Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan yeni Risk Yönetimi Rehberi, ödeme ve elektronik para kuruluşları için yasa dışı faaliyetlerin önlenmesi konusunda yeni ve katı kurallar getiriyor. Bu düzenleme, kuruluşları mevcut sistemlerini gözden geçirmeye ve dolandırıcılıkla mücadele kapasitelerini artırmaya zorluyor. Ancak, geleneksel yöntemlerle bu uyumluluğu sağlamak, özellikle core banking sistemlerine yapılacak müdahalelerin getireceği riskler, maliyetler ve uzun entegrasyon süreleri nedeniyle oldukça zorlu bir süreç. Bu makalede, TCMB rehberinin getirdiği yükümlülükleri, mevcut sistemlerin yetersizliklerini ve core banking altyapısına dokunmadan, bulut tabanlı yeni nesil teknolojilerle bu süreci nasıl hızlı ve etkin bir şekilde yönetebileceğinizi ele alacağız.
İçindekiler
ToggleFinansal Kuruluşlar İçin Yeni Uyum Zorunluluğu: TCMB Risk Yönetimi Rehberi
TCMB’nin 6493 sayılı Kanun kapsamında yayımladığı bu rehber, finansal ekosistemin güvenliğini artırmayı ve hizmetlerin yasa dışı bahis, kumar ve dolandırıcılık gibi suçlarda kullanılmasını engellemeyi hedefliyor. Rehber, kuruluşlara sadece mevcut MASAK yükümlülüklerini hatırlatmakla kalmıyor, aynı zamanda kendi içlerinde proaktif ve teknoloji odaklı yeni takip mekanizmaları kurma zorunluluğu da getiriyor. Bu yeni dönem, reaktif önlemlerden ziyade, riskleri önceden sezen ve anında müdahale edebilen sistemlerin hayata geçirilmesini kaçınılmaz kılıyor. Ödeme kuruluşu lisansı sahibi tüm kurumlar için bu kurallara uyum, faaliyetlerin devamlılığı için kritik önem taşıyor.
Rehberin Amacı ve Kapsamı: Yasa Dışı Faaliyetlerin Önlenmesi
Rehberin temel amacı, ödeme ve elektronik para kuruluşlarının sunduğu hizmetlerin suçlular tarafından bir araç olarak kullanılmasının önüne geçmektir. Bu kapsamda, müşteri ve üye işyeri bazında gerçekleştirilen tüm işlemlerin belirli risk senaryolarına göre izlenmesi, şüpheli görülen aktivitelerin anında tespit edilerek gerekli aksiyonların alınması beklenmektedir. Kapsam, sadece para transferlerini değil, aynı zamanda sanal/fiziki POS işlemlerini, fatura ödemelerini ve mobil ödeme hizmetlerini de içerisine alarak geniş bir yelpazeyi kontrol altında tutmayı amaçlamaktadır.
Hukuki Dayanak ve Kuruluşların Sorumlulukları
Rehber, hukuki dayanağını 6493 sayılı Kanun ve bu kanuna bağlı olarak çıkarılan yönetmelik ve tebliğlerden almaktadır. Kuruluşlar, rehberde belirtilen asgari risk unsurlarını izlemekle kalmayıp, kendi iş modellerine ve müşteri profillerine özgü risk değerlendirmeleri yaparak bu unsurları sürekli geliştirmekle yükümlüdür. Herhangi bir uyumsuzluk durumunda, “iç kontrol” ve “risk yönetimi” yükümlülüklerinin ihlali gerekçesiyle ciddi idari para cezaları ile karşı karşıya kalabilirler.
Risk Temelli Yaklaşımın Önemi: Proaktif ve Sürekli İzleme Gerekliliği
TCMB, kuruluşlardan statik ve kuralcı bir yaklaşım yerine, dinamik ve risk temelli bir yaklaşım benimsemelerini istemektedir. Bu, dolandırıcılık yöntemlerinin sürekli değiştiği günümüz dünyasında, tehditleri önceden tahmin edebilen, anomali ve davranış desenlerini analiz edebilen sistemlerin kullanılmasını zorunlu kılar. Proaktif izleme, sadece belirli kurallara takılan işlemleri değil, aynı zamanda “normal dışı” görünen her türlü aktiviteyi tespit ederek müdahale etmeyi gerektirir.
Takip Mekanizmalarının Otomatik Olma Zorunluluğu
Rehberin en kritik maddelerinden biri, kurulacak takip mekanizmalarının manuel olamayacağıdır. Manuel süreçler, ancak otomatik sistemleri besleyecek ve destekleyecek şekilde kullanılabilir. Bu zorunluluk, kuruluşları insan hatasını minimize eden, 7/24 kesintisiz çalışan ve rehberde belirtilen karmaşık senaryoları gerçek zamanlı olarak analiz edebilen otomatize edilmiş yazılım çözümlerine yönlendirmektedir. Özellikle işlem anından itibaren en geç üç saat içinde aksiyon alınması kuralı, manuel takibin imkansızlığını ortaya koymaktadır.
Geleneksel Yöntemlerin Kısıtları: Core Banking Entegrasyonunun Zorlukları
TCMB’nin getirdiği bu yeni yükümlülükler karşısında birçok finansal kuruluş, ilk olarak mevcut core banking (ana bankacılık) sistemlerine ek modüller geliştirmeyi düşünmektedir. Ancak bu yaklaşım, beraberinde ciddi zorluklar ve riskler getirmektedir. Core banking sistemleri, bir kurumun en kritik ve merkezi altyapısı olduğundan, bu sistemlere yapılacak her müdahale dikkatle planlanmalıdır.
Mevcut Core Banking Sistemlerine Müdahalenin Riskleri ve Karmaşıklığı
Core banking sistemleri, genellikle yıllar içinde geliştirilmiş, monolitik ve karmaşık mimarilere sahiptir. Bu sistemlere yeni bir risk izleme modülü eklemek, mevcut işleyişte beklenmedik hatalara, performans düşüşlerine ve güvenlik zafiyetlerine yol açabilir. Özellikle projenin her aşamasında yapılması gereken pentest sızma testi gibi güvenlik denetimleri, süreci daha da karmaşık hale getirir.
Uzun Süren ve Yüksek Maliyetli Entegrasyon Projeleri
Ana bankacılık yazılımına entegrasyon projeleri, aylar, hatta bazen yıllar sürebilir. Analiz, geliştirme, test ve canlıya geçiş aşamaları ciddi bir kaynak ve zaman gerektirir. Bu durum, TCMB’nin talep ettiği hızlı uyumluluk ihtiyacı ile çelişir. Ayrıca, bu tür projelerin lisans, geliştirme ve bakım maliyetleri oldukça yüksektir.
Değişen Regülasyonlara Karşı Hızlı Adaptasyon Güçlüğü
Regülasyonlar ve dolandırıcılık trendleri sürekli değişmektedir. Core banking sistemlerinin hantal yapısı, bu tür değişikliklere hızla adapte olmayı zorlaştırır. Rehbere yeni bir senaryo eklendiğinde veya mevcut bir kuralın eşik değerleri değiştiğinde, core banking üzerinde tekrar bir geliştirme projesi başlatmak gerekebilir. Bu da hem maliyetli hem de verimsiz bir yöntemdir.
Mevcut Sistemlerin Anlık ve Karmaşık Senaryo İzlemedeki Yetersizliği
Geleneksel sistemler genellikle toplu (batch) veri işleme mantığıyla çalışır ve TCMB’nin talep ettiği gibi anlık (real-time) ve karmaşık senaryoları izlemede yetersiz kalır. Örneğin, farklı kanallardan gelen verileri (IP adresi, cihaz bilgisi, işlem sıklığı vb.) anlık olarak birleştirip bir risk skoru üretebilen esnek bir altyapı sunamazlar. Bu da dolandırıcılık tespiti ve önlemede geç kalınmasına neden olur.
