Ödeme ve elektronik para kuruluşları için temsilci ve bayi ağları, büyümenin ve yaygınlaşmanın temel taşlarıdır. Ancak bu geniş ağ, aynı zamanda ciddi finansal riskleri ve yasal uyumluluk zorluklarını da beraberinde getirir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan “Risk Yönetimi Rehberi”, kuruluşların bu ağları nasıl denetlemesi gerektiğine dair net bir çerçeve çiziyor. Yasa dışı faaliyetlerin önlenmesi amacıyla belirlenen bu kurallara uymamak, ağır idari para cezalarına yol açabilir. Bu noktada, “temsilci karneleme” olarak adlandırılan sistematik bir risk değerlendirme yaklaşımı, hangi bayinin daha riskli olduğunu anlamak ve proaktif önlemler almak için kritik bir rol oynar. Bu makalede, TCMB’nin rehberi ışığında temsilci riskini belirleyen unsurları, teknoloji ile bu sürecin nasıl otomatikleştirilebileceğini ve kuruluşların yasal yükümlülüklerini nasıl yerine getirebileceğini detaylıca ele alacağız.
İçindekiler
ToggleTemsilci ve Bayi Risk Yönetiminin Temelleri
Ödeme ve elektronik para kuruluşları için temsilci ve bayi ağlarının etkin yönetimi, sürdürülebilir büyümenin anahtarıdır. Ancak bu geniş ağ, aynı zamanda finansal suçlar için bir kapı aralama potansiyeli taşır. Bu nedenle, her bir temsilcinin risk profilini doğru bir şekilde analiz etmek ve sürekli izlemek, sadece bir operasyonel gereklilik değil, aynı zamanda yasal bir zorunluluktur. Bu bölümde, temsilci risk yönetiminin temel kavramlarına ve TCMB’nin bu konudaki beklentilerine odaklanacağız.
Temsilci Karneleme Sistemi Nedir?
Temsilci Karneleme Sistemi, bir ödeme veya elektronik para kuruluşunun bayi ve temsilcilerini belirli risk metriklerine göre objektif olarak puanladığı, sınıflandırdığı ve izlediği bir metodolojidir. Bu sistem, her temsilciye bir “risk karnesi” veya skoru atayarak çalışır. Karne, temsilcinin işlem hacimleri, işlem saatleri, müşteri profilleri, coğrafi konumu ve TCMB tarafından belirlenen diğer şüpheli işlem paternleri gibi çeşitli faktörlere dayanır. Düşük riskli temsilciler standart izleme prosedürlerine tabi tutulurken, yüksek riskli olarak işaretlenenler daha sıkı kontrollere ve ek incelemelere tabi tutulur. Bu yaklaşım, kaynakların en riskli alanlara odaklanmasını sağlayarak denetim süreçlerini daha verimli hale getirir.
TCMB’nin Risk Yönetimi Rehberi’nin Kuruluşlar İçin Anlamı
TCMB tarafından yayımlanan “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşlarınca Sunulan Hizmetlerin Yasa Dışı Faaliyetlerde Kullanılmasının Önlenmesine İlişkin Risk Yönetimi Rehberi”, sektör için bir dönüm noktası niteliğindedir. Bu rehber, kuruluşlara sadece ne yapmaları gerektiğini değil, aynı zamanda bunu hangi asgari kriterlere göre yapmaları gerektiğini de net bir şekilde belirtir. Rehber, manuel takip mekanizmalarının yetersiz olduğunu vurgulayarak, teknoloji tabanlı ve otomatik sistemlerin kurulmasını zorunlu kılar. Kuruluşlar için bu rehber, yasa dışı bahis, kumar ve diğer mali suçlarla mücadelede bir yol haritası sunarken, aynı zamanda uyumsuzluk durumunda uygulanacak yaptırımları da açıkça ortaya koyar. Dolayısıyla, rehbere uyum sağlamak, idari para cezalarından kaçınmak ve kurumsal itibarı korumak için hayati önem taşır.
Risk Temelli Yaklaşım ve Proaktif İzlemenin Önemi
TCMB rehberinin temel felsefesi, reaktif (olay sonrası) müdahaleler yerine proaktif (olay öncesi) bir izleme kültürü oluşturmaktır. Bu noktada risk temelli yaklaşım (Risk-Based Approach), her temsilcinin, müşterinin veya işlemin aynı risk seviyesine sahip olmadığı varsayımına dayanır. Bu yaklaşım, kuruluşların en yüksek riski taşıyan alanlara odaklanarak kaynaklarını daha etkin kullanmalarını sağlar. Proaktif izleme ise, belirlenen risk senaryolarını ve anormallikleri anlık olarak takip ederek, şüpheli bir faaliyet gerçekleştiği anda müdahale etme imkanı tanır. Örneğin, bir bayinin cirosunda ani ve açıklanamayan bir artış olduğunda, sistemin anında bir uyarı üretmesi proaktif izlemenin bir sonucudur. Bu, dolandırıcılık veya yasa dışı faaliyetler büyümeden önce tespit edilip engellenebilir.
TCMB Rehberi Kapsamında Temsilci Riskini Belirleyen Asgari Unsurlar
TCMB’nin yayımladığı rehber, ödeme ve elektronik para kuruluşlarının temsilci ve işyerlerini izlerken dikkat etmesi gereken asgari risk unsurlarını net bir şekilde tanımlamaktadır. Bu unsurlar, yasa dışı faaliyetlerin tespitinde kullanılacak temel göstergelerdir ve kuruluşların kuracağı otomatik takip mekanizmalarının bu kriterleri içermesi zorunludur. Rehber, bu kontrollerin sadece örnek olmadığını, kuruluşların kendi dinamiklerine göre bu listeyi proaktif olarak geliştirmesi gerektiğini vurgular. İşte rehberde öne çıkan temel risk kategorileri ve göstergeler:
Ciro ve İşlem Hacmindeki Anormallikler
Temsilcilerin finansal hareketlerindeki olağan dışı dalgalanmalar, yasa dışı faaliyetlerin en önemli habercilerinden biridir. TCMB, bu anormalliklerin tespitine yönelik spesifik kriterler belirlemiştir.
Ticari Hayatın Olağan Akışına Aykırı Ciro Artışları
Bir temsilcinin veya işyerinin cirosunda, ticari geçmişiyle ve piyasa koşullarıyla uyumlu olmayan, ani ve dramatik artışlar şüpheyle karşılanmalıdır. Rehbere göre, günlük ciroda dört kat ve üzeri bir artış yaşanması, doğrudan riskli işlem olarak kabul edilir ve derhal incelenmesi gereken bir durumdur. Bu tür bir artış, genellikle yasa dışı fonların sisteme sokulmaya çalışıldığı “placement” (yerleştirme) aşamasının bir işareti olabilir.
Sektör Ortalamasının Üzerindeki Ciro Değerleri
Her sektörün kendine özgü bir ciro dinamiği ve ortalaması bulunur. Kuruluşlar, kendi bünyelerindeki temsilcileri sektör bazında analiz etmelidir. Bir temsilcinin, faaliyet gösterdiği sektörün ortalamasının belirgin bir şekilde üzerinde ciro yapması, dikkatle izlenmesi gereken bir durumdur. Örneğin, küçük bir marketin bir anda yüksek teknoloji mağazası gibi ciro yapması, ticari mantıkla açıklanamıyorsa, bu durum paravan bir faaliyetin göstergesi olabilir.
Yeni Kurulan Temsilci ve İşyerlerinde Beklenmedik Yüksek Hacimler
Ticari hayata yeni atılmış, finansal geçmişi olmayan bir işyerinin kısa sürede yüksek işlem hacimlerine ulaşması, TCMB rehberinde özel olarak vurgulanan bir risk faktörüdür. Rehber, yeni kurulan bir işyerinin ilk ay 250.000 TL, ilk üç ayda ise 1.000.000 TL gibi limitlere ulaşmasını şüpheli olarak değerlendirir. Bu durum, özellikle düşük sermaye ile kurulmuş ve tecrübesiz kişiler tarafından yönetilen şirketlerde daha da riskli hale gelir.
İşlem Paternleri ve Davranışsal Riskler
Sadece işlem tutarları değil, işlemlerin ne zaman, nasıl ve hangi sıklıkta yapıldığı da risk analizinde kritik veriler sunar. Davranışsal anormallikler, genellikle otomatikleştirilmiş ve organize suç faaliyetlerini ele verir.
Zaman ve Periyot Bazlı Risk Göstergeleri (Gece Saatleri, Hafta Sonu İşlemleri)
Ticari faaliyetlerin yavaşladığı veya durduğu zaman dilimlerinde gerçekleşen yoğun işlemler şüphe çekicidir. Rehbere göre, bir işyerinin aylık toplam işlem adedinin veya tutarının %50’sinin 21:00 ila 06:00 saatleri arasında veya %75’inin hafta sonu gerçekleşmesi bir risk göstergesidir. Bu patern, genellikle yasa dışı bahis sitelerinin veya kumar platformlarının ödeme aldığı saatlerle örtüşmektedir.
Tekrar Eden Düz Tutarlı İşlemlerin Yoğunluğu
Perakende veya hizmet sektöründe işlem tutarları genellikle çeşitli ve küsuratlıdır. Ancak, bir işyerinde sürekli olarak 50, 100, 250 TL gibi düz ve tekrar eden tutarlarda işlem yapılması, doğal bir ticari akışa aykırıdır. Aylık işlem adedinin veya tutarının %25’inin bu tür işlemlerden oluşması, rehber tarafından bir anomali olarak kabul edilir. Bu durum, genellikle belirli bir yasa dışı hizmet için standartlaştırılmış ödemeleri veya para aklama yöntemlerinden biri olan “smurfing”i işaret edebilir.
Kısa Zaman Aralıklarında Gerçekleşen Çok Sayıda İşlem
İşlemlerin 1-2 dakika gibi çok sık aralıklarla art arda gerçekleşmesi, manuel olarak yapılan alışverişlerden ziyade, otomatik bir sistem veya bot tarafından tetiklenen işlemleri düşündürür. Benzer şekilde, aynı ödeme aracından (örneğin kredi kartı) aynı işyerinde iki saat içinde 5’ten fazla işlem yapılması da şüpheli bir davranıştır. Bu tür “velocity check” (hız kontrolü) kuralları, kart bilgilerinin çalınarak organize bir şekilde kullanıldığı senaryoları tespit etmek için oldukça etkilidir.
Yapısal ve Operasyonel Risk Faktörleri
Temsilcinin finansal davranışlarının yanı sıra, kurumsal yapısı ve operasyonel alışkanlıkları da önemli risk sinyalleri barındırır. Bu faktörler, temsilcinin niyetini ve şeffaflık düzeyini anlamada yardımcı olur.
Sık IBAN Değişikliği ve Finansal Belirsizlik
Bir işyerinin ödeme altyapısında istikrar beklenir. Ancak, bir temsilcinin son 3 ayda 3 veya daha fazla kez IBAN bilgisini değiştirmesi, normal bir ticari davranış değildir. Bu durum, genellikle bloke edilen hesaplardan kaçınma, fonların izini kaybettirme veya denetimden kaçma çabasının bir göstergesi olarak kabul edilir ve TCMB tarafından açıkça bir risk unsuru olarak belirtilmiştir.
Faaliyet Konusu ile Uyumsuz İşlemler ve Fiziki Lokasyon Değişiklikleri
Bir temsilcinin beyan ettiği faaliyet alanı ile üzerinden geçen işlemlerin uyumlu olması esastır. Örneğin, bir restoranın POS cihazından sürekli olarak elektronik eşya veya yazılım satışı yapılması şüphe çekicidir. Benzer şekilde, fiziki bir POS cihazının, beyan edilen işyeri adresinden farklı ve sürekli değişen lokasyonlarda kullanılması, POS’un yasa dışı faaliyetler için kiralandığı veya gezici olarak kullanıldığı anlamına gelebilir. Bu tür coğrafi uyumsuzluklar önemli birer risk sinyalidir.
Şüpheli Ortaklık Yapıları ve Gerçek Faydalanıcı Tespiti
TCMB rehberi, kuruluşların sadece işyerini değil, arkasındaki kişileri de tanımasını zorunlu kılar. Düşük sermayeli, benzer ortaklık yapılarına sahip çok sayıda şirketin aynı kişi tarafından kurulması, bu şirketlerin paravan olma ihtimalini artırır. Özellikle, gerçek faydalanıcının (UBO) kimliğinin gizlenmeye çalışıldığı veya ticaret sicili kayıtlarından farklı olduğu durumlar, en yüksek riskli senaryolar arasında yer alır.
Domain Yaşı ve Web Sitesi Güvenilirliği
Sanal POS hizmeti alan e-ticaret siteleri için web sitesinin (domain) yaşı önemli bir güvenilirlik göstergesidir. Dolandırıcılık amacıyla kurulan siteler genellikle kısa ömürlü olur. Rehbere göre, domain yaşının 3 aydan küçük olması, o işyerinin yüksek riskli olarak değerlendirilmesi için bir sebeptir. Ayrıca, işyerinin web sitesindeki ürün/hizmet fiyatları ile POS üzerinden geçen işlem tutarları arasındaki uyumsuzluklar da incelenmelidir.
