Statik IP Zorunluluğu: Dinamik IP Kullanan İşyerleri İçin Güvenlik Mimarisi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşlarınca Sunulan Hizmetlerin Yasa Dışı Faaliyetlerde Kullanılmasının Önlenmesine İlişkin Risk Yönetimi Rehberi”, finansal teknolojiler sektöründe güvenlik standartlarını yeniden şekillendiriyor. Özellikle API bağlantıları üzerinden gerçekleştirilen işlemlerde statik IP adresi kullanımını esas alan bu düzenleme, dinamik IP ile çalışan binlerce işletme için önemli bir uyum zorluğunu beraberinde getiriyor. Bu durum, yalnızca teknik bir gereklilik olmanın ötesinde, KOBİ’ler ve esnek çalışma modellerine sahip yenilikçi girişimler için operasyonel bir engel teşkil edebilmektedir. Ancak modern siber güvenlik yaklaşımları, IP adresinin ötesine geçen çok katmanlı savunma mekanizmaları sunarak bu zorluğun üstesinden gelmeyi mümkün kılıyor. Bu makalede, TCMB’nin statik IP zorunluluğunun ardındaki mantığı, dinamik IP kullanımının getirdiği riskleri ve bu riskleri bertaraf ederek tam uyumluluk sağlayan yapay zeka destekli gelişmiş güvenlik mimarilerini ele alacağız.

TCMB Rehberi ve Statik IP Zorunluluğunun Temelleri

TCMB’nin yayımladığı risk yönetimi rehberi, ödeme ve elektronik para sektöründeki güvenlik altyapısını güçlendirmeyi ve yasa dışı faaliyetlerle mücadeleyi hedefler. Bu kapsamda, özellikle API (Uygulama Programlama Arayüzü) bağlantıları üzerinden yapılan işlemlerde sıkı kurallar getirilmiştir. Rehber, finansal ekosistemin bütünlüğünü ve güvenliğini sağlamak amacıyla kuruluşlara proaktif ve risk temelli bir yaklaşım benimsemelerini zorunlu kılar.

Ödeme Hizmetlerinde Yasa Dışı Faaliyetlerin Önlenmesine Yönelik TCMB Yaklaşımı

TCMB, 6493 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, ödeme hizmetlerinin yasa dışı bahis, kumar ve diğer mali suçlarda kullanılmasını engellemek için net bir yol haritası çizmektedir. Bu yaklaşımın temelinde, şüpheli işlem paternlerinin anlık olarak tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin hızla alınması yatar. Rehber, kuruluşların sahtekârlık ve dolandırıcılık girişimlerini proaktif olarak izlemesi ve raporlaması için asgari risk unsurlarını tanımlayarak, manuel süreçlerden ziyade otomatize edilmiş ve akıllı takip mekanizmalarının kurulmasını teşvik eder.

API Bağlantılarında Güvenlik ve TCMB’nin Beklentileri

API’lar, modern finansal hizmetlerin temel yapı taşlarıdır ve farklı sistemlerin birbiriyle iletişim kurmasını sağlar. Ancak bu esneklik, aynı zamanda önemli güvenlik risklerini de beraberinde getirir. TCMB, kuruluşların API’lerini kullanan işyerleri ve temsilciler için detaylı bir risk değerlendirmesi yapmasını, API üzerinden geçen tüm işlemleri izlemesini ve denetim izlerini eksiksiz olarak tutmasını beklemektedir. Amaç, API’lerin amaç dışı kullanımını en başından engellemek ve herhangi bir anormallik durumunda anında müdahale edebilmektir.

Rehberin 3.2. Maddesi: API İletişiminde Statik IP Adresinin Esas Alınması

Rehberin en kritik maddelerinden biri, API bağlantıları üzerinden iletişim kuracak IP adreslerinin statik olmasının esas alınmasıdır. Statik IP, değişmeyen, sabit bir internet protokol adresidir. TCMB, bu madde ile API hizmeti alan işyerinin kimliğini ve bağlantı noktasını net bir şekilde tanımlamayı hedefler. Bu sayede, hangi işyerinin nereden bağlandığı kesin olarak bilinir ve bu bilgi, güvenlik kontrollerinin ilk katmanını oluşturur.

