Finansal teknolojilerin hızla geliştiği günümüzde, ödeme ve elektronik para kuruluşları için API (Uygulama Programlama Arayüzü) kullanımı, hizmet sunumunun temel taşı haline gelmiştir. Ancak bu teknolojik kolaylık, “Man-in-the-Middle” (Ortadaki Adam) gibi siber saldırılara karşı ciddi zafiyetleri de beraberinde getirmektedir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan rehber, API güvenliğinin sadece teknik bir gereklilik değil, aynı zamanda yasal bir zorunluluk olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu makalede, SSL/TLS şifrelemesinin API trafiğini nasıl koruduğunu, veri bütünlüğünün finansal işlemlerdeki kritik rolünü ve TCMB rehberine tam uyum sağlamak için şifrelemenin ötesinde hangi adımların atılması gerektiğini detaylı bir şekilde ele alacağız.
İçindekiler
ToggleAPI Güvenliğinin Finansal Teknolojilerdeki Stratejik Önemi
API güvenliği, artık finansal teknoloji (fintech) şirketleri için bir tercih değil, operasyonel sürdürülebilirlik ve yasal uyumluluk için bir zorunluluktur. İş ortakları, müşteriler ve hizmet sağlayıcılar arasındaki veri akışını sağlayan API’ler, aynı zamanda siber saldırganlar için en cazip hedeflerden biridir. Bu nedenle API’lerin stratejik olarak korunması, kurum itibarından müşteri güvenine kadar geniş bir yelpazeyi doğrudan etkiler.
API Nedir ve Ödeme Sistemlerindeki Rolü
Uygulama Programlama Arayüzü (API), farklı yazılım uygulamalarının birbirleriyle iletişim kurmasını ve veri alışverişi yapmasını sağlayan bir dizi kural ve protokoldür. Ödeme sistemlerinde API’ler, bir e-ticaret sitesinin ödeme ağ geçidiyle konuşmasından, bir mobil bankacılık uygulamasının ana bankacılık sistemine bağlanmasına kadar her kritik süreçte merkezi bir rol oynar. Bu arayüzler sayesinde işlemler anlık olarak gerçekleştirilir, hesap bilgileri sorgulanır ve fatura ödemeleri gibi hizmetler sunulur.
“Man-in-the-Middle” (Ortadaki Adam) Saldırısı Nedir?
Man-in-the-Middle (MitM) saldırısı, siber saldırganın iki taraf (örneğin, müşteri ve ödeme kuruluşu) arasındaki iletişimin arasına gizlice girerek veri akışını dinlemesi, kaydetmesi ve hatta manipüle etmesidir. Saldırgan, kendini her iki tarafa da meşru bir uç nokta olarak tanıtır. Bu sayede, şifrelenmemiş veya zayıf şifrelenmiş API trafiği üzerinden geçen hassas bilgiler (kredi kartı numaraları, kimlik bilgileri, işlem tutarları vb.) kolayca ele geçirilebilir veya değiştirilebilir.
Finansal API Trafiğine Yönelik Tehditler ve Potansiyel Riskler
Finansal API’lere yönelik tehditler sadece MitM saldırılarıyla sınırlı değildir. API anahtarlarının çalınması, hizmet reddi (DoS) saldırıları, enjeksiyon (injection) açıkları ve yetkisiz erişim gibi birçok risk mevcuttur. Bu risklerin gerçekleşmesi durumunda finansal kayıplar, müşteri verilerinin sızdırılması, yasal yaptırımlar ve marka itibarının zedelenmesi gibi ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir. Özellikle yasa dışı bahis ve kumar gibi faaliyetlerde kullanılan API’ler, kuruluşları hem finansal hem de hukuki olarak büyük bir yükün altına sokabilir.