Yeni Nesil Çözüm: Core Banking’den Bağımsız Bulut Tabanlı Risk İzleme
Core banking entegrasyonunun getirdiği zorluklar, finansal kuruluşları daha modern, esnek ve hızlı çözümlere yöneltmektedir. Core banking sistemlerinden bağımsız çalışan, bulut tabanlı risk izleme platformları, TCMB rehberine uyum sürecinde en etkili alternatifi sunmaktadır. Bu sistemler, mevcut altyapıya dokunmadan, hızlı bir şekilde devreye alınabilir ve anlık izleme kapasitesi sunar.
Bulut İşlem İzleme (aiReflex) Nedir?
AiReflex gibi bulut işlem izleme platformları, finansal işlemleri ve kullanıcı davranışlarını gerçek zamanlı olarak analiz eden, yapay zeka ve makine öğrenmesi destekli SaaS (Software as a Service) çözümleridir. Bu platformlar, kuruluşun veri akışına API’ler aracılığıyla bağlanarak, core banking sisteminden tamamen bağımsız bir katmanda çalışır. Bu sayede hem güvenlik hem de operasyonel esneklik sağlar.
Entegrasyon Modeli: API ve Veri Akışları ile Süratli Kurulum
Bulut tabanlı sistemlerin en büyük avantajı entegrasyon hızıdır. Core banking projesinin aksine, bu platformlar mevcut sistemlerden çıkan veri akışını (log stream, message queue vb.) dinleyerek veya basit API çağrıları ile çalışır. Bu sayede haftalar, hatta günler içinde kurulum tamamlanabilir ve sistem, TCMB’nin talep ettiği senaryoları izlemeye başlayabilir.
Core Banking Sistemlerinden Bağımsız Çalışmanın Avantajları
Core banking sisteminden bağımsız çalışmak, ana sistemin stabilitesini ve güvenliğini riske atmadan en son teknolojiyi kullanma imkanı sunar. Risk izleme platformu üzerinde yapılan güncellemeler, kural değişiklikleri veya yeni modül eklemeleri, core banking sistemini hiçbir şekilde etkilemez. Bu da kurumlara çeviklik ve adaptasyon yeteneği kazandırır.
Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi ile Gelişmiş Tespit Yetenekleri
Yeni nesil platformlar, sadece önceden tanımlanmış kuralları değil, aynı zamanda yapay zeka ve makine öğrenmesi algoritmalarını da kullanır. Bu sayede, daha önce hiç karşılaşılmamış dolandırıcılık desenlerini (anomalileri) bile tespit edebilirler. Davranışsal analiz, cihaz parmak izi (device fingerprinting) ve velocity check gibi gelişmiş yetenekler, “false positive” oranını düşürerek operasyonel verimliliği artırır. Machine learning model eğitimi sayesinde sistem, kurumun kendi verisinden öğrenerek zamanla daha isabetli hale gelir.
| Özellik | Geleneksel Core Banking Entegrasyonu | Bulut Tabanlı Risk İzleme (aiReflex) |
|---|---|---|
| Entegrasyon Süresi | Aylar / Yıllar | Günler / Haftalar |
| Maliyet | Yüksek (Lisans + Geliştirme + Bakım) | Öngörülebilir (Abonelik Modeli – SaaS) |
| Risk | Core Banking stabilitesini etkileme riski yüksek | Core Banking’den bağımsız, izole çalışma |
| Esneklik | Düşük, değişiklikler yavaş ve maliyetli | Yüksek, yeni kurallar ve senaryolar anında eklenebilir |
| Teknoloji | Genellikle eski teknoloji, anlık izleme kısıtlı | Yapay Zeka, Makine Öğrenmesi, Gerçek Zamanlı Analiz |
| Uyumluluk | Değişen regülasyonlara adaptasyon zor | Yeni regülasyonlara hızlı uyum |
TCMB Rehberine Göre İzlenmesi Gereken Asgari Risk Unsurları ve Senaryolar
TCMB rehberi, kuruluşların sahtekârlık ve yasa dışı faaliyetleri tespit etmek için kuracakları otomatik takip mekanizmalarında kullanmaları gereken asgari risk unsurlarını detaylı bir şekilde listelemektedir. Bu senaryolar, farklı hizmet türlerine göre özel olarak tasarlanmıştır ve kuruluşların bu göstergeleri anlık olarak izlemesi beklenmektedir. İzleme sırasında kullanılan biyometrik veri gibi gelişmiş teknolojiler, davranışsal analizlerle bu senaryoların etkinliğini artırabilir.
Ödeme Hesabına İlişkin Hizmetlerde Risk Göstergeleri
Bireysel ve kurumsal ödeme hesapları üzerinden yapılan para transferleri, yasa dışı faaliyetler için sıklıkla kullanılmaktadır. Rehber, bu alanda dikkat edilmesi gereken birçok anomaliyi tanımlamıştır.
Para Transfer Adetleri ve Sıklığı (Günlük/Aylık)
Bir bireysel hesaptan günde 10’dan fazla veya ayda 15’ten fazla farklı kişiye para transferi yapılması gibi belirli eşiklerin aşılması, şüpheli aktivite olarak değerlendirilmelidir.
Farklı Kişilere Yapılan veya Farklı Kişilerden Gelen Transferler
Bir hesaba gün içinde 5, ay içinde 15 farklı kişiden para gelmesi veya aynı şekilde bu hesaptan farklı kişilere para gönderilmesi, hesabın para toplama veya dağıtma (mule account) amacıyla kullanıldığına işaret edebilir.
Genç ve Yeni Hesaplardaki Şüpheli Aktivite Eşikleri
20 yaşından küçük veya yeni açılmış bir bireysel hesabın, açıldıktan sonraki bir ay içinde 50’den fazla işlem yapması veya toplam 27.500 TL’lik işlem hacmine ulaşması riskli kabul edilir.
IP Adresi, Cihaz ve Konum Bazlı Anormallikler
Aynı IP adresinden gün içinde 5 veya daha fazla farklı müşteri hesabına giriş yapılması veya bir müşterinin hesabına aynı gün 5 farklı IP’den erişilmesi, hesapların başkaları tarafından kontrol edildiği şüphesini doğurur.
Şüpheli E-posta ve Telefon Numarası Kullanım Desenleri
Güvenilmeyen veya tek kullanımlık e-posta sunucularından hesap açılması, aynı veya ardışık e-posta adresleri üzerinden işlem yapılması gibi durumlar dikkatle izlenmelidir.
Riskli Ülke ve Bölgelerden Kaynaklanan İşlemler
Yüksek riskli olarak bilinen ülkeler, off-shore merkezler veya bahis faaliyetlerinin yasal olduğu bölgelere ait IP adresleri veya telefon numaraları ile yapılan işlemler risk unsuru taşır.
Anlamsız veya Şüpheli Kelimeler İçeren İşlem Açıklamaları
İşlem açıklamalarının anlamsız karakterler içermesi veya “kumar, bahis, bet” gibi yasa dışı faaliyetleri çağrıştıran kelimeler barındırması, işlemin derhal incelenmesini gerektirir.
Kuyumculuk, Kontör Yükleme Gibi Riskli İş Kollarına Yönelik Kullanımlar
Bir ödeme hesabının, paranın kolayca nakde çevrilebildiği veya izinin kaybettirilebildiği kuyumculuk, oyun pini alım-satımı, kontör yükleme gibi alanlarda sürekli ve dikkat çekici şekilde kullanılması şüphelidir.
Ödeme Aracının Kabulüne İlişkin Hizmetlerde (Sanal/Fiziki POS) Risk Göstergeleri
Üye işyerleri üzerinden yapılan kartlı ödemeler, hem dolandırıcılık hem de yasa dışı gelirlerin aklanması için kullanılabilir. Bu nedenle POS hizmetleri sunan kuruluşların ciro ve işlem desenlerini yakından takip etmesi gerekir.
Anormal Ciro Artışları ve Sektör Ortalamasından Sapmalar
Bir işyerinin cirosunun ticari hayatın olağan akışına aykırı şekilde, sektör ortalamasının çok üzerinde olması veya bir anda dört kat ve üzeri günlük ciro artışı yaşaması önemli bir risk göstergesidir.
Yüksek İtiraz (Chargeback) Oranları
Haftalık harcama itirazlarının toplam işlem adedine veya tutarına oranının %5’i aşması, işyerinin sahtekârlık faaliyetlerine karıştığının veya güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğunun bir işareti olabilir.
İşlem Zamanlamasındaki Anormallikler (Gece/Hafta Sonu Yoğunluğu)
Bir işyerinin aylık cirosunun %75’inin hafta sonu veya %50’sinin 21:00-06:00 saatleri arasında gerçekleşmesi, faaliyet konusuyla uyumlu değilse şüpheyle yaklaşılmalıdır.
Tekrar Eden Düz Tutarli İşlemlerin Yoğunluğu
İşlem tutarlarının çeşitlilik göstermesi beklenirken, bir işyerindeki işlemlerin %25’inin 50, 100, 250 TL gibi sürekli tekrar eden düz tutarlardan oluşması riskli bir desendir.
Yeni Kurulan İşyerleri İçin Belirlenen Ciro Eşikleri
Ticari geçmişi olmayan yeni işyerlerinin ilk ay 250.000 TL, ilk üç ayda ise 1.000.000 TL gibi ciro eşiklerine ulaşması, durumun incelenmesini gerektiren bir kuraldır.
Kısa Sürede Aynı Ödeme Aracından Yapılan Çok Sayıda İşlem
Aynı kredi kartı veya ödeme aracından iki saat içinde aynı işyerinde 5 veya daha fazla işlem yapılması, kartın çalınmış olabileceği veya test edildiği şüphesini yaratır.
Başarısız PIN veya SMS OTP Girişlerinin Sıklığı
Bir işyerinde son bir saat içinde 5’ten fazla “hatalı PIN” veya “hatalı SMS OTP” uyarısı alınması, dolandırıcılık girişimlerine işaret eder.
Web Sitesi Bilgileri ile İşlem Kaynağının (Back URL) Uyumsuzluğu
Sanal POS işlemlerinde, ödemenin yapıldığı web sitesi ile teknik olarak işlemin kaynağını gösteren “back URL” bilgisinin farklı olması, API’nin kötüye kullanıldığını gösterebilir.
Fatura Ödemeleri ve Para Havalesi Hizmetlerinde Risk Göstergeleri
Temsilciler aracılığıyla sunulan fatura ödeme ve para havalesi hizmetleri de yasa dışı fon akışları için bir kanal olabilir.
Bireysel ve Kurumsal Müşteriler İçin Fatura Ödeme Adet Limitleri
Bir bireysel müşterinin ayda 30, bir işyerinin ise 70’ten fazla fatura ödemesi yapması, bu hizmetin amacı dışında kullanıldığına dair bir göstergedir.
Anormal Sorgulama Sayıları
Ödeme yapılmasa bile, bir bireysel müşterinin ayda 90, işyerinin ise 210’dan fazla fatura sorgulaması yapması, veri toplama veya sistemleri test etme gibi şüpheli amaçlar taşıyabilir.
Temsilci Bazında Ani Ciro Artışları
Bir temsilcinin cirosunda ani ve açıklanamayan dört kat ve üzeri bir artış yaşanması, temsilcinin yasa dışı faaliyetlere aracılık etmeye başladığı şüphesini doğurur.
Coğrafi Olarak Tutarsız Fatura Ödeme Desenleri
Fiziki bir temsilcinin, kendi faaliyet gösterdiği ilin dışındaki iller için bir günde 10 veya ayda 100’den fazla fatura ödemesine aracılık etmesi mantıksal bir tutarsızlık içerir.
