Yasa dışı faaliyetlerden elde edilen gelirlerin aklanması ve terörizmin finansmanı gibi ciddi suçlarla mücadelede, finansal sistemin en zayıf halkalarından biri “hesap kiralama” veya diğer adıyla “para katırı (mule account)” kullanımıdır. Suçlular, kimliklerini gizlemek ve fonların izini kaybettirmek amacıyla üçüncü şahısların banka veya ödeme hesaplarını kullanarak karmaşık transfer ağları oluşturur. Bu durum, ödeme ve elektronik para kuruluşları için büyük yasal, finansal ve itibar riskleri doğurur. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan yeni risk yönetimi rehberi, bu tür yasa dışı faaliyetlerin önlenmesi amacıyla kuruluşlara önemli sorumluluklar yüklemekte ve spesifik işlem limitleri gibi net kurallar getirmektedir. Bu kurallara uyum sağlamak, sadece olası cezalardan kaçınmak için değil, aynı zamanda finansal ekosistemin güvenliğini sağlamak için de kritik bir öneme sahiptir.
İçindekiler
ToggleHesap Kiralama (Mule Account) Olgusu ve Finansal Sistemdeki Yeri
Hesap kiralama, finansal suçların en yaygın ve tespit edilmesi zor yöntemlerinden biridir. Suç örgütleri, para aklama ve dolandırıcılık gibi faaliyetlerde kimliklerini gizlemek için başkalarına ait hesapları kullanır. Bu durum, ödeme ve elektronik para kuruluşları için ciddi riskler barındırır ve TCMB gibi düzenleyici kurumlar tarafından yakından takip edilir.
Hesap Kiralama (Mule Account) Nedir?
Hesap kiralama (Mule Account), bir kişinin kendi banka veya ödeme hesabını, genellikle bir komisyon veya ücret karşılığında, üçüncü bir şahsın veya grubun kullanımına sunmasıdır. Hesabını kiralayan kişiler, “para katırı” olarak adlandırılır. Bu kişiler, çoğu zaman elde edilecek gelirin yasa dışı kaynaklardan geldiğinin farkında olsalar da bazen kandırılarak veya tehdit edilerek bu sürece dahil edilirler. Amaç, yasa dışı parayı yasal finansal sisteme sokmak ve fonların asıl kaynağı ile nihai hedefi arasındaki bağlantıyı koparmaktır.
Yasa Dışı Faaliyetlerde Para Katırı (Mule) Hesaplarının Rolü
Para katırı hesapları, suç gelirlerinin aklanması zincirinin kritik bir parçasıdır. Bu hesaplar, yasa dışı bahis, kimlik avı (phishing) dolandırıcılığı, e-ticaret sahtekarlıkları ve diğer siber suçlardan elde edilen paranın toplanması ve transfer edilmesi için kullanılır. Suçlular, parayı birden çok katır hesabı arasında hızla hareket ettirerek, kolluk kuvvetlerinin ve finansal kuruluşların fon akışını takip etmesini zorlaştırır. Bu yöntem, hem kara para aklama sürecini hızlandırır hem de suçun arkasındaki gerçek faillerin kimliklerinin gizli kalmasını sağlar.
Finansal Kuruluşlar İçin Yarattığı Riskler: Yasal, Finansal ve İtibari
Para katırı hesaplarının kendi sistemlerinde kullanılması, ödeme ve elektronik para kuruluşları için çok yönlü riskler oluşturur. Bu riskler üç ana başlıkta toplanabilir:
- Yasal Riskler: TCMB ve MASAK gibi düzenleyici otoriteler, finansal kuruluşların suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi (AML) konusunda katı tedbirler almasını zorunlu kılar. Sistemlerinde mule account faaliyetlerine izin veren veya bunları tespit edemeyen kuruluşlar, 6493 sayılı Kanun kapsamında ağır idari para cezaları ve hatta faaliyet lisansının iptali gibi yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir.
- Finansal Riskler: Dolandırıcılık kaynaklı işlemler nedeniyle oluşan “ters ibraz” (chargeback) talepleri ve müşteri kayıpları, kuruluşlar için doğrudan finansal zarara yol açar. Ayrıca, bu tür olayların soruşturulması ve yönetilmesi ciddi operasyonel maliyetler yaratır.
- İtibari Riskler: Bir kuruluşun adının yasa dışı faaliyetlerle anılması, müşteri güvenini ve marka itibarını zedeler. Güvenli bir platform olarak algılanmayan bir finans kuruluşu, uzun vadede müşteri ve iş ortağı kaybetme riskiyle yüzleşir.
T.C. Merkez Bankası (TCMB) Düzenlemeleri ve Yükümlülükler
Finansal sistemin güvenliğini ve istikrarını sağlamak amacıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ödeme ve elektronik para kuruluşlarının faaliyetlerini yakından düzenlemektedir. Bu kapsamda yayımlanan “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşlarınca Sunulan Hizmetlerin Yasa Dışı Faaliyetlerde Kullanılmasının Önlenmesine İlişkin Risk Yönetimi Rehberi,” sektör için bir yol haritası niteliğindedir.
Risk Yönetimi Rehberi’nin Amacı ve Kapsamı
TCMB tarafından hazırlanan bu rehberin temel amacı, 6493 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösteren ödeme ve elektronik para kuruluşlarının (Kuruluşlar) sundukları hizmetlerin yasa dışı bahis, kumar, dolandırıcılık ve diğer mali suçlarda kullanılmasını engellemektir. Rehber, kuruluşların bu tür riskleri proaktif bir şekilde yönetmeleri için alması gereken asgari idari ve teknik tedbirleri belirler. Kapsamı, ödeme hesapları, sanal/fiziki POS hizmetleri, fatura ödemeleri ve para havalesi gibi tüm ödeme hizmetlerini içerir. Rehber, kuruluşların MASAK yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla, kendi iç kontrol ve risk yönetimi sistemlerini güçlendirmelerini hedefler.
Rehberin Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları İçin Önemi
Bu rehber, ödeme ve elektronik para kuruluşları için bir tavsiye niteliğinden öte, uyulması zorunlu bir kurallar bütünüdür. Önemi birkaç noktada öne çıkar:
- Yasal Uyumluluk: Rehberde belirtilen asgari unsurları ve takip mekanizmalarını uygulamak, kuruluşların yasal yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlar.
- Risk Yönetimi Standardı: Sektör genelinde ortak bir risk yönetimi standardı oluşturarak, suçluların sistemdeki zayıf halkaları istismar etmesini zorlaştırır.
- Proaktif Koruma: Kuruluşları, sadece bilinen dolandırıcılık yöntemlerine karşı değil, aynı zamanda gelişen ve değişen suç taktiklerine karşı da hazırlıklı olmaya teşvik eder. Risk temelli bir yaklaşım benimsenmesini zorunlu kılar.
Rehbere Uyum Sağlamamanın Yaptırımları ve Sonuçları
TCMB, rehberde belirtilen kurallara ve takip yöntemlerine uymayan kuruluşlara karşı ciddi yaptırımlar uygulama yetkisine sahiptir. Rehbere aykırılık, “iç kontrol”, “risk yönetimi” ve “şüpheli işlemlerin takibi” gibi temel yükümlülüklerin ihlali olarak kabul edilir. 6493 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca, uyumsuzluk tespit edilen kuruluşlara önemli miktarlarda idari para cezası uygulanabilir. Tekrarlanan veya ciddi ihlallerde ise kuruluşun faaliyet izninin geçici olarak durdurulması veya tamamen iptal edilmesi gibi daha ağır sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle rehbere tam uyum, kuruluşların sadece finansal sağlığı için değil, varlığını sürdürebilmesi için de bir zorunluluktur.
“Günlük 10 İşlem Sınırı” ve Diğer Kritik Eşiklerin İncelenmesi
TCMB’nin Risk Yönetimi Rehberi, yasa dışı faaliyetlerin, özellikle de hesap kiralama (mule account) aktivitelerinin tespitine yönelik somut ve ölçülebilir kurallar getirmiştir. Bu kurallar, normal müşteri davranışlarından sapan ve şüphe uyandıran işlem desenlerini belirlemek için tasarlanmıştır. Bu eşiklerin takibi, finansal kuruluşların proaktif bir savunma mekanizması oluşturmasının temelini oluşturur.
Bireysel Müşteriler İçin Günlük 10 İşlem Kuralı
Rehberin en dikkat çekici maddelerinden biri, bireysel bir müşterinin ödeme hesabından bir gün içinde 10’un üzerinde para transferi yapmasının riskli işlem olarak değerlendirilmesidir. Bu kuralın temel mantığı, ortalama bir bireysel kullanıcının günlük finansal aktivitelerinin genellikle bu sayının altında kalmasıdır. Yasa dışı bahis veya dolandırıcılık gibi faaliyetlerde ise toplanan paranın hızla çok sayıda farklı hesaba dağıtılması yaygın bir yöntemdir. Dolayısıyla, bir hesaptan kısa süre içinde çok sayıda çıkış yapılması, o hesabın bir “dağıtım” veya “katır” hesabı olarak kullanıldığına dair güçlü bir işarettir.
Gün İçinde 5 ve Üzeri Farklı Kişiye/Kişiden Para Transferi
Bu kural, işlem sayısının yanı sıra işlemin yapıldığı karşı taraf çeşitliliğine odaklanır. Bir ödeme hesabına gün içinde 5 veya daha fazla farklı kişiden para gelmesi (toplama aktivitesi) veya bir hesaptan 5 veya daha fazla farklı kişiye para gönderilmesi (dağıtma aktivitesi) şüpheli kabul edilir. Normal bir kullanıcı genellikle sınırlı sayıda kişiyle para transferi yaparken, para katırı hesapları çok sayıda farklı kaynaktan küçük tutarlar toplamak veya toplanan parayı çok sayıda alıcıya dağıtmak için kullanılır. Bu desen, hesabın kişisel kullanım dışında bir amaçla, özellikle de bir suç ağının parçası olarak işletildiğini düşündürür.
Ay İçinde 15 ve Üzeri Farklı Kişiye/Kişiden Para Transferi
Günlük limitleri tamamlayıcı nitelikte olan bu kural, daha uzun bir zaman dilimindeki şüpheli aktiviteleri yakalamayı hedefler. Bir ay boyunca bir hesaba 15 veya daha fazla farklı kişiden para girişi olması veya hesaptan 15 veya daha fazla farklı kişiye para çıkışı yapılması, hesabın sürekli olarak yasa dışı fon transferi için kullanıldığına işaret edebilir. Bu durum, özellikle düşük yoğunluklu ama sürekli devam eden para aklama faaliyetlerinin tespitinde etkilidir.
Yeni Açılan ve 20 Yaş Altı Hesaplar İçin Özel Kurallar
TCMB, belirli müşteri segmentlerini daha yüksek riskli olarak tanımlamıştır. Bu gruplar şunlardır:
- 20 Yaşından Küçükler: Finansal okuryazarlığı daha düşük olabilen veya kolay para kazanma vaatlerine daha açık olabilen gençlerin hesaplarının para katırı olarak kullanılma riski daha yüksektir.
- Yeni Açılan Hesaplar: Dolandırıcılar, “kullan-at” mantığıyla sürekli yeni hesaplar açarak tespit edilmekten kaçınmaya çalışır.
Bu nedenle rehber, bu iki kategorideki hesaplar için özel bir kural getirmiştir: Hesap sahibinin 20 yaşından küçük olduğu veya hesabın yeni açıldığı durumlarda, ilk bir ay içinde 50’den fazla işlem yapılması veya toplam işlem tutarının 27.500 TL’yi aşması riskli kabul edilir. Bu kural, riskli gruplar üzerindeki denetimi artırmayı amaçlar.
Bu Kuralların Mule Hesap Tespitindeki Anlamı
Belirtilen tüm bu sayısal eşikler, tek başlarına birer kanıt olmasalar da güçlü birer risk göstergesidir. Finansal kuruluşlar için bu kuralların anlamı şudur: Belirtilen limitleri aşan her işlem veya hesap, otomatik olarak bir uyarı (alert) üretmeli ve detaylı incelemeye tabi tutulmalıdır. Bu, manuel takibin imkansız olduğu bir ortamda, otomasyon tabanlı izleme sistemlerinin ne kadar hayati olduğunu göstermektedir. Bu kurallar, kuruluşların şüpheli aktiviteyi erken bir aşamada tespit ederek yasa dışı fon akışını engellemesine olanak tanır.
| Risk Unsuru | Bireysel Müşteri Limiti | Temel Gerekçe |
|---|---|---|
| Günlük Para Transferi Sayısı | 10’un üzerinde | Normal dışı yoğunlukta fon dağıtımı şüphesi. |
| Günlük Farklı Alıcı/Gönderici | 5 ve üzeri | Fon toplama veya dağıtma ağının bir parçası olma riski. |
| Aylık Farklı Alıcı/Gönderici | 15 ve üzeri | Hesabın sürekli olarak yasa dışı transferler için kullanılması. |
| Yeni/Genç Hesap (İlk Ay) | 50 işlem veya 27.500 TL | Yüksek riskli müşteri segmentlerinin istismar edilmesinin önlenmesi. |
Mule Hesap Tespitinde Kullanılan Diğer Kritik Risk Unsurları
TCMB’nin belirlediği sayısal işlem limitleri, mule hesap tespitinde önemli bir yer tutsa da, dolandırıcıların kullandığı karmaşık yöntemleri ortaya çıkarmak için tek başına yeterli değildir. Rehber, finansal kuruluşların çok daha geniş bir yelpazede teknik, davranışsal ve içerik bazlı göstergeleri de izlemesini zorunlu kılar. Bu unsurlar, bir hesabın yasa dışı amaçlarla kullanılıp kullanılmadığına dair daha bütüncül bir resim sunar.
Teknik ve Davranışsal Göstergeler
Suçluların dijital ayak izleri, genellikle teknik verilerde ve kullanıcı davranışlarında gizlidir. Bu alandaki anormallikler, en önemli ipuçlarını sunar.
IP Adresi Anormallikleri: Çoklu Hesap Erişimi ve Çoklu Lokasyon
IP adresi, bir işlemin veya oturumun dijital parmak izi gibidir. Rehbere göre aşağıdaki senaryolar yüksek risklidir:
- Aynı gün içinde aynı IP adresinden 5 veya daha fazla farklı bireysel müşteri hesabına erişilmesi. Bu durum, tek bir kişinin birden çok katır hesabını kontrol ettiğini gösterebilir.
- Aynı müşterinin hesabına aynı gün içinde 5 farklı IP adresinden erişilmesi. Bu, hesabın kontrolünün birden fazla kişi arasında paylaşıldığını veya kimlik avı saldırısı sonucu ele geçirildiğini düşündürebilir.
- Aynı IP adresinden aynı gün içinde 2’den, aynı ay içinde ise 5’ten fazla yeni hesap açılması. Bu, seri şekilde “kullan-at” hesaplar oluşturan bir dolandırıcılık şebekesine işaret eder.
Güvenilmeyen E-posta Sunucuları ve Ardışık Adresler
Dolandırıcılar, kimliklerini gizlemek için genellikle geçici veya güvenilir olmayan e-posta servislerini kullanır. Aynı veya ardışık olarak tekrar eden (örneğin, ahmet01@mail.com, ahmet02@mail.com) e-posta adresleri üzerinden işlem yapılması, bu hesapların organize bir şekilde oluşturulduğuna dair güçlü bir şüphe uyandırır.
Riskli Ülkeler, Off-Shore Merkezler ve Sanal Operatörler
İşlemlerin yapıldığı coğrafi konum ve kullanılan iletişim araçları da önemli risk göstergeleridir. Rehber, özellikle şu durumlara dikkat çeker:
- Riskli olarak bilinen ülkeler, off-shore finans merkezleri veya yasa dışı bahis faaliyetlerinin yasal olduğu ülkelere ait IP adresleri veya cep telefonu numaraları ile işlem yapılması.
- Sağlayıcısı bilinmeyen veya sanal operatörlere ait cep telefonu numaralarının kullanılması.
İşlem Detayları ve İçerik Analizi
Para transferlerinin açıklama kısımları, çoğu zaman yasa dışı faaliyetin niteliğini ele veren önemli bilgiler içerir.
Anlamsız veya Şifreli İşlem Açıklamaları
İşlemlerin açıklama kısmının boş bırakılması, anlamsız olması veya ardışık, alfa-nümerik ya da tekrar eden karakterler içermesi (örneğin “asdfasdf”, “123123”) şüpheli bir durumdur. Bu, işlem detaylarının kaydedilmesinden kaçınma ve otomasyon sistemlerini atlatma çabası olarak yorumlanabilir.
Yasa Dışı Faaliyetleri Çağrıştıran Anahtar Kelimeler (kumar, bahis vb.)
Rehber, kuruluşların işlem açıklamalarında belirli anahtar kelimeleri taramasını zorunlu kılar. “Kumar”, “kmr”, “bahis”, “bhs”, “bet”, “gambling” gibi kelimelerin veya kısaltmaların kullanılması, işlemin doğrudan yasa dışı bir faaliyetle ilişkili olduğuna dair en net kanıtlardan biridir ve derhal inceleme gerektirir.
Hesap Kullanım Desenleri
Bir hesabın genel kullanım alışkanlıkları ve geçmişi, meşru bir kullanıcı ile bir para katırı arasındaki farkı ortaya koyabilir.
Çoklu Hesap Açma Girişimleri ve Kapatılan Hesaplar
Aynı kişinin (aynı T.C. kimlik numarası, e-posta veya telefon numarası ile) aynı yıl içinde birden fazla hesap açma girişiminde bulunması risklidir. Daha önce şüpheli faaliyetler nedeniyle hesabı kapatılmış bir müşterinin, sahip olduğu diğer hesaplardan işlem yapmaya devam etmesi de engellenmesi gereken bir durumdur.
Riskli İş Kollarında (kuyumculuk, oyun pini vb.) Yoğun Kullanım
Bireysel bir ödeme hesabının, ticari bir nitelik taşıyan ve aynı zamanda kara para aklama için sıkça kullanılan kuyumculuk, paket TL/kontör yükleme, oyun pini alım-satımı veya döviz alım-satımı gibi iş kollarında sürekli ve dikkat çekici bir şekilde kullanılması, hesabın kişisel amaçlar dışında işletildiği şüphesini doğurur.
Geleneksel Yöntemlerin Yetersizliği ve Teknolojik Çözümlerin Gerekliliği
Finansal suçlular, teknolojiyi ve karmaşık ağları kullanarak sürekli yeni yöntemler geliştirirken, ödeme kuruluşlarının eski usul denetim mekanizmalarıyla bu tehditlere karşı koyması imkansız hale gelmiştir. TCMB’nin yeni rehberi de bu gerçeğin altını çizerek, manuel süreçlerin yetersizliğini ve otomatik takip sistemlerinin zorunluluğunu vurgulamaktadır.
Manuel İzlemenin Zorlukları ve Gecikmeleri
Günde milyonlarca işlemin gerçekleştiği bir ortamda, şüpheli aktiviteleri insan gözüyle takip etmeye çalışmak birçok zorluğu beraberinde getirir:
- Hacim: Bir analistin aynı anda binlerce işlemi incelemesi ve aralarındaki gizli bağlantıları kurması fiziksel olarak mümkün değildir.
- Hız: Dolandırıcılar, fonları saniyeler içinde birden çok hesaba aktarır. Manuel inceleme süreci ise saatler, hatta günler sürebilir. Bu gecikme, para çoktan sistemden çıktığında müdahale etme şansını ortadan kaldırır.
- İnsan Hatası: Yoğun ve tekrarlayan iş yükü, dikkat dağınıklığına ve kritik anormalliklerin gözden kaçırılmasına yol açabilir.
- 3 Saat Kuralı: TCMB Rehberi, tespit edilen riskli bir işleme dair değerlendirme ve aksiyonun en geç üç saat içinde tamamlanmasını şart koşar. Manuel süreçlerle bu süreye uymak neredeyse imkansızdır.
Kural Bazlı Sistemlerin Sınırlılıkları ve Gelişen Suç Taktikleri
Geleneksel otomasyon, genellikle “eğer-ise” (if-then) mantığına dayalı basit kural setleri kullanır. Örneğin, “Eğer işlem tutarı X TL’den fazlaysa, incelemeye al” gibi. Bu sistemler, bilinen ve basit dolandırıcılık desenlerini yakalamada bir nebze etkili olsa da, günümüzün sofistike suç taktikleri karşısında yetersiz kalır:
- Statik Yapı: Kurallar statiktir ve suçlular bu kuralları hızla öğrenerek işlemlerini limitlerin hemen altında kalacak şekilde ayarlar (örneğin, 10.000 TL limiti varsa 9.999 TL’lik işlemler yapmak).
- “False Positive” Yüksekliği: Basit kurallar, birçok meşru işlemi de şüpheli olarak işaretleyebilir (false positive). Bu durum, operasyon ekiplerinin zamanını boşa harcar ve gerçek tehditlere odaklanmalarını engeller.
- Bilinmeyen Tehditler: Kural bazlı sistemler, daha önce tanımlanmamış yeni ve karmaşık dolandırıcılık yöntemlerini tespit edemez. Sadece geçmişte yaşanan olaylara dayalı senaryoları yakalayabilirler.
TCMB Rehberi’nin Otomatik Takip Mekanizması Vurgusu
TCMB, bu zorlukların farkında olarak rehberde net bir şekilde “kurulacak takip mekanizmalarının manuel olmaması gerektiğini” belirtmiştir. Rehber, kuruluşların anlık ve otomatik sistemler kurmasını, bu sistemleri ise gerektiğinde manuel süreçlerle desteklemesini zorunlu kılar. Bu, finansal kuruluşların artık geleneksel yöntemleri terk edip, yapay zeka ve makine öğrenimi gibi ileri teknolojileri benimsemesi gerektiği anlamına gelmektedir. Amaç, sadece bilinen kuralları uygulamak değil, aynı zamanda normal dışı davranış desenlerini ve gizli ilişkileri proaktif olarak tespit edebilen akıllı sistemler kurmaktır.
| Özellik | Geleneksel Yöntemler (Manuel / Basit Kural) | Modern Teknolojik Çözümler (Yapay Zeka Destekli) |
|---|---|---|
| Hız | Yavaş, saatler veya günler sürebilir. | Gerçek zamanlı, milisaniyeler içinde analiz ve karar. |
| Kapsam | Sınırlı sayıda bilinen senaryo. | Milyonlarca işlemi ve yüzlerce değişkeni aynı anda analiz etme. |
| Tespit Yeteneği | Sadece bilinen ve tanımlanmış kuralları yakalar. | Bilinmeyen, yeni ve karmaşık dolandırıcılık desenlerini (anomali) tespit eder. |
| Verimlilik | Yüksek “false positive” oranı, operasyonel yük. | Düşük “false positive” oranı, ekiplerin gerçek tehditlere odaklanmasını sağlar. |
| TCMB Uyum | 3 saatlik aksiyon süresine uymak zor veya imkansız. | 3 saat kuralına tam uyum sağlar, anlık müdahaleye olanak tanır. |
aiReflex (Bulut İşlem İzleme) ile Proaktif Mule Hesap Tespiti
TCMB’nin getirdiği katı kurallar ve yasa dışı faaliyetlerin karmaşıklığı, ödeme ve elektronik para kuruluşlarını geleneksel yöntemlerin ötesine geçmeye zorlamaktadır. Bu noktada, yapay zeka ve makine öğrenimi destekli yeni nesil dolandırıcılık tespit ve önleme çözümleri devreye girmektedir. Fraud.com’un teknolojisi ve İHS Teknoloji’nin Türkiye’deki uzmanlığı ile sunulan aiReflex (Bulut İşlem İzleme) platformu, bu ihtiyaca yönelik kapsamlı bir çözüm sunar.
Fraud.com ve İHS Teknoloji’nin Sunduğu aiReflex Çözümü
aiReflex, bulut tabanlı (SaaS) bir işlem izleme ve dolandırıcılık önleme platformudur. Bu platform, hibrit bir yaklaşım benimser: Hem kuruluşların TCMB rehberi gibi spesifik düzenlemelere uyum sağlaması için gereken kural tabanlı motoru hem de bilinmeyen ve karmaşık tehditleri tespit edebilen yapay zeka destekli makine öğrenimi algoritmalarını bir arada sunar. İHS Teknoloji’nin yerel mevzuata hakimiyeti ve tecrübesiyle, aiReflex Türk finans sektörü için özelleştirilmiş bir çözüm haline gelmektedir.
TCMB Rehberi’ndeki Tüm Risk Senaryolarını Otomatik İzleme
aiReflex, TCMB’nin Risk Yönetimi Rehberi’nde belirtilen tüm asgari unsurları ve senaryoları (günlük 10 işlem, 5 farklı kişi, IP anormallikleri, riskli anahtar kelimeler vb.) izlemek üzere önceden yapılandırılabilir. Platform, her işlemi bu kurallar süzgecinden geçirerek, limitleri aşan veya şüpheli bir desen sergileyen tüm aktiviteleri anında tespit eder ve ilgili ekipler için otomatik olarak uyarı (alert) oluşturur. Bu sayede şüpheli işlem izleme süreçleri otomatize edilir.
Gerçek Zamanlı Kural Motoru ile Anlık Tespit ve Müdahale
Platformun en güçlü yanlarından biri, işlemleri gerçekleştikleri anda, yani milisaniyeler içinde analiz etme yeteneğidir. Gerçek zamanlı (real-time) çalışan kural motoru sayesinde, riskli bir işlem onaylanmadan önce tespit edilebilir ve bloke edilebilir. Bu proaktif yaklaşım, fonların yasa dışı aktörlerin eline geçmesini en başından engeller ve finansal kayıpların önüne geçer.
Yapay Zeka Destekli Anomali Tespiti ile Bilinmeyen Tehditleri Yakalama
aiReflex, sadece önceden tanımlanmış kurallara bağlı kalmaz. Yapay zeka ve makine öğrenimi algoritmaları, her bir müşterinin normal işlem davranışlarını öğrenerek kişiye özel bir profil oluşturur (davranışsal analiz). Bu profilden sapan herhangi bir anomali (normal dışı aktivite), bir dolandırıcılık girişimi veya hesap ele geçirme durumu olarak işaretlenir. Bu yetenek, suçluların kuralları atlatmak için geliştirdiği yeni ve daha önce görülmemiş yöntemlerin bile tespit edilmesini sağlar. Ayrıca, cihaz parmak izi (device fingerprinting) ve velocity check gibi gelişmiş tekniklerle dolandırıcılık ağları arasındaki gizli bağlantıları ortaya çıkarır.
Rehberde Belirtilen 3 Saatlik Aksiyon Süresine Uyum Sağlama
TCMB’nin getirdiği en zorlayıcı kurallardan biri olan, riskli işlemin tespitinden itibaren en geç üç saat içinde gerekli aksiyonların alınması zorunluluğu, manuel süreçlerle aşılamayacak bir engeldir. aiReflex, şüpheli işlemleri anında tespit edip uyarı üreterek ve vaka yönetim (case management) araçları sunarak uyum ekiplerine zaman kazandırır. Otomatik tespit sayesinde, ekipler zamanlarını inceleme ve karar alma süreçlerine ayırabilir ve 3 saatlik yasal süreye kolayca uyum sağlayabilir.
Hesap Kiralama Tespiti ve Yönetimi İçin Neden İHS Teknoloji’yi Tercih Etmelisiniz?
Ödeme ve elektronik para kuruluşları için hesap kiralama (mule account) tespiti ve yönetimi, sadece bir bilgi güvenliği meselesi değil, aynı zamanda yasal bir zorunluluk ve iş sürekliliğinin temel bir parçasıdır. Bu karmaşık ve dinamik tehditle mücadelede doğru teknoloji ortağını seçmek, başarı ile başarısızlık arasındaki çizgiyi belirler. İHS Teknoloji’nin sunduğu aiReflex (Bulut İşlem İzleme) çözümü, kuruluşunuzu TCMB düzenlemelerine tam uyumlu hale getirirken, sizi finansal suçların bir adım önünde tutacak stratejik avantajlar sunar.
aiReflex’in hibrit yapısı, hem TCMB rehberindeki “günlük 10 işlem” gibi net ve tanımlı kuralları anlık olarak izlemenizi sağlar hem de yapay zeka destekli davranışsal analiz yetenekleriyle, kuralları atlatmaya çalışan sofistike ve bilinmeyen dolandırıcılık desenlerini proaktif olarak tespit eder. Gerçek zamanlı işlem analizi, riskli işlemleri daha onaylanmadan durdurma imkanı tanırken, düşük “false positive” oranı sayesinde operasyonel verimliliğinizi artırır. Bulut tabanlı mimarisi, uzun ve maliyetli kurulum süreçlerini ortadan kaldırarak hızlı bir şekilde devreye alınmasını sağlar. İHS Teknoloji’nin yerel mevzuat ve pazar dinamiklerindeki derin tecrübesiyle, sadece bir ürün değil, aynı zamanda yasal uyumluluk ve risk yönetiminde güvenilir bir iş ortağı kazanırsınız. Finansal ekosistemin güvenliğini sağlarken, itibarınızı korumak ve olası cezalardan kaçınmak için İHS Teknoloji’nin sunduğu yenilikçi çözümlerle tanışın.