Hizmet Türlerine Göre Özel Risk Senaryoları
TCMB’nin risk yönetimi rehberi, genel risk unsurlarının yanı sıra, ödeme kuruluşlarının sunduğu farklı hizmet türlerine özgü spesifik senaryoları da ele alır. Fatura ödeme temsilciliklerinden sanal POS hizmetlerine kadar her alanın kendi içinde barındırdığı farklı risk dinamikleri vardır. Bu bölümde, hizmet bazında öne çıkan ve özellikle dikkat edilmesi gereken risk göstergelerini inceleyeceğiz.
Fatura Ödeme ve Para Havalesi Temsilcilerine Özgü Riskler
Nakit akışının yoğun olduğu ve geniş bir temsilci ağı üzerinden yürütülen fatura ödeme ve para havalesi hizmetleri, kara para aklama ve terörün finansmanı gibi faaliyetler için cazip hale gelebilir. Bu nedenle, bu alandaki temsilcilerin işlemleri daha hassas bir şekilde izlenmelidir.
| Risk Unsuru | Bireysel Müşteri Limiti (Aylık) | İşyeri/Temsilci Limiti (Aylık) | Potansiyel Tehdit |
|---|---|---|---|
| Fatura Ödeme Adedi | 30 adetten fazla | 70 adetten fazla | Başkaları adına fatura ödeyerek fonların izini kaybettirme. |
| Fatura Sorgulama Adedi | 90 adetten fazla | 210 adetten fazla | Çalıntı veritabanları ile borç sorgulama, veri sızıntısı. |
| İl Dışı Fatura Ödemesi (Günlük) | – | 10 adetten fazla (Fiziki Temsilci) | Organize suç örgütlerinin farklı şehirlerdeki faturalarını tek noktadan ödemesi. |
| İşlem Hızı | – | 10 saniyede birden fazla işlem | Otomatik sistemler (bot) kullanarak çok sayıda şüpheli işlem gerçekleştirme. |
İşlem ve Sorgulama Adetlerindeki Anormallikler
Rehber, normal bir kullanıcının veya işyerinin yapacağı işlem sayısının üzerinde limitler belirlemiştir. Örneğin, bir bireysel müşterinin ayda 30’dan fazla fatura ödemesi veya bir işyerinin 70’ten fazla fatura ödemesi şüpheli kabul edilir. Daha da önemlisi, ödeme yapılmayan ancak sürekli yapılan sorgulamalardır. Bir ayda bireysel müşteri tarafından 90, işyeri tarafından 210’dan fazla fatura sorgulaması yapılması, çalıntı kimlik bilgileriyle veri toplama veya sistem zafiyetlerini test etme girişimi olabilir.
Faaliyet Gösterilen İl Sınırları Dışına Yapılan Yoğun İşlemler
Fiziki bir noktada hizmet veren bir temsilcinin (örneğin bir market veya büfe), sürekli olarak kendi bulunduğu il dışındaki faturaları ödemesi ticari mantığa aykırıdır. Rehbere göre, bu tür bir temsilcinin bir günde 10, ayda 100’den fazla farklı illere ait fatura ödemesine aracılık etmesi, bölgesel işlem anormalliği olarak değerlendirilmeli ve incelenmelidir. Bu durum, organize bir ağın farklı bölgelerdeki izlerini tek bir noktadan temizlemeye çalıştığını gösterebilir.
Yüksek Cirolu ve Az Müşterili Temsilci Profilleri
Bir para havalesi temsilcisinin işlem yaptığı müşteri sayısı az olmasına rağmen toplam cirosunun çok yüksek olması, en kritik risk göstergelerinden biridir. Bu durum, temsilcinin az sayıda “yüksek riskli” müşteri ile çalıştığını veya “smurfing” olarak bilinen, yüksek meblağlı fonları küçük parçalara bölerek farklı kişiler adına transfer etme yöntemini kullandığını düşündürür.
Temsilci Ortaklarının Kendi Hesaplarına Yaptığı Şüpheli Fon Transferleri
Temsilcilik faaliyetinden elde edilen gelirin, şüpheli bir şekilde temsilci şirketinin ortağı veya gerçek faydalanıcısının şahsi hesaplarına aktarılması, dikkatle izlenmelidir. Rehber, temsilcilik vasıtasıyla tek işlemde veya ardışık işlemlerle 200.000 TL ve üzerinde fonun bu şekilde aktarılmasını riskli bir senaryo olarak tanımlamıştır. Bu, genellikle elde edilen yasa dışı gelirin kişisel servete dönüştürülme çabasıdır.