Güvenlik Mekanizması Olarak IP Beyaz Listesi (Whitelist) Uygulaması

Statik IP zorunluluğunun pratik uygulaması, IP beyaz listesi (whitelist) oluşturulmasıdır. Bu yöntemde, ödeme kuruluşu, sadece önceden tanımlanmış ve güvenilir kabul edilen statik IP adreslerinden gelen API isteklerine izin verir. Beyaz listede olmayan herhangi bir IP adresinden gelen bağlantı talebi ise otomatik olarak engellenir. Bu mekanizma, yetkisiz erişim girişimlerine karşı güçlü bir koruma sağlasa da iş dünyasının dinamik yapısıyla her zaman uyumlu olmayabilir.

İş Dünyası Gerçekleri: Dinamik IP Kullanımı ve Yarattığı Zorluklar

TCMB’nin güvenlik odaklı statik IP zorunluluğu, teoride sağlam bir mantığa dayansa da, günümüz iş dünyasının esnek ve dinamik yapısıyla bazı noktalarda çatışmaktadır. Özellikle KOBİ’ler, uzaktan çalışma modelini benimseyen şirketler ve bulut tabanlı altyapılar kullanan teknoloji girişimleri için dinamik IP kullanımı bir zorunluluktan çok bir standarttır.

Dinamik IP Nedir ve Neden Yaygın Olarak Kullanılır?

Dinamik IP, internet servis sağlayıcıları tarafından kullanıcılara her internet bağlantısında geçici olarak atanan, değişken bir IP adresidir. Statik IP’ye göre daha maliyet etkindir ve yönetimi daha kolaydır. Bu nedenle, küçük ve orta ölçekli işletmelerden ev kullanıcılarına kadar geniş bir kitle tarafından yaygın olarak tercih edilir. İnternet servis sağlayıcıları için de sınırlı sayıdaki IP adresini daha verimli kullanma imkanı sunar.

Statik IP Zorunluluğunun KOBİ’ler ve Yeni Nesil İş Modelleri Üzerindeki Etkisi

Statik IP temin etmek, ek maliyet ve teknik kurulum gerektirir. Birçok KOBİ için bu durum, operasyonel bir yük anlamına gelir. Ayrıca, çalışanların farklı lokasyonlardan (ev, kafe, ortak çalışma alanı) sisteme bağlandığı hibrit veya tamamen uzaktan çalışma modellerinde her bir bağlantı noktası için statik IP tanımlamak pratik değildir. Bulut hizmetleri ve sunucusuz mimariler gibi modern teknolojiler de doğaları gereği dinamik IP’ler üzerinden çalışabilir, bu da TCMB düzenlemesine uyumu teknik olarak zorlaştırır.

Dinamik IP’nin Dolandırıcılık ve Kötüye Kullanım Açısından Taşıdığı Riskler

TCMB’nin endişeleri yersiz değildir. Dinamik IP adresleri, sürekli değiştiği için kötü niyetli aktörlerin izlerini kaybettirmelerini kolaylaştırır. Dolandırıcılar, her saldırı veya yasa dışı işlem için farklı bir IP adresi kullanarak tespit edilmekten kaçınabilirler. Aynı IP adresinin kısa sürelerle farklı kullanıcılar tarafından kullanılması, sorumluluğun ve işlemin kaynağının net bir şekilde belirlenmesini zorlaştırır. Bu durum, özellikle yasa dışı bahis ve sahtekârlık gibi faaliyetlerin takibinde ciddi bir engel oluşturur.

