Dijital finans dünyasında, ödeme ve elektronik para kuruluşları için güvenlik en öncelikli konulardan biridir. Siber saldırganlar, sistemlere sızmak ve finansal kazanç sağlamak için sürekli yeni yöntemler geliştirirken, “Brute-force” olarak bilinen kaba kuvvet saldırıları, basitliğine rağmen hala en etkili tehditlerden biri olmaya devam etmektedir. Özellikle “hatalı PIN” ve “hatalı SMS OTP” denemeleri şeklinde kendini gösteren bu saldırılar, hem kurumlar hem de son kullanıcılar için ciddi riskler barındırmaktadır. Bu saldırıların tespiti ve önlenmesi, yalnızca finansal kayıpları engellemekle kalmaz, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) gibi düzenleyici otoritelerin getirdiği yasal yükümlülüklere uyumu da zorunlu kılar. Bu makalede, brute-force saldırılarının doğasını, TCMB düzenlemeleri çerçevesindeki önemini ve aiReflex gibi modern teknolojilerle bu tehditlere karşı nasıl proaktif bir savunma geliştirilebileceğini detaylı olarak inceleyeceğiz.
İçindekiler
ToggleBrute-Force Saldırılarının Temelleri ve Finansal Sistemler Üzerindeki Etkisi
Brute-force saldırıları, en temel siber saldırı yöntemlerinden biri olup, deneme-yanılma yoluyla bir sisteme yetkisiz erişim sağlamayı hedefler. Saldırganlar, otomatize edilmiş yazılımlar kullanarak kısa bir süre içinde binlerce, hatta milyonlarca parola, PIN veya tek kullanımlık şifre (OTP) kombinasyonunu deneyerek doğru olanı bulmaya çalışır. Bu saldırıların finansal sistemler üzerindeki etkisi yıkıcı olabilir.
Brute-Force Saldırısı Nedir?
Brute-force (kaba kuvvet) saldırısı, bir hedefe ait kimlik doğrulama bilgilerini (kullanıcı adı, şifre, PIN vb.) ele geçirmek amacıyla olası tüm kombinasyonların sistematik olarak denenmesi tekniğidir. Bu saldırılar, sözlük saldırıları (yaygın şifre listeleri kullanma), ters brute-force (tek bir şifreyi birçok kullanıcı adıyla deneme) veya basitçe tüm karakter kombinasyonlarını deneme gibi farklı şekillerde gerçekleştirilebilir. Amaç, zayıf veya tahmin edilebilir kimlik bilgilerini bularak sisteme sızmaktır.
“Hatalı PIN” Saldırılarının Anatomisi
Fiziki veya sanal POS cihazlarında gerçekleşen “hatalı PIN” saldırıları, genellikle çalınan kart bilgilerinin (kart numarası, son kullanma tarihi, CVV) bir dizi PIN denemesiyle birleştirilmesiyle yapılır. Saldırganlar, ele geçirdikleri kart verilerini kullanarak, genellikle 4 haneli olan PIN kodunun 10.000 olası kombinasyonunu hızla deneyen botlar kullanır. Bu denemeler, genellikle farklı coğrafi konumlardan veya IP adreslerinden gelerek tespit mekanizmalarını atlatmaya çalışır. Başarılı bir saldırı, kartın fiziki olarak varlığına gerek kalmadan sahte işlemler yapılmasına olanak tanır.
“Hatalı SMS OTP” Saldırılarının Anatomisi
Özellikle e-ticaret ve online ödeme işlemlerinde kullanılan 3D Secure gibi güvenlik adımları, SMS ile gönderilen Tek Kullanımlık Şifre (OTP) mekanizmasına dayanır. “Hatalı SMS OTP” saldırılarında ise saldırgan, bir şekilde kullanıcının kart bilgilerini ve cep telefonu numarasını ele geçirir. Ardından, bir işlem başlatarak kullanıcının telefonuna OTP gönderilmesini sağlar. Ancak SMS’e erişimi olmadığı için, bu 6-8 haneli kodu tahmin etmek üzere brute-force yöntemine başvurur. Sistemin deneme limitleri yeterince kısıtlayıcı değilse, saldırgan doğru OTP’yi bularak işlemi onaylayabilir.