TCMB Rehberi Kapsamında API Güvenliğinin Yasal Zemini
TCMB tarafından yayımlanan “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşlarınca Sunulan Hizmetlerin Yasa Dışı Faaliyetlerde Kullanılmasının Önlenmesine İlişkin Risk Yönetimi Rehberi”, API güvenliğine yönelik net yükümlülükler getirmektedir. Rehber, kuruluşların API bağlantılarını kullanan iş yerlerine ilişkin risk değerlendirmesi yapmasını, API trafiğini anormal davranış desenlerine karşı izlemesini ve tüm iletişim kanallarında güvenli protokoller kullanılmasını zorunlu kılar. Bu düzenleme, API güvenliğini teknik bir en iyi uygulamadan, uyulmadığı takdirde ciddi idari para cezalarıyla sonuçlanabilecek yasal bir zorunluluğa dönüştürmüştür.
TCMB Rehberi ve API Bağlantılarına İlişkin Güvenlik Yükümlülükleri
TCMB’nin 6493 sayılı Kanun kapsamında yayımladığı rehber, ödeme ve elektronik para kuruluşlarının siber güvenlik ve fraud önleme konusundaki sorumluluklarını net bir şekilde belirlemektedir. Özellikle API bağlantıları üzerinden sunulan hizmetlerde, kuruluşların proaktif ve katmanlı bir güvenlik yaklaşımı benimsemesi beklenmektedir. Bu yükümlülükler, hem teknik altyapıyı hem de operasyonel süreçleri kapsayan geniş bir çerçeve sunar.
Rehber Madde 3.2: API Bağlantılarında Uyulması Gereken Talimatlar
Rehberin 3.2 numaralı maddesi, API güvenliğinin temelini oluşturur. Bu maddeye göre kuruluşlar, API kullandıracakları tüm iş yerleri ve temsilciler için kapsamlı bir risk değerlendirmesi yapmakla yükümlüdür. API üzerinden geçen işlemlerin, normal dışı bir ödeme, fon transferi ya da davranış deseni gösterip göstermediği anlık olarak kontrol edilmelidir. Bu kontrollerin manuel süreçlerle değil, otomatik sistemlerle yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Ayrıca, tespit edilen riskli durumlarda derhal iş ilişkisinin kesilmesi gibi net adımlar talep edilmektedir.
Güvenli İletişim Protokollerinin Kullanım Zorunluluğu
TCMB, API iletişiminin tamamında güvenli iletişim protokollerinin kullanılmasını şart koşar. Bu, API uç noktaları arasındaki tüm veri akışının şifrelenmesi gerektiği anlamına gelir. Pratikte bu zorunluluk, SSL (Secure Sockets Layer) ve onun daha modern ve güvenli versiyonu olan TLS (Transport Layer Security) protokollerinin kullanımını ifade eder. Güvenli olmayan (örneğin, HTTP) protokoller üzerinden finansal veri aktarımı, rehberin açık bir ihlali olarak kabul edilir.
Verinin Hem Aktarım Sırasında Hem de Saklanırken Şifrelenmesi Gerekliliği
Rehber, veri güvenliğini sadece iletişim anıyla sınırlı tutmaz. API’ler aracılığıyla iletilen tüm verilerin, hem aktarım sırasında (in-transit) hem de sistemlerde saklandığı durumda (at-rest) şifrelenmesi gerektiğini belirtir. Aktarım sırasındaki şifreleme SSL/TLS ile sağlanırken, veritabanları ve log dosyaları gibi saklama ortamlarındaki verilerin de güçlü şifreleme algoritmalarıyla korunması zorunludur. Bu, olası bir sunucu sızıntısı durumunda dahi verilerin okunamaz halde olmasını garanti altına alır.
