Dijital dönüşümün hız kazandığı günümüzde, mobil ve web uygulamaları şirketlerin en değerli varlıkları haline gelmiştir. Ancak bu dijitalleşme, beraberinde yeni ve karmaşık güvenlik risklerini de getirmektedir. Tersine mühendislik (Reverse Engineering), bu tehditlerin en tehlikelilerinden biridir. Saldırganlar, bir uygulamanın kaynak kodunu, iş mantığını ve güvenlik mekanizmalarını analiz ederek zafiyetleri ortaya çıkarabilir, fikri mülkiyeti çalabilir veya sistemi aldatacak hile araçları geliştirebilirler. Bu makalede, tersine mühendisliğin ne olduğunu, hangi yöntemlerle yapıldığını ve Device Trust gibi bütünleşik güvenlik çözümleriyle bu sofistike saldırılara karşı uygulama bütünlüğünün nasıl korunabileceğini detaylıca inceleyeceğiz.
İçindekiler
ToggleTersine Mühendisliğe Giriş ve Temel Kavramlar
Tersine mühendislik, bir uygulamanın nasıl çalıştığını anlamak için onu parçalarına ayırma sürecidir. Bu süreç, sadece siber saldırganlar tarafından değil, aynı zamanda rekabet analizi veya uyumluluk testi gibi meşru amaçlarla da kullanılabilir. Ancak kötü niyetli aktörlerin elinde, dijital varlıklar için yıkıcı bir silaha dönüşebilir. Saldırganlar, uygulamanın sırlarını açığa çıkararak hem finansal hem de itibari açıdan büyük zararlara yol açabilirler.
Tersine Mühendislik (Reverse Engineering) Nedir?
Tersine mühendislik, bir cihazın, sistemin veya yazılımın teknolojik prensiplerini, çalışma mekanizmasını ve mimarisini analiz ederek yeniden oluşturma veya kopyalama sürecidir. Yazılım dünyasında bu, derlenmiş bir uygulamanın (makine kodunun) orijinal kaynak koduna veya tasarımına geri dönüştürülmeye çalışılması anlamına gelir. Temel amaç, uygulamanın “kara kutu” olarak görünen iç yapısını şeffaf hale getirmektir.
Mobil ve Web Uygulamaları İçin Neden Kritik Bir Tehdittir?
Mobil ve web uygulamaları, doğaları gereği kullanıcı cihazlarında veya tarayıcılarda çalışır ve bu da onları saldırganlar için erişilebilir hedefler haline getirir. Saldırganlar, uygulamayı kendi kontrollü ortamlarında rahatça inceleyebilir. Özellikle finans, e-ticaret, oyun ve sağlık gibi sektörlerdeki uygulamalar; hassas kullanıcı verileri, ödeme bilgileri, özel algoritmalar ve API anahtarları gibi değerli bilgiler içerir. Bu bilgilerin açığa çıkması, sadece veri sızıntılarına değil, aynı zamanda geniş çaplı dolandırıcılık faaliyetlerine de zemin hazırlar.
Saldırganların Motivasyonları: Fikri Mülkiyet Hırsızlığı, Hile Geliştirme, Zafiyet Tespiti
Saldırganların tersine mühendislik yapma motivasyonları çeşitlidir. En yaygın hedefler arasında uygulamanın benzersiz algoritmalarını veya iş mantığını çalarak rakip bir ürün oluşturmak (fikri mülkiyet hırsızlığı) bulunur. Özellikle mobil oyun sektöründe, oyun içi ekonomiyi manipüle etmek, haksız avantaj sağlamak veya ücretli özellikleri bedava kullanmak için hile (cheat) araçları geliştirmek de önemli bir motivasyondur. Ayrıca, siber güvenlik araştırmacıları veya kötü niyetli saldırganlar, uygulamanın API’lerini nasıl kullandığını anlayarak sunucu tarafında istismar edilebilecek zafiyetler arayabilirler.