Bu Saldırıların Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları İçin Taşıdığı Riskler
Brute-force saldırıları, ödeme ve elektronik para kuruluşları için çok yönlü riskler oluşturur. İlk ve en belirgin risk, doğrudan finansal kayıplardır. Başarılı bir saldırı sonucunda yapılan hileli işlemler, hem müşterinin hem de kurumun zarara uğramasına neden olur. İkinci olarak, bu tür saldırılar müşteri güvenini sarsar ve kurumun itibarını zedeler. Güvenlik zafiyeti yaşayan bir platform, müşterilerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır. Son olarak, TCMB gibi düzenleyici kurumların getirdiği yasal yükümlülüklere uyumsuzluk, ciddi idari para cezaları ve yaptırımlarla sonuçlanabilir.
T.C. Merkez Bankası (TCMB) Düzenlemeleri ve Yasal Yükümlülükler
Finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren kuruluşların siber güvenlik ve dolandırıcılıkla mücadele kapasiteleri, düzenleyici otoriteler tarafından yakından izlenmektedir. Türkiye’de bu alandaki en önemli düzenleyici çerçeve, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan rehberler ve yönetmeliklerdir. Bu düzenlemeler, kuruluşlara sahtekârlık ve yasa dışı faaliyetleri önleme konusunda net sorumluluklar yüklemektedir.
“Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşlarınca Sunulan Hizmetlerin Yasa Dışı Faaliyetlerde Kullanılmasının Önlenmesine İlişkin Risk Yönetimi Rehberi” Kapsamı
TCMB tarafından hazırlanan bu rehber, 6493 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösteren ödeme ve elektronik para kuruluşlarının, hizmetlerinin yasa dışı bahis, kumar, dolandırıcılık gibi faaliyetlerde kullanılmasını engellemek için alması gereken idari ve teknik tedbirleri belirler. Rehber, kuruluşların proaktif bir risk temelli yaklaşım benimsemesini ve sürekli gelişen tehditlere karşı dinamik savunma mekanizmaları kurmasını zorunlu kılar. Bu kapsamda, şüpheli işlem senaryolarının belirlenmesi ve bu senaryolara uygun izleme sistemlerinin kurulması temel bir gerekliliktir.
Kuruluşların Sahtekârlık ve Dolandırıcılık Tespiti Sorumlulukları
TCMB, kuruluşların sahtekârlık ve dolandırıcılık amaçlı işlemleri tespit etmek ve önlemek amacıyla gelişmiş takip mekanizmaları kurmasını şart koşar. Rehberde belirtildiği üzere, bu mekanizmaların manuel süreçlere dayanmaması, yani otomatize sistemler olması gerekmektedir. Kuruluşlar, müşteri ve işyeri bazında risk değerlendirmeleri yapmak, anormal işlem desenlerini belirlemek ve bu işlemleri anında analiz edebilecek teknolojik altyapıyı sağlamakla yükümlüdür. Bu sorumluluk, sadece bilinen dolandırıcılık yöntemlerini değil, aynı zamanda yeni ortaya çıkan tehditleri de kapsayacak şekilde geniş bir perspektif gerektirir.
TCMB Rehberi’nin “Hatalı PIN” ve “Hatalı SMS OTP” Uyarısı İçin Belirlediği Asgari Kriter (3.1.2 Maddesi)
Rehber, brute-force saldırılarına karşı alınması gereken önlemleri somut bir kurala bağlamıştır. İlgili maddenin “Ödeme Aracının Kabulüne İlişkin Hizmetler” başlığı altında yer alan kritik senaryo şöyledir: “Bir işyerinde son bir saat içerisinde 5 veya daha fazla sayıda ‘hatalı pin giriş’ uyarısı, sanal pos işlemlerinde son bir saat içerisinde 5 veya daha fazla sayıda ‘hatalı SMS OTP’ uyarısı alınması.” Bu kriter, kuruluşların izleme sistemlerinde tanımlaması gereken asgari bir eşiktir ve bu eşiğin aşılması durumu, “riskli işlem” olarak değerlendirilerek derhal incelenmelidir.
Gerçek Zamanlı Tespit ve Müdahale Süreleri Zorunluluğu
TCMB düzenlemelerinin en kritik noktalarından biri de zamanlama konusundaki hassasiyetidir. Rehber, riskli işlem olarak belirlenen senaryoların tespitinin “işlem anında” gerçekleştirilmesini zorunlu kılar. Tespit edilen bu riskli duruma ilişkin alınacak aksiyonların ise işlem anından itibaren en geç üç saat içerisinde belirlenmesi gerekmektedir. Bu 3 saat kuralı, manuel izleme sistemlerinin yetersiz kaldığı ve kuruluşları gerçek zamanlı, otomatize çözümlere yönlendiren en önemli yasal zorunluluktur.
