Bulut Tabanlı İşlem İzlemenin Avantajları: Esneklik ve Ölçeklenebilirlik

Ödeme ve elektronik para kuruluşları için dijital dönüşüm, beraberinde yeni fırsatlar kadar karmaşık riskleri de getirmektedir. Finansal teknolojilerin hızla yayılması, sahtekârlık, dolandırıcılık ve yasa dışı bahis gibi mali suçların artmasına zemin hazırlamıştır. Bu dinamik ortamda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) gibi düzenleyici otoriteler, sektörün güvenliğini ve itibarını korumak amacıyla katı kurallar getirmektedir. Özellikle TCMB’nin yayımladığı “Risk Yönetimi Rehberi”, kuruluşlara manuel takibin ötesine geçerek proaktif ve teknoloji odaklı izleme sistemleri kurma zorunluluğu getirmektedir. Geleneksel, şirket içi (on-premise) sistemlerin yüksek maliyetleri, esneklik eksikliği ve ölçeklenebilirlik sorunları, bu yeni düzenlemelere uyum sağlamada ciddi engeller oluşturmaktadır. İşte bu noktada, bulut tabanlı işlem izleme platformları, sundukları esneklik, ölçeklenebilirlik ve yapay zeka destekli analiz yetenekleriyle modern finans kuruluşları için en etkili çözüm olarak öne çıkmaktadır.

Ödeme Hizmetlerinde Yasa Dışı Faaliyet Riski ve T.C. Merkez Bankası’nın Rolü

Finansal teknolojiler ekosistemi büyüdükçe, bu alandaki riskler de aynı oranda artmakta ve çeşitlenmektedir. TCMB, bu riskleri yönetmek ve finansal sistemin bütünlüğünü korumak adına ödeme ve elektronik para kuruluşları için net bir çerçeve çizmiştir. Bu çerçeve, sadece mevcut tehditlere karşı değil, gelecekte ortaya çıkabilecek yeni suç modellerine karşı da hazırlıklı olmayı gerektirir.

Finansal Teknolojilerde Artan Riskler: Sahtekârlık, Dolandırıcılık ve Yasa Dışı Bahis

Dijital ödeme sistemlerinin yaygınlaşması, suçlular için yeni fırsat pencereleri açmıştır. Özellikle yasa dışı bahis ve kumar faaliyetleri, ödeme altyapılarını kullanarak fon akışlarını gizlemeye çalışmaktadır. Bunun yanı sıra, karmaşık dijital dolandırıcılık senaryoları ve sahtekârlık girişimleri, hem kuruluşların hem de son kullanıcıların güvenliğini tehdit etmektedir. Bu riskler, finansal kayıpların yanı sıra kuruluşların itibarını da zedeleyerek uzun vadeli zararlara yol açabilir.

Düzenleyici Çerçeve: TCMB’nin “Risk Yönetimi Rehberi”nin Amacı ve Kapsamı

TCMB, 6493 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösteren ödeme ve elektronik para kuruluşlarının, sundukları hizmetlerin yasa dışı faaliyetlerde kullanılmasını önlemek amacıyla “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşlarınca Sunulan Hizmetlerin Yasa Dışı Faaliyetlerde Kullanılmasının Önlenmesine İlişkin Risk Yönetimi Rehberi”ni yayımlamıştır. Bu rehberin temel amacı, kuruluşların sahtekârlık, dolandırıcılık, yasa dışı bahis gibi mali suçları tespit etmek ve önlemek için alması gereken asgari idari ve teknik tedbirleri belirlemektir. Rehber, kuruluşlara sadece reaktif değil, proaktif bir risk yönetimi anlayışı benimsemeleri gerektiğini vurgular.

Kuruluşlar İçin Yükümlülükler: Proaktif ve Risk Temelli Yaklaşım Zorunluluğu

TCMB rehberi, kuruluşların sabit ve statik kurallarla yetinmesini kabul etmemektedir. Bunun yerine, “risk temelli bir yaklaşımla proaktif ve devamlı olarak geliştirilmesi” gereken dinamik bir takip mekanizması talep etmektedir. Bu, kuruluşların kendi müşteri ve işlem profillerine göre risk değerlendirmeleri yapması, yeni ortaya çıkan suç modellerini sürekli izlemesi ve bu doğrultuda kontrol mekanizmalarını güncellemesi gerektiği anlamına gelir. Yükümlülükler, sadece bilinen senaryoları değil, anlık gelişen anormal durumları tespit edip müdahale etmeyi de kapsar.