Tersine Mühendisliğin Uygulama Bütünlüğüne Etkileri
Uygulama bütünlüğü, bir yazılımın yetkisiz kişiler tarafından değiştirilmediğinin ve orijinal, güvenilir haliyle çalıştığının garantisidir. Tersine mühendislik bu bütünlüğü temelden sarsar. Saldırganlar, uygulamanın kodunu değiştirerek güvenlik kontrollerini devre dışı bırakabilir, sahte bir sertifika ile yeniden imzalayabilir ve klonlanmış, zararlı bir versiyonunu dağıtabilir. Bu durum, repackaging saldırıları olarak bilinir ve kullanıcıların sahte uygulamalar indirerek dolandırılmasına yol açabilir.
Tersine Mühendislik Yöntemleri ve Saldırı Vektörleri
Saldırganlar, bir uygulamanın sırlarını ortaya çıkarmak için çeşitli analiz yöntemleri kullanır. Bu yöntemler temel olarak iki ana kategoriye ayrılır: uygulamanın kodu çalıştırılmadan incelendiği statik analiz ve uygulama çalışırken davranışlarının izlendiği dinamik analiz. Her iki yöntem de farklı araçlar ve teknikler gerektirir ve genellikle birlikte kullanılarak kapsamlı bir analiz gerçekleştirilir.
Statik Analiz: Uygulama Kodunun Çalıştırılmadan İncelenmesi
Statik analiz, uygulamanın yükleme paketinin (Android için APK, iOS için IPA) veya web uygulamasının JavaScript dosyalarının çalıştırılmadan incelenmesidir. Saldırganlar, decompiler veya disassembler gibi araçlar kullanarak derlenmiş makine kodunu daha okunabilir bir formata dönüştürmeye çalışır. Bu yöntemin amacı, kod içerisine gömülmüş API anahtarları, şifreleme algoritmaları, sunucu adresleri gibi hassas bilgileri bulmak ve uygulamanın genel mimarisini anlamaktır.
Dinamik Analiz: Uygulamanın Çalışma Zamanında Davranışlarının İzlenmesi
Dinamik analiz, uygulamanın aktif olarak çalıştığı sırada davranışlarını gözlemlemeyi içerir. Bu yöntem, statik analizle gizlenen veya şifrelenmiş olan bilgileri açığa çıkarmak için oldukça etkilidir. Saldırganlar, uygulamanın bellekteki verilerini okuyabilir, fonksiyon çağrılarını izleyebilir ve ağ trafiğini analiz edebilir.
Hata Ayıklayıcılar (Debuggers) ile Kod Akışını Takip Etme
Hata ayıklayıcılar, yazılım geliştiricilerin kodlarındaki hataları bulmak için kullandığı araçlardır. Ancak saldırganlar bu araçları, uygulamanın çalışmasını istedikleri bir noktada durdurmak, değişkenlerin değerlerini anlık olarak görmek ve kod akışını adım adım takip etmek için kullanır. Bu sayede, şifreleme anahtarlarının belleğe yüklendiği anı veya önemli bir doğrulama fonksiyonunun sonucunu manipüle edebilirler.
Kanca (Hooking) Çerçeveleri: Frida ve Xposed ile Fonksiyonları Manipüle Etme
Kanca (Hooking) çerçeveleri, saldırganların bir uygulamanın çalışma zamanındaki fonksiyonlarının arasına girerek bu fonksiyonların davranışını değiştirmesine olanak tanır. Örneğin, Frida veya Xposed gibi popüler araçlar kullanılarak, bir uygulamanın “cihaz rootlu mu?” kontrolü yapan fonksiyonu kandırılabilir. Fonksiyonun her zaman “hayır, rootlu değil” cevabını vermesi sağlanarak güvenlik denetimleri atlatılabilir.
Emülatörler ve Simülatörler: Kontrollü Sanal Ortamlarda Analiz
Emülatörler ve simülatörler, bir mobil işletim sistemini masaüstü bilgisayarda sanal olarak çalıştıran yazılımlardır. Saldırganlar için bu ortamlar, analiz ve saldırı denemeleri yapmak için idealdir çünkü tam kontrol sağlarlar ve fiziksel bir cihaza ihtiyaç duymazlar. Özellikle bot çiftlikleri ve otomasyon tabanlı saldırılar genellikle emülatörler üzerinde gerçekleştirilir.