Brute-Force Saldırılarının Tespiti için Gelenksel Yöntemler ve Yetersizlikleri
TCMB’nin belirlediği katı kurallar ve kısa müdahale süreleri, geleneksel dolandırıcılık tespit yöntemlerinin ne kadar yetersiz kaldığını açıkça ortaya koymaktadır. Manuel süreçlere veya basit kural setlerine dayanan eski nesil sistemler, günümüzün karmaşık ve hızlı siber saldırıları karşısında etkisiz kalmaktadır.
Manuel İzleme Süreçlerinin Sınırları
Manuel şüpheli işlem takibi, bir analistin işlem kayıtlarını veya uyarıları tek tek incelemesine dayanır. Bu yaklaşımın en büyük sorunu hız ve ölçeklenebilirliktir. Bir ödeme kuruluşunun saniyede binlerce işlem gerçekleştirdiği bir ortamda, bir insanın tüm “hatalı PIN” veya “hatalı SMS OTP” denemelerini anlık olarak takip etmesi imkansızdır. TCMB’nin “işlem anında tespit” ve “3 saat içinde aksiyon” kuralı, insan hızının çok ötesinde bir kapasite gerektirir. Bu nedenle, manuel izleme, brute-force gibi otomatize saldırılar karşısında reaktif kalmaktan öteye geçemez.
Statik Kural Setlerine Dayalı Sistemlerin Zafiyetleri
Geleneksel sahtekârlık önleme sistemleri, genellikle önceden tanımlanmış statik kurallara göre çalışır. Örneğin, “bir saatte 5 hatalı deneme olursa uyar” gibi bir kural tanımlanabilir. Bu kurallar belirli senaryolar için işe yarasa da, zafiyetleri fazladır. Saldırganlar bu kuralları kolayca öğrenebilir ve tespit edilmemek için davranışlarını adapte edebilirler. Ayrıca, statik kurallar genellikle yüksek oranda “yanlış pozitif” (false positive) alarm üretir. Bu durum, meşru müşterilerin işlemlerinin hatalı bir şekilde engellenmesine ve müşteri memnuniyetinin düşmesine yol açarken, operasyon ekiplerinin de gereksiz alarmlarla meşgul olmasına neden olur. Yanlış pozitifleri azaltmak, modern sistemlerin en önemli hedeflerindendir.
Düşük ve Yavaş (Low-and-Slow) Saldırılar Karşısında Geleneksel Yöntemlerin Başarısızlığı
Akıllı saldırganlar, statik kural setlerini atlatmak için “low-and-slow” (düşük ve yavaş) adı verilen bir taktik kullanır. Bu yöntemde, saldırganlar denemelerini uzun bir zamana yayarak ve farklı IP adresleri veya cihazlar kullanarak gerçekleştirir. Örneğin, bir saatte 5 deneme yapmak yerine, birkaç saat boyunca her saat 3-4 deneme yaparlar. Bu durum, “bir saatte 5 deneme” gibi basit bir kuralı tetiklemez. Geleneksel sistemler, bu tür dağınık ve yavaş saldırı desenlerini birbiriyle ilişkilendiremediği için tehdidi gözden kaçırır. Bu da saldırganlara, fark edilmeden denemelerine devam etme fırsatı sunar.
Modern Çözüm: aiReflex ile Gerçek Zamanlı ve Akıllı Tespit
Geleneksel yöntemlerin yetersiz kaldığı noktada, yapay zeka ve makine öğrenimi destekli modern teknolojiler devreye giriyor. Fraud.com tarafından geliştirilen ve Türkiye’de IHS Teknoloji tarafından sunulan aiReflex Bulut İşlem İzleme platformu, brute-force gibi karmaşık saldırıları gerçek zamanlı olarak tespit edip önlemek için tasarlanmış hibrit bir çözüm sunar.
Fraud.com “Bulut İşlem İzleme” (aiReflex) Platformuna Genel Bakış
aiReflex, SaaS (Hizmet Olarak Yazılım) mimarisiyle çalışan, esnek ve ölçeklenebilir bir dolandırıcılık önleme platformudur. Bulut tabanlı olması, kuruluşların herhangi bir donanım yatırımı yapmadan hızla entegre olmasını sağlar. Platform, hem kural tabanlı motorların kesinliğini hem de yapay zekanın dinamik öğrenme yeteneğini bir araya getiren hibrit bir yaklaşım benimser. Bu sayede hem bilinen dolandırıcılık senaryolarına karşı anında koruma sağlar hem de daha önce hiç görülmemiş anormal aktiviteleri tespit edebilir.
aiReflex’in Brute-Force Saldırılarını Tespit Etme Mekanizması
aiReflex, brute-force saldırılarını tespit etmek için çok katmanlı bir savunma mekanizması kullanır. Platform, her bir işlemi milisaniyeler içinde analiz ederken, “Velocity Check” adı verilen hız kontrolleri uygular. Bu kontroller, belirli bir zaman diliminde aynı kart, aynı IP adresi, aynı cihaz veya aynı işyeri için yapılan deneme sayısını anlık olarak izler. TCMB’nin “bir saatte 5 hatalı deneme” kuralı gibi statik eşikler kolayca tanımlanabilirken, platformun asıl gücü bunun ötesine geçmesidir.
| Özellik | Geleneksel Yöntemler | aiReflex (Bulut İşlem İzleme) |
|---|---|---|
| Tespit Yaklaşımı | Statik, önceden tanımlanmış kurallar | Hibrit (Kural Tabanlı + Yapay Zeka/Makine Öğrenimi) |
| Hız | Yavaş, genellikle geriye dönük (batch) analiz | Gerçek zamanlı (milisaniyeler içinde) |
| “Low-and-Slow” Saldırı Tespiti | Zayıf veya yok | Güçlü (Davranışsal analiz ve anomali tespiti ile) |
| Yanlış Pozitif Oranı | Yüksek | Düşük (Yapay zeka ile optimize edilmiş) |
| TCMB Uyumu | Manuel takip gerektirir, 3 saat kuralına uyum zor | Otomatik, işlem anında tespit ve raporlama |
| Kurulum ve Entegrasyon | Uzun ve maliyetli (On-premise) | Hızlı ve esnek (Bulut tabanlı – SaaS) |
Davranışsal Analiz ve Anomali Tespiti ile Kural Bazlı Sistemlerin Ötesine Geçmek
aiReflex’in en güçlü yanlarından biri, statik kuralların yetersiz kaldığı “low-and-slow” gibi saldırıları tespit edebilmesidir. Platform, davranışsal analiz yetenekleri sayesinde her bir kullanıcı, cihaz ve işyeri için normal davranış profilleri oluşturur. Örneğin, bir işyerinin normalde aldığı hatalı deneme sayısı, işlem yaptığı coğrafi konumlar ve işlem saatleri gibi veriler sürekli öğrenilir. Bu normal profilin dışına çıkan herhangi bir aktivite (örneğin, farklı ülkelerden kısa aralıklarla gelen çok sayıda düşük seviyeli deneme), bir anomali olarak işaretlenir ve risk skoru anında yükseltilir. Bu, kurallara takılmayan şüpheli desenlerin bile yakalanmasını sağlar.
TCMB Kriterlerinin aiReflex ile Otomatik Olarak İzlenmesi ve Raporlanması
aiReflex, TCMB’nin “bir saatte 5 hatalı PIN/SMS OTP denemesi” gibi spesifik kurallarının sisteme kolayca tanımlanmasına olanak tanır. Bu eşik aşıldığı anda platform, otomatik olarak bir uyarı (alert) oluşturur ve önceden belirlenmiş aksiyonları (örneğin, işlemi reddetme, ilgili IP’yi geçici olarak engelleme) tetikleyebilir. Tüm bu süreç, işlem anında gerçek zamanlı olarak gerçekleşir. Ayrıca, tespit edilen her riskli işlem ve alınan her aksiyon, denetim izi (audit trail) olarak kayıt altına alınır. Bu kayıtlar, TCMB gibi düzenleyici kurumlara uyum kanıtı olarak sunulmak üzere kolayca raporlanabilir.
Uygulama Senaryosu: aiReflex ile Bir Brute-Force Saldırısının Adım Adım Tespiti ve Engellenmesi
Teorik bilgilerin pratiğe nasıl döküldüğünü görmek, modern bir dolandırıcılık önleme sisteminin etkinliğini anlamanın en iyi yoludur. Şimdi, aiReflex platformunun bir sanal POS üzerindeki “hatalı SMS OTP” brute-force saldırısını nasıl tespit edip engellediğini adım adım inceleyelim.
Senaryo Başlangıcı: Sanal POS Üzerinde Başlayan Şüpheli “Hatalı SMS OTP” Girişimleri
Bir e-ticaret sitesinin sanal POS’u üzerinden gece saat 02:30 sularında anormal bir aktivite başlar. Saldırganlar, ele geçirdikleri bir müşterinin kart bilgilerini kullanarak bir işlem başlatır. Müşterinin telefonuna SMS OTP gönderilir. Saldırgan, bu 6 haneli kodu tahmin etmek için bir botnet (ele geçirilmiş cihazlardan oluşan bir ağ) kullanmaya başlar. Denemeler, ABD, Rusya ve Hindistan’daki farklı IP adreslerinden gelmektedir ve her deneme arasında 10-15 saniye gibi kısa aralıklar vardır.
Tespit: aiReflex’in Belirlenen Eşiği Aşan Denemeleri Anında Yakalaması
Her bir “hatalı SMS OTP” denemesi, aiReflex platformuna milisaniyeler içinde ulaşır. Platform, bu işlemleri anlık olarak analiz eder:
- Velocity Check: aiReflex, aynı kart numarası ve aynı işyeri için yapılan hatalı OTP denemelerinin sayısını izler. Dakikalar içinde deneme sayısı 5’i aştığında, TCMB kuralı tetiklenir ve işlemin risk skoru anında yükselir.
- Cihaz Parmak İzi (Device Fingerprinting): Her denemenin farklı bir IP adresi ve cihazdan gelmesi, meşru bir kullanıcının davranışıyla uyumsuzdur. Cihaz parmak izi teknolojisi, bu dağınık yapıyı tespit eder ve saldırının organize bir botnet’ten geldiğine işaret eder.
- Anomali Tespiti: İşlemlerin gece yarısı gibi, o işyeri için alışılmadık bir saatte ve normalde işlem yapılmayan ülkelerden gelmesi, yapay zeka motoru tarafından bir anomali olarak işaretlenir.
Aksiyon: Otomatik Uyarı (Alert) Oluşturulması ve Önleyici Tedbirlerin Devreye Alınması
Risk skorunun kritik seviyeye ulaşmasıyla birlikte, aiReflex önceden tanımlanmış aksiyonları otomatik olarak devreye sokar. İlk olarak, kurumun dolandırıcılık operasyonları ekibine anlık bir uyarı (e-posta, SMS veya dashboard bildirimi) gönderilir. Eş zamanlı olarak, sistem otomatik olarak şu önlemleri alabilir:
- İlgili kart numarasıyla yapılan tüm yeni işlemleri geçici olarak askıya alır.
- Saldırıda kullanılan tüm şüpheli IP adreslerini kara listeye ekler.
- İşyerine, hesaplarında şüpheli bir aktivite olduğuna dair bir bildirim gönderir.
Bu otomatize müdahale, saldırının daha fazla ilerlemesini ve finansal bir kayba yol açmasını saniyeler içinde engeller.
Raporlama: TCMB Uyum Süreçleri İçin Denetim İzlerinin Oluşturulması
Saldırı engellendikten sonra, aiReflex platformu tüm süreci detaylı bir şekilde kaydeder. Hangi IP’den, saat kaçta, kaç adet hatalı deneme yapıldığı, sistemin hangi kuralları tetiklediği ve hangi otomatik aksiyonları aldığı gibi tüm bilgiler, değiştirilemez bir denetim izi olarak saklanır. Bu raporlar, olası bir TCMB denetiminde, kurumun yasal yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini kanıtlamak için güçlü bir delil niteliği taşır.
aiReflex Kullanımının Sağladığı Stratejik Avantajlar
aiReflex gibi modern bir dolandırıcılık önleme platformu kullanmak, ödeme ve elektronik para kuruluşlarına sadece anlık güvenlik sağlamakla kalmaz, aynı zamanda uzun vadeli stratejik avantajlar da sunar. Bu avantajlar, yasal uyumdan operasyonel verimliliğe kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.
Yasal Düzenlemelere Tam Uyum Sağlama ve Yaptırım Riskini Ortadan Kaldırma
aiReflex’in en önemli faydalarından biri, TCMB’nin “Risk Yönetimi Rehberi” gibi düzenlemelere tam uyum sağlamayı otomatize etmesidir. Platformun gerçek zamanlı tespit ve müdahale yetenekleri, “işlem anında tespit” ve “3 saat içinde aksiyon” gibi katı kuralların zahmetsizce karşılanmasını sağlar. Bu, kuruluşları ağır idari para cezalarından ve yasal yaptırımlardan koruyarak finansal ve itibari riskleri minimize eder.
| Risk Alanı | aiReflex ile Sağlanan Stratejik Avantaj |
|---|---|
| Yasal Yaptırımlar (TCMB Cezaları) | Otomatik ve gerçek zamanlı izleme ile yasal düzenlemelere tam uyum sağlar, ceza riskini ortadan kaldırır. |
| Finansal Kayıplar (Dolandırıcılık) | Brute-force ve diğer dolandırıcılık türlerini işlem anında engelleyerek chargeback maliyetlerini ve doğrudan kayıpları önler. |
| İtibar Kaybı ve Müşteri Güvensizliği | Proaktif güvenlik önlemleriyle müşteri verilerini ve fonlarını korur, marka güvenini ve sadakatini artırır. |
| Operasyonel Verimsizlik | Manuel izleme ve analiz yükünü ortadan kaldırır, operasyon ekibinin yalnızca yüksek riskli ve karmaşık vakalara odaklanmasını sağlar. |
Dolandırıcılık Kaynaklı Finansal Kayıpları Önleme
Brute-force saldırıları başarılı olduğunda, chargeback (ters ibraz) maliyetleri, çalınan fonlar ve operasyonel inceleme masrafları gibi doğrudan finansal kayıplara yol açar. aiReflex, saldırıları henüz finansal bir zarara dönüşmeden, deneme aşamasındayken tespit edip engelleyerek bu kayıpları kaynağında kurutur. Bu proaktif yaklaşım, kurumun kârlılığını doğrudan etkiler.
Müşteri Güvenini ve Kurum İtibarını Koruma
Dijital çağda itibar, bir finans kurumunun en değerli varlığıdır. Güvenlik ihlalleri ve dolandırıcılık vakaları, müşteri güvenini anında sarsabilir ve onarılması zor zararlar verebilir. Müşterilerinin fonlarının ve verilerinin güvende olduğunu bilmesi, platforma olan bağlılıklarını artırır. aiReflex gibi güçlü bir güvenlik altyapısı, kuruma olan güveni pekiştirir ve marka itibarını korur.
Operasyonel Verimliliği Artırma ve Manuel İş Yükünü Azaltma
Geleneksel sistemlerin ürettiği binlerce yanlış pozitif alarm, dolandırıcılıkla mücadele ekiplerinin zamanını ve enerjisini boşa harcar. aiReflex’in yapay zeka destekli motoru, alarmların doğruluğunu artırarak ve yalnızca gerçekten şüpheli olan işlemleri analistlerin önüne getirerek operasyonel verimliliği en üst düzeye çıkarır. Rutin ve basit görevler otomatize edildiği için, uzman personel daha karmaşık ve stratejik analizlere odaklanabilir. Bu, hem maliyetleri düşürür hem de ekibin motivasyonunu artırır.
“Hatalı PIN” ve “Hatalı SMS OTP” Saldırı Tespiti İçin Neden İHS Teknoloji’yi Tercih Etmelisiniz?
Brute-force saldırıları gibi karmaşık ve dinamik tehditlerle mücadele, doğru teknolojiye sahip olmak kadar, bu teknolojiyi en etkili şekilde uygulayabilecek doğru iş ortağıyla çalışmayı da gerektirir. IHS Teknoloji, Fraud.com’un aiReflex platformunu Türkiye pazarına sunarken, sadece bir ürün sağlamanın ötesinde, kuruluşlara kapsamlı bir dolandırıcılık tespit ve önleme uzmanlığı sunmaktadır.
IHS Teknoloji’nin deneyimli ekibi, TCMB düzenlemeleri ve yerel pazarın dinamikleri konusundaki derin bilgisiyle, aiReflex platformunun kurumunuzun özel ihtiyaçlarına göre en doğru şekilde yapılandırılmasını sağlar. Hızlı entegrasyon sürecinden, kural setlerinin optimizasyonuna ve sürekli desteğe kadar her aşamada yanınızda yer alarak, yasal uyumluluk hedeflerinize ulaşmanızı ve dolandırıcılığa karşı en güçlü savunmayı oluşturmanızı garanti eder. Finansal ekosisteminizi güvence altına almak ve TCMB yaptırımlarından kaçınmak için IHS Teknoloji’nin sunduğu akıllı ve proaktif çözümlerle tanışın.

