Bölgesel İşlem Anormallikleri: Yüksek Riskli İllerden Gelen TaleplerNasıl Tespit Edilir?

Ödeme ve elektronik para kuruluşları için yasa dışı faaliyetlerle mücadele, operasyonel sürekliliğin ve kurumsal itibarın temelini oluşturur. Özellikle coğrafi konum verilerini kullanarak bölgesel işlem anormalliklerini tespit etmek, sahtekârlık ve dolandırıcılık girişimlerini proaktif olarak engellemede kritik bir rol oynar. Bu noktada, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan risk yönetimi rehberleri, kuruluşlara yol gösteren en önemli kaynaktır. Bu makalede, TCMB’nin belirlediği çerçeve doğrultusunda yüksek riskli bölgelerden gelen şüpheli işlemlerin nasıl tespit edileceğini ve bu süreçte teknolojik çözümlerin nasıl bir fark yarattığını detaylı bir şekilde ele alacağız.

Bölgesel İşlem Anormalliklerine Giriş ve TCMB Perspektifi

Finansal ekosistemin güvenliği, hem düzenleyici otoritelerin hem de sektör oyuncularının ortak sorumluluğundadır. TCMB, bu sorumluluğu yerine getirmek adına ödeme kuruluşlarının uyması gereken kuralları ve yöntemleri net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bölgesel anormallikler, bu kuralların odak noktalarından birini oluşturur; çünkü dolandırıcılık faaliyetleri genellikle belirli coğrafi bölgelerde yoğunlaşma eğilimi gösterir. Bu bölümde, TCMB’nin risk yönetimi yaklaşımını ve bölgesel anormalliklerin bu yaklaşımdaki yerini inceleyeceğiz.

T.C. Merkez Bankası Risk Yönetimi Rehberi ve Önemi

TCMB tarafından yayımlanan “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşlarınca Sunulan Hizmetlerin Yasa Dışı Faaliyetlerde Kullanılmasının Önlenmesine İlişkin Risk Yönetimi Rehberi”, 6493 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösteren tüm kuruluşlar için bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Bu rehber, yasa dışı bahis, kumar ve dolandırıcılık gibi mali suçların önlenmesi amacıyla alınması gereken asgari idari ve teknik tedbirleri tanımlar. Rehberin en önemli vurgusu, kuruluşların manuel süreçlere bağlı kalmadan, risk temelli ve proaktif bir yaklaşımla otomatik takip mekanizmaları kurması zorunluluğudur. Bu mekanizmaların coğrafi konum gibi kritik verileri analiz edebilmesi, rehbere uyumun temel taşlarından biridir.

Bölgesel İşlem Anormalliği Nedir?

Bölgesel işlem anormalliği, belirli bir coğrafi konumda (ülke, şehir veya hatta daha küçük bir bölge) normal işlem davranışlarının dışına çıkan, şüphe uyandıran finansal aktiviteler bütünüdür. Bu anormallikler; belirli bir IP adresinden çok sayıda farklı hesaba erişilmesi, bir hesabın kısa süre içinde birbirinden uzak ve riskli olarak bilinen bölgelerden kullanılması veya belirli bir lokasyondaki fiziki POS cihazından beklenmedik hacimde işlem geçmesi gibi çeşitli senaryoları içerebilir. TCMB rehberi, bu tür desenlerin tespitini zorunlu kılarak dolandırıcılık ağlarının erken aşamada ortaya çıkarılmasını hedefler.

Yasa Dışı Faaliyetlerin Önlenmesinde Risk Temelli Yaklaşım

Risk temelli yaklaşım, tüm işlemlere aynı seviyede kontrol uygulamak yerine, risk potansiyeli daha yüksek olan müşteri, işlem ve bölgelere daha fazla odaklanmayı gerektiren dinamik bir yöntemdir. TCMB, kuruluşların kendi risk değerlendirmelerini yaparak statik kuralların ötesine geçmelerini ve sürekli gelişen dolandırıcılık taktiklerine karşı proaktif olmalarını bekler. Bu yaklaşım, kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlarken, aynı zamanda düşük riskli müşterilerin kullanıcı deneyimini olumsuz etkilemeden güvenliği artırır. Bölgesel risk faktörlerinin bu denkleme dahil edilmesi, yaklaşımın etkinliğini doğrudan artırır.

Yüksek Riskli Bölgelerin ve İşlemlerin Tanımlanması

Yasa dışı faaliyetlerin tespiti, öncelikle riskin nerede yoğunