Finansal teknoloji (fintek) sektörü, API (Uygulama Programlama Arayüzü) ekonomisinin sunduğu yenilikçi iş modelleri sayesinde hızla dönüşüyor. Ödeme ve elektronik para kuruluşları için API’ler, hizmetlerini genişletmenin, müşteri deneyimini zenginleştirmenin ve ekosistemlerini büyütmenin anahtarı haline geldi. Ancak bu hızlı dijitalleşme, beraberinde yeni ve karmaşık güvenlik risklerini de getiriyor. Özellikle dokümante edilmemiş ve yönetilmeyen “Gölge API” (Shadow API) sorunu, kurumları hem yasa dışı faaliyetlere karşı savunmasız bırakıyor hem de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) gibi düzenleyici otoritelerin getirdiği yasal yükümlülüklerle karşı karşıya bırakıyor. Bu makalede, TCMB’nin Risk Yönetimi Rehberi ışığında API envanter yönetiminin önemini, Gölge API’lerin yarattığı tehditleri ve bu risklere karşı nasıl proaktif önlemler alınabileceğini detaylıca inceleyeceğiz.
İçindekiler
ToggleFintek Sektöründe API Ekonomisi ve Yükselen Riskler
API ekonomisi, dijital hizmetlerin legolar gibi birleştirilerek yeni ve katma değerli servisler oluşturulmasına olanak tanır. Fintek dünyasında bu durum, üçüncü parti uygulamaların bir ödeme kuruluşunun altyapısını kullanarak yenilikçi çözümler sunması veya farklı finansal servislerin tek bir platformda entegre edilmesi gibi sayısız fırsat yaratır. Ancak bu entegrasyonların her biri, siber saldırganlar için potansiyel bir giriş noktası anlamına gelir ve kurumun saldırı yüzeyini genişletir.
Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşlarında API’lerin Rolü
Ödeme ve elektronik para kuruluşları için API’ler, iş süreçlerinin temel taşıdır. Sanal POS entegrasyonlarından para transferlerine, fatura ödemelerinden mobil ödeme altyapılarına kadar tüm kritik işlemler API’ler üzerinden yürütülür. Bu arayüzler, iş ortakları, temsilciler ve müşterilerle kesintisiz bir veri akışı sağlayarak operasyonel verimliliği artırır ve pazara yeni ürünler sunma süresini kısaltır.
API Odaklı İş Modelleri ve Dijital Dönüşüm
Günümüz fintek ekosistemi, “Platform olarak Bankacılık” (Banking as a Platform) gibi API odaklı iş modelleri üzerine kuruludur. Bu modeller, kuruluşların kendi temel yeteneklerine odaklanırken, API’ler aracılığıyla diğer firmaların uzmanlıklarından faydalanmasını sağlar. Bu durum, dijital dönüşümü hızlandırsa da API’lerin güvenliği ve yönetimi, iş sürekliliği için hayati bir önem kazanır.
Genişleyen Saldırı Yüzeyi ve Yeni Güvenlik Zorlukları
Her yeni API entegrasyonu, potansiyel bir güvenlik açığı demektir. Yetersiz kimlik doğrulama, zayıf yetkilendirme, şifrelenmemiş veri transferi ve en önemlisi, kurumun varlığından haberdar olmadığı “Gölge API’ler”, dolandırıcılık ve veri sızıntıları için ideal bir zemin hazırlar. Bu durum, kuruluşları sadece finansal kayıplara değil, aynı zamanda ciddi itibar kayıplarına ve yasal yaptırımlara da maruz bırakır.
TCMB Rehberi Işığında API Yönetiminin Yasal Çerçevesi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ödeme ve elektronik para kuruluşlarının faaliyetlerini düzenlerken, yasa dışı aktivitelerin önlenmesine büyük önem vermektedir. Bu kapsamda yayımlanan “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşlarınca Sunulan Hizmetlerin Yasa Dışı Faaliyetlerde Kullanılmasının Önlenmesine İlişkin Risk Yönetimi Rehberi”, API yönetimi konusunda net ve bağlayıcı kurallar içermektedir.