Ağ Trafiği Analizi: Ortadaki Adam (Man-in-the-Middle) Saldırıları ile Veri Çözümleme
Bu yöntemde saldırgan, mobil cihaz ile sunucu arasına girerek uygulama tarafından gönderilen ve alınan tüm verileri izler. Charles Proxy veya Burp Suite gibi araçlar kullanılarak, normalde şifreli olan SSL/TLS trafiği çözülebilir ve API isteklerinin içeriği görülebilir. Saldırgan bu sayede API’lerin nasıl çalıştığını öğrenir, istekleri kopyalayarak sunucuya kendi isteğini gönderebilir veya uygulama ile sunucu arasındaki veriyi manipüle edebilir.
Device Trust ile Çalışma Zamanı Koruması (Runtime Protection): CORE SDK
Tersine mühendislik saldırılarının büyük bir kısmı, uygulamanın çalıştığı ortamı manipüle etmeye ve dinamik analiz araçları kullanmaya dayanır. Device Trust CORE SDK, uygulamanız için bir kalkan görevi görerek bu tür girişimleri henüz başlangıç aşamasındayken tespit eder ve engeller. Uygulamanın sadece güvenli ve yetkilendirilmiş ortamlarda çalışmasını sağlayarak saldırı yüzeyini önemli ölçüde daraltır.
Tersine Mühendislik Ortamlarının Tespiti
Saldırganlar, analiz yapabilmek için genellikle cihazın veya ortamın standart güvenlik önlemlerini devre dışı bırakır. CORE SDK, bu tür şüpheli ortamları anında tespit ederek uygulamanın savunmasız kalmasını önler.
| Özellik | Statik Analiz | Dinamik Analiz |
|---|---|---|
| Yöntem | Kod çalıştırılmadan incelenir. | Kod çalışırken anlık olarak izlenir. |
| Amaç | Tasarım kusurlarını, gömülü sırları ve kod yapısını anlamak. | Çalışma zamanı davranışını, bellek kullanımını ve fonksiyon çağrılarını analiz etmek. |
| Araçlar | Decompiler, Disassembler, Kod görüntüleyiciler. | Debugger, Hooking Frameworks (Frida, Xposed), Emülatörler. |
| Zorluk | Kod karıştırma (obfuscation) ile analizi zorlaşır. | Anti-debugging, root tespiti gibi çalışma zamanı korumaları ile engellenir. |
Root ve Jailbreak Algılama
Cihazın işletim sistemi üzerinde en yüksek yetki seviyesine erişim sağlayan Root veya Jailbreak işlemleri, yerleşik güvenlik protokollerini ortadan kaldırır. CORE SDK, bu durumları tespit ederek uygulamanızın savunmasız bir ortamda çalışmasını engeller ve olası veri sızıntılarını önler.
Emülatör ve Simülatör Tespiti
Uygulamanın gerçek bir fiziksel cihaz yerine sanal bir ortamda çalıştırıldığını belirler. Botlar ve otomatik saldırı araçları genellikle emülatörleri tercih ettiği için bu özellik, sahte cihaz trafiğini gerçek kullanıcı trafiğinden ayırt etmede kritik bir rol oynar.
Geliştirici Modu Denetimi
Cihazda “Geliştirici Seçenekleri” modunun aktif olup olmadığını kontrol eder. Bu mod, saldırganlar tarafından USB hata ayıklama, sahte konum bilgisi veya diğer ileri seviye manipülasyonlar için sıklıkla kullanıldığından önemli bir risk göstergesidir.
Dinamik Analiz Araçlarına Karşı Savunma
CORE SDK, saldırganların uygulamanın çalışma zamanındaki davranışlarını izlemek ve değiştirmek için kullandığı popüler araçlara karşı proaktif bir savunma mekanizması sunar.
Hata Ayıklayıcı (Debugger) Tespiti
Uygulamanın bir hata ayıklayıcıya bağlı olup olmadığını anlık olarak tespit eder. Bir hata ayıklayıcı tespit edildiğinde, uygulamanın çalışmasını durdurabilir veya saldırganı yanıltacak şekilde davranışını değiştirebilir, böylece bellek analizi ve kod akışı takibini imkansız hale getirir.