Para Havalesi Temsilcisinin Aynı Zamanda Sanal POS Sahibi Olması
Bir para havalesi temsilcisinin aynı zamanda sanal POS üye işyeri olması, çapraz kontrol ve risk değerlendirmesi gerektiren bir durumdur.
Mobil Ödeme Hizmetlerinde Risk Göstergeleri
Mobil ödeme, hızı ve kolaylığı nedeniyle dolandırıcılar tarafından tercih edilen bir yöntemdir. Özellikle elektronik haberleşme işletmecilerinin sunduğu hizmetlerde dikkatli olunmalıdır.
Gece Saatlerinde Gerçekleşen Mobil Ödeme İşlemleri
Bir müşterinin gece 21:00 ile 06:00 saatleri arasında 3 adet mobil ödeme yapması, genellikle riskli kabul edilen bir zaman diliminde şüpheli bir aktivitedir.
Kısa Sürede Aynı veya Farklı İşyerlerine Yapılan Tekrarlı Ödemeler
Aynı cep telefonu numarasından bir saat içinde aynı işyerine 3, farklı işyerlerine ise toplam 5 mobil ödeme yapılması, normal kullanım deseninin dışındadır.
Uzun Süre Pasif Kalan Numaralardan Yapılan İlk Mobil Ödeme İşlemi
Son bir yıldır hiç mobil ödeme yapmamış bir numaradan aniden bir işlem gerçekleştirilmesi, hattın ele geçirilmiş olabileceği veya kötüye kullanıldığına dair bir alarmdır.
| Hizmet Türü | Risk Unsuru | Eşik Değer / Senaryo |
|---|---|---|
| Ödeme Hesabı (Bireysel) | Günlük Farklı Kişiye Transfer | 5 ve daha fazla |
| Ödeme Hesabı (Bireysel) | Aylık Farklı Kişiden Transfer | 15 ve daha fazla |
| Ödeme Hesabı (Yeni/Genç) | İlk Ay İşlem Limiti | 50 adet veya 27.500 TL |
| Sanal / Fiziki POS | Haftalık İtiraz Oranı | %5’i aşması |
| Sanal / Fiziki POS | Gece İşlem Yoğunluğu (Aylık) | Toplamın %50’sini aşması (21:00-06:00) |
| Fatura Ödeme (Bireysel) | Aylık Fatura Adedi | 30’dan fazla |
| Mobil Ödeme | Aynı İşyerine 1 Saatte İşlem | 3 adet |
API Bağlantılarının Güvenliği ve İzlenmesine Yönelik TCMB Talimatları
Günümüz finansal teknolojilerinde API’ler (Uygulama Programlama Arayüzleri), hizmetlerin hızlı ve entegre bir şekilde sunulmasını sağlar. Ancak bu esneklik, aynı zamanda yeni güvenlik riskleri de doğurur. TCMB rehberi, kuruluşların işyerlerine veya temsilcilerine sunduğu API bağlantılarının güvenliğine özel bir önem atfetmekte ve bu konuda net talimatlar içermektedir. Güvenli olmayan API’ler, sahte uygulamalar ve yasa dışı platformlar tarafından kolayca kötüye kullanılabilir.
API Kullanacak İşyerleri İçin Risk Değerlendirme Yükümlülüğü
Kuruluşlar, API hizmeti sunacağı her işyeri için detaylı bir risk değerlendirmesi yapmakla yükümlüdür. Bu değerlendirme, işyerinin faaliyet alanını, iş modelini ve API’yi ne amaçla kullanacağını kapsamalıdır. Yüksek riskli görülen işyerlerine API hizmeti sunulmamalı veya ek güvenlik kontrolleri ile sunulmalıdır.