TCMB’nin “Risk Yönetimi Rehberi” ve Temel Beklentileri
TCMB tarafından yayımlanan rehber, 6493 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşların sahtekârlık, dolandırıcılık, yasa dışı bahis ve kumar gibi mali suçları önlemek için alması gereken idari ve teknik tedbirleri belirler. Rehber, kuruluşların proaktif bir risk yönetimi yaklaşımı benimsemesini ve teknolojik altyapılarını bu riskleri bertaraf edecek şekilde yapılandırmasını zorunlu kılar. Bu beklentilerin merkezinde ise API bağlantılarının güvenli ve kontrollü bir şekilde yönetilmesi yer alır.
Rehber Madde 3.2: API Bağlantılarına İlişkin Zorunlu Kurallar
Rehberin 3.2 numaralı maddesi, doğrudan API bağlantılarına odaklanır ve kuruluşlara somut yükümlülükler getirir. Bu madde uyarınca kuruluşlar, API kullandıracakları iş yerlerine ilişkin detaylı bir risk değerlendirmesi yapmak, API üzerinden geçen işlemlerde anormal davranış desenlerini tespit etmek ve riskli görülen işlemleri engellemek zorundadır. Bu, manuel süreçlerle yönetilemeyecek kadar dinamik ve karmaşık bir görevdir.
API Envanteri Oluşturma Yükümlülüğü ve Kapsamı
TCMB, denetlenebilirlik ve kontrol mekanizmalarının etkinliği için kuruluşların kullandıkları tüm API’lere ilişkin bir envanter tutmasını şart koşar. Bu envanter, sadece mevcut API’leri listelemekle kalmaz, aynı zamanda her bir API’nin hangi iş ortağı tarafından, hangi amaçla ve hangi teknik konfigürasyonla kullanıldığını da detaylandırmalıdır. Bu envanterin her 3 ayda bir gözden geçirilerek güncellenmesi ve üst yönetime onaylatılması gerekmektedir.
API Güvenliğinde Zorunlu Teknik Tedbirler (IP Kısıtlaması, Güçlü Kimlik Doğrulama vb.)
Rehber, API güvenliği için alınması gereken asgari teknik tedbirleri de net bir şekilde sıralar. Bunlar arasında API bağlantısı kuracak IP adresleri için bir beyaz liste (whitelist) oluşturulması, statik IP kullanımının esas alınması, güçlü kimlik doğrulama ve yetkilendirme mekanizmalarının uygulanması, API token’larının benzersiz (unique) olması ve back URL kontrollerinin yapılması gibi kritik önlemler bulunur. Amaç dışı kullanım tespit edildiğinde ise iş ilişkisinin derhal kesilmesi zorunludur.
Etkin API Envanter Yönetimi
TCMB’nin zorunlu kıldığı API envanteri, sadece bir uyumluluk gerekliliği değil, aynı zamanda siber güvenlik stratejisinin temel bir bileşenidir. Etkin bir envanter yönetimi, kurumun dijital varlıklarını tanımasını, risklerini ölçmesini ve potansiyel tehditlere karşı savunma mekanizmalarını doğru bir şekilde konumlandırmasını sağlar.
API Envanteri Nedir ve Neden Kritik Öneme Sahiptir?
API envanteri, bir kuruluşun sahip olduğu, kullandığı ve üçüncü partilere sunduğu tüm API’lerin detaylı bir kaydıdır. Bu envanter, hangi verilerin kiminle, nasıl ve neden paylaşıldığını gösteren merkezi bir harita görevi görür. Etkin bir envanter olmadan, güvenlik ekiplerinin hangi API’leri koruması gerektiğini, hangi API’lerin güncel olmadığını veya hangi API’lerin kontrolsüz bir şekilde kullanıldığını bilmesi imkansızdır. Bu durum, “Gölge API” gibi ciddi risklerin ortaya çıkmasına zemin hazırlar.