Manuel Takibin Yetersizliği ve Otomatik İzleme Sistemlerinin Gerekliliği

Rehber, takip mekanizmalarının “manuel olmaması” gerektiğini açıkça belirtmektedir. Milyonlarca işlemin gerçekleştiği dijital ödeme dünyasında, insan gözüyle yapılan kontrollerin yetersiz kalacağı aşikardır. Özellikle rehberde belirtilen “işlem anından itibaren en geç üç saat içerisinde” aksiyon alınması zorunluluğu, manuel süreçlerin sürdürülemez olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, işlemleri gerçek zamanlı olarak analiz edebilen, anormal desenleri anında tespit edebilen ve uyarı üretebilen otomatik izleme sistemleri bir seçenek değil, yasal bir zorunluluktur.

Geleneksel (On-Premise) İşlem İzleme Sistemlerinin Karşılaştığı Zorluklar

Finansal suçlarla mücadelede uzun yıllardır kullanılan geleneksel, yani şirket bünyesinde kurulu (on-premise) sistemler, günümüzün dinamik ve karmaşık tehdit ortamında yetersiz kalmaktadır. Bu sistemler, hem maliyet hem de teknolojik kapasite açısından ciddi zorluklar barındırır ve TCMB’nin talep ettiği proaktif ve esnek yapıya uyum sağlamakta güçlük çekerler.

Yüksek Altyapı ve Yatırım Maliyetleri

On-premise bir sistem kurmak, yüksek başlangıç maliyetleri gerektirir. Sunucu, veri depolama üniteleri, ağ altyapısı ve lisanslama gibi kalemler, önemli bir sermaye yatırımı (CAPEX) anlamına gelir. Ayrıca, bu donanımların barındırılacağı veri merkezinin fiziksel güvenliği, soğutma ve enerji maliyetleri de operasyonel giderleri (OPEX) artırır.

Ölçeklenebilirlik Sorunları: İşlem Hacmi Artışlarına Uyum Sağlayamama

Geleneksel sistemlerin en büyük dezavantajlarından biri, ölçeklenebilirliklerinin sınırlı olmasıdır. İşlem hacmi arttığında veya kampanya gibi özel dönemlerde sistemin performansını korumak için yeni donanımlar eklemek gerekir. Bu süreç hem zaman alıcı hem de maliyetlidir. Ani trafik artışları karşısında sistem yavaşlayabilir veya çökebilir, bu da TCMB’nin anlık izleme gerekliliklerini karşılamayı imkansız hale getirir.

Esneklik Eksikliği: Yeni Suç Modellerine ve Düzenlemelere Hızlı Adapte Olamama

Suçlular sürekli olarak yeni yöntemler geliştirirken, on-premise sistemlerin yeni tehdit senaryolarına ve değişen regülasyonlara adapte edilmesi oldukça zordur. Yeni bir kural seti eklemek veya analiz modelini değiştirmek, genellikle yazılım güncellemeleri, uzun test süreçleri ve hatta dışarıdan danışmanlık hizmeti almayı gerektirir. Bu hantal yapı, TCMB’nin talep ettiği dinamik ve proaktif yaklaşımla taban tabana zıttır.

Uzun ve Karmaşık Kurulum Süreçleri

On-premise bir işlem izleme platformunun sıfırdan kurulması, devreye alınması ve mevcut sistemlerle entegre edilmesi aylar sürebilir. Donanım tedariği, yazılım kurulumu, konfigürasyon ve personel eğitimi gibi adımlar, projenin hayata geçişini yavaşlatır. Bu durum, hızla değişen pazar koşullarına ve yasal zorunluluklara anında cevap verme yeteneğini kısıtlar.

Bakım, Güncelleme ve Yönetim Zorlukları

Sistemin kurulumuyla iş bitmez. On-premise altyapının sürekli olarak bakımının yapılması, yazılım güncellemelerinin takip edilmesi, güvenlik yamalarının uygulanması ve sistemin sorunsuz çalıştığından emin olunması gerekir. Bu görevler, uzman bir BT ekibi gerektirir ve kurumun ana faaliyet alanı dışındaki konulara kaynak ayırmasına neden olur. Bu karmaşıklık, operasyonel verimsizliğe ve artan maliyetlere yol açar.