Güçlü Kimlik Doğrulama ve Yetkilendirme Mekanizmalarının Önemi
API’lere erişimin kontrol altında tutulması, güvenliğin en temel adımlarından biridir. TCMB rehberi, bu doğrultuda güçlü kimlik doğrulama (authentication) ve yetkilendirme (authorization) mekanizmalarının kurulmasını zorunlu kılar. Kimlik doğrulama, API’yi çağıran tarafın kim olduğunu doğrulamayı (örn: API anahtarları, OAuth 2.0 tokenları), yetkilendirme ise kimliği doğrulanan kullanıcının hangi işlemleri yapmaya izni olduğunu belirlemeyi içerir. Bu sayede, bir iş yerinin sadece kendi işlemleriyle ilgili verilere erişmesi sağlanır.
SSL/TLS Şifrelemesi: MitM Saldırılarına Karşı Temel Savunma Mekanizması
API trafiğinin güvenliği söz konusu olduğunda, SSL/TLS protokolleri Man-in-the-Middle (MitM) saldırılarına karşı ilk ve en önemli savunma hattını oluşturur. Bu protokoller, istemci (örneğin, bir e-ticaret sitesi) ile sunucu (örneğin, ödeme kuruluşunun API’si) arasındaki iletişim kanalını şifreleyerek, üçüncü şahısların bu iletişimi okumasını veya değiştirmesini imkansız hale getirir.
SSL/TLS Protokolü Nedir ve Nasıl Çalışır?
TLS (Transport Layer Security), kendisinden önceki SSL (Secure Sockets Layer) protokolünün yerini alan standart bir kriptografik protokoldür. Bir istemci ve sunucu arasında güvenli bir bağlantı kurmak için “handshake” (el sıkışma) olarak bilinen bir süreç kullanır. Bu süreçte taraflar kimliklerini doğrular, kullanılacak şifreleme algoritmaları üzerinde anlaşır ve güvenli oturum anahtarları oluşturur. Handshake tamamlandıktan sonra, bu oturum anahtarları kullanılarak tüm veri akışı şifrelenir.
Üç Temel Güvenlik Prensibi: Gizlilik, Kimlik Doğrulama ve Bütünlük
SSL/TLS, üç temel güvenlik prensibi üzerine kurulmuştur:
- Gizlilik (Confidentiality): Verinin şifrelenerek yetkisiz kişilerin okumasının engellenmesidir. MitM saldırganı trafiği yakalasa bile, şifrelenmiş veriyi çözemeyeceği için içeriğini anlayamaz.
- Kimlik Doğrulama (Authentication): İletişim kuran tarafların kimliklerinin doğrulanmasıdır. SSL/TLS, sunucunun bir Sertifika Otoritesi (CA) tarafından verilmiş dijital bir sertifika sunmasını gerektirir. Bu sayede istemci, gerçekten doğru sunucuya bağlandığından emin olur.
- Bütünlük (Integrity): Verinin aktarım sırasında değiştirilmediğinin garanti edilmesidir. SSL/TLS, her mesaja bir Mesaj Doğrulama Kodu (MAC) ekler. Alıcı taraf, mesajı aldığında aynı kodu hesaplar ve orijinal kodla karşılaştırır. Eğer kodlar eşleşmezse, verinin yolda değiştirildiği anlaşılır ve bağlantı sonlandırılır.
Asimetrik ve Simetrik Kriptografi: “Handshake” Süreci
SSL/TLS handshake süreci, iki farklı şifreleme türünü akıllıca bir araya getirir:
- Asimetrik Şifreleme (Açık Anahtarlı Kriptografi): Bu yöntemde bir çift anahtar kullanılır: bir genel anahtar (public key) ve bir özel anahtar (private key). Genel anahtar herkesle paylaşılabilir ve veriyi şifrelemek için kullanılır. Ancak şifrelenmiş bu veriyi sadece ilgili özel anahtar çözebilir. Handshake sürecinde sunucu, genel anahtarını istemciye gönderir. İstemci, güvenli oturum anahtarını bu genel anahtar ile şifreleyerek sunucuya iletir. Bu yöntem güvenli olmasına rağmen yavaştır, bu yüzden sadece handshake sırasında oturum anahtarının güvenli değişimi için kullanılır.