TCMB Rehberine Göre Bir API Envanterinin İçermesi Gereken Asgari Bilgiler
TCMB, denetim ve risk takibi için API envanterinde bulunması gereken minimum bilgileri açıkça belirtmiştir. Bu bilgiler, her bir API bağlantısının kimliğini ve amacını net bir şekilde ortaya koymalıdır.
| Envanter Bilgisi | Açıklama ve Önemi |
|---|---|
| İşyeri Bilgileri ve URL Adresi | API’yi kullanan iş yerinin kim olduğunu ve hangi web sitesi üzerinden hizmet verdiğini belirtir. Amaç dışı kullanımı ve sahte siteleri tespit etmek için kritiktir. |
| API’nin Bağlantı Yaptığı Statik IP Adresi | Güvenlik duvarı ve erişim kontrol listelerinde (ACL) kural tanımlamayı sağlar. Sadece yetkili ve bilinen IP’lerden gelen isteklere izin verilmesini garanti eder. |
| API Üzerinden Alınan ve İletilen Veri Türleri | Hassas veri (kart bilgisi, kimlik bilgisi vb.) transferini izlemeyi ve veri sızıntılarını önlemeyi sağlar. Veri sınıflandırması için temel girdidir. |
| API’nin Verilme Tarihi ve Versiyon Bilgisi | API’nin yaşam döngüsünü takip etmeyi, eski ve güvensiz versiyonların kullanımdan kaldırılmasını (deprecation) yönetmeyi kolaylaştırır. |
İşyeri Bilgileri ve URL Adresi
Bu bilgi, API’nin hangi iş ortağı veya müşteri tarafından kullanıldığını netleştirir. Özellikle API token’ının, bildirilen URL dışında başka bir web sitesinde kullanılmasını engellemek için yapılan “back URL” kontrolleri bu bilgiye dayanır.
API’nin Bağlantı Yaptığı Statik IP Adresi
TCMB’nin zorunlu kıldığı statik IP kullanımı ve beyaz liste (whitelist) uygulaması, sadece bilinen ve güvenilen kaynaklardan gelen API isteklerinin kabul edilmesini sağlar. Bu, yetkisiz erişim denemelerine karşı ilk savunma hattını oluşturur.
API Üzerinden Alınan ve İletilen Veri Türleri
API aracılığıyla hangi verilerin (örneğin, müşteri kimlik bilgileri, işlem tutarı, kart bilgileri) transfer edildiğinin bilinmesi, veri güvenliği ve bilgi güvenliği politikalarının doğru uygulanması için zorunludur. Hassas veri içeren API’ler için ek güvenlik katmanları uygulanabilir.
API’nin Verilme Tarihi ve Versiyon Bilgisi
Teknoloji hızla gelişirken, API’ler de güncellenir. Eski versiyonlar, bilinen güvenlik açıkları içerebilir. Versiyon takibi, tüm iş ortaklarının güvenli ve güncel API versiyonlarını kullanmasını sağlamak için gereklidir.
API Yaşam Döngüsü Yönetimi: Oluşturma, Güncelleme ve Emekliye Ayırma
Etkin bir envanter, API’lerin tüm yaşam döngüsünü yönetmeyi mümkün kılar. Yeni bir API oluşturulduğunda envantere eklenmeli, güncellendiğinde versiyon bilgisi değiştirilmeli ve artık kullanılmadığında güvenli bir şekilde emekliye ayrılarak (deprecation) sistemden kaldırılmalıdır. Bu süreç, kontrolsüz ve unutulmuş API’lerin birikmesini engeller.
Periyodik Gözden Geçirme ve Üst Yönetim Onayı Süreçleri
TCMB’nin talep ettiği 3 aylık periyodik gözden geçirme, envanterin güncel ve doğru kalmasını sağlar. İşten ayrılan ortaklar, kapanan web siteleri veya değişen IP adresleri gibi dinamiklerin envantere yansıtılması gerekir. Bu sürecin üst yönetim tarafından onaylanması ise konunun kurumsal düzeyde sahiplenildiğini ve ciddiye alındığını gösterir.