Ödeme Aracının Kabulüne İlişkin Hizmetlerde (Sanal/Fiziki POS) Riskler
Sanal ve fiziki POS hizmetleri, e-ticaretin ve perakendenin can damarıdır. Ancak aynı zamanda, çalıntı kart kullanımı, sahte ürün satışı ve yasa dışı bahis gibi faaliyetler için de birincil ödeme kanalıdır.
Yüksek İtiraz (Chargeback) Oranları
Bir işyerine yapılan harcamalara yönelik müşteri itirazlarının (chargeback) oranı, o işyerinin hizmet kalitesi ve güvenilirliği hakkında önemli ipuçları verir. Haftalık harcama itirazlarının toplam işlem adedine veya tutarına oranının %5’i aşması, rehber tarafından alarm seviyesi olarak belirlenmiştir. Yüksek chargeback oranları, genellikle sahte veya kusurlu ürün satışı, hizmetin hiç verilmemesi veya kart hamili dolandırıcılığı (friendly fraud) gibi sorunların göstergesidir.
Hatalı PIN veya SMS OTP Girişlerinin Yoğunlaşması
Çalıntı kart bilgilerini deneyen dolandırıcılar, genellikle doğru PIN veya tek kullanımlık şifreyi (OTP) bilemezler. Bu nedenle, bir işyerinin POS’unda veya sanal POS’unda kısa süre içinde çok sayıda “hatalı PIN” veya “hatalı SMS OTP” uyarısı alınması, organize bir dolandırıcılık girişiminin habercisidir. Rehber, son bir saat içinde 5 veya daha fazla sayıda bu tür uyarı alınmasını şüpheli bir aktivite olarak tanımlar ve bu durumun brute force saldırılarına işaret edebileceğini belirtir.
Talep Edilen Bilgi ve Belgelerin Zamanında Sağlanmaması
Bir işyerinden şüpheli bir işlemle ilgili olarak fatura, sevk irsaliyesi veya hizmet sözleşmesi gibi ticari belgeler istendiğinde, bu belgeleri sağlamaktan kaçınması veya eksik/yanıltıcı belgeler sunması, gizlediği bir şeyler olduğunun en net kanıtıdır. Şeffaf ve yasalara uygun çalışan bir işletme, ticari faaliyetlerini belgelemekten çekinmez. Bu tür kaçınma davranışları, kuruluşun o işyeri ile olan ilişkisini derhal gözden geçirmesini gerektirir.
Web Sitesi URL ve Back URL Uyumsuzlukları
Sanal POS güvenliğinde teknik kontroller büyük önem taşır. Ödemenin yapıldığı web sitesi adresi (URL) ile ödeme sonrası yönlendirilen sayfanın (back URL) aynı domaine ait olması gerekir. Bu bilgilerin uyumsuz olması, POS’un aslında başka bir, muhtemelen yasa dışı içerik barındıran bir sitede kullanıldığını gösterir. Bu yöntem, yasal bir vitrin arkasına gizlenerek yasa dışı bahis veya kumar gibi faaliyetler için ödeme toplamak amacıyla sıkça kullanılır. Back URL ve referrer kontrolü, bu tür dolandırıcılıkları engellemek için kritik bir adımdır.
Teknoloji ile Temsilci Risk Yönetiminin Otomasyonu
TCMB’nin risk yönetimi rehberi, yasa dışı faaliyetlerin tespitinde manuel süreçlerin yetersiz kaldığını ve kuruluşların teknoloji destekli, otomatik takip mekanizmaları kurmasının zorunlu olduğunu açıkça belirtmektedir. Özellikle rehberde yer alan “işlem anından itibaren en geç üç saat içerisinde aksiyon alınması” kuralı, insan müdahalesine dayalı sistemlerle karşılanması neredeyse imkansız bir hedeftir. Bu noktada, yapay zeka ve makine öğrenimi tabanlı otomasyon çözümleri devreye giriyor.
