, ne kadar süredir faaliyette olduğu ve finansal geçmişi, risk değerlendirmesinin temelini oluşturur. Rehber, özellikle yeni kurulan ve finansal geçmiş sunamayan işyerlerine yönelik ciro limitleri belirlemiştir:
- İlk ayda 250.000 TL, ilk iki ayda 500.000 TL ve ilk üç ayda 1.000.000 TL ciroya ulaşmaları durumunda bu işyerleri daha yakından izlenmelidir.
- Ayrıca, tecrübesi olmayan kişilerce kurulan şirketlerin bir anda sektör ortalamasının üzerinde ciro elde etmesi de şüpheli bir durumdur.
Teknik Risk Göstergeleri (Domain Yaşı, IBAN Değişikliği, IP Uyumu)
İşyerinin dijital ve teknik altyapısı da önemli ipuçları sunar. Yeni kurulan işyerlerinde domain yaşı, IBAN değişiklikleri ve IP uyumu gibi faktörler takip edilmelidir:
- İşlem yapılan web sitesinin alan adının (domain) 3 aydan yeni olması.
- İşyerinin son 3 ayda 3 defadan fazla IBAN değiştirmesi.
- Türkiye’deki bir işyerinin POS sunucu IP adresinin yurtdışı kaynaklı olması.
- POS ile alınan ödemelerde, işlemin yapıldığı web sitesi ile back URL bilgisinin uyumsuz olması.
| Risk Kategorisi | Ödeme Hesabı Hizmetleri İçin Risk Unsuru | Ödeme Aracının Kabulü (POS) Hizmetleri İçin Risk Unsuru |
|---|---|---|
| İşlem Sıklığı/Adedi | Bir hesaptan günde 10’dan fazla para transferi yapılması. | Aynı ödeme aracından (kart) iki saatte 5’ten fazla işlem yapılması. |
| Tutar/Ciro | Yeni açılan hesapta ilk ay 27.500 TL’yi aşan işlem hacmi. | Ticari geçmişten bağımsız olarak günlük cironun 4 kat artması. |
| Zamanlama | İki saat içinde aynı işyerinde 5’ten fazla işlem yapılması. | Aylık cironun %50’sinin gece 21:00 – 06:00 arasında gerçekleşmesi. |
| Teknik Unsurlar | Aynı IP’den 5 farklı müşteri hesabına giriş yapılması. | İşyeri web sitesi domain yaşının 3 aydan küçük olması. |
| Davranışsal Analiz | İşlem açıklamasında “kumar, bahis” gibi ifadelerin kullanılması. | Aylık işlemlerin %25’inin tekrar eden düz tutarlı (50, 100 TL vb.) olması. |
Fatura Ödemeleri, Para Havalesi ve Mobil Ödeme Hizmetleri İçin Risk Unsurları
Ödeme hesapları ve POS hizmetlerinin yanı sıra, fatura ödemelerine aracılık, temsilciler üzerinden yapılan para havaleleri ve mobil ödemeler de yasa dışı faaliyetler için risk barındıran alanlardır. TCMB, bu hizmetlere özgü izleme senaryoları belirlemiştir.
Fatura Ödemelerine Aracılık Hizmetlerindeki Riskler
Fatura ödeme merkezleri, yüksek işlem hacimleri nedeniyle dikkatle izlenmelidir. Normal bir bireysel kullanıcının veya küçük bir işletmenin ödeme alışkanlıklarının dışına çıkan aktiviteler şüphelidir:
- Bireysel bir müşteri tarafından bir ayda 30’dan fazla fatura ödenmesi.
- Bir işyeri tarafından bir ayda 70’ten fazla fatura ödenmesi.
- Bireysel bir müşteri tarafından bir ayda 90’dan fazla fatura sorgulaması yapılması.
Bu gibi durumlar, bu hizmetin para aklama veya başka bir organize suç faaliyeti için paravan olarak kullanılabileceğine işaret eder. Özellikle para transferi ve fatura ödemelerindeki şüpheli işlemler dikkatle incelenmelidir.