“Gölge API” (Shadow API) Riski
API envanter yönetimindeki en büyük zorluklardan biri, resmi olarak dokümante edilmemiş ve takip edilmeyen “Gölge API”lerdir. Bu API’ler, güvenlik radarı dışında kaldıkları için kuruluşlar için ciddi bir kör nokta ve büyük bir risk kaynağıdır.
Gölge API Nedir?
Gölge API, bir kuruluşun BT ve güvenlik departmanlarının bilgisi veya onayı olmadan oluşturulmuş, kullanılan veya dışarıya açılmış uygulama programlama arayüzleridir. Bu API’ler resmi envanterde yer almazlar, izlenmezler, güvenlik testlerinden geçmezler ve genellikle standart güvenlik politikalarına tabi olmazlar.
Gölge API’lerin Oluşma Nedenleri
Gölge API’ler genellikle kötü niyetle değil, hız ve pratiklik arayışı gibi operasyonel nedenlerle ortaya çıkarlar. Ancak sonuçları yıkıcı olabilir.
Dokümante Edilmemiş Geliştirme Süreçleri
Yazılım geliştirme ekipleri, bir projeyi hızlandırmak için geçici veya dahili kullanım amaçlı API’ler oluşturabilir. Proje tamamlandığında bu API’ler dokümante edilmeyip sistemde unutulabilir ve zamanla dışarıdan erişilebilir hale gelebilir.
Unutulmuş veya Kontrol Dışı Bırakılmış Test Ortamları
Geliştirme veya test ortamlarında kullanılan API’ler, canlı sistemlerdeki kadar sıkı güvenlik kontrollerine tabi olmayabilir. Bu test ortamlarının internete açık unutulması, saldırganların bu kontrolsüz API’ler üzerinden sisteme sızmasına neden olabilir.
Eski Sistemlerden Kalan Kontrolsüz API’ler
Sistemler modernize edilirken veya yeni platformlara geçilirken, eski sistemlerde çalışan API’ler kapatılmayabilir. Bu “zombi API’ler”, bakım ve güvenlik güncellemeleri almadıkları için kolay hedefler haline gelirler.
Üçüncü Parti Entegrasyonlarından Kaynaklanan Görünmez API’ler
Bir iş ortağının veya hizmet sağlayıcının entegrasyonu sırasında, onların sistemleriyle konuşmak için oluşturulan API’ler tam olarak dokümante edilmeyebilir. İş ortaklığı bittiğinde bu API’lerin kapatılmaması, bir arka kapının açık kalması anlamına gelir.
Gölge API’lerin Doğurduğu Güvenlik Zafiyetleri ve Uyumluluk Riskleri
Gölge API’ler, izlenmedikleri için standart güvenlik önlemlerinden (güçlü kimlik doğrulama, yetkilendirme, hız limitleri vb.) yoksundur. Bu durum, onları veri sızıntıları, yetkisiz erişim ve hizmet reddi (DoS) gibi saldırılara karşı savunmasız bırakır. TCMB perspektifinden bakıldığında ise, envanterde olmayan bir API, rehberin temel gerekliliklerinin (izleme, denetim izi, risk değerlendirmesi) doğrudan ihlali anlamına gelir ve ciddi yasal yaptırımlara yol açar.
Gölge API’lerin Yasa Dışı Faaliyetlere Zemin Hazırlaması
Gölge API’lerin yarattığı tehdit, sadece teknik bir güvenlik zafiyeti olmanın ötesindedir. Bu kontrolsüz kanallar, TCMB’nin özellikle mücadele ettiği yasa dışı bahis, dolandırıcılık ve kara para aklama gibi faaliyetler için adeta bir davetiye çıkarır.
TCMB Risk Senaryolarının Gölge API’ler Üzerinden İhlali
TCMB Rehberi, “bir ödeme hesabından gün içinde 5’ten fazla farklı kişiye para transferi yapılması” veya “aynı IP’den 5’ten fazla farklı müşteri hesabına erişilmesi” gibi onlarca spesifik risk senaryosu tanımlar. Gölge API’ler, bu kuralları denetleyen mekanizmaların dışında kaldığı için, dolandırıcılar bu API’ler üzerinden bu senaryoları tetikleyen işlemleri rahatlıkla gerçekleştirebilir ve tespit edilmekten kaçınabilir.