API Üzerinden Gerçekleşen Anormal Davranış Desenlerinin Kontrolü
API üzerinden geçen tüm işlemlerin, normal dışı davranış desenleri açısından anlık olarak izlenmesi zorunludur. Örneğin, aynı IP üzerinden çok sayıda farklı ödeme hesabına erişilmesi veya bir hesaba kısa süre içinde farklı coğrafi konumlardaki IP’lerden istek gelmesi gibi durumlar, API’nin kötüye kullanıldığına dair güçlü göstergelerdir ve anında engellenmelidir.
Denetim İzlerinin (Audit Trails) Eksiksiz Tutulması
API üzerinden gerçekleşen her işleme ait detaylı denetim izlerinin (logların) tutulması gerekmektedir. Bu izler asgari olarak; işlem türü, tutarı, zamanı, müşteri ve işyeri bilgileri, kaynak ve hedef IP adresleri gibi bilgileri içermelidir. Bu kayıtlar, olası bir incelemede geriye dönük analiz yapabilmek için kritik öneme sahiptir ve en az 10 yıl süreyle saklanmalıdır.
Güvenli API Yönetimi: IP Kısıtlaması, Beyaz Liste (Whitelist) ve Güçlü Kimlik Doğrulama
API bağlantılarının güvenliğini sağlamak için bir dizi teknik önlem alınması zorunludur. API üzerinden iletişim kuracak IP adreslerinin statik olması ve bu IP’lerin bir beyaz listeye (whitelist) eklenmesi esastır. Bu liste dışından gelen tüm erişim talepleri engellenmelidir. Ayrıca, API erişimleri için güçlü kimlik doğrulama mekanizmaları kullanılmalıdır.
API Token Güvenliği ve Back URL Kontrolü
Her işyerine özel olarak atanan API anahtarlarının (token) benzersiz (unique) olması ve gizliliğinin sağlanması gerekir. En önemli kontrollerden biri de, API’nin sadece müşterinin bildirdiği web sitesinde çalışmasını sağlamaktır. Bu amaçla, işlemin geldiği back URL ile API’nin tanımlandığı web sitesi URL’sinin aynı olması kontrol edilmeli ve uyumsuzluk durumunda işlem reddedilmelidir.
aiReflex ile TCMB Uyum Süreçlerinin Hızlı ve Etkin Yönetimi
TCMB rehberinin getirdiği detaylı senaryoları ve 3 saatlik aksiyon süresi kuralını karşılamak, manuel süreçlerle veya hantal core banking sistemleriyle imkansızdır. AiReflex gibi yeni nesil fraud tespit ve önleme çözümleri, bu zorlu uyum sürecini kuruluşlar için hızlı, etkin ve yönetilebilir hale getirir.
TCMB Senaryolarının Kural Motoruna Hızla Tanımlanması
aiReflex’in esnek kural motoru sayesinde, TCMB rehberinde yer alan onlarca senaryo (örneğin, “günde 10’dan fazla transfer”, “ciroda 4 kat artış”) sisteme saatler içinde tanımlanabilir. Eşik değerler ve koşullar, kodlama gerektirmeden, kullanıcı dostu arayüzler üzerinden kolayca yönetilebilir ve güncellenebilir.
Core Banking Projesine Gerek Kalmadan Mevcut Veri Akışına Entegrasyon
AiReflex, core banking sistemlerinize dokunmadan, mevcut veri akışınıza (transaction stream) bağlanarak çalışır. Bu sayede aylar sürecek karmaşık entegrasyon projelerinden kaçınılır ve sistem günler içinde devreye alınarak anlık izlemeye başlar. Bu, hem zaman hem de maliyet açısından büyük bir avantaj sağlar. Ayrıca Bulut KYC gibi müşteri tanıma süreçleriyle de kolayca entegre olabilir.
Gerçek Zamanlı Uyarı (Alert) Mekanizmaları ile 3 Saatlik Aksiyon Süresine Uyum
Sistem, tanımlanan kurallara veya yapay zeka modellerine takılan şüpheli bir işlem tespit ettiğinde, anında ilgili operasyon birimine uyarı (alert) üretir. Bu sayede, TCMB’nin zorunlu kıldığı “işlem anından itibaren en geç 3 saat içinde aksiyon belirleme” kuralına tam uyum sağlanır. Gecikmelerin ve gözden kaçırmaların önüne geçilir.
Vaka Yönetimi (Case Management) Modülü ile Tespit Edilen Şüpheli İşlemlerin İncelenmesi
Üretilen uyarılar, aiReflex’in vaka yönetimi modülüne düşer. Burada, analistler şüpheli işleme dair tüm detayları (müşteri geçmişi, ilişkili diğer işlemler, cihaz bilgisi vb.) tek bir ekranda görerek hızlıca inceleyebilir. İnceleme süreci, alınan kararlar ve yapılan aksiyonlar sisteme kaydedilerek denetim için hazır hale getirilir.
Operasyonel Verimlilik ve Manuel Kontrol Yükünün Azaltılması
Otomatik izleme ve akıllı uyarı mekanizmaları, operasyon ekiplerinin sadece gerçekten riskli olan işlemlere odaklanmasını sağlar. Yapay zeka desteği ile “false positive” (yanlış alarm) oranı önemli ölçüde düşürülür. Bu da manuel kontrol yükünü azaltarak operasyonel verimliliği en üst düzeye çıkarır.
Hızlı ve Etkin Risk İzleme İçin Neden İHS Teknoloji’yi Tercih Etmelisiniz?
TCMB’nin yeni düzenlemelerine uyum sağlamak, doğru teknoloji ortağını seçmekle başlar. IHS Teknoloji, sunduğu yeni nesil çözümler ve yerel uzmanlığı ile bu kritik süreçte finansal kuruluşların en güvenilir yardımcısıdır. Sahip olduğumuz başarı hikayelerimiz, bu alandaki yetkinliğimizin en önemli kanıtıdır.
Global Lider Fraud.com’un Türkiye’deki Yetkili İş Ortağı
IHS Teknoloji, sahtekârlık önleme alanında dünyanın önde gelen platformlarından biri olan Fraud.com’un Türkiye’deki yetkili iş ortağıdır. Bu sayede global en iyi uygulamaları ve en son teknolojiyi yerel piyasanın hizmetine sunuyoruz. Partnerlerimiz ve sertifikalarımız, sunduğumuz hizmetin kalitesini ve güvenirliğini tescil etmektedir.
Yerel Mevzuata ve TCMB Rehberine Tam Uyumlu Çözüm Yapısı
Sunduğumuz aiReflex platformu, TCMB rehberinde belirtilen tüm asgari risk unsurlarını ve senaryoları karşılayacak şekilde önceden yapılandırılmıştır. Yerel mevzuata hakim ekibimiz, platformun Türkiye’deki regülasyonlara %100 uyumlu çalışmasını garanti eder.
Core Banking Sistemlerinize Dokunmadan Günler İçinde Hızlı Kurulum
En büyük iddiamız, hızımızdır. Mevcut kritik sistemlerinize dokunmadan, API ve veri akışları üzerinden yaptığımız entegrasyon sayesinde, TCMB uyumluluğu için gerekli olan anlık izleme altyapısını günler içinde kurarak sizi cezai yaptırımlardan koruruz.
Yapay Zeka Destekli, Esnek ve Ölçeklenebilir Bulut Mimarisi
Çözümümüz, sadece bugünün değil, geleceğin tehditlerine de hazır olmanızı sağlar. Yapay zeka ve makine öğrenmesi ile sürekli kendini geliştiren sistemimiz, esnek bulut mimarisi sayesinde artan işlem hacminizle birlikte sorunsuz bir şekilde ölçeklenir.
Alanında Uzman Yerel Destek ve Danışmanlık Ekibi
Sadece bir teknoloji sağlayıcısı değil, aynı zamanda bir çözüm ortağıyız. İstanbul’daki ofisimizden hizmet veren uzman ekibimiz, kurulum, kural optimizasyonu ve regülasyon danışmanlığı gibi konularda her zaman yanınızdadır ve tüm süreci sizinle birlikte yönetir.