Kanca (Hooking) Tespiti
Frida veya Xposed gibi dinamik analiz çerçevelerinin varlığını ve uygulama fonksiyonlarına müdahale etme girişimlerini tespit eder. Bu tür bir müdahale algılandığında, API çağrıları engellenir ve saldırganın uygulamanın iş mantığını değiştirmesi veya hassas verileri okuması önlenir.
Uygulama Bütünlüğünün Doğrulanması (Anti-Tampering)
Uygulamanızın orijinal ve değiştirilmemiş olduğundan emin olmak, güvenliğin temel taşıdır. CORE SDK, uygulamanın bütünlüğünü çeşitli katmanlarda doğrular.
Manipülasyon (Tampering) Tespiti: Dijital İmza ve Paket Adı Kontrolü
Uygulamanın dijital imzasının, paket adının veya yüklendiği mağaza bilgisinin orijinaliyle eşleşip eşleşmediğini kontrol eder. Herhangi bir değişiklik, uygulamanın klonlandığını veya içine zararlı kod enjekte edildiğini gösterir ve bu durum anında raporlanır.
Kod Karıştırma (Obfuscation) Kontrolü
Uygulama kodunun okunabilirliğini azaltan kod karıştırma (obfuscation) tekniklerinin düzgün uygulanıp uygulanmadığını çalışma zamanında denetler. Bu önlemin eksikliği, saldırganların statik analiz yapmasını kolaylaştıracağı için önemli bir güvenlik açığıdır.
Korsan Yazılım Tespiti: BundleID ve TeamID Doğrulaması
Uygulamanın kimliğini doğrulayan BundleID ve TeamID gibi bilgileri kontrol ederek uygulamanın yetkisiz kopyalarının oluşturulmasını engeller. Bu, saldırganların uygulamanızı kopyalayıp kendi hesaplarına yönlendirecek şekilde yeniden dağıtmasını önleyerek finansal kayıpların önüne geçer.
Tersine Mühendislik Sonrası API İstismarlarına Karşı Korunma: ZERO SDK
Saldırganlar, tersine mühendislik ile uygulamanızın API’lerinin nasıl çalıştığını öğrendikten sonraki aşamaya geçerler: API istismarı. Bu aşamada, mobil uygulamanızı taklit eden botlar veya script’ler kullanarak API uç noktalarınıza otomatik ve kötü niyetli istekler gönderirler. Device Trust ZERO SDK, bu tür saldırıları engellemek için tasarlanmıştır ve her API isteğinin meşru bir cihazdan ve orijinal uygulamanızdan geldiğini kriptografik olarak doğrular.
API Koruması ve Uygulama Doğrulama
ZERO SDK, API güvenliğini reaktif bir yaklaşımdan proaktif bir korumaya taşır. Her isteğin kaynağını ve bütünlüğünü doğrulayarak botları ve otomatik saldırı araçlarını sisteminize ulaşmadan durdurur.
Kriptogram ile API İsteklerinin İmzalanması
Her API isteği, SDK tarafından o an için özel olarak üretilen, tek kullanımlık ve taklit edilemez bir dijital imza (kriptogram) ile mühürlenir. Bu kriptogram, isteği yapanın bir bot veya taklit yazılım değil, doğrulanmış orijinal uygulamanız olduğunu garanti altına alır. Sunucu tarafı, bu imzayı doğrulayarak sadece meşru isteklere yanıt verir.
Bot ve Otomasyon Script’lerine Karşı Koruma
Tersine mühendislik sonucu geliştirilen otomatik script’ler, API’lerinize yüksek hacimli istekler göndererek hizmet kalitesini düşürebilir veya sahte hesaplar oluşturabilir. Kriptogram tabanlı doğrulama, bu tür script’lerin geçerli bir imza üretememesi nedeniyle API’lerinize erişmesini temelden engeller.
Cihaz Kimliği ve Oturum Güvenliği
Saldırganların sadece API’leri değil, aynı zamanda kullanıcı oturumlarını da hedef almasını önlemek kritik öneme sahiptir. ZERO SDK, oturumları fiziksel cihaza bağlayarak kimlik hırsızlığı senaryolarına karşı güçlü bir savunma sağlar.