İzlenemeyen Kanallar Üzerinden Gerçekleşen Anormal Fon Transferleri
Yasa dışı bahis sitelerine para aktarımı veya dolandırıcılıkla elde edilen paraların aklanması, genellikle çok sayıda küçük ve hızlı fon transferi ile yapılır. İzlenmeyen bir Gölge API, bu anormal işlem desenlerinin fark edilmeden gerçekleştirilmesi için mükemmel bir “arka kapı” sunar. Resmi kanallardaki alarm sistemleri çalışmazken, bu kanallar üzerinden milyonlarca liralık yasa dışı transfer yapılabilir.
Denetim İzi (Audit Trail) Oluşturulamaması ve Yasal Sorumluluk
TCMB Rehberi, API üzerinden geçen tüm işlemlere ilişkin detaylı denetim izlerinin (işlem zamanı, tutarı, IP adresi, müşteri bilgileri vb.) tutulmasını zorunlu kılar. Gölge API’ler üzerinden yapılan işlemler kayıt altına alınmadığı için, bir suç işlendiğinde geriye dönük inceleme yapmak ve yasal mercilere kanıt sunmak imkansız hale gelir. Bu durum, kuruluşu doğrudan yasal olarak sorumlu kılar.
Kimlik Doğrulama ve Yetkilendirme Mekanizmalarının Atlatılması
Gölge API’ler genellikle zayıf veya hiç olmayan kimlik doğrulama mekanizmalarına sahiptir. Bu, saldırganların başkalarının hesaplarına erişmesini, yetkileri olmayan işlemleri yapmasını veya sistem üzerinde manipülasyonlar gerçekleştirmesini kolaylaştırır. Bulut KYC gibi modern doğrulama süreçleri bu API’lerde uygulanmadığı için risk katlanarak artar.
Yasa Dışı Bahis ve Dolandırıcılık Ağları İçin Bir Arka Kapı Olarak Gölge API’ler
Organize suç ağları, finansal sistemlere sızmak için sürekli olarak zafiyet ararlar. Dokümante edilmemiş, izlenmeyen ve korunmayan bir Gölge API, bu ağlar için düşük maliyetli ve yüksek getirili bir giriş noktasıdır. Bu API’ler, sistemin içine yerleşip uzun süre fark edilmeden yasa dışı faaliyetlerini sürdürmelerine olanak tanır.
Gölge API Riskine Karşı Proaktif Çözümler ve Stratejiler
Gölge API riskini yönetmek, manuel kontroller ve periyodik denetimlerle mümkün değildir. Tehditlerin dinamik ve sürekli doğası, otomasyon ve yapay zeka tabanlı, proaktif çözümlerin benimsenmesini zorunlu kılmaktadır.
Manuel Yönetimin Yetersizliği ve Otomasyonun Gerekliliği
Yüzlerce, hatta binlerce API’nin bulunduğu karmaşık bir fintek altyapısında, envanteri manuel olarak güncel tutmak, tüm API’leri tek tek izlemek ve anormal aktiviteleri elle tespit etmeye çalışmak imkansızdır. Bu yaklaşım hem hataya açıktır hem de TCMB’nin talep ettiği gerçek zamanlı müdahale hızını karşılayamaz. Otomasyon, bu süreçleri verimli, hatasız ve sürekli hale getirmenin tek yoludur.
