Gelişmiş Root Gizleme (Magisk) Teknikleri ve Fintech Uygulamalarında Tespit Yöntemleri

Fintech ve mobil bankacılık uygulamalarının güvenliği, son kullanıcı cihazının bütünlüğüne sıkı sıkıya bağlıdır. Kullanıcılar, cihazlarını kişiselleştirmek ve üretici kısıtlamalarını aşmak için “root” yetkisi elde etme yoluna gidebilirler. Ancak bu işlem, finansal uygulamalar için devasa bir saldırı yüzeyi oluşturur. Geliştiriciler standart root tespit yöntemleriyle bu riski yönetmeye çalışırken, Magisk gibi gelişmiş gizleme (cloaking) araçları bu savunma hatlarını kolayca aşabilmektedir. Bu durum, sadece basit kontrollerin yeterli olmadığı, çalışma zamanı bütünlüğünü, uygulama kodunu ve sunucu iletişimini aynı anda koruyan çok katmanlı, akıllı bir güvenlik yaklaşımının zorunlu hale geldiğini göstermektedir.

Root Kavramı ve Fintech Uygulamaları İçin Taşıdığı Riskler

Mobil uygulama güvenliğinin temel taşlarından biri, uygulamanın çalıştığı işletim sisteminin bütünlüğüne güvenmektir. Android ekosisteminde “root” yetkisi bu güveni temelden sarsan en önemli faktörlerin başında gelir. Fintech gibi yüksek güvenlik gerektiren sektörler için root erişimi, basit bir kullanıcı tercihi olmaktan çıkıp, ciddi bir tehdit vektörüne dönüşür.

Android Root Yetkisi Nedir ve Neden Kullanılır?

Android, Linux çekirdeği üzerine inşa edilmiş bir işletim sistemidir ve varsayılan olarak kullanıcıları sınırlı yetkilere sahip bir hesapta çalıştırır. Root yetkisi, bu kısıtlamaları ortadan kaldırarak kullanıcıya sistem dosyaları üzerinde tam denetim (superuser) hakkı tanır. Kullanıcılar genellikle performansı artırmak, üreticinin yüklediği istenmeyen uygulamaları (bloatware) kaldırmak, özel ROM’lar yüklemek veya sistem arayüzünü tamamen değiştirmek gibi meşru amaçlarla cihazlarını rootlarlar. Ancak bu sınırsız yetki, cihazın güvenlik mekanizmalarını da devre dışı bırakarak kapıyı siber saldırganlara ardına kadar açar.

Fintech Uygulamaları İçin Root Erişiminin Doğurduğu Güvenlik Tehditleri

Finansal uygulamalar için root yetkisine sahip bir cihaz, kontrolsüz bir mayın tarlasında hareket etmeye benzer. Tehditler, basit veri sızıntılarından organize finansal dolandırıcılıklara kadar uzanır.

Hesap Ele Geçirme (ATO) ve Veri Hırsızlığı

Root yetkisi, saldırganların normalde uygulamaların korunaklı alanlarında (sandbox) saklanan hassas verilere erişmesini sağlar. Kullanıcı adı, şifre, oturum anahtarları (session tokens) ve kişisel bilgiler, cihaz belleğinden veya uygulama dosyalarından kolayca okunabilir. Bu durum, hesap ele geçirme (ATO) saldırılarını son derece kolaylaştırır.

İşlem Manipülasyonu ve Finansal Dolandırıcılık

Saldırganlar, rootlanmış bir cihazda çalışan finansal uygulamanın kod akışına müdahale edebilir. Örneğin, bir para transferi işlemi sırasında alıcı IBAN numarasını veya gönderilen tutarı, kullanıcı fark etmeden arka planda değiştirebilirler. Bu tür işlem manipülasyonları, hem kullanıcılar hem de kurumlar için doğrudan finansal kayıplara yol açar.

Fikri Mülkiyetin ve Uygulama Mantığının Çalınması

Root erişimi, tersine mühendislik süreçlerini basitleştirir. Saldırganlar veya rakipler, uygulamanızın kodunu, API uç noktalarını, kullandığı şifreleme algoritmalarını ve iş mantığını analiz ederek fikri mülkiyetinizi çalabilir. Bu bilgiler, uygulamanızın klonlanması veya hedefli saldırılar geliştirilmesi için kullanılabilir.

Geleneksel Root Yöntemleri (SuperSU) ve Tespit Kolaylığı

Geçmişte SuperSU gibi araçlarla yapılan root işlemleri, sisteme belirli ve öngörülebilir izler bırakırdı. Güvenlik kontrolleri genellikle, cihazın dosya sisteminde “su” gibi belirli binary dosyalarının veya Superuser.apk gibi paketlerin varlığını kontrol ederek root tespitini kolayca yapabiliyordu. Bu yöntemler, saldırganların bıraktığı somut kanıtlara dayandığı için tespit edilmeleri nispeten basitti.

Gelişmiş Root Gizleme Teknikleri: Magisk ve Systemless Arayüz

Geleneksel root tespit yöntemlerinin yetersiz kalmasının ana sebebi, Magisk gibi modern araçların benimsediği “systemless” (sistemsiz) yaklaşımdır. Bu yöntem, Android’in güvenlik mekanizmalarını aldatmak üzere tasarlanmış sofistike bir mimari sunar ve mobil bankacılıkta root ve jailbreak tehditlerinin tespitini oldukça zorlaştırır.

Magisk Nedir ve “Systemless” Yaklaşımının Avantajları

Magisk, Android cihazları rootlamak için kullanılan açık kaynaklı bir araçtır, ancak en önemli özelliği bunu yaparken `/system` bölümüne dokunmamasıdır. Geleneksel yöntemler bu bölümde kalıcı değişiklikler yaparken, Magisk bunun yerine cihazın açılış (boot) imajını değiştirir ve sanal bir katman oluşturur. Bu sayede, sistemin orijinal dosyaları bozulmadan kalır ve Google’ın SafetyNet gibi güvenlik kontrolleri, dosya bütünlüğü taraması yaptığında şüpheli bir durumla karşılaşmaz. Bu “sistemsiz” arayüz, root yetkisinin varlığını gizlemeyi son derece etkili hale getirir.

Magisk’in Temel Gizleme Mekanizmaları

Magisk, root erişimini gizlemek için birden fazla katmanda çalışan akıllı mekanizmalar kullanır. Bu mekanizmalar, uygulamaların root’un varlığına dair ipuçlarını görmesini engellemek üzerine kuruludur.

MagiskHide: Root İzinlerini Seçici Olarak Gizleme

Magisk’in eski ancak temel gizleme mekanizması olan MagiskHide (yeni sürümlerde yerini Zygisk ve DenyList’e bırakmıştır), kullanıcıların root yetkisini belirli uygulamalardan gizlemesine olanak tanırdı. Bir bankacılık uygulaması MagiskHide listesine eklendiğinde, uygulama root ile ilişkili dosya yollarını, işlemleri veya sistem özelliklerini göremiyordu. Bu sayede uygulama, “temiz” bir cihazda çalıştığını zannederdi.

Zygisk: Uygulama Süreçlerine Sistem Dışından Müdahale

Zygisk, Magisk’in daha modern ve güçlü gizleme mekanizmasıdır. Android’deki her uygulamanın başlatılmasından sorumlu olan “Zygote” sürecine kendini enjekte eder. Bu sayede, hedef uygulama daha başlamadan onun sürecine müdahale edebilir ve root tespit kodlarını etkisiz hale getirebilir. Sistem dosyalarına dokunmadan doğrudan uygulama belleğinde çalıştığı için tespiti çok daha zordur.