Özellik Geleneksel (On-Premise) Sistemler Bulut Tabanlı (Cloud) Sistemler
Maliyet Yapısı Yüksek başlangıç yatırımı (CAPEX), sürekli operasyonel giderler (OPEX) Düşük başlangıç maliyeti, kullandığın kadar öde modeli (OPEX)
Ölçeklenebilirlik Sınırlı, yavaş ve maliyetli. Yeni donanım gerektirir. Sınırsız, anlık ve otomatiktir. Talebe göre kaynak artırılıp azaltılabilir.
Esneklik Düşük. Yeni kural ve senaryoların eklenmesi yavaş ve karmaşıktır. Yüksek. Kodlama gerektirmeyen arayüzlerle yeni kurallar anında tanımlanabilir.
Kurulum Süresi Aylar sürebilir. Haftalar veya günler içinde tamamlanabilir.
Bakım ve Yönetim Kuruluşun kendi BT ekibi tarafından yönetilir, yüksek uzmanlık gerektirir. Hizmet sağlayıcı tarafından yönetilir, kurumun kaynaklarını serbest bırakır.

Bulut Tabanlı İşlem İzleme Nedir? Fraud.com aiReflex Platformu

Geleneksel sistemlerin yarattığı zorluklara cevap olarak geliştirilen bulut tabanlı işlem izleme platformları, finansal suçlarla mücadelede bir devrim niteliğindedir. Bu platformlar, altyapı yönetimi karmaşıklığını ortadan kaldırarak kuruluşların tamamen risk yönetimi ve uyum süreçlerine odaklanmasını sağlar. Fraud.com tarafından geliştirilen ve Türkiye’de İHS Teknoloji güvencesiyle sunulan aiReflex, bu modern yaklaşımın en güçlü örneklerinden biridir.

Bulut Bilişim Teknolojisinin Finansal Suçlarla Mücadeleye Etkisi

Bulut bilişim, işlem izleme sistemlerine daha önce görülmemiş bir esneklik, ölçeklenebilirlik ve işlem gücü kazandırmıştır. Fiziksel sunucu limitleri olmadan, milyonlarca işlemi saniyeler içinde analiz etme kapasitesi sunar. Bu teknoloji sayesinde, en karmaşık dolandırıcılık desenleri bile büyük veri setleri içinde tespit edilebilir. Ayrıca, bulut altyapısı, farklı coğrafi konumlardaki verileri merkezi olarak analiz etmeyi kolaylaştırarak küresel operasyonlar için ideal bir çözüm sunar.

Hizmet Olarak Yazılım (SaaS) Modeli ile İşlem İzleme

Bulut tabanlı işlem izleme platformları genellikle Hizmet Olarak Yazılım (SaaS) modeliyle sunulur. Bu modelde, kuruluşlar yazılımı satın almak, kurmak ve yönetmek yerine, aylık veya yıllık bir abonelik ücreti karşılığında hizmete erişirler. Altyapı, bakım, güncelleme ve güvenlik gibi tüm teknik sorumluluklar hizmet sağlayıcıya aittir. Bu, kuruluşların yüksek başlangıç maliyetlerinden kaçınmasını, öngörülebilir bir gider yapısına sahip olmasını ve teknolojik olarak her zaman güncel kalmasını sağlar.

Fraud.com Tarafından Geliştirilen aiReflex: Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi Destekli Analiz

Fraud.com aiReflex, sadece kural tabanlı bir sistem değildir; hibrit yapısıyla hem önceden tanımlanmış kuralları hem de yapay zeka (AI) ve makine öğrenmesi (ML) algoritmalarını bir arada kullanır. Makine öğrenmesi, sistemin sürekli olarak yeni işlem verilerinden öğrenmesini ve daha önce hiç karşılaşılmamış, “sıfır gün” (zero-day) dolandırıcılık desenlerini bile tespit etmesini sağlar. Davranışsal analiz ve anomali tespiti gibi yetenekler, normalin dışındaki her türlü aktiviteyi anında yakalayarak proaktif bir koruma kalkanı oluşturur.

İHS Teknoloji’nin Türkiye’deki Rolü: Yerel Mevzuata Uygun Çözümler Sunma

Global bir teknolojinin yerel başarıya ulaşması, yerel pazarın dinamiklerini ve yasal gerekliliklerini derinlemesine anlayan bir iş ortağı ile mümkündür. İHS Teknoloji, Fraud.com’un dünya lideri teknolojisini Türkiye pazarına sunarken, TCMB Risk Yönetimi Rehberi gibi yerel mevzuatlara tam uyum sağlar. Müşterilere, rehberdeki senaryolara göre önceden yapılandırılmış kural setleri sunarak hızlı bir başlangıç yapmalarını ve yasal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmelerini garanti eder. Ayrıca, yerel destek ekibiyle proje sürecinin her aşamasında müşterilerinin yanında yer alır.