| Yaklaşım | Manuel Yönetim | Otomatik Keşif ve İzleme |
|---|---|---|
| Envanter Oluşturma | Ekiplerin bildirimine dayalı, eksik ve güncel olmayan listeler. | Ağ trafiğini tarayarak tüm API’leri (Gölge dahil) otomatik olarak keşfeder ve envanteri canlı tutar. |
| Tehdit Tespiti | Olay sonrası analizlere ve periyodik denetimlere dayanır. Reaktif bir yaklaşımdır. | Tüm API trafiğini gerçek zamanlı izler, yapay zeka ile anomali ve riskli desen tespiti yapar. Proaktif bir yaklaşımdır. |
| Müdahale Hızı | Tespit ve müdahale saatler veya günler sürebilir. | Riskli işlemler anında tespit edilir ve engellenebilir (TCMB’nin 3 saat kuralına tam uyum). |
| İnsan Kaynağı | Yoğun insan gücü gerektirir ve “False Positive” oranı yüksektir. | Operasyonel yükü azaltır, analistlerin sadece gerçek tehditlere odaklanmasını sağlar. |
Otomatik API Keşif (API Discovery) Araçlarının Rolü
Gölge API’lerle mücadelenin ilk adımı, onların varlığını tespit etmektir. Otomatik API keşif araçları, kurumun ağ trafiğini sürekli olarak analiz ederek, daha önce envantere eklenmemiş veya dokümante edilmemiş tüm API uç noktalarını (endpoints) ortaya çıkarır. Bu, kurumun tam bir görünürlük kazanmasını ve bilinmeyen riskleri ortadan kaldırmasını sağlar.
Tüm API Trafiği İçin Kapsamlı ve Gerçek Zamanlı İzleme
Keşfedilen tüm API’lerin trafiği, hem bilinen saldırı imzalarına hem de anormal davranış desenlerine karşı gerçek zamanlı olarak izlenmelidir. Bulut İşlem İzleme platformları, bu izlemeyi ölçeklenebilir ve merkezi bir şekilde gerçekleştirerek güvenlik ekiplerine anlık bir resim sunar.
Davranışsal Analiz ile Normal Dışı API Kullanım Desenlerinin Tespiti
Sadece bilinen kurallara dayalı kontroller yeterli değildir. Yapay zeka ve makine öğrenimi tabanlı davranışsal analiz, her bir API için “normal” kullanım profilini öğrenir. Bu profilin dışına çıkan her türlü anomali (örneğin, bir API’nin aniden çok yüksek sayıda istek alması, gece saatlerinde beklenmedik bir şekilde kullanılması veya coğrafi olarak şüpheli bir konumdan erişilmesi) anında bir alarm tetikler.
İHS Teknoloji ve Fraud.com aiReflex (Bulut İşlem İzleme) Platformu ile Risk Yönetimi
TCMB Rehberi’nin getirdiği karmaşık yükümlülükler ve Gölge API gibi modern tehditler, yeni nesil fraud tespit ve önleme çözümlerini gerektirir. IHS Teknoloji’nin, Fraud.com’un global gücüyle sunduğu aiReflex platformu, bu zorluklara karşı uçtan uca bir çözüm sunar.
aiReflex’in API Trafiğini İzleme ve Analiz Etme Kabiliyetleri
aiReflex, kuruluşunuzun tüm API trafiğini gerçek zamanlı olarak izleyerek derinlemesine bir görünürlük sağlar. Platform, her bir API isteğini ve yanıtını analiz ederek, şüpheli desenleri, anormal veri transferlerini ve potansiyel saldırı girişimlerini anında tespit eder. Bu sayede sadece bilinen değil, bilinmeyen tehditlere karşı da koruma sağlanır.
Görünür Olmayan (Gölge) API’lerden Gelen İşlemlerin Tespiti
aiReflex’in gelişmiş analiz yetenekleri, resmi envanterinizde olmayan API’ler üzerinden geçen işlemleri bile tespit edebilir. Ağ trafiğindeki beklenmedik veya tanımlanmamış uç noktalara yapılan çağrıları işaretleyerek, güvenlik ekiplerini potansiyel Gölge API’lerin varlığı konusunda uyarır ve bu kanallardan gelen riskli işlemleri bloke etme imkanı tanır.