- Simetrik Şifreleme: Bu yöntemde şifreleme ve deşifreleme için tek bir gizli anahtar (oturum anahtarı) kullanılır. Asimetrik şifrelemeye göre çok daha hızlıdır. Handshake tamamlandıktan sonra, tüm veri alışverişi bu paylaşılan oturum anahtarı ile şifrelenir.
Dijital Sertifikalar ve Sertifika Otoritelerinin (CA) Rolü
Dijital sertifikalar, bir web sitesinin veya API sunucusunun kimliğini kanıtlayan elektronik belgelerdir. Bu sertifikalar, Comodo, DigiCert gibi güvenilir Sertifika Otoriteleri (CA) tarafından verilir. Bir CA, sertifika talebinde bulunan kuruluşun kimliğini doğruladıktan sonra, kuruluşun genel anahtarını ve diğer kimlik bilgilerini içeren dijital bir sertifika imzalar. Bir tarayıcı veya istemci bir sunucuya bağlandığında, sunucunun sertifikasını kontrol eder ve bu sertifikayı imzalayan CA’nın güvenilir olup olmadığını doğrular. Bu mekanizma, sahte sitelere ve API’lere karşı kritik bir koruma sağlar.
Veri Bütünlüğü: API Üzerinden İletilen Finansal Verinin Korunması
Finansal işlemlerde veri bütünlüğü, en az gizlilik kadar hayati bir öneme sahiptir. Bir işlem verisinin yolda değiştirilmesi, örneğin bir para transferinde alıcı IBAN’ının veya işlem tutarının manipüle edilmesi, hem müşteri mağduriyetlerine hem de büyük finansal kayıplara yol açabilir. SSL/TLS, bu tür manipülasyonları önlemek için güçlü mekanizmalar sunar.
Veri Bütünlüğü Nedir ve Finansal İşlemlerdeki Kritik Yeri
Veri bütünlüğü, verinin oluşturulduğu andan itibaren yetkisiz bir şekilde değiştirilmediğini, bozulmadığını ve silinmediğini garanti etme durumudur. Finansal API trafiği için bu, gönderilen bir ödeme emrinin, alıcıya ulaştığında orijinal haliyle, hiçbir değişikliğe uğramadan ulaştığından emin olmak demektir. Örneğin, 100 TL’lik bir ödeme emrinin yolda 10.000 TL olarak değiştirilmesi, veri bütünlüğünün ihlal edildiği bir senaryodur.
SSL/TLS’in Mesaj Doğrulama Kodları (MACs) ile Veri Bütünlüğünü Sağlaması
SSL/TLS protokolü, veri bütünlüğünü sağlamak için Mesaj Doğrulama Kodu (Message Authentication Code – MAC) veya HMAC (Hash-based MAC) adı verilen kriptografik bir mekanizma kullanır. Süreç şu şekilde işler: Gönderici taraf, göndereceği veriyi ve tarafların paylaştığı simetrik oturum anahtarını kullanarak benzersiz bir MAC değeri hesaplar ve bu değeri orijinal veriye ekleyerek gönderir. Alıcı taraf, gelen veriyi alır ve aynı oturum anahtarını kullanarak kendi MAC değerini hesaplar. Eğer alıcının hesapladığı MAC değeri, göndericinin gönderdiği MAC değeri ile birebir aynıysa, bu durum verinin yolda değiştirilmediğini kanıtlar. Aksi takdirde, veri bütünlüğü ihlal edilmiş demektir ve işlem reddedilir.