The DenyList: Uygulama Bazlı İzolasyon ve Tespit Engelleme

Zygisk ile birlikte çalışan DenyList özelliği, MagiskHide’ın gelişmiş bir versiyonudur. Kullanıcı, DenyList’e eklediği uygulamalar için Magisk’in yaptığı tüm modifikasyonların geri alınmasını sağlar. Bu sayede seçilen uygulama, tamamen izole ve modifiye edilmemiş bir ortamda çalıştığını varsayar, bu da standart tespit yöntemlerinin başarısız olmasına neden olur.

Magisk Modülleri ile Güvenlik Kontrollerini Atlatma Stratejileri

Magisk’in gücü, sadece root yetkisi sağlamasından değil, aynı zamanda modüler yapısından gelir. Geliştiriciler, Magisk için SSL pinning’i devre dışı bırakan, belirli güvenlik kontrollerini atlatan veya sahte cihaz bilgileri sunan özel modüller oluşturabilirler. Bu modüller, bir fintech uygulamasının güvenlik mekanizmalarını tek tek hedef alarak etkisiz hale getirmek için kullanılabilir ve saldırganlara geniş bir esneklik sunar.

Standart Root Tespit Yöntemleri ve Magisk Tarafından Atlatılması

Fintech uygulamaları, güvenliklerini sağlamak için çeşitli root tespit teknikleri kullanır. Ancak Magisk’in sistemsiz mimarisi ve gizleme yetenekleri, bu standart kontrollerin birçoğunu etkisiz kılmaktadır. Bu durum, geliştiriciler ve siber güvenlik uzmanları arasında sürekli bir kedi-fare oyununa neden olmaktadır.

Dosya Sistemi Tabanlı Kontroller (`su` Binary ve Diğer Anormal Dosyalar)

En temel root tespit yöntemi, dosya sisteminde `su` binary’si gibi root erişimi sağlayan dosyaların varlığını kontrol etmektir. Geliştiriciler, `/system/bin/su`, `/system/xbin/su` gibi bilinen yolları tarayarak bu dosyaları arar. Ayrıca, root yönetimiyle ilişkili uygulamaların (örn. Magisk Manager) paket adlarını da kontrol ederler.

İşletim Sistemi Özelliklerinin (Build Properties) İncelenmesi

Bir diğer yaygın yöntem, Android işletim sisteminin “build properties” olarak bilinen yapılandırma özelliklerini incelemektir. Örneğin, `ro.secure=0` veya `ro.debuggable=1` gibi özellikler genellikle rootlanmış veya test cihazlarında bulunur. Uygulamalar, bu tür tehlikeli yapılandırma bayraklarının varlığını kontrol ederek cihazın güvenli olup olmadığını anlamaya çalışır.

Yüklü Paket ve Servislerin Sorgulanması

Uygulamalar, cihazda yüklü olan tüm paketlerin bir listesini alabilir ve Magisk Manager gibi bilinen root yönetimi uygulamalarının paket adlarının bu listede olup olmadığını kontrol edebilir. Bu, root’un varlığına dair güçlü bir kanıt olarak kabul edilir.

Bu Yöntemlerin Magisk Karşısındaki Yetersizlikleri

Ne yazık ki, yukarıda belirtilen tüm bu yöntemler Magisk tarafından kolayca atlatılabilir. Magisk’in DenyList özelliği, hedef uygulamanın `su` binary’sini görmesini engeller. Sistem özelliklerini okumasını engelleyebilir veya sahte, “güvenli” değerler döndürebilir. Magisk ayrıca, kendi yönetim uygulamasının paket adını rastgele değiştirerek yüklü paketler listesinde tespit edilmesini neredeyse imkansız hale getirir. Bu nedenle, sadece istemci tarafında bu tür kontroller yapmak, Magisk gibi gelişmiş bir araca karşı etkili bir savunma sağlamaz.