Temel Avantaj: Esneklik – Değişen Tehditlere ve Kurallara Dinamik Uyum

Finansal suçların doğası sürekli değişkendir. Dolandırıcılar, geleneksel güvenlik önlemlerini aşmak için sürekli yeni taktikler geliştirir. Aynı şekilde, TCMB gibi düzenleyici kurumlar da yeni risklere karşı mevzuatlarını günceller. Bu dinamik ortamda, bir işlem izleme sisteminin en değerli özelliği esnekliğidir. Bulut tabanlı aiReflex platformu, bu esnekliği merkeze alarak kuruluşlara benzersiz bir adaptasyon yeteneği sunar.

Kural Motoru Esnekliği: Kodlama Gerektirmeyen, Hızlı Kural Tanımlama ve Değiştirme

aiReflex’in en güçlü yanlarından biri, kullanıcı dostu arayüzü sayesinde uyum ve risk ekiplerinin kodlama bilgisine ihtiyaç duymadan yeni kurallar oluşturabilmesidir. Örneğin, TCMB rehberinde belirtilen “bir ödeme hesabına gün içinde 5 ve daha fazla farklı kişiden para transferi yapılması” gibi bir senaryo, dakikalar içinde sisteme bir kural olarak eklenebilir. Yeni bir dolandırıcılık trendi fark edildiğinde, bu trendi engelleyecek kurallar anında devreye alınabilir. Bu çeviklik, geleneksel sistemlerin aylar sürebilen güncelleme döngüleriyle kıyaslandığında devrim niteliğindedir.

Davranışsal Analiz: Müşteri ve İş Yeri Profillerine Göre Dinamik Risk Skorlaması

Statik kurallar her zaman yeterli olmayabilir. aiReflex, davranışsal analiz yetenekleri ile her müşteri ve iş yeri için normal davranış profilleri oluşturur. Bir kullanıcı normalde gece işlem yapmazken aniden gece yarısı yüksek tutarlı bir transfer yaparsa veya bir iş yerinin cirosu bir anda sektör ortalamasının dört katına çıkarsa, sistem bunu bir anomali olarak algılar ve risk skorunu dinamik olarak artırır. Bu yaklaşım, sadece bilinen kuralları ihlal edenleri değil, aynı zamanda “şüpheli” görünen davranışları da yakalar.

Yeni TCMB Senaryolarını Anında Uygulamaya Alma Kabiliyeti

TCMB, gelecekte yeni risk unsurları ve senaryolar yayımlayabilir. Bulut tabanlı bir platformun esnekliği, bu tür düzenleyici değişikliklere anında uyum sağlamayı mümkün kılar. İHS Teknoloji, mevzuattaki değişiklikleri yakından takip ederek aiReflex platformu için gerekli kural setlerini günceller ve müşterilerine hazır olarak sunar. Bu, kuruluşların yasal uyum riskini minimize eder ve manuel olarak yeni senaryoları sisteme tanımlama zahmetinden kurtarır.

API Tabanlı Kolay Entegrasyon ve Farklı Veri Kaynaklarını Besleme Yeteneği

Modern bir dolandırıcılıkla mücadele sistemi, sadece işlem verileriyle değil, kurum içindeki ve dışındaki farklı veri kaynaklarıyla da konuşabilmelidir. aiReflex, API tabanlı mimarisi sayesinde CRM, müşteri tanıma (KYC) sistemleri, itibar listeleri ve diğer üçüncü parti veri sağlayıcıları ile kolayca entegre olabilir. Bu sayede, bir işlemin riskini değerlendirirken çok daha zengin bir veri setinden faydalanır ve daha isabetli kararlar alınmasını sağlar. Örneğin, yeni açılmış bir müşteri hesabından gelen yüksek tutarlı bir işlem, KYC sisteminden gelen riskli ülke bilgisi ile birleştiğinde otomatik olarak engellenebilir.

Temel Avantaj: Ölçeklenebilirlik – Büyüme ve Yoğunlukla Başa Çıkma Gücü

Ödeme ve elektronik para kuruluşları için büyüme, hem bir hedef hem de bir zorluktur. Müşteri sayısı ve işlem hacmi arttıkça, bu yükü karşılayacak altyapının da sorunsuz bir şekilde genişleyebilmesi gerekir. Ölçeklenebilirlik, bir işlem izleme sisteminin performansını ve verimliliğini doğrudan etkileyen kritik bir faktördür. Bulut tabanlı platformlar, bu konuda geleneksel sistemlere kıyasla ezici bir üstünlük sağlar.