Veri Bütünlüğü İhlallerinin Sonuçları: İşlem Manipülasyonu ve Dolandırıcılık
API trafiğinde veri bütünlüğünün ihlal edilmesi, ciddi dolandırıcılık senaryolarına kapı aralar. Saldırganlar, araya girerek işlem tutarlarını, alıcı hesap bilgilerini, fatura referans numaralarını veya ödeme açıklamalarını kendi lehlerine değiştirebilirler. Bu durum sadece finansal kayba neden olmakla kalmaz, aynı zamanda MASAK yükümlülükleri gibi yasal düzenlemeler kapsamında kuruluşları şüpheli işlem bildirimlerinde yanıltarak daha büyük hukuki sorunlara yol açabilir.
| Güvenlik Prensibi | Sağladığı Koruma | İhlal Senaryosu | SSL/TLS Çözümü |
|---|---|---|---|
| Gizlilik | Verinin yetkisiz kişilerce okunmasını engelleme | Saldırganın API trafiğini dinleyerek kart bilgilerini çalması | Simetrik şifreleme ile veri akışının şifrelenmesi |
| Kimlik Doğrulama | Tarafların kimliklerinin doğrulanması | Saldırganın sahte bir web sitesi/API kurarak kullanıcıları kandırması | Sertifika Otoritesi (CA) tarafından imzalanmış dijital sertifikalar |
| Bütünlük | Verinin yolda değiştirilmediğinin garantisi | Saldırganın işlem tutarını veya alıcı IBAN’ını değiştirmesi | Her mesaja eklenen Mesaj Doğrulama Kodları (MACs) |
TCMB Rehberi Kapsamında Denetim İzlerinin Bütünlüğünün Korunması
TCMB Rehberi, kuruluşların API üzerinden geçen tüm işlemlere ilişkin denetim izlerini (audit trails) tutmasını zorunlu kılar. Bu kayıtlar, bir uyuşmazlık veya inceleme durumunda kanıt niteliği taşır. Veri bütünlüğü, bu denetim izlerinin güvenilirliği için de kritiktir. Log kayıtlarının değiştirilemez olması, yani bütünlüğünün korunması, hem iç suistimallerin önlenmesi hem de yasal denetimlerde sorun yaşanmaması için elzemdir. Güçlü loglama mekanizmaları ve erişim kontrolleri, bu bütünlüğün sağlanmasında önemli rol oynar.
API Güvenliğinde TCMB Uyumlu En İyi Uygulamalar ve Teknik Kontroller
TCMB Rehberi’ne tam uyum sağlamak ve API’leri siber tehditlere karşı etkin bir şekilde korumak, sadece SSL/TLS uygulamakla bitmez. Kuruluşların, rehberde belirtilen spesifik teknik kontrolleri ve en iyi güvenlik uygulamalarını hayata geçirmesi gerekmektedir. Bu adımlar, güvenliğin katmanlı bir yapıda ele alınmasını ve olası tüm zafiyet noktalarının kapatılmasını hedefler.
Güçlü Şifreleme Standartlarının Uygulanması (TLS 1.2 ve Üzeri)
SSL protokolünün eski sürümleri (SSLv2, SSLv3) ve TLS’in ilk versiyonları (TLS 1.0, 1.1) bilinen güvenlik açıkları içermektedir. Bu nedenle, TCMB uyumluluğu ve modern güvenlik standartları gereği, API sunucularında yalnızca TLS 1.2 ve tercihen en güncel sürüm olan TLS 1.3’ün desteklenmesi zorunludur. Zayıf şifreleme algoritmaları ve protokollerin devre dışı bırakılması, “downgrade” saldırılarına karşı koruma sağlar.
API Anahtarlarının (Keys) ve Jetonlarının (Tokens) Güvenli Yönetimi
API anahtarları ve OAuth gibi mekanizmalarla üretilen jetonlar, API’ye erişim için kullanılan “parolalardır”. Bu bilgilerin güvenli bir şekilde saklanması, düzenli olarak değiştirilmesi (rotation) ve yetkilerinin en aza indirilmesi (principle of least privilege) kritik öneme sahiptir. Anahtarların kaynak kod içerisinde veya güvensiz ortamlarda saklanması, kolayca ele geçirilmelerine ve API’nin kötüye kullanılmasına yol açabilir.