Standart Tespit Yöntemi Magisk Atlatma Mekanizması
`su` Dosyasının Varlığını Kontrol Etme DenyList ile dosya sistemini izole eder ve `su` dosyasının görünmesini engeller.
Root Yönetim Paketlerini Arama (örn. Magisk Manager) Paket adını rastgele bir isimle gizleyerek tespit edilmesini önler.
Sistem Özelliklerini (Build Properties) Kontrol Etme MagiskHide/DenyList ile bu özelliklerin okunmasını engeller veya yanıltıcı (temiz) veriler sunar.
Çalışan Servisleri ve Prosesleri Tarama Root ile ilgili prosesleri gizler, uygulama tarafından görülmelerini engeller.

İleri Seviye Tespit Yöntemleri: İHS Teknoloji Device Trust Yaklaşımı

Magisk gibi gelişmiş tehditler karşısında, standart ve tekil kontrol yöntemleri yetersiz kalmaktadır. Gerçek güvenlik, sadece “root var mı?” sorusuna cevap aramaktan öte, cihazın genel ortamını, uygulama bütünlüğünü ve sunucu iletişimini bütünsel olarak analiz eden çok katmanlı bir yaklaşımla sağlanır. İHS Teknoloji’nin Device Trust çözümü, bu felsefe üzerine inşa edilmiştir.

Çalışma Zamanı ve Ortam Bütünlüğü Analizi (CORE SDK)

Device Trust CORE SDK, saldırının ilk adımı olan cihaz ortamının manipülasyonunu tespit etmeye odaklanır. Bu, basit root kontrollerinin çok ötesine geçen dinamik bir analizdir.

Gelişmiş Root / Jailbreak Tespiti

CORE SDK, sadece bilinen dosya yollarını değil, aynı zamanda sistem davranışlarındaki anormallikleri, bellek manipülasyonlarını ve Magisk’in bıraktığı dolaylı izleri de analiz ederek root varlığını yüksek doğrulukla tespit eder. Bu, gizlenmiş root yetkilerini bile ortaya çıkarabilen derinlemesine bir denetimdir.

Kanca Tespiti: Frida ve Xposed Gibi Dinamik Analiz Çerçevelerinin Engellenmesi

Saldırganlar root yetkisini genellikle Frida veya Xposed gibi araçlarla birleştirerek uygulamanın çalışma zamanındaki fonksiyonlarına müdahale eder. Device Trust, bu “hooking” (kancalama) girişimlerini anında tespit ederek uygulamanın iş mantığının değiştirilmesini veya hassas verilerin çalınmasını engeller.

Hata Ayıklayıcı (Debugger) Tespiti ve Tersine Mühendisliğin Önlenmesi

Bir hata ayıklayıcının (debugger) uygulamaya bağlanması, tersine mühendisliğin en kritik adımlarından biridir. CORE SDK, aktif hata ayıklama oturumlarını tespit ederek saldırganların uygulama kodunu analiz etmesini ve zafiyetleri ortaya çıkarmasını engeller.

Geliştirici Modu Denetimi ve Şüpheli Sistem Ayarlarının Tespiti

Aktif “Geliştirici Modu”, USB hata ayıklama veya sahte konum gibi özellikler sunarak saldırganlara ek yetenekler kazandırır. Device Trust, bu tür riskli sistem ayarlarını birer risk sinyali olarak değerlendirir ve raporlar.

Emülatör / Simülatör Tespiti ile Sanal Ortamların Bertaraf Edilmesi

Saldırılar genellikle gerçek cihazlar yerine, otomasyonun ve analizin daha kolay olduğu emülatörlerde gerçekleştirilir. CORE SDK, uygulamanın sanal bir ortamda çalışıp çalışmadığını tespit ederek bot çiftlikleri ve otomatik saldırı senaryolarını engeller.

Uygulama Bütünlüğü ve Kriptografik Doğrulama

Ortam güvenliğinin yanı sıra, uygulamanın kendisinin de manipüle edilmediğinden emin olmak kritik öneme sahiptir.

Manipülasyon Tespiti (Anti-Tampering): Kod ve İmza Bütünlüğünün Korunması

Device Trust, uygulamanın dijital imzasının, paket adının veya kodunun değiştirilip değiştirilmediğini sürekli olarak kontrol eder. Bu, uygulamanın korsan bir kopyasının oluşturulmasını veya içine zararlı kod enjekte edilmesini engeller.