Artan İşlem Hacimlerini Performans Kaybı Olmadan Karşılama

aiReflex gibi bulut tabanlı bir çözüm, işlem hacminiz ne kadar artarsa artsın, performansından ödün vermez. Bulut altyapısı, ihtiyaç duyulduğu anda işlem gücünü ve kapasitesini otomatik olarak artırabilir. Bu, saniyede on binlerce işlemi gerçek zamanlı olarak analiz etme ve TCMB’nin “3 saat kuralı” gibi katı zaman sınırlamalarına her koşulda uyma anlamına gelir. Kuruluşunuzun büyümesi, teknolojik altyapınız için bir endişe kaynağı olmaktan çıkar.

“Kullandığın Kadar Öde” Modeli ile Maliyet Optimizasyonu

Geleneksel sistemlerde, en yoğun anlardaki talebi karşılayacak şekilde kapasite planlaması yapılır ve bu kapasite çoğu zaman atıl kalır. Bulut tabanlı sistemler ise “kullandığın kadar öde” modeliyle çalışır. Bu, sadece kullandığınız kaynaklar için ödeme yaptığınız anlamına gelir. İşlemlerin az olduğu dönemlerde maliyetleriniz düşerken, kampanya veya bayram gibi yoğun dönemlerde artan ihtiyacı ek bir yatırım yapmadan karşılarsınız. Bu model, maliyet optimizasyonu sağlayarak kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlar.

Yeni Ürün ve Hizmetler İçin İzleme Altyapısını Hızla Genişletme

Piyasaya yeni bir ödeme ürünü veya fatura ödeme hizmeti sunduğunuzda, bu yeni iş kolu için de işlem izleme altyapısı kurmanız gerekir. Geleneksel bir yaklaşımla bu süreç aylar sürebilir. Bulut tabanlı aiReflex ile yeni bir hizmeti izleme kapsamına almak, sadece birkaç konfigürasyon değişikliği ile mümkündür. Bu çeviklik, pazara giriş süresini (time-to-market) önemli ölçüde kısaltır ve rekabet avantajı sağlar.

Kampanya ve Özel Günlerdeki Yoğun Trafiği Etkin Yönetme

E-ticaret kampanyaları, özel günler veya tatil dönemleri, işlem hacimlerinin normalin katbekat üzerine çıktığı zamanlardır. Bu ani trafik artışları, ölçeklenemeyen sistemler için bir kabusa dönüşebilir. Bulutun elastik yapısı, bu tür yoğunlukları sorunsuz bir şekilde yönetir. Sistem, artan yükü karşılamak için otomatik olarak ölçeklenir ve yoğunluk sona erdiğinde normal kapasitesine geri döner. Bu sayede, en yoğun anlarda bile hem müşteri deneyimi hem de güvenlik en üst seviyede korunur.

aiReflex ile TCMB Rehberi’ndeki Asgari Risk Unsurlarının İzlenmesi

TCMB’nin yayımladığı rehber, yasa dışı faaliyetlerin tespiti için spesifik ve ölçülebilir risk unsurları tanımlamaktadır. Bu unsurların manuel olarak takip edilmesi imkansızdır. Fraud.com aiReflex platformu, bu senaryoların her birini ve daha fazlasını otomatikleştirmek için tasarlanmıştır. Gerçek zamanlı analiz, davranışsal profilleme ve cihaz parmak izi gibi teknolojilerle, rehberde belirtilen tüm gereklilikler eksiksiz bir şekilde karşılanır.

Ödeme Hesabına İlişkin Hizmetler İçin Otomatik Kontroller

Bireysel ve kurumsal hesaplardaki para transferleri, yasa dışı faaliyetler için en sık kullanılan yöntemlerden biridir. aiReflex, bu alandaki riskleri minimize etmek için çok katmanlı kontroller uygular.

Günlük ve Aylık Transfer Limit ve Adetlerinin İzlenmesi

Rehberde belirtilen “günlük 10’un üzerinde para transferi”, “bir ödeme hesabına gün içinde 5 ve daha fazla farklı kişiden para transferi” veya “ayda 15 ve daha fazla farklı kişiye para transferi” gibi tüm sayısal limitler, aiReflex’in kural motoruna kolayca tanımlanır. Sistem, bu eşikleri aşan hesapları anında tespit ederek uyarı oluşturur ve ilgili birimlerin incelemesine sunar.