IP Adresi Kısıtlaması ve Beyaz Liste (Whitelist) Oluşturma Zorunluluğu
Rehber, API bağlantılarının güvenliğini artırmak için IP adresi kısıtlamasını açıkça talep etmektedir. Buna göre, API’ye erişim yapacak iş yeri veya temsilcinin sunucu IP adresleri statik olmalı ve kuruluş tarafından bir “beyaz liste” (whitelist) oluşturularak sadece bu listedeki IP’lerden gelen isteklere izin verilmelidir. Bu basit ama etkili yöntem, API anahtarları çalınsa bile, saldırganın kendi sunucusundan API’ye erişmesini engeller.
Back URL ve Web Sitesi Doğrulaması ile Amaç Dışı Kullanımın Engellenmesi
TCMB, API’nin sadece müşterinin bildirdiği ve onaylanan web sitesinde kullanılmasını sağlamak için ek kontrollerin yapılmasını ister. Bu kapsamda, API token’ının benzersiz (unique) olması ve “back URL” (geri dönüş adresi) bilgisinin API’nin kurulduğu web sitesi ile eşleşmesi sağlanmalıdır. Bu kontrol, bir iş yeri için alınan API anahtarının, yasa dışı bahis gibi farklı ve amaç dışı bir sitede kullanılmasını engellemeye yönelik önemli bir tedbirdir.
API Güvenlik Açıklarına Karşı Düzenli Tarama ve Sızma Testleri
API güvenliği statik bir süreç değildir. Yeni tehditler ve zafiyetler sürekli olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, kuruluşların API’lerini düzenli olarak otomatik güvenlik tarama araçlarıyla test etmesi ve belirli periyotlarla kapsamlı pentest (sızma testi) yaptırması gerekmektedir. Bu testler, olası güvenlik açıklarının saldırganlardan önce tespit edilip kapatılmasına olanak tanır.
Şifrelemenin Ötesinde Bütünsel Güvenlik: Anomali Tespiti ve İşlem İzleme
SSL/TLS şifrelemesi, API iletişim kanalını dışarıdan gelebilecek müdahalelere karşı mükemmel bir şekilde korur. Ancak, bu koruma sadece kanalın güvenliğini sağlar; kanalın içinden geçen verinin veya işlemin “anlamını” ve “niyetini” analiz edemez. Meşru bir kullanıcı gibi görünen ancak dolandırıcılık amacı taşıyan bir işlem, şifreli kanaldan sorunsuzca geçebilir. İşte bu noktada, TCMB Rehberi’nin talep ettiği bütünsel güvenlik yaklaşımı devreye girer.
SSL/TLS’in Kör Noktası: Güvenli Kanal Üzerinden Geçen Şüpheli İşlemler
Bir saldırgan, çaldığı veya oltalama (phishing) ile ele geçirdiği meşru kullanıcı bilgileriyle API üzerinden bir işlem yaptığında, bu işlem SSL/TLS tarafından tamamen geçerli ve güvenli olarak kabul edilir. Çünkü kimlik doğrulama bilgileri doğrudur ve bağlantı şifrelidir. SSL/TLS, bu işlemin kullanıcının normal davranış profiline aykırı olup olmadığını, işlemin yapıldığı cihazın riskli olup olmadığını veya işlemin yasa dışı bir faaliyete hizmet edip etmediğini anlayamaz. Bu, şifrelemenin en büyük kör noktasıdır.