Manuel Takibin Yetersizliği ve Otomasyonun Zorunluluğu
Binlerce temsilci ve milyonlarca işlemin olduğu bir ekosistemde, riskleri manuel olarak takip etmeye çalışmak, samanlıkta iğne aramaya benzer. İnsan gözü, karmaşık işlem paternlerini, anlık ciro artışlarını veya farklı veri noktaları arasındaki gizli ilişkileri gerçek zamanlı olarak tespit edemez. Manuel takip devrinin bitişini ilan eden TCMB rehberi, otomasyonu bir seçenek değil, bir zorunluluk olarak konumlandırmaktadır. Otomasyon, hem daha hızlı ve isabetli tespitler yapılmasını sağlar hem de uyum personelinin enerjisini, sıradan işlemleri kontrol etmek yerine, gerçekten şüpheli ve yüksek riskli vakaları derinlemesine incelemeye odaklamasına olanak tanır.
Fraud.com’un Bulut İşlem İzleme Çözümü: aiReflex
Bu teknolojik dönüşüm ihtiyacına yanıt olarak, Fraud.com tarafından geliştirilen ve Türkiye’de IHS Teknoloji tarafından sunulan aiReflex platformu, modern bir Bulut İşlem İzleme çözümü sunar. aiReflex, sadece kural tabanlı sistemlerin katı ve esnek olmayan yapısının ötesine geçerek, yapay zeka ve makine öğrenimini birleştiren hibrit bir model kullanır. Bu sayede, hem TCMB rehberindeki gibi bilinen ve net olarak tanımlanmış risk senaryolarını (kuralları) takip edebilir hem de daha önce hiç karşılaşılmamış, yeni ve karmaşık dolandırıcılık desenlerini (anomalileri) proaktif olarak tespit edebilir.
| Özellik | Manuel Takip | Kural Tabanlı Sistemler | Fraud.com aiReflex (Hibrit Yapay Zeka) |
|---|---|---|---|
| Tespit Hızı | Saatler/Günler | Milisaniyeler | Milisaniyeler (Gerçek zamanlı) |
| Yeni Tehditlere Uyum | Çok Zayıf | Zayıf (Manuel kural güncellemesi gerekir) | Yüksek (Kendi kendine öğrenir) |
| Yanlış Pozitif (False Positive) Oranı | Yüksek | Orta/Yüksek | Çok Düşük |
| TCMB 3 Saat Kuralına Uyum | İmkansız | Mümkün ama riskli | Tam Uyumlu |
| Operasyonel Maliyet | Çok Yüksek (Personel) | Orta (Bakım ve güncelleme) | Düşük (SaaS modeli) |
Yapay Zeka Destekli Senaryolar ile TCMB Kriterlerinin Anlık Takibi
aiReflex, TCMB rehberinde belirtilen tüm asgari unsurları ve daha fazlasını içeren önceden yapılandırılmış senaryo setleri ile birlikte gelir. Gece yarısı yapılan işlemler, sektör ortalamasının üzerindeki ciro artışları, sık IBAN değişiklikleri, e-pin ticaretindeki şüpheli paternler gibi onlarca kriter, yapay zeka tarafından anlık olarak izlenir. Sistem, sadece tek bir kurala takılan işlemleri değil, aynı zamanda tek başlarına masum görünen ancak bir araya geldiklerinde şüpheli bir resim oluşturan karmaşık ilişkileri de analiz eder. Örneğin, yeni kurulmuş, domain yaşı genç bir şirketin, hafta sonu gece saatlerinde, riskli bir ülkeden gelen IP adresiyle, düz tutarlı işlemler alması gibi çok katmanlı senaryoları anında yakalayabilir.
Risk Skorlaması ve Temsilci Karneleme Mekanizmasının Kurulması
aiReflex platformu, her bir temsilci, işyeri ve hatta son kullanıcı için dinamik bir risk skoru oluşturur. Bu skorlama, sadece anlık işlemlere değil, aynı zamanda geçmiş davranışlara, cihaz parmak izine (device fingerprinting), coğrafi konuma ve işlem hızı analizlerine (velocity checks) de dayanır. Bu sayede, her temsilci için objektif ve veriye dayalı bir “risk karnesi” oluşturulur. Uyum birimleri, bu karneleri kullanarak en riskli temsilcileri kolayca belirleyebilir, onlara özel limitler atayabilir veya ek denetim süreçleri başlatabilir. Bu, dolandırıcılıkla mücadelede reaktif değil, proaktif bir duruş sergilemeyi sağlar.
İşlem Anında Tespit ve 3 Saatlik Aksiyon Süresine Uyum Sağlama
aiReflex’in en büyük avantajlarından biri, gerçek zamanlı (real-time) çalışma yeteneğidir. Şüpheli bir işlem gerçekleştiği anda, sistem milisaniyeler içinde bu işlemi analiz eder, risk skorunu belirler ve önceden tanımlanmış aksiyonları tetikler. Bu aksiyonlar, işlemi anında reddetmek, geçici olarak beklemeye almak veya uyum birimine otomatik bir vaka (case) oluşturarak uyarı göndermek olabilir. Bu sayede, TCMB’nin “tespitten sonra en geç üç saat içinde aksiyon alınması” zorunluluğu zahmetsizce karşılanır. Sistem, 3 saat kuralına tam uyum sağlayarak kuruluşları olası idari cezalardan korur.
API Güvenliği ve Temsilci Entegrasyonlarında Risk Yönetimi
Günümüz finansal teknolojiler ekosisteminde, temsilciler ve işyerleri genellikle ödeme kuruluşlarının sistemlerine API’ler (Uygulama Programlama Arayüzleri) aracılığıyla entegre olurlar. Bu API’ler, iş süreçlerini hızlandırıp verimliliği artırırken, aynı zamanda doğru yönetilmediklerinde ciddi güvenlik açıkları ve suistimal riskleri de yaratabilirler. TCMB rehberi, bu dijital köprülerin güvenliğine özel bir önem atfeder ve API bağlantıları üzerinden gerçekleşen işlemlerin de sıkı bir şekilde denetlenmesini zorunlu kılar.
API Üzerinden Gerçekleşen İşlemlerin İzlenmesi ve Denetim İzleri
API üzerinden gelen her işlem, tıpkı son kullanıcı tarafından yapılan bir işlem gibi detaylı bir şekilde izlenmelidir. Kuruluşlar, API aracılığıyla gerçekleşen işlemlerin normal dışı bir ödeme, fon transferi ya da davranış deseni gösterip göstermediğini sürekli kontrol etmelidir. TCMB, bu izleme sürecinin kanıtlanabilir olması için kapsamlı denetim izlerinin (audit trails) tutulmasını zorunlu kılar. Bu kayıtlarda asgari olarak; işlemin türü, tutarı, zaman damgası, müşteri ve işyeri bilgileri, kullanılan kart verileri (güvenli standartlara uygun olarak) ve isteğin geldiği kaynak IP adresi, port, hedef IP gibi teknik detaylar yer almalıdır. Bu denetim izleri, olası bir suistimal durumunda geriye dönük analiz yapabilmek ve yasal mercilere kanıt sunabilmek için kritik öneme sahiptir.
IP Adresi Kısıtlaması ve Beyaz Liste (Whitelist) Uygulamaları
API güvenliğinin en temel adımlarından biri, erişimi sadece yetkili ve bilinen kaynaklarla sınırlamaktır. TCMB rehberi, API üzerinden iletişim kuracak temsilci ve işyeri IP adreslerinin statik olmasını ve bu IP’ler için bir “beyaz liste” (whitelist) oluşturulmasını esas kabul eder. Bu liste dışından gelen tüm erişim talepleri otomatik olarak engellenmelidir. Bu basit ama etkili yöntem, API anahtarlarının (credentials) çalınması durumunda bile, saldırganın kendi sisteminden API’ye erişmesini engelleyerek önemli bir koruma katmanı sağlar. Statik IP zorunluluğu, API entegrasyonlarının kontrol altında tutulmasına yardımcı olur.
API’nin Amaç Dışı Kullanımının Tespiti ve İlişkinin Sonlandırılması
Bir temsilciye veya işyerine sunulan API, sadece beyan edilen ve sözleşmede belirtilen amaçlar için kullanılabilir. Örneğin, bir e-ticaret sitesine verilen Sanal POS API’sinin, başka bir yasa dışı bahis sitesi üzerinden işlem geçmek için kullanılması “amaç dışı kullanım”dır. Kuruluşlar, bu tür suistimalleri tespit etmek için API trafiğini sürekli analiz etmelidir. Rehber, API bağlantısının sunulduğu web sitesi URL’si ile IP adresi kısıtlaması gibi tedbirlerin alınmasını zorunlu tutar. Amaç dışı kullanım tespit edildiğinde, ilgili temsilci veya işyeri ile iş ilişkisinin derhal kesilmesi ve bu durumun kayıt altına alınarak üst yönetime raporlanması gerekmektedir.