TCMB Rehberindeki Risk Unsurlarının aiReflex Üzerinde Kural ve Yapay Zeka Modelleri ile Uygulanması
aiReflex’in hibrit yapısı, hem kural tabanlı kontrolleri hem de yapay zeka destekli analizleri bir arada sunar. TCMB Rehberi’nde belirtilen tüm spesifik senaryolar (örneğin, “günlük 10’un üzerinde para transferi”, “aynı IP’den 5 farklı hesaba erişim” vb.) platform üzerinde kolayca kural olarak tanımlanabilir. Aynı zamanda, yapay zeka modelleri, bu kuralların ötesindeki karmaşık ve daha önce görülmemiş dolandırıcılık desenlerini de davranışsal analiz ile tespit eder.
API İşlemleri için Detaylı Denetim İzleri ve Raporlama Oluşturma
Platform, API üzerinden geçen her işlem için TCMB’nin zorunlu kıldığı tüm detayları içeren kapsamlı denetim izleri oluşturur. İşlem zamanı, IP adresi, URL, müşteri bilgileri gibi kritik veriler güvenli bir şekilde saklanır. Bu kayıtlar, olası bir denetim veya inceleme durumunda yasal gereklilikleri karşılamak ve raporlama yükünü hafifletmek için kullanılır.
API Token ve Back URL Kontrolleri ile Amaç Dışı Kullanımın Engellenmesi
aiReflex, TCMB’nin özellikle vurguladığı teknik kontrolleri uygulama yeteneğine sahiptir. Bir API token’ının sadece tanımlandığı web sitesi (back URL) ve IP adresi üzerinden kullanılmasını sağlayarak, çalınan veya kopyalanan anahtarların kötüye kullanılmasını etkin bir şekilde engeller.
API Envanter Yönetimi ve Gölge API Riskleri İçin Neden İHS Teknoloji’yi Tercih Etmelisiniz?
Doğru teknoloji ortağını seçmek, yasal uyumluluk ve güvenlik hedeflerine ulaşmada en az teknoloji kadar önemlidir. İHS Teknoloji, yerel mevzuat uzmanlığı ile global teknolojiyi birleştirerek fintek kuruluşlarına benzersiz bir değer teklifi sunar.
TCMB Düzenlemelerine Hakimiyet ve Yerel Mevzuat Uzmanlığı
IHS Teknoloji, Türkiye’deki finansal düzenlemelere ve özellikle TCMB’nin beklentilerine derinlemesine hakimdir. Sunduğumuz çözümler, sadece teknik olarak üstün olmakla kalmaz, aynı zamanda yerel mevzuatın tüm gerekliliklerini tam olarak karşılayacak şekilde yapılandırılmıştır.
Fraud.com’un Global Teknolojisi aiReflex ile Gelişmiş Tehdit Tespiti
Fraud.com’un dünya çapında kanıtlanmış aiReflex platformu, en karmaşık dolandırıcılık senaryolarını ve siber tehditleri tespit etme konusunda en son teknolojiyi kullanır. Bu global teknoloji, IHS Teknoloji’nin yerel uzmanlığı ile birleşerek kuruluşunuz için en üst düzeyde koruma sağlar.
Kural Bazlı Kontrollerin Ötesinde Yapay Zeka Destekli Davranışsal Analiz
Dolandırıcılar sürekli taktik değiştirirken, sadece statik kurallara güvenmek yeterli değildir. aiReflex’in yapay zeka ve makine öğrenimi yetenekleri, “normal”in ne olduğunu öğrenerek, en sofistike ve daha önce hiç görülmemiş anomali ve tehditleri bile proaktif olarak tespit eder, böylece sizi bir adım önde tutar.
Uçtan Uca Kurulum, Danışmanlık ve Yerel Teknik Destek Hizmetleri
Teknolojiyi sunmanın ötesinde, başarınız için bir iş ortağı olarak hareket ediyoruz. İhtiyaçlarınızın analizinden platformun kurulumuna, ekibinizin eğitilmesinden sürekli teknik desteğe kadar tüm süreç boyunca yanınızdayız. Yerel ekibimiz, her türlü sorunuza ve ihtiyacınıza hızlı ve etkin bir şekilde yanıt verir.