TCMB Tarafından Belirlenen Riskli API Kullanım Senaryoları
TCMB Rehberi, SSL/TLS’in yetersiz kaldığı bu gibi durumlar için kuruluşların proaktif olarak izlemesi gereken spesifik ve riskli API kullanım senaryolarını tanımlamıştır. Bu senaryolar, kural tabanlı kontrollerin ötesinde, davranışsal bir analiz gerektirir:
Aynı IP Üzerinden Çok Sayıda Farklı Ödeme Hesabına Erişim
Bir saldırganın veya organize bir dolandırıcılık şebekesinin, ele geçirdiği çok sayıda hesabı tek bir merkezden (aynı IP adresi) yönetmeye çalışması sık karşılaşılan bir durumdur. Bu, tipik bir kullanıcı davranışı değildir ve anında şüpheli olarak işaretlenmelidir.
Bir Ödeme Hesabına Kısa Sürede Farklı IP’lerden Erişim
Bir müşterinin ödeme hesabına dakikalar içinde hem Türkiye’den hem de farklı bir ülkeden veya coğrafi olarak birbirinden uzak şehirlerden erişilmesi, hesabın ele geçirildiğinin (account takeover) güçlü bir göstergesidir. Bu durum, “imkansız yolculuk” (impossible travel) olarak da adlandırılır ve anında müdahale gerektirir.
Anormal Davranış Deseni Gösteren Fon Transferleri
Bir müşterinin normalde ayda birkaç kez küçük meblağlarda işlem yaparken, aniden gece yarısı yüksek tutarlı ve daha önce hiç işlem yapmadığı bir hesaba para transferi yapması, tipik bir anomali durumudur. Bu tür davranış desenleri, geleneksel kurallarla değil, ancak makine öğrenmesi modelleriyle etkin bir şekilde tespit edilebilir.
| Güvenlik Katmanı | Odak Noktası | Yetersiz Kaldığı Durum | Çözüm Teknolojisi |
|---|---|---|---|
| SSL/TLS Şifrelemesi | İletişim kanalının gizliliği ve bütünlüğü | Meşru kimlik bilgileriyle yapılan şüpheli ve anormal işlemler | – |
| İşlem İzleme ve Anomali Tespiti | İşlemin içeriği, bağlamı ve davranışsal profili | Sadece bilinen ve tanımlanmış dolandırıcılık senaryoları | Fraud.com aiReflex (Bulut İşlem İzleme) |
Fraud.com aiReflex (Bulut İşlem İzleme) ile API Trafiğinin Davranışsal Analizi
TCMB’nin belirttiği bu karmaşık ve dinamik risk senaryolarını tespit etmek için kural tabanlı sistemler yetersiz kalır. IHS Teknoloji’nin sunduğu Fraud.com aiReflex Bulut İşlem İzleme çözümü, tam da bu noktada devreye girer. aiReflex, yapay zeka ve makine öğrenmesi algoritmalarını kullanarak her bir kullanıcı için dinamik davranış profilleri oluşturur. Cihaz parmak izi (device fingerprinting), IP reputasyonu, işlem sıklığı ve zamanlaması gibi yüzlerce veri noktasını analiz ederek normalden sapmaları (anomalileri) gerçek zamanlı olarak tespit eder.
Makine Öğrenmesi Tabanlı Modeller ile Gerçek Zamanlı Tehdit Tespiti
Fraud.com aiReflex, sadece bilinen dolandırıcılık yöntemlerini değil, daha önce hiç görülmemiş “sıfır gün” (zero-day) dolandırıcılık desenlerini bile tespit etme yeteneğine sahiptir. Makine öğrenmesi modelleri, sürekli olarak yeni verilerle kendini günceller ve adapte olur. Bu sayede, “aynı IP’den çok sayıda hesaba erişim” veya “anormal fon transferi” gibi TCMB’nin işaret ettiği riskli durumlar, işlem gerçekleştiği anda yakalanır ve kuruluşa otomatik olarak aksiyon alma imkanı tanır. Bu, rehberde belirtilen “en geç üç saat içinde aksiyon belirleme” kuralına tam uyum sağlar.
API Trafiği Güvenliği ve İzlemesi İçin Neden İHS Teknoloji’yi Tercih Etmelisiniz?