Farklı IP ve Cihazlardan Yapılan Şüpheli Erişimin Tespiti

aiReflex, “aynı gün içerisinde aynı IP’den 5 veya daha fazla farklı bireysel müşterinin ödeme hesabına erişilmesi” gibi senaryoları, gelişmiş IP ve cihaz parmak izi teknolojisiyle takip eder. Bir cihaz veya IP adresi üzerinden çok sayıda hesaba erişim sağlanması, hesapların başkaları tarafından kontrol edildiğine (mule account) işaret edebilir. Sistem, bu tür anormal erişim desenlerini anında yakalar.

Anlamsız veya Riskli İşlem Açıklamalarının Analizi

TCMB, işlem açıklamalarının anlamlı olması gerektiğini vurgular. aiReflex, doğal dil işleme (NLP) yetenekleri sayesinde açıklama metinlerini analiz eder. “kumar, bahis, bet” gibi riskli kelimeleri, anlamsız karakter dizilerini veya sürekli tekrar eden ifadeleri tespit ederek bu işlemleri şüpheli olarak işaretler. Bu, manuel kontrolden kaçabilecek detayların otomatik olarak yakalanmasını sağlar.

Ödeme Aracının Kabulüne İlişkin Hizmetler (Sanal/Fiziki POS) İçin Otomatik Kontroller

Üye iş yerleri, yasa dışı gelirlerin sisteme sokulması için bir paravan olarak kullanılabilir. aiReflex, iş yeri faaliyetlerini sürekli izleyerek anormallikleri tespit eder.

Ciro Artışı Anomalilerinin ve Sektör Ortalamalarının Takibi

Rehberdeki “ticari hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde işyeri ve sektör ortalamasının üstünde ciro yapılması” veya “dört kat ve üzeri ciro artışı yaşanması” gibi kurallar, aiReflex’in anomali tespiti motoru tarafından otomatik olarak izlenir. Sistem, her iş yeri için bir ciro profili oluşturur ve bu profilin dışına çıkan ani artışları anında raporlar.

Tekrar Eden Düz Tutar ve Gece Saatleri İşlemlerinin İzlenmesi

“Toplam işlem adedinin/tutarının %50’sinin 21:00 ila 06:00 saatleri arasında gerçekleşmesi” veya “%25’inin tekrar eden düz tutarlı işlemler (100, 250, 500 TL vb.) olması” gibi desenler, genellikle yasa dışı faaliyetlerin göstergesidir. aiReflex, bu tür davranış kalıplarını sürekli analiz ederek şüpheli iş yerlerini belirler.

İş Yeri Domain Yaşı, IBAN Değişikliği ve URL Kontrolleri

Platform, “işlem yapılan işyeri domain yaşının 3 aydan küçük olması” veya “son 3 ayda 3 defa ve daha fazla sayıda IBAN değiştirilmesi” gibi teknik ve operasyonel göstergeleri de takip eder. API entegrasyonları sayesinde, pos işlemindeki URL ile iş yerinin kayıtlı URL’sinin uyumsuzluğunu (back URL kontrolü) otomatik olarak denetler.

TCMB Risk Unsuru Fraud.com aiReflex Çözümü
İşlem Adet/Limit Aşımları (Örn: Günlük 10+ transfer) Velocity Check: Belirli bir zaman aralığındaki işlem sayısı ve tutarını anlık olarak takip eden esnek kural motoru.
Anormal Ciro Artışları (Örn: Günlük 4 kat artış) Anomali Tespiti (AI/ML): Her iş yeri için normal davranış profili oluşturur ve bu profilin dışındaki sapmaları tespit eder.
Şüpheli IP ve Cihaz Erişimi (Örn: Aynı IP’den 5+ hesap) Device Fingerprinting: Her bir cihaz için benzersiz bir kimlik oluşturur ve cihazlar arası şüpheli bağlantıları ortaya çıkarır.
Gece Saatleri ve Tekrar Eden Düz Tutarlar Davranışsal Analiz: İşlem zamanı, tutarı ve sıklığı gibi davranışsal kalıpları analiz ederek riskli desenleri yakalar.
Riskli İşlem Açıklamaları (Örn: “kumar”, “bahis”) Doğal Dil İşleme (NLP): Açıklama metinlerindeki anahtar kelimeleri ve anlamsız ifadeleri otomatik olarak tarar.
API Amaç Dışı Kullanımı ve URL Uyumsuzluğu API Güvenliği ve Denetim: API isteklerini IP ve URL bazında kısıtlar, back URL uyumunu kontrol eder.

Fatura Ödemeleri ve Para Havalesi Hizmetleri İçin Otomatik Kontroller

Fatura ödeme merkezleri ve para havalesi temsilcileri, yüksek işlem hacimleri nedeniyle riskli operasyonlar için kullanılabilir.