Donanım Tabanlı Mobil Parmak İzi ile Cihaz Tanıma
ZERO SDK, cihazın işlemci, sensör ve işletim sistemi gibi donanım karakteristiklerinden türetilen benzersiz bir parmak izi oluşturur. Bu cihaz parmak izi, uygulama silinip yeniden yüklense bile değişmez. Bu sayede, bir cihazın sürekli olarak tanınması ve şüpheli aktivitelerin ilişkilendirilmesi mümkün olur.
Cihaz Eşleştirme (Device Binding) ile Klonlanmış Uygulamaların Engellenmesi
Kullanıcı oturumları, donanım tabanlı parmak izi kullanılarak fiziksel cihaza kriptografik olarak “mühürlenir”. Bu sayede, bir oturuma ait token’lar çalınsa bile, saldırgan bu token’ları farklı bir cihazda kullanamaz. Sistem, isteğin farklı bir cihazdan geldiğini anında tespit eder ve erişimi reddeder. Bu özellik, hesap ele geçirme (ATO) saldırılarına karşı çok etkilidir.
Koruma Mekanizmalarının Bütünlüğü
Güvenlik, en zayıf halkası kadar güçlüdür. ZERO SDK, istemci tarafındaki korumaların aktif ve manipüle edilmemiş olduğundan emin olmak için sürekli bir denetim mekanizması işletir.
CORE Paket Doğrulaması: İstemci Taraflı Güvenliğin Aktifliğinin Teyidi
ZERO SDK, sunucuya gönderilen her kriptogramın içine CORE SDK tarafından toplanan güvenlik sinyallerini (cihazın rootlu olup olmadığı, bir emülatörde çalışıp çalışmadığı vb.) dahil eder. Eğer bir saldırgan, istemci tarafındaki CORE SDK’yı devre dışı bırakmaya veya kandırmaya çalışırsa, bu durum sunucu tarafında anında tespit edilir ve API isteği reddedilir. Bu, katmanlı güvenliğin bütünlüğünü sağlar.
Tersine Mühendislikle Hassas Veri Sızıntılarını Önleme: FORT SDK
Tersine mühendisliğin en tehlikeli sonuçlarından biri, uygulama içinde saklanan veya ağ üzerinde taşınan hassas verilerin ele geçirilmesidir. API anahtarları, şifreleme sertifikaları, kullanıcı bilgileri veya finansal veriler gibi kritik bilgiler, saldırganların hedefindedir. Device Trust FORT SDK, bu tür verileri hem cihaz üzerinde durağan haldeyken (data-at-rest) hem de ağ üzerinde taşınırken (data-in-transit) korumak için tasarlanmış kapsamlı bir veri güvenliği katmanıdır.
Gömülü Sırların Korunması
Uygulama koduna doğrudan gömülen hassas bilgiler, statik analiz ile kolayca tespit edilebilir. FORT SDK, bu “sırları” korumak için gelişmiş bir çözüm sunar.
| Tehdit Vektörü | İlgili Device Trust SDK Çözümü |
|---|---|
| Dinamik Analiz (Debugger, Frida) | CORE SDK: Hata Ayıklayıcı ve Kanca Tespiti |
| Kod Manipülasyonu (Tampering) | CORE SDK: Uygulama Bütünlüğü Doğrulaması |
| API İstismarı (Botlar, Scriptler) | ZERO SDK: API Koruması ve Kriptogram |
| Ağ Trafiği İzleme (MiTM) | FORT SDK: Dinamik Sertifika Sabitleme |
| Gömülü Sırların Çalınması | FORT SDK: Güvenli Kasa (Secure Vault) |
| Tarayıcı Otomasyonu (Selenium) | Device Trust WEB: Bot & Scraper Engelleme |
Güvenli Kasa (Secure Vault) ile API Anahtarları ve Sertifikaların Saklanması
FORT SDK, API anahtarları, sertifikalar ve diğer kritik bilgileri cihaz üzerinde şifrelenmiş, güvenli bir kasa (secure vault) içinde saklar. Bu kasa, saldırganların statik analiz araçlarıyla bu bilgilere erişmesini engeller. Ayrıca, uzaktan yönetim yeteneği sayesinde, uygulama güncellemesi gerektirmeden kasa içindeki veriler uzaktan güncellenebilir veya geçersiz kılınabilir.