API güvenliği, TCMB Rehberi ile birlikte ödeme ve elektronik para kuruluşları için çok katmanlı ve karmaşık bir görev haline gelmiştir. Bu süreçte doğru teknoloji ortağını seçmek, hem yasal uyumluluğu sağlamak hem de operasyonel verimliliği artırmak açısından kritik öneme sahiptir. İHS Teknoloji, bu alanda sunduğu bütünsel çözümler ve yerel uzmanlığı ile öne çıkmaktadır.
TCMB Rehberi ve Yasal Mevzuata Tam Uyumlu Çözüm Portföyü
İHS Teknoloji’nin sunduğu çözümler, 6493 sayılı Kanun ve ilgili TCMB düzenlemeleri göz önünde bulundurularak tasarlanmıştır. Fraud.com aiReflex, rehberde belirtilen tüm risk unsurlarını (örneğin, işlem hızı, IP kontrolleri, anormal ciro artışları) izleyebilen ve raporlayabilen hazır senaryolarla birlikte gelir. Bu, kuruluşunuzun yasal yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmesini ve olası denetimlere tam hazır olmasını sağlar.
Uçtan Uca Koruma: SSL/TLS Güvenliğinden Gelişmiş İşlem İzlemeye Entegre Yaklaşım
Güvenlik bir zincirdir ve en zayıf halkası kadar güçlüdür. İHS Teknoloji, sadece SSL/TLS gibi kanal güvenliği sağlayan temel unsurlarda değil, aynı zamanda bu kanal üzerinden akan trafiğin anomali tespiti ve davranışsal analizi gibi gelişmiş katmanlarda da çözümler sunar. Bu entegre yaklaşım, hem dışarıdan gelen MitM saldırılarını hem de içeriden kaynaklanabilecek meşru görünümlü dolandırıcılık girişimlerini engelleyerek uçtan uca koruma sağlar.
Fraud.com aiReflex ile Kural Bazlı ve Davranışsal Analiz Yetenekleri
Her kuruluşun risk profili farklıdır. Fraud.com aiReflex’in hibrit yapısı, hem TCMB’nin belirttiği gibi net kuralları (örn: bir ayda 30’dan fazla fatura ödenmesi) uygulamanıza hem de yapay zeka destekli davranışsal analiz ile bilinmeyen tehditleri proaktif olarak tespit etmenize olanak tanır. Bu esneklik, “false positive” oranını düşürerek operasyonel ekiplerinizin sadece gerçek risklere odaklanmasını sağlar ve manuel süreçleri ortadan kaldırır.
Yerel Uzmanlık ve Teknik Destek ile Hızlı Entegrasyon ve Sürekli Danışmanlık
İHS Teknoloji, Türkiye’deki yasal mevzuata ve pazar dinamiklerine hakim yerel bir ekibe sahiptir. Bulut tabanlı (SaaS) bir çözüm olan aiReflex’in entegrasyon süreci son derece hızlıdır. Ayrıca, satış sonrası teknik destek ve danışmanlık hizmetleri ile sadece bir ürün değil, yasal uyumluluk ve güvenlik yolculuğunuzda güvenilir bir iş ortağı kazanırsınız.
Denetim ve Raporlama İhtiyaçlarını Karşılayan Kapsamlı Kayıt Tutma (Logging) Altyapısı
TCMB Rehberi, tespit edilen şüpheli durumlara ve alınan aksiyonlara ilişkin kayıtların en az 10 yıl süreyle saklanmasını zorunlu kılar. Fraud.com aiReflex, tüm işlemlere, uyarılara ve analist kararlarına ilişkin değiştirilemez denetim izleri (audit trail) oluşturur. Bu kapsamlı loglama altyapısı, hem iç denetim ihtiyaçlarınızı karşılar hem de olası bir TCMB incelemesinde gerekli tüm kanıtları kolayca sunmanızı sağlar.