Temsilci Bazında Ciro ve İşlem Adedi Anomalilerinin Tespiti

aiReflex, her bir temsilci için ayrı bir risk profili oluşturur. “Temsilcinin cirosunun sektör ortalamasının %75 üstünde olması” veya “dört kat ve üzeri ciro artışı” gibi durumlar otomatik olarak tespit edilir ve incelenmek üzere işaretlenir.

Şüpheli Sorgulama ve Ödeme Desenlerinin Yakalanması

Rehberde belirtilen “bir ayda bireysel müşteri tarafından 90, işyeri tarafından 210 adetten fazla sorgulama yapılması” gibi limitler sistem tarafından izlenir. Ayrıca, “temsilcinin 10 saniye içerisinde birden fazla kişiye ödeme hizmeti sağlaması” gibi normal dışı hızdaki işlem desenleri de yakalanır.

API Bağlantıları Güvenliği ve Denetim İzlerinin Yönetimi

API’ler, sistemler arası iletişimi sağlarken aynı zamanda bir saldırı yüzeyi oluşturabilir. TCMB, API güvenliğine ve denetimine özel bir önem vermektedir.

API Üzerinden Gelen İsteklerin IP ve URL Kısıtlamaları ile Kontrolü

aiReflex, API bağlantıları için katı güvenlik önlemleri sunar. API’ye erişim yalnızca önceden tanımlanmış statik IP adreslerinden (beyaz liste) yapılabilir. Ayrıca, API’nin kullanıldığı web sitesi URL’si ile API isteğinin geldiği kaynak URL’sinin aynı olması zorunlu tutularak API anahtarlarının çalınarak başka sitelerde kullanılmasının önüne geçilir.

TCMB Tarafından Talep Edilen Denetim İzi Detaylarının Otomatik Kaydı

Rehber, API üzerinden geçen işlemlere ilişkin detaylı denetim izlerinin tutulmasını zorunlu kılar. aiReflex, işlem türü, tutarı, zaman damgası, müşteri bilgileri, kaynak ve hedef IP adresi gibi TCMB’nin talep ettiği tüm verileri otomatik olarak ve değiştirilemez bir şekilde kaydeder. Bu kayıtlar, olası bir denetimde veya incelemede kanıt olarak sunulmak üzere en az 10 yıl süreyle güvenli bir şekilde saklanır.

Bulut Tabanlı İşlem İzlemenin Operasyonel Verimliliğe Katkıları

Bulut tabanlı bir işlem izleme platformu, sadece yasal uyumluluğu sağlamakla kalmaz, aynı zamanda kurumun operasyonel verimliliğini de önemli ölçüde artırır. Manuel süreçleri ortadan kaldırarak ve akıllı otomasyon yetenekleri sunarak, uyum ve risk ekiplerinin daha stratejik görevlere odaklanmasına olanak tanır.

Yanlış Pozitif (False Positive) Oranlarının Düşürülmesi

Geleneksel kural tabanlı sistemlerin en büyük sorunlarından biri, çok sayıda yanlış pozitif uyarı üretmeleridir. Bu durum, analistlerin zamanının çoğunu aslında meşru olan işlemleri incelerken harcamasına neden olur. aiReflex’in yapay zeka ve makine öğrenmesi destekli motoru, işlemlerin bağlamını daha iyi anlar. Davranışsal analiz ve zenginleştirilmiş veri setleri sayesinde, gerçek risk taşıyan olayları daha yüksek bir isabet oranıyla tespit eder. Bu da yanlış pozitif oranını düşürerek ekiplerin sadece gerçek tehditlere odaklanmasını sağlar.

Uyum ve Risk Ekiplerinin Vaka İnceleme Süreçlerinin Hızlandırılması

aiReflex, bir uyarı oluşturduğunda analistin ihtiyaç duyacağı tüm bilgileri tek bir ekranda sunar. İşlem detayları, müşteri geçmişi, ilişkili hesaplar, cihaz parmak izi ve risk skoru gibi veriler, vaka inceleme sürecini hızlandırır. Analistler, farklı sistemler arasında geçiş yapmak zorunda kalmadan, saniyeler içinde bilinçli bir karar verebilirler. Bu, TCMB’nin talep ettiği 3 saatlik aksiyon alma süresine uyumu kolaylaştırır.