Cihaz Eşleştirme (Device Binding): Uygulamanın Fiziksel Cihaza Mühürlenmesi

Bu özellik, uygulamayı kriptografik olarak çalıştığı fiziksel cihaza bağlar. Bu sayede, uygulama verileri veya oturum bilgileri kopyalansa bile başka bir cihazda çalıştırılamaz, bu da klonlama saldırılarını imkansız hale getirir.

Sunucu Taraflı Zeka ve Dinamik Risk Analizi (ZERO SDK)

İstemci tarafındaki kontrollerin atlatılma riskine karşı en güçlü savunma, sunucu tarafı doğrulamasıdır. ZERO SDK, bu zekayı sisteme entegre eder.

Donanım Tabanlı Mobil Parmak İzi ile Kararlı Cihaz Kimliği

Uygulama silinse veya fabrika ayarlarına dönülse bile değişmeyen, cihazın donanım bileşenlerinden (işlemci, sensörler vb.) türetilen benzersiz bir kimlik oluşturulur. Bu cihaz parmak izi, Magisk gibi yazılımsal gizleme yöntemlerinden etkilenmez.

Dinamik Risk Skoru: Root Dahil Onlarca Sinyalin Bütünsel Değerlendirilmesi

ZERO SDK, her işlem talebinde cihazdan gelen onlarca sinyali (root durumu, emülatör, debugger, kanca tespiti vb.) analiz ederek dinamik bir risk skoru üretir. Bu skor, sadece root varlığına değil, genel risk profiline dayalı olarak akıllı kararlar verilmesini sağlar.

CORE Paket Doğrulaması: Tespit Mekanizmalarının Devre Dışı Bırakılmasının Engellenmesi

Sunucu, her API çağrısında istemci tarafındaki CORE SDK’nın aktif ve manipüle edilmemiş olduğunu kriptografik olarak doğrular. Eğer bir saldırgan, tespit mekanizmalarını devre dışı bırakmaya çalışırsa, sunucu bu durumu anında fark eder ve işlemi reddeder.

Uygulama Doğrulama (Kriptogram): API İsteklerinin Güvenli Kaynaktan Geldiğinin Kanıtlanması

Her API isteği, sadece orijinal ve güvenli uygulama tarafından üretilebilen, tek kullanımlık bir kriptografik imza (kriptogram) ile mühürlenir. Bu, isteğin bir bottan veya taklit bir uygulamadan değil, doğrudan sizin uygulamanızdan geldiğini matematiksel olarak kanıtlar.

Device Trust SDK Sağladığı Koruma Katmanı Engellediği Tehditler
CORE SDK Çalışma Zamanı ve Ortam Güvenliği Root/Jailbreak, Emülatör, Debugger, Frida/Xposed, Overlay Saldırıları
ZERO SDK Kimlik, Oturum ve API Güvenliği SIM Swap, Hesap Ele Geçirme (ATO), Botlar, API Kötüye Kullanımı
FORT SDK Veri ve Ağ Trafiği Güvenliği Ortadaki Adam (MiTM), Veri Sızıntıları, SSL Pinning Bypass
MALWARE SDK Dış Tehdit ve Zararlı Yazılım Tespiti Kötü Amaçlı Yazılımlar, Casus Yazılımlar, Sahte/Korsan Uygulamalar

Fintech Uygulamalarında Root Tabanlı Saldırıların Simülasyonu ve Önlenmesi

Teorik bilgileri pratiğe dökmek, root kaynaklı tehditlerin ciddiyetini ve Device Trust gibi bütünleşik çözümlerin etkinliğini anlamak için en iyi yoldur. Aşağıda, rootlanmış bir cihaz üzerinde gerçekleştirilebilecek yaygın saldırı senaryoları ve Device Trust’ın bu saldırıları nasıl önlediği incelenmektedir.