Ağ Katmanında Veri Güvenliği
Saldırganların uygulama ile sunucu arasındaki iletişimi dinlemesini ve verileri çalmasını önlemek, veri güvenliğinin temelidir. FORT SDK, ağ katmanını güçlendirmek için en etkili yöntemlerden birini kullanır.
Dinamik Sertifika Sabitleme (Dynamic SSL Pinning) ile Ağ Analizinin Engellenmesi
Geleneksel SSL Pinning, sunucu sertifikası değiştiğinde uygulamanın güncellenmesini gerektirdiği için operasyonel zorluklar çıkarır. FORT SDK’nın dinamik yapısı ise bu sorunu ortadan kaldırır. Uygulama, sadece güvendiği sertifikalarla iletişim kurar ve Ortadaki Adam (Man-in-the-Middle) saldırılarında kullanılan sahte veya güvenilmeyen sertifikaları reddeder. Bu, Charles Proxy gibi araçlarla yapılan trafik analiz girişimlerini tamamen etkisiz hale getirir.
Cihazdaki Verilerin Korunması
Cihazın çalınması veya bir zararlı yazılım tarafından dosya sistemine erişilmesi durumunda bile uygulama verilerinin güvende olması gerekir. FORT SDK, bu senaryoya karşı da koruma sağlar.
Durağan Veri Şifreleme (Data-at-Rest Encryption)
FORT SDK, cihaz üzerinde durağan halde bulunan tüm uygulama verilerini (veritabanları, önbellek dosyaları, kullanıcı tercihleri vb.) güçlü kriptografik yöntemlerle şifreler. Bu sayede, dosya sistemine doğrudan erişim sağlansa bile veriler okunamaz ve anlamsız kalır. Bu, özellikle biyometrik veri gibi hassas bilgilerin saklandığı uygulamalar için hayati bir korumadır.
Web Platformlarında Tersine Mühendislik Tehditlerine Karşı Koruma: Device Trust WEB
Tersine mühendislik tehditleri sadece mobil uygulamalarla sınırlı değildir; web uygulamaları ve API’ler de benzer risklerle karşı karşıyadır. Tarayıcılar, geliştirici araçları sayesinde saldırganlara kodu inceleme ve ağ trafiğini analiz etme konusunda geniş olanaklar sunar. Device Trust WEB, bu tehditlere karşı koymak için tarayıcı tabanlı, WebAssembly (Wasm) ile güçlendirilmiş gelişmiş bir güvenlik çözümü sunar.
Tarayıcı Tabanlı Tehdit Tespiti
Device Trust WEB, saldırganların analiz ve manipülasyon için kullandığı yaygın tarayıcı tabanlı araçları ve teknikleri tespit ederek proaktif bir savunma sağlar.
Geliştirici Araçları (DevTools) ve Aktif Hata Ayıklama Oturumlarının Tespiti
Birçok saldırgan, JavaScript kodunu analiz etmek, ağ isteklerini izlemek ve güvenlik mantığını çözmek için tarayıcıların yerleşik Geliştirici Araçları’nı (DevTools) kullanır. Device Trust WEB, DevTools’un açılmasını veya aktif bir hata ayıklama oturumunu anında tespit eder. Bu tespit, API isteklerinin engellenmesi veya saldırganın oturumunun sonlandırılması gibi önlemlerin alınmasını tetikleyebilir.
Tersine Mühendisliğe Dirençli WebAssembly (Wasm) Tabanlı Koruma
Güvenlik kodunun standart JavaScript ile yazılması, saldırganların kodu kolayca okuyup analiz etmesine olanak tanır. Device Trust WEB ajanı ise kurcalamaya karşı çok daha dirençli olan WebAssembly (Wasm) modülleri üzerinde çalışır. Bu mimari, güvenlik mantığının tersine mühendislik yöntemleriyle çözülmesini son derece zorlaştırır ve koruma katmanının bütünlüğünü güvence altına alır.