Temsilciler Aracılığıyla Yürütülen Para Havalesi İşlemlerinin İzlenmesi
Para havalesi hizmeti sunan temsilcilikler (acenteler), fiziksel dünyada gerçekleşen işlemler nedeniyle özel riskler taşır. Temsilcinin faaliyetlerindeki anormallikler, hem temsilcinin kendisinin hem de hizmet verdiği müşterilerin riskli olabileceğini gösterir:
- Faaliyetlerini fiziki olarak yürüten bir temsilcinin, kendi il sınırları dışındaki iller için yoğun fatura ödemesi veya para transferi yapması.
- Bir para havalesi temsilcisinin aynı zamanda sanal POS üye işyeri olması.
- Aynı aileden veya bölgeden çok sayıda kişinin ayrı ayrı temsilci olarak tanımlanması.
Temsilci Ciroları ve Faaliyet Kalıplarındaki Anormallikler
Tıpkı üye işyerlerinde olduğu gibi, temsilcilerin cirolarındaki ani ve açıklanamayan artışlar da bir risk göstergesidir. Kuruluşların, temsilcileri nezdinde de ciro takibi yapması ve dört kat ve üzeri ciro artışlarını incelemesi gerekmektedir. Ayrıca, müşteri sayısı az olmasına rağmen bir temsilcinin çok yüksek ciro elde etmesi veya cirosunun sektör ortalamasının %75 üzerine çıkması gibi durumlar da şüpheyle karşılanmalıdır.
Mobil Ödeme İşlemlerine Özgü Risk Senaryoları
Mobil ödeme, GSM operatörleri üzerinden yapılan ve ödeme tutarının telefon faturasına yansıtıldığı bir hizmettir. Bu alanda hem alıcının (işyeri) hem de gönderenin (müşteri) ödeme hizmeti sağlayıcıları için ayrı risk senaryoları bulunmaktadır. Alıcı tarafındaki riskler, “Ödeme Aracının Kabulüne İlişkin Hizmetler” başlığı altındaki POS kurallarına benzer şekilde ele alınmalıdır. Gönderen tarafındaki (genellikle GSM operatörünün kontrolündeki kuruluş) riskler ise şunlardır:
- Bir bireysel müşterinin 21:00 ila 06:00 saatleri arasında 3 adet mobil ödeme yapması.
- Aynı cep telefonu numarasından bir saat içinde aynı işyerine 3, farklı işyerlerine 5 mobil ödeme yapılması.
- Son bir yıldır hiç kullanılmamış bir hattan ilk defa mobil ödeme işlemi yapılması.
API Bağlantılarında Güvenlik ve Risk Yönetimi Yükümlülükleri
Uygulama Programlama Arayüzleri (API), ödeme kuruluşlarının hizmetlerini işyerleri ve diğer platformlarla entegre etmesini sağlayan teknolojik köprülerdir. Ancak bu esneklik, doğru yönetilmediğinde ciddi güvenlik riskleri ve yasa dışı faaliyetlere zemin hazırlayabilir. TCMB rehberi, API güvenliğine özel bir önem atfetmektedir.
API Kullanan İşyerleri İçin Risk Değerlendirmesi ve Sürekli İzleme
Bir işyerine API erişimi vermek, ona sistemin bir parçasını açmak anlamına gelir. Bu nedenle, kuruluşlar API kullandıracakları her işyeri için detaylı bir risk değerlendirmesi yapmak zorundadır. Bu değerlendirme, işyerinin API’yi yasa dışı bahis gibi faaliyetlerde kullanmasını önlemeye yönelik olmalıdır. API üzerinden geçen işlemler, normal dışı bir ödeme, fon transferi veya davranış deseni gösterip göstermediği açısından sürekli olarak izlenmelidir.
API Üzerinden Gerçekleşen İşlemlerin Denetim İzlerinin (Audit Trail) Tutulması
API aracılığıyla yapılan her işlemin kaydının tutulması zorunludur. Bu denetim izleri, bir sorun anında geriye dönük analiz yapmayı ve sorumluları tespit etmeyi sağlar. Tutulması gereken asgari bilgiler şunlardır:
- İşlem türü, tutarı, tarihi ve saati.