Tek Başına IP Adresi Kontrolünün Yetersiz Kaldığı Durumlar

Güvenliği yalnızca IP adresi kontrolüne dayandırmak, modern siber tehditler karşısında yetersiz kalmaktadır. Kötü niyetli bir aktör, yasal bir işyerine ait statik IP adresini ele geçirerek (hackleyerek) veya VPN/Proxy servisleri aracılığıyla kimliğini gizleyerek bu kontrolü kolayca aşabilir. Bu nedenle, IP adresi önemli bir veri noktası olsa da tek başına bir güven mekanizması olarak yeterli değildir. Güvenliğin, kimlik doğrulamayı ve işlem meşruiyetini birden fazla katmanda teyit eden daha bütünsel bir yaklaşımla ele alınması gerekir.

Özellik Statik IP Dinamik IP
Tanım Değişmeyen, sabit IP adresi. Her bağlantıda değişebilen, geçici IP adresi.
Maliyet Genellikle ek ücrete tabidir, daha pahalıdır. Genellikle standart internet paketlerine dahildir, maliyet etkindir.
Güvenlik (Temel Seviye) IP tabanlı erişim kontrolü ve beyaz liste oluşturmak için idealdir. Sürekli değiştiği için IP tabanlı takip ve engelleme daha zordur.
Yönetim Manuel konfigürasyon ve yönetim gerektirir. İnternet Servis Sağlayıcı tarafından otomatik olarak atanır.
Kullanım Alanı Sunucular, VPN ağları, TCMB uyumluluğu gerektiren API bağlantıları. Ev kullanıcıları, KOBİ’ler, mobil cihazlar, uzaktan çalışanlar.
TCMB Rehberi Uyumu Rehberin 3.2. maddesi ile doğrudan uyumludur. Rehberin beklentisini doğrudan karşılamaz, ek güvenlik katmanları gerektirir.

Statik IP’ye Alternatif Çok Katmanlı Güvenlik Mimarisi

TCMB’nin statik IP beklentisini karşılayamayan ancak aynı veya daha yüksek seviyede güvenlik sağlamayı hedefleyen işletmeler için çözüm, tek bir veri noktasına (IP adresi) bağımlı kalmak yerine, çok katmanlı bir güvenlik mimarisi inşa etmektir. Bu yaklaşım, kullanıcının veya işlemin kimliğini ve meşruiyetini doğrulamak için birbiriyle ilişkili birden çok teknolojiyi bir arada kullanır.

IP Adresinin Ötesinde Güvenilir Kimlik Tespiti Yaklaşımları

Modern fraud tespit ve önleme çözümleri, IP adresini yüzlerce veri noktasından sadece biri olarak ele alır. Asıl amaç, işlemi gerçekleştiren varlığın (kullanıcı veya sistem) güvenilirliğini, geçmiş davranışlarını ve mevcut işlemdeki anormallikleri analiz ederek teyit etmektir. Bu sayede, IP adresi dinamik olsa veya bir maskeleme servisinin arkasında kalsa bile güvenilir bir risk değerlendirmesi yapılabilir.

Cihaz Parmak İzi (Device Fingerprinting) ile Kullanıcı Cihazını Tanımlama

Cihaz parmak izi, bir kullanıcının sisteme bağlandığı cihazın (bilgisayar, telefon, tablet) donanım ve yazılım özelliklerini (işletim sistemi, tarayıcı sürümü, ekran çözünürlüğü, dil ayarları vb.) toplayarak o cihaza özgü benzersiz bir kimlik oluşturma tekniğidir. Bu sayede, aynı cihaz üzerinden farklı IP adresleri ile bağlantı kurulsa bile sistem bu cihazı tanıyabilir. Daha önce şüpheli işlem yapmış bir cihaz, yeni bir IP ile bağlansa dahi anında tespit edilebilir.

Davranışsal Analiz: Kullanıcı İşlem Paternlerinin İncelenmesi

Davranışsal analiz, kullanıcıların normal işlem alışkanlıklarını (ortalama işlem tutarı, işlem sıklığı, giriş saatleri, fare hareketleri, yazma hızı vb.) öğrenen ve bu normalin dışına çıkan anomali durumlarını tespit eden bir teknolojidir. Örneğin, bir kullanıcının hesabından gece yarısı, her zamankinden çok daha yüksek bir tutarda ve alışılmadık bir hızla para transferi yapılması, davranışsal analiz motorları tarafından şüpheli bir aktivite olarak işaretlenir.

Coğrafi Konum (Geolocation), VPN ve Proxy Kullanımının Tespiti

IP adresinden elde edilen coğrafi konum bilgisi, kullanıcının beyan ettiği veya daha önceki işlemlerinden bilinen konum bilgisi ile karşılaştırılır. Örneğin, Türkiye’de yaşaması beklenen bir kullanıcının hesabına kısa bir süre sonra yurt dışındaki riskli bir ülkeden erişim sağlanması şüphe uyandırır. Gelişmiş sistemler, kullanıcının kimliğini gizlemek için kullandığı VPN veya Proxy servislerini de tespit ederek risk puanını artırabilir.

Oturum (Session) İzleme ve Veri Korelasyonu

Oturum izleme, bir kullanıcının sisteme giriş yaptığı andan çıkış yaptığı ana kadar gerçekleştirdiği tüm eylemlerin bütünsel olarak analiz edilmesidir. Bu süreçte IP adresi, cihaz parmak izi, konum bilgisi ve davranışsal veriler birbiriyle ilişkilendirilir (korelasyon). Örneğin, aynı oturum içinde IP adresinin veya cihaz kimliğinin aniden değişmesi gibi tutarsızlıklar, hesabın ele geçirilmiş olabileceğinin bir işareti olarak değerlendirilir.

Çözüm Olarak Fraud.com Teknolojisi: aiReflex (Bulut İşlem İzleme)

TCMB’nin statik IP zorunluluğu karşısında dinamik IP kullanan işletmelerin ihtiyaç duyduğu çok katmanlı güvenlik mimarisini sunan en etkili çözümlerden biri, Fraud.com’un yapay zeka destekli platformu aiReflex’tir. IHS Teknoloji tarafından Türkiye’de sunulan Bulut İşlem İzleme hizmeti, aiReflex’in gücünü yerel mevzuat uzmanlığı ile birleştirerek kuruluşlara tam uyumlu ve proaktif bir koruma sağlar.

aiReflex Nedir ve Dinamik IP Sorununa Nasıl Yaklaşır?

aiReflex, kural tabanlı kontroller ile makine öğrenmesi algoritmalarını hibrit bir yapıda birleştiren, gerçek zamanlı bir sahtekârlık önleme platformudur. Dinamik IP sorununa, IP adresini tek bir doğrulama kriteri olarak görmek yerine, onu onlarca farklı veri noktasıyla (cihaz parmak izi, davranışsal biyometri, konum, işlem geçmişi vb.) birlikte analiz ederek yaklaşır. Bu sayede, IP adresi değişken olsa bile işlemin arkasındaki varlığın güvenilirliğine dair isabetli bir risk puanı oluşturur.

Yapay Zeka Destekli Risk Puanlaması ile Statik IP Eksikliğini Telafi Etme

Platform, her işlemi milisaniyeler içinde analiz eder ve yapay zeka motoru sayesinde bir risk puanı atar. Bu puanlama, işlemin normal paternlerden ne kadar saptığını, işlemin yapıldığı cihazın geçmişini, kullanıcının davranışsal özelliklerini ve daha birçok faktörü hesaba katar. Düşük riskli işlemler otomatik olarak onaylanırken, yüksek riskli işlemler ek doğrulamaya tabi tutulur veya doğrudan engellenir. Bu akıllı otomasyon, statik IP’nin sağladığı güvenlik seviyesini fazlasıyla karşılar ve manuel müdahale ihtiyacını ortadan kaldırır.

aiReflex’in Temel Yetenekleri

aiReflex platformunun gücü, TCMB Rehberi’nde belirtilen risk senaryolarını proaktif olarak yönetme kapasitesinden gelir.