API Token Güvenliği ve URL Eşleştirmesinin Sağlanması
Her API bağlantısı için üretilen “token”, o bağlantının anahtarıdır ve benzersiz olmalıdır. Bu token’ın başka bir web sitesi veya uygulama tarafından tekrar kullanılmasının (replay attack) engellenmesi gerekir. TCMB rehberi, bu güvenliği sağlamak için API token’ının “unique” (benzersiz) olması ve ödemenin yapıldığı web sitesi (referrer) ile ödeme sonrası dönülen sayfanın (back URL) aynı alan adına (domain) sahip olmasının sağlanmasını şart koşar. Bu teknik kontrol, yasal bir işyerine ait API bilgilerinin çalınarak, başka bir sahte veya yasa dışı sitede kullanılmasını engeller. Benzersiz API token yönetimi, modern API güvenliğinin temel taşlarından biridir.
Temsilci Karneleme ve Risk Yönetimi İçin Neden İHS Teknoloji’yi Tercih Etmelisiniz?
TCMB’nin sıkılaşan denetimleri ve karmaşık risk yönetimi gereklilikleri karşısında, ödeme ve elektronik para kuruluşları için doğru teknoloji ortağını seçmek, yasal uyumluluk ve operasyonel verimlilik açısından hayati bir karar haline gelmiştir. IHS Teknoloji, sunduğu yenilikçi çözümler ve alanındaki derin uzmanlığı ile bu zorlu süreçte kuruluşlara güvenilir bir yol arkadaşı olur.
Fraud.com aiReflex’in TCMB Rehberi Kriterleriyle Tam Uyumluluğu
IHS Teknoloji’nin sunduğu Fraud.com aiReflex platformu, TCMB’nin “Risk Yönetimi Rehberi”nde belirtilen tüm asgari unsurları ve senaryoları karşılamak üzere tasarlanmıştır. Ciro anormalliklerinden şüpheli işlem paternlerine, API güvenliğinden coğrafi risk analizine kadar rehberdeki her bir madde, platformun standart yetenekleri arasında yer alır. Yapay zeka ve kural tabanlı hibrit yapısı, sadece mevcut kurallara uymanızı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda gelecekte ortaya çıkabilecek yeni tehditlere karşı da proaktif bir koruma sunar.
Yerel Mevzuat ve Dinamiklere Hakim Uzman Kadro
Teknoloji tek başına yeterli değildir; onu doğru şekilde uygulayacak ve yerel koşullara adapte edecek uzmanlık da gerekir. IHS Teknoloji, Türkiye’deki 6493 sayılı kanun, MASAK yükümlülükleri ve TCMB düzenlemeleri konusunda derin bilgi birikimine sahip bir ekibe sahiptir. Bu sayede, sadece bir yazılım sağlamakla kalmaz, aynı zamanda mevzuata uyum süreçlerinizde size danışmanlık yaparak, en doğru risk senaryolarını ve iş akışlarını kurgulamanıza yardımcı olur.
Ölçeklenebilir Bulut Altyapısı ile Hızlı ve Esnek Çözümler
aiReflex platformu, bulut tabanlı bir SaaS (Hizmet Olarak Yazılım) modeliyle sunulur. Bu, kuruluşunuzun herhangi bir donanım yatırımı yapmasına veya karmaşık kurulum süreçleriyle uğraşmasına gerek kalmadığı anlamına gelir. Bulut altyapısının esnekliği sayesinde, işlem hacminiz arttıkça sistem de sizinle birlikte sorunsuz bir şekilde ölçeklenir. Hızlı entegrasyon yetenekleri, haftalar veya aylar süren projeler yerine, çok kısa sürede canlıya geçerek TCMB gerekliliklerine anında uyum sağlamanıza olanak tanır.
Gelişmiş Raporlama ve Risk Skorlama Yetenekleri ile Stratejik Karar Desteği
IHS Teknoloji’nin sunduğu çözüm, sadece şüpheli işlemleri tespit etmekle kalmaz, aynı zamanda size stratejik bir bakış açısı sunar. Gelişmiş raporlama araçları sayesinde, en riskli temsilcilerinizi, en sık karşılaşılan dolandırıcılık tiplerini ve işlem paternlerindeki eğilimleri kolayca görebilirsiniz. Dinamik temsilci risk skorlaması (karneleme), hangi bayiye odaklanmanız gerektiğini net bir şekilde ortaya koyar. Bu veriye dayalı içgörüler, risk yönetimi stratejilerinizi daha etkin bir şekilde oluşturmanıza ve otomatik Şüpheli İşlem Bildirimi (ŞİB) gibi raporlama yüklerinizi hafifletmenize yardımcı olur.