- Müşteri ve işyeri tanımlayıcı bilgileri.
- API isteğinin geldiği kaynak IP adresi, port, zaman ve işyeri URL’si.
Bu kayıtların Tebliğ hükümlerine uygun olarak en az 10 yıl süreyle saklanması gerekmektedir.
API Erişim Güvenliği: IP Kısıtlaması ve Beyaz Liste (Whitelist) Uygulamaları
API’lerin amaç dışı kullanımını engellemenin en etkili yollarından biri, erişimi kısıtlamaktır. Rehber, API üzerinden iletişim kuracak IP adreslerinin statik olmasını ve bu adresler için bir “beyaz liste” (whitelist) oluşturulmasını şart koşar. Bu liste dışından gelen tüm erişim talepleri engellenmelidir. Bu kurala uymayan ve API’yi amaç dışı kullandığı tespit edilen işyerleriyle derhal iş ilişkisi kesilmelidir.
API Anahtarlarının Güvenliği ve Amaç Dışı Kullanımın Önlenmesi
API anahtarları (API keys), sisteme erişim için kullanılan dijital kimliklerdir ve son derece gizli tutulmalıdır. Rehber, API güvenliği için ek önlemlerin alınmasını talep eder. Bunlar arasında API token’ının benzersiz (unique) olması ve back URL’nin, API’nin tanımlandığı web sitesi ile aynı olmasının sağlanması gibi teknik kontroller yer alır. Bu, bir işyerine verilen API anahtarının çalınarak başka bir yasa dışı sitede kullanılmasını engeller.
Teknolojik Çözümlerle Risk Yönetiminin Otomasyonu: Fraud.com aiReflex
TCMB’nin yeni rehberi, ödeme ve elektronik para kuruluşları için teknoloji ve otomasyonun artık bir tercih değil, yasal bir zorunluluk olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Manuel süreçlerin yetersizliği ve 3 saat gibi katı bir aksiyon süresinin getirilmesi, geleneksel yöntemlerle uyum sağlamayı imkansız hale getirmektedir. Bu noktada, yapay zeka destekli modern çözümler devreye girmektedir.
TCMB Rehberinin Gerektirdiği Anlık ve Otomatik İzleme İhtiyacı
Rehber, şüpheli işlemlerin “işlem anında” tespit edilmesini şart koşar. Saniyede binlerce işlemin gerçekleştiği bir ortamda, bu tespiti insan müdahalesiyle yapmak olanaksızdır. Dolayısıyla, tüm işlem akışını gerçek zamanlı olarak tarayabilen, rehberdeki onlarca senaryoyu anlık olarak kontrol edebilen ve riskli işlemleri anında işaretleyebilen otomatik sistemlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bulut İşlem İzleme platformları, bu ihtiyacı karşılamak üzere tasarlanmıştır.
Geleneksel Kural Bazlı Sistemlerin Yetersizlikleri
Geleneksel dolandırıcılık önleme sistemleri, genellikle “eğer X olursa, Y yap” (if-then) şeklinde çalışan statik kurallara dayanır. Örneğin, “eğer işlem tutarı 10.000 TL’den büyükse, onaya gönder” gibi. Ancak bu sistemler, daha önce tanımlanmamış yeni ve karmaşık dolandırıcılık yöntemleri karşısında yetersiz kalır. Ayrıca, çok sayıda yanlış alarm (false positive) üreterek operasyonel verimliliği düşürürler ve sürekli manuel ayarlama gerektirirler.
Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi Destekli İşlem İzleme: aiReflex (Bulut İşlem İzleme)
IHS Teknoloji’nin sunduğu Fraud.com aiReflex, geleneksel sistemlerin eksikliklerini gidermek için tasarlanmış hibrit bir çözümdür. Platform, hem TCMB rehberindeki gibi net ve bilinen senaryolar için kural tabanlı bir motoru hem de daha önce görülmemiş anormallikleri ve gizli kalıpları tespit etmek için yapay zeka (AI) ve makine öğrenmesi (ML) algoritmalarını bir arada kullanır. Davranışsal biyometri, cihaz parmak izi (device fingerprinting) ve velocity check gibi gelişmiş yeteneklerle her bir işlemin ve kullanıcının risk profilini dinamik olarak analiz eder.
aiReflex ile Karmaşık ve Gelişen Suç Desenlerinin Tespiti
Finansal suçlular, sürekli olarak yöntemlerini değiştirmekte ve otoritelerden bir adım önde olmaya çalışmaktadır. aiReflex’in makine öğrenmesi modelleri, milyonlarca işlemi analiz ederek “normal” davranışın ne olduğunu öğrenir. Bu normalin dışına çıkan her türlü sapmayı (anomali tespiti), belirli bir kurala uymasa bile tespit edebilir. Bu sayede, organize bir dolandırıcılık ağının üyeleri arasındaki zayıf bağlantıları veya yavaş yavaş gelişen şüpheli ciro artışlarını proaktif olarak ortaya çıkarabilir.
| Özellik | Geleneksel Kural Bazlı Sistemler | Fraud.com aiReflex (AI + Kural Hibrit) |
|---|---|---|
| Tespit Yöntemi | Statik, önceden tanımlanmış kurallar (If-Then) | Dinamik, kendi kendine öğrenen modeller + esnek kurallar |
| Yeni Tehditlere Uyum | Yavaş, manuel kural güncellemesi gerektirir. | Hızlı ve otomatiktir. Yeni dolandırıcılık desenlerini kendi öğrenir. |
| Yanlış Alarm (False Positive) | Yüksek oranda yanlış alarm üretir, operasyonel yük artar. | Davranışsal analiz ile yanlış alarm oranını önemli ölçüde düşürür. |
| TCMB 3 Saat Kuralı Uyumu | Zor ve risklidir. Manuel inceleme süreçleri yavaş kalabilir. | Gerçek zamanlı tespit ve otomatik aksiyon yetenekleri ile tam uyum sağlar. |
| Kurulum ve Bakım | Genellikle kurum içi (on-premise) kurulum gerektirir, uzun sürer. | Bulut tabanlı (SaaS) olduğu için hızlı entegrasyon ve düşük bakım maliyeti sunar. |
Yükümlülüklere Uymamanın Sonuçları ve Yaptırımlar
TCMB tarafından yayımlanan Risk Yönetimi Rehberi, tavsiye niteliğinde bir belge değil, uyulması zorunlu bir talimatlar bütünüdür. Bu rehberde belirtilen yükümlülüklere uymayan kuruluşları ciddi hukuki ve finansal sonuçlar beklemektedir. Bu nedenle, idari para cezalarından kaçınma stratejileri, teknoloji kullanımıyla doğrudan ilişkilidir.
6493 Sayılı Kanun Kapsamında Uygulanabilecek İdari Para Cezaları
Rehberin “Yaptırım” başlıklı bölümünde, kurallara uymamanın sonuçları net bir şekilde belirtilmiştir. Rehberdeki takip yöntemlerini ve risk unsurlarını dikkate almayan kuruluşlar hakkında, 6493 sayılı Kanun’un 27. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanacaktır. Cezaların miktarı, ihlalin niteliğine ve kuruluşun finansal büyüklüğüne göre önemli tutarlara ulaşabilir.
İç Kontrol ve Risk Yönetimi Zafiyetlerinin Hukuki Sonuçları
İdari para cezalarının yanı sıra, rehbere uyumsuzluk “iç kontrol”, “risk yönetimi” ve “bilgi güvenliği” yükümlülüklerine aykırılık olarak kabul edilecektir. Bu durum, Kanun’un 16. ve 21. maddeleri uyarınca daha ciddi yaptırımların kapısını aralayabilir. Tekrarlanan veya ciddi zafiyetler, kuruluşun faaliyet lisansının askıya alınması veya iptal edilmesi gibi sonuçlara dahi yol açabilir. Ayrıca, bu tür zafiyetler MASAK gibi diğer denetleyici kurumların da dikkatini çekebilir.