Gelişmiş Cihaz Tanımlama ve Kalıcı İzleme

aiReflex, gelişmiş cihaz parmak izi teknolojisi kullanarak her bir cihaz için kalıcı ve benzersiz bir kimlik oluşturur. Bu kimlik, tarayıcı çerezleri silinse veya gizli mod kullanılsa bile cihazı tanımaya devam eder. Böylece, dolandırıcıların aynı cihazı farklı kimliklerle kullanarak yaptığı saldırılar kolayca tespit edilebilir.

Gerçek Zamanlı Davranış Analizi ve Anomali Tespiti

Platform, kullanıcıların işlem yapma şeklini sürekli olarak öğrenir ve kişiye özel davranış profilleri oluşturur. Normalin dışına çıkan herhangi bir aktivite (anormal işlem tutarı, coğrafi konum değişikliği, işlem hızı vb.) anında bir anomali olarak işaretlenir ve risk puanını yükseltir. Bu yetenek, özellikle hesap ele geçirme (ATO – Account Takeover) saldırılarına karşı etkilidir.

Çoklu Veri Noktası (IP, Cihaz, Konum, İşlem) Analizi

aiReflex’in en büyük gücü, farklı kaynaklardan gelen verileri anlık olarak birleştirip analiz etme yeteneğidir. Bir işlemin IP adresi, yapıldığı cihaz, coğrafi konumu, işlem detayı ve kullanıcının geçmiş davranışları gibi tüm unsurlar bütünsel olarak değerlendirilir. Bu 360 derecelik bakış açısı, tekil olarak bakıldığında anlamsız görünen ancak bir araya geldiğinde net bir dolandırıcılık desenini ortaya koyan karmaşık saldırıları bile tespit etmeyi sağlar.

TCMB Rehberindeki Risk Senaryolarının aiReflex ile Proaktif Yönetimi

aiReflex, TCMB Rehberi’nde özellikle belirtilen şüpheli işlem senaryolarını tespit etmek ve önlemek için tasarlanmış yeteneklere sahiptir.

Aynı IP’den Çok Sayıda Farklı Hesap Erişimi Tespiti (Madde 3.1.1)

Rehberde belirtilen “Aynı gün içerisinde aynı IP’den 5 veya daha fazla farklı bireysel müşterinin ödeme hesabına erişilerek işlem gerçekleştirilmesi” senaryosu, aiReflex’in “Velocity Check” kuralları ile anlık olarak izlenir. Belirlenen eşik aşıldığında sistem otomatik olarak alarm üretir veya işlemleri bloke eder.

Aynı Hesaba Kısa Sürede Farklı IP’lerden Erişim Tespiti (Madde 3.1.1)

Benzer şekilde, “Aynı müşterinin ödeme hesaplarına aynı gün içerisinde 5 farklı IP’den erişilerek işlem gerçekleştirilmesi” gibi senaryolar, platformun oturum ve cihaz izleme yetenekleri sayesinde kolayca tespit edilir. aiReflex, bu durumu şüpheli bir aktivite olarak değerlendirir ve hesabın ele geçirilme riskine karşı önlem alınmasını sağlar.

Anormal Ciro Artışları ve Şüpheli İşlem Paternlerinin İzlenmesi (Madde 3.1.2)

İşyerleri için belirtilen “Ticari geçmişiyle uyumlu olmayacak derecede hızlı ciro artışı yaşanması” veya “tekrar eden düz tutarlı işlemler” gibi risk unsurları, aiReflex’in makine öğrenmesi modelleri tarafından sürekli olarak takip edilir. Platform, her işyerinin normal ciro seyrini öğrenir ve bu seyrin dışına çıkan ani ve anormal artışları raporlayarak inceleme başlatır.

Yurt Dışı IP ve Konum Uyumsuzluklarının Tespiti (Madde 3.1.2)

Rehberde yer alan “Türkiye’de bulunan bir işyerinin pos sunucusunun IP’sinin yurtdışı IP’si olduğunun tespit edilmesi” gibi coğrafi uyumsuzluklar, aiReflex’in IP ve konum analizi yetenekleriyle anında ortaya çıkarılır. Bu tür tutarsızlıklar, yasa dışı faaliyetlerin gizlenmesi için kullanılan yaygın bir yöntem olduğundan, platform tarafından yüksek riskli olarak işaretlenir.

TCMB Risk Senaryosu (Örnek) aiReflex Çözümü ve Yeteneği Sağlanan Fayda
Aynı IP’den çok sayıda farklı hesaba erişim (3.1.1) Velocity Check, IP ve Cihaz Korelasyonu Dolandırıcılık ağlarının ve bot saldırılarının tespiti.
Aynı hesaba farklı IP’lerden hızlı erişim (3.1.1) Oturum İzleme, Cihaz Parmak İzi, Davranışsal Analiz Hesap ele geçirme (ATO) saldırılarının proaktif olarak engellenmesi.
İşyeri cirosunda anormal artış (3.1.2) Makine Öğrenmesi Tabanlı Anomali Tespiti Yasa dışı bahis ve kara para aklama faaliyetlerinin erken tespiti.
Tekrar eden düz tutarlı işlemler (50, 100 TL vb.) (3.1.2) İşlem Paterni Analizi, Kural Motoru Sentetik ve şüpheli işlem paternlerinin otomatik olarak işaretlenmesi.
Yurt dışı IP kullanımı veya konum uyumsuzluğu (3.1.2) Coğrafi Konum Analizi (Geolocation), Proxy/VPN Tespiti Kimlik gizleme ve yetkisiz erişim girişimlerinin önlenmesi.

aiReflex ile TCMB Uyumlu Güvenlik Altyapısının Kurulması

aiReflex platformunu benimsemek, ödeme ve elektronik para kuruluşlarına TCMB’nin zorlu düzenlemelerine uyum sağlama ve aynı zamanda iş sürekliliğini koruma imkanı sunar. Bulut tabanlı (SaaS) mimarisi sayesinde, karmaşık ve uzun süren kurulum süreçleri olmadan, hızlı ve etkin bir güvenlik altyapısı oluşturulabilir.

İşletme Sistemlerine Hızlı ve Güvenli API Entegrasyonu

aiReflex, modern ve esnek API’ler aracılığıyla mevcut ödeme sistemlerine kolayca entegre edilebilir. İşletmeler, kendi sistemlerinden gönderdikleri işlem verilerini aiReflex’in analiz motoruna ileterek saniyeler içinde bir risk değerlendirmesi alabilir. Bu hızlı entegrasyon süreci, işletmelerin TCMB’nin getirdiği yeni yükümlülüklere kısa sürede adapte olmasını sağlar.

TCMB Risk Unsurlarına Göre Özel Kural Setlerinin ve Senaryoların Tanımlanması

Platform, TCMB Rehberi’nde listelenen tüm asgari risk unsurlarının (örneğin, “günlük 10’un üzerinde para transferi”, “işlem açıklama metninin anlamsız olması” vb.) özel kurallar olarak tanımlanmasına olanak tanır. İşletmeler, bu hazır kuralları kullanmanın yanı sıra, kendi iş modellerine ve risk iştahlarına özgü senaryolar da oluşturabilirler. Bu esneklik, her kuruluşun kendine özel bir risk yönetimi stratejisi geliştirmesine imkan verir.

Riskli İşlemler İçin Otomatik Aksiyonların (Engelleme, Ek Doğrulama Talebi) Kurgulanması

aiReflex’in en önemli avantajlarından biri, tespit edilen risk seviyesine göre otomatik aksiyonlar alınabilmesidir. Örneğin, çok yüksek riskli olarak puanlanan bir işlem doğrudan engellenebilir. Orta riskli bir işlem için ise kullanıcıdan ek bir kimlik doğrulama adımı (örneğin, SMS ile gelen kodu girme) istenebilir. Bu otomasyon, TCMB’nin “tespit edilen hususlara dair alınacak aksiyonların işlem anından itibaren en geç üç saat içerisinde belirlenmesi” kuralına tam uyum sağlar ve operasyonel verimliliği artırır.

Denetim ve Raporlama İçin Gerekli Denetim İzlerinin (Audit Trails) Saklanması

TCMB, kuruluşların API üzerinden geçen işlemlere ilişkin tüm denetim izlerini tutmasını zorunlu kılar. aiReflex, her bir işlem için alınan kararın (onay, ret, ek doğrulama) hangi kurallara veya analiz sonuçlarına dayandığını detaylı bir şekilde kaydeder. Bu kayıtlar (audit trails), olası bir TCMB denetiminde veya hukuki süreçte kanıt niteliği taşır ve kuruluşun MASAK yükümlülükleri gibi yasal gereklilikleri yerine getirdiğini gösterir.

Bulut İşlem İzleme Çözümleri İçin Neden İHS Teknoloji’yi Tercih Etmelisiniz?

Doğru teknoloji partnerini seçmek, TCMB gibi kritik düzenlemelere uyum sürecinde en az teknolojinin kendisi kadar önemlidir. IHS Teknoloji, global bir teknoloji lideri olan Fraud.com’un gücünü, Türkiye pazarının dinamiklerine ve yasal gerekliliklerine hakim yerel bir uzmanlıkla birleştirerek kuruluşlara benzersiz bir değer sunar.

Fraud.com’un Global Teknoloji Liderliği ve İHS Teknoloji’nin Yerel Mevzuat Uzmanlığı

IHS Teknoloji, Fraud.com’un dünya çapında kanıtlanmış, yapay zeka ve makine öğrenmesi tabanlı sahtekârlık önleme teknolojisini Türkiye’deki finans ve ödeme kuruluşlarının hizmetine sunar. Bu iş birliği, müşterilerin hem en son teknolojiye erişmesini hem de bu teknolojinin TCMB Rehberi ve 6493 sayılı Kanun gibi yerel düzenlemelerin ruhuna ve metnine tam uygun şekilde yapılandırılmasını garanti eder.

TCMB Rehberi ve Yerel Düzenlemelere Tam Uyumlu Çözümler Sunma Kapasitesi

IHS Teknoloji ekibi, TCMB’nin beklentilerini ve denetim süreçlerini yakından takip eder. Sunduğumuz aiReflex çözümü, rehberde belirtilen tüm idari ve teknik tedbirlerin karşılanmasına yönelik olarak önceden yapılandırılmış kural setleri ve raporlama şablonları içerir. Bu sayede, müşterilerimizin uyum süreçlerini hızlandırır ve olası yasal yaptırımlara karşı güçlü bir koruma kalkanı oluştururuz.

Kolay Entegrasyon Süreçleri ve Sürekli Teknik Destek Hizmeti

Bulut tabanlı mimarimiz sayesinde, uzun ve maliyetli kurulum projelerine ihtiyaç duymadan, hızlı bir şekilde sistemlerinize entegre oluruz. Proje boyunca ve sonrasında, uzman mühendislerimizden oluşan teknik destek ekibimiz, her türlü sorunuz ve ihtiyacınız için yanınızdadır. Amacımız, sadece bir ürün satmak değil, güvenlik ve uyum yolculuğunuzda güvenilir bir iş ortağı olmaktır.

Türkiye Finans ve Ödeme Sistemleri Sektörünün İhtiyaçlarına Özel Danışmanlık

Sektördeki derin tecrübemiz, bize her müşterinin kendine özgü riskleri ve operasyonel zorlukları olduğunu öğretmiştir. Bu nedenle, standart bir çözüm sunmak yerine, işletmenizin özel ihtiyaçlarını analiz ederek size özel bir güvenlik ve uyum stratejisi geliştirmenize yardımcı oluyoruz. Statik IP zorunluluğundan yasa dışı işlem takibine kadar tüm süreçlerinizde size özel danışmanlık hizmeti sunarak, işinizi güvenle büyütmenize destek oluyoruz.

Related articles