Tersine Mühendislik Sonucu Oluşturulan Otomasyon Araçlarının Engellenmesi
Saldırganlar, web uygulamanızın API’lerini tersine mühendislikle analiz ettikten sonra, bu API’leri istismar eden otomatik botlar ve veri kazıyıcılar oluşturur. Device Trust WEB, bu tür otomasyon araçlarına karşı etkili bir koruma sunar.
Gelişmiş Bot ve Scraper Engelleme
Device Trust WEB, insan davranışını taklit edemeyen botları ve veri kazıyıcıları (scrapers) tespit eder. E-ticaret sitelerindeki stokları tüketen “scalping” botları veya platformdaki içerikleri izinsiz kopyalayan veri kazıyıcılar, kullanıcı deneyimini bozan CAPTCHA gibi yöntemlere gerek kalmadan, arka planda etkili bir şekilde engellenir.
Otomasyon Altyapılarının (Selenium, Puppeteer) Tespiti
Selenium ve Puppeteer gibi popüler tarayıcı otomasyon altyapıları, genellikle sofistike bot saldırılarında kullanılır. Device Trust WEB, bu altyapıların bıraktığı teknik izleri analiz ederek başsız (headless) tarayıcıları ve otomasyon script’lerini anında tespit eder. Bu, kimlik bilgisi doldurma (credential stuffing) ve sahte hesap oluşturma gibi saldırıları kaynağında durdurur.
Tersine Mühendisliğe Karşı Bütünleşik Güvenlik İçin Neden İHS Teknoloji’yi Tercih Etmelisiniz?
Tersine mühendislik, çok katmanlı ve karmaşık bir tehdittir. Bu nedenle, ona karşı koymak için tek bir güvenlik önlemi yeterli olmaz. Cihazdan API uç noktasına kadar her katmanı koruyan, proaktif ve bütünleşik bir güvenlik stratejisi gereklidir. İHS Teknoloji tarafından sunulan Device Trust platformu, bu modern güvenlik ihtiyacını karşılamak üzere tasarlanmıştır.
Uçtan Uca Koruma: Cihazdan API Uç Noktasına Katmanlı Güvenlik
Device Trust, sadece tek bir noktaya odaklanmaz. CORE SDK ile uygulamanın çalıştığı ortamı güvence altına alır, ZERO SDK ile API isteklerinin kimliğini doğrular, FORT SDK ile verileri şifreler ve WEB çözümü ile tarayıcı tabanlı tehditleri engeller. Bu katmanlı yapı, saldırganın bir katmanı aşsa bile diğerine takılmasını sağlar.
Proaktif Savunma: Saldırıları Henüz Başlamadan Tespit Etme ve Engelleme
Device Trust, saldırıların başarılı olmasını bekleyip sonra müdahale etmek yerine, tehditleri henüz kullanıcı cihazındayken veya ilk API isteği sırasında tespit eder. Emülatör, debugger veya root gibi riskli ortamları anında algılayarak saldırının daha başlamadan engellenmesini sağlar. Bu proaktif yaklaşım, potansiyel zararı ve maliyeti en aza indirir.
Platform Bağımsız Çözüm: Mobil ve Web Varlıklarınız İçin Tek ve Bütünleşik Güvenlik
Dijital varlıklarınız ister mobil uygulama ister web platformu olsun, Device Trust her ikisi için de tutarlı ve merkezi bir güvenlik sağlar. Farklı platformlar için ayrı ayrı güvenlik çözümleri aramak yerine, tüm dijital kanallarınızı tek bir bütünleşik platform üzerinden koruyarak operasyonel verimliliği artırabilirsiniz.
Fraud.com Teknolojisi ve İHS Teknoloji Yerel Desteği ile Güvenilir İş Ortaklığı
Device Trust, globalde kendini kanıtlamış Fraud.com teknolojisi üzerine inşa edilmiştir. İHS Teknoloji’nin Türkiye’deki yerel mühendislik desteği, derinlemesine pazar bilgisi ve mevzuat uyumluluğu konusundaki uzmanlığı ile bu güçlü teknolojiyi birleştirerek, işletmeniz için güvenilir ve sürdürülebilir bir iş ortaklığı sunar. İHS Teknoloji, siber güvenlik yolculuğunuzda size uçtan uca destek sağlar.