İtibar Kaybı ve Finansal Sisteme Etkileri
Hukuki ve finansal yaptırımların ötesinde, risk yönetimi zafiyetleri kuruluşun itibarı üzerinde kalıcı hasarlar bırakabilir. Adının yasa dışı faaliyetlerle anılması, bir ödeme kuruluşunun müşterileri ve iş ortakları nezdindeki güvenini sarsar. Bu durum, müşteri kaybına, iş ortaklıklarının sona ermesine ve uzun vadede pazar payının azalmasına neden olabilir. Güven üzerine kurulu olan finansal sistemde, itibar kaybı en büyük maliyetlerden biridir.
6493 Sayılı Kanun’a Uyumlu Risk Yönetimi İçin Neden İHS Teknoloji’yi Tercih Etmelisiniz?
TCMB’nin yeni Risk Yönetimi Rehberi, ödeme ve elektronik para kuruluşları için çıtayı yükseltmiş ve teknoloji odaklı, proaktif bir yaklaşımı zorunlu kılmıştır. Bu zorlu uyum sürecinde doğru teknoloji ortağını seçmek, yasal risklerden korunmak ve operasyonel verimliliği artırmak için hayati önem taşır. IHS Teknoloji, sunduğu Fraud.com aiReflex çözümü ile bu ihtiyaca tam olarak cevap vermektedir.
TCMB Rehberindeki Tüm Asgari Unsurları Karşılayan Hazır Kural Setleri
aiReflex, TCMB’nin rehberinde detaylı olarak listelenen tüm asgari risk unsurlarını ve izleme senaryolarını içeren hazır kural setleri ile birlikte gelir. “Bir hesaptan günde 10’dan fazla transfer”, “yeni işyerleri için ciro limitleri” veya “riskli işlem açıklamaları” gibi onlarca senaryo, platforma önceden tanımlanmıştır. Bu, kuruluşunuzun TCMB şüpheli işlem izleme senaryo rehberi ile hızla uyumlu hale gelmesini sağlar.
aiReflex ile Gerçek Zamanlı, Proaktif Tespit ve Otomatik Aksiyon Alma
Rehberin en kritik gereksinimlerinden olan “anlık tespit” ve “en geç 3 saatte aksiyon alma” kuralı, aiReflex’in temel yetenekleri arasındadır. Yapay zeka destekli motoru, işlemleri milisaniyeler içinde analiz ederek şüpheli durumları anında tespit eder. Platform, tespit edilen riskli işlemler için işlemi otomatik olarak durdurma, ek kimlik doğrulama adımı isteme veya inceleme için ilgili ekibe anında bildirim gönderme gibi önceden tanımlanmış aksiyonları otomatik olarak tetikleyebilir.
Yerel Mevzuata Hakim Uzman Kadro ve Danışmanlık Desteği
IHS Teknoloji, sadece bir teknoloji sağlayıcısı değil, aynı zamanda yerel mevzuat ve dinamiklere hakim bir çözüm ortağıdır. Uzman kadromuz, TCMB ve FATF gibi düzenleyici kurumların beklentilerini yakından takip eder ve bu değişiklikleri platforma hızla adapte eder. Müşterilerimize, kendi risk profillerine en uygun kural setlerini ve yapay zeka modellerini oluşturma konusunda danışmanlık desteği sunarız.
Esnek ve Ölçeklenebilir Bulut Altyapısı ile Hızlı Entegrasyon ve Düşük Maliyet
aiReflex, bir SaaS (Software as a Service) modelidir ve bulut altyapısı üzerinde çalışır. Bu, herhangi bir donanım yatırımı yapmadan, uzun kurulum süreçleri olmadan sisteme hızla entegre olabileceğiniz anlamına gelir. İşlem hacminiz arttıkça kolayca ölçeklenebilen bu esnek yapı, başlangıç yatırım maliyetini düşürür ve öngörülebilir bir operasyonel gider kalemi oluşturur. Finansal teknoloji dünyasının hızına ayak uydurmak için en ideal çözümdür.