Senaryo 1: Frida Kullanarak API Trafiğini İzleme ve Manipüle Etme

Saldırgan, root yetkisine sahip bir cihaza Frida aracını kurar ve fintech uygulamasının process’ine bağlanır. Amacı, uygulamanın SSL/TLS şifrelemesini devre dışı bırakarak (SSL Unpinning) API isteklerini ve yanıtlarını düz metin olarak görmektir. Bu sayede, işlem detaylarını, kullanıcı bilgilerini ve oturum anahtarlarını ele geçirebilir veya bir para transferi isteğindeki alıcı hesabını kendi hesabıyla değiştirebilir.

Device Trust FORT SDK ile Dinamik Sertifika Sabitleme (Dynamic SSL Pinning)

Bu saldırı, Device Trust FORT SDK tarafından anında engellenir. Dinamik Sertifika Sabitleme özelliği, uygulamanın sadece sunucudaki meşru ve beklenen sertifikaya güvenmesini sağlar. Saldırganın araya girerek kendi sahte sertifikasını sunma girişimi (MiTM), uygulama tarafından anında tespit edilir ve ağ bağlantısı güvenli olmadığı için kesilir. Böylece, API trafiğini Man-in-the-Middle saldırılarından korumak mümkün olur.

Senaryo 2: Ekran Kaplama (Overlay) ve Erişilebilirlik Servisleri İstismarı

Saldırgan, root yetkisini kullanarak cihaza zararlı bir uygulama yükler. Bu uygulama, fintech uygulamasının giriş ekranı üzerine şeffaf veya sahte bir ekran katmanı (overlay) çizer. Kullanıcı, şifresini girdiğini zannederken aslında tuş vuruşları saldırganın uygulaması tarafından kaydedilir. Alternatif olarak, Erişilebilirlik Servisleri iznini kötüye kullanarak ekranı okuyabilir ve kullanıcının adına işlemler yapabilir.

Device Trust CORE SDK ile Gerçek Zamanlı Tespit ve Engelleme

Device Trust CORE SDK, bu tür tehditlere karşı proaktif koruma sağlar. Ekran Kaplama Tespiti modülü, uygulamanın üzerinde başka bir katman olup olmadığını sürekli denetler ve şüpheli bir durumda kullanıcıyı uyararak işlemi durdurur. Erişilebilirlik İzinleri İstismarı tespiti ise, bu servislerin tehlikeli bir şekilde kullanıldığını algılayarak veri hırsızlığını önler.

Senaryo 3: Kötü Amaçlı Yazılımların Root Yetkisiyle Hassas Verileri Çalması

Cihaza bulaşan bir zararlı yazılım (malware), root yetkisi sayesinde fintech uygulamasının korumalı depolama alanına erişir. Burada saklanan veritabanı dosyalarını, önbelleği veya ayar dosyalarını kopyalayarak içindeki tüm hassas (PII) ve finansal verileri çalar. Bu veriler, daha sonra kimlik hırsızlığı veya dolandırıcılık için kullanılabilir.

Device Trust MALWARE SDK ile Aktif Zararlı Yazılım Tespiti

Device Trust MALWARE SDK, cihazda aktif bir antivirüs motoru gibi çalışır. Bilinen kötü amaçlı yazılımları, casus yazılımları ve uygulamanızın korsan kopyalarını tespit etmek için cihazı sürekli tarar. Root yetkisini kötüye kullanmaya çalışan bu tür uygulamaları tespit ederek tehdidi kaynağında etkisiz hale getirir.

Riskli İzin (SMS Okuma, Ekran Kaydı) Analizi

MALWARE SDK ayrıca, uygulamaların sahip olduğu izinleri de analiz eder. Özellikle SMS okuma (OTP çalmak için) veya ekran kaydı gibi yüksek riskli izinleri talep eden şüpheli uygulamaları belirler ve bu bilgiyi dinamik risk skoruna dahil ederek dolandırıcılık tespit ve önleme sistemlerini besler.