Detaylı Raporlama ve Analiz Araçları ile Üst Yönetime Bilgi Sunumu

Platform, kurumun risk profili, tespit edilen dolandırıcılık trendleri, şüpheli işlem istatistikleri ve ekip performansı gibi konularda detaylı ve özelleştirilebilir raporlar sunar. Bu raporlar, üst yönetimin ve denetim kurullarının kurumun uyum durumunu net bir şekilde görmesini sağlar. Veriye dayalı bu sunumlar, stratejik kararların alınmasında ve kaynakların doğru yönlendirilmesinde kritik bir rol oynar.

İnsan Hatasını Azaltarak Mevzuat Uyum Riskini Düşürme

Manuel süreçler, doğası gereği insan hatasına açıktır. Bir kuralın yanlış yorumlanması veya bir uyarının gözden kaçırılması, ciddi yasal yaptırımlara ve idari para cezalarına yol açabilir. İşlem izleme sürecini otomatikleştirmek, bu riski minimize eder. Sistem, tanımlanan kuralları ve senaryoları 7/24 ve hatasız bir şekilde çalıştırır. Bu, mevzuata uyumun tutarlı ve güvenilir bir şekilde sağlanmasını garanti altına alarak kurumu olası cezalardan korur.

Bulut Tabanlı İşlem İzleme İçin Neden İHS Teknoloji’yi Tercih Etmelisiniz?

Doğru teknoloji ortağını seçmek, en az teknolojinin kendisi kadar önemlidir. Finansal suçlarla mücadele gibi kritik bir alanda, sadece güçlü bir yazılıma değil, aynı zamanda yerel pazarın dinamiklerini anlayan, mevzuata hakim ve projenin her aşamasında size destek olacak bir partnere ihtiyacınız vardır. İHS Teknoloji, bu iki kritik unsuru bir araya getirerek ödeme ve elektronik para kuruluşları için ideal bir çözüm ortağıdır.

Dünya Lideri Fraud.com Teknolojisi ve İHS Teknoloji’nin Yerel Mevzuat Uzmanlığı

Bu iş birliği, size her iki dünyanın da en iyisini sunar: Fraud.com’un küresel ölçekte kanıtlanmış, yapay zeka destekli, son teknoloji platformu ve İHS Teknoloji’nin Türkiye’deki finansal düzenlemeler, özellikle de TCMB Risk Yönetimi Rehberi konusundaki derin uzmanlığı. Bu sayede, global bir güce sahip olurken yerel yasalara tam uyumlu hareket ettiğinizden emin olursunuz.

TCMB Rehberi’ne Tam Uyumlu, Önceden Tanımlı Kural Setleri

Projenize sıfırdan başlamak zorunda kalmazsınız. İHS Teknoloji, TCMB’nin rehberinde belirttiği tüm asgari risk unsurlarını kapsayan, önceden hazırlanmış ve test edilmiş kural setleri ile birlikte gelir. Bu, platformun çok daha hızlı bir şekilde devreye alınmasını sağlar ve uyum ekibinizin üzerindeki ilk kurulum yükünü hafifletir.

Proje Başlangıcından İtibaren Anahtar Teslim Kurulum ve Yerel Destek

İHS Teknoloji, sadece bir yazılım satıcısı değil, bir çözüm ortağıdır. Projenin analiz aşamasından entegrasyonuna, canlıya geçişten sonraki bakım ve destek süreçlerine kadar her adımda yanınızdadır. Türkçe konuşan, yerel destek ekibimiz sayesinde ihtiyaç duyduğunuz her an hızlı ve etkili yardım alırsınız.

Finansal Kuruluşların İhtiyaçlarına Özel Esnek ve Ölçeklenebilir Çözüm Mimarisi

Her finansal kuruluşun ihtiyaçları farklıdır. aiReflex’in esnek mimarisi ve İHS Teknoloji’nin danışmanlık yaklaşımı sayesinde, platform tam olarak sizin iş modelinize, ürünlerinize ve risk iştahınıza göre yapılandırılır. Büyüdükçe veya yeni hizmetler sundukça sistem de sizinle birlikte sorunsuz bir şekilde ölçeklenir.

Sürekli Gelişen Tehditlere Karşı Yapay Zeka ile Proaktif Koruma Sağlama

Dolandırıcılar durmaz, biz de durmuyoruz. Fraud.com’un temelindeki yapay zeka ve makine öğrenmesi motoru, sürekli olarak yeni verilerden öğrenir ve daha önce görülmemiş tehdit modellerini bile tespit etme yeteneğini geliştirir. İHS Teknoloji ile çalışarak, sadece bugünün değil, yarının tehditlerine karşı da proaktif bir koruma kalkanına sahip olursunuz.

Related articles