Root Tespiti ve Mobil Uygulama Güvenliğinde Bütüncül Koruma İçin Neden İHS Teknoloji’yi Tercih Etmelisiniz?

Magisk gibi gelişmiş tehditler, mobil uygulama güvenliğinin artık tek bir kontrol noktasına veya basit bir kural setine emanet edilemeyeceğini açıkça göstermektedir. Etkili bir savunma; cihazdan API uç noktasına kadar uzanan, proaktif, çok katmanlı ve akıllı bir strateji gerektirir. İHS Teknoloji’nin sunduğu Device Trust çözümü, bu modern güvenlik felsefesini temel alarak fintech kurumlarına ve diğer dijital platformlara kapsamlı bir koruma kalkanı sunar.

Sadece Root Tespiti Değil, Kapsamlı Ortam Güvenliği Sağlaması

Device Trust, root tespitini yalnızca bir başlangıç noktası olarak görür. Emülatörler, hata ayıklayıcılar, dinamik analiz araçları (Frida/Xposed) ve şüpheli sistem ayarları gibi onlarca farklı risk sinyalini aynı anda analiz ederek cihaz ortamının genel bütünlüğünü değerlendirir.

Donanım Tabanlı Parmak İzi ile SIM Swap Gibi İlişkili Saldırılara Karşı Koruma

Yazılımsal hilelerden etkilenmeyen donanım tabanlı parmak izi teknolojisi, kullanıcı kimliğini fiziksel cihaza mühürler. Bu sayede, sadece root kaynaklı değil, aynı zamanda SIM Swap veya OTP hırsızlığı gibi kimlik doğrulama mekanizmalarını hedef alan karmaşık dolandırıcılık senaryolarına karşı da en etkili savunmayı sağlar.

Dinamik Risk Skorlaması ile Esnek ve Akıllı Güvenlik Politikaları Oluşturma

Device Trust, “izin ver” veya “reddet” gibi ikili kararlar yerine, her işlem için dinamik bir risk skoru üretir. Bu skor, kurumların risk iştahına göre esnek güvenlik politikaları oluşturmasına olanak tanır. Düşük riskli işlemler sorunsuz ilerlerken, yüksek riskli talepler ek doğrulama adımlarına (MFA) yönlendirilebilir veya doğrudan engellenebilir.

Sunucu Tarafından Kriptografik Doğrulama ile İstemci Taraflı Manipülasyonlara Karşı Direnç

Güvenliğin en kritik halkası, sunucu tarafında yapılan kriptografik doğrulamadır. Her API isteğinin, güvenliği kanıtlanmış bir cihaz ve manipüle edilmemiş bir uygulamadan geldiğinin matematiksel olarak ispatlanması, istemci tarafındaki tüm tespit mekanizmalarının atlatılma riskini ortadan kaldırır.

Tersine Mühendislik ve Veri Hırsızlığına Karşı Çok Katmanlı Savunma Mimarisi

Uygulama bütünlük kontrolü (anti-tampering), kanca tespiti, hata ayıklayıcı engelleme ve kod karıştırma kontrolü gibi özellikler, saldırganların uygulamanızın iş mantığını analiz etmesini ve fikri mülkiyetinizi çalmasını neredeyse imkansız hale getiren katmanlı bir savunma hattı oluşturur.

Fraud.com Tarafından Geliştirilen Global Teknoloji ve İHS Teknoloji’nin Yerel Desteği

Device Trust, dolandırıcılıkla mücadele alanında dünya lideri olan Fraud.com’un küresel tecrübesi ve teknolojisi ile geliştirilmiştir. İHS Teknoloji’nin yerel pazardaki uzmanlığı ve mühendislik desteğiyle sunulan bu çözüm, kurumların hem en güncel küresel tehditlere karşı korunmasını hem de yerel ihtiyaçlara uygun, hızlı ve etkili destek almasını garanti eder.

Related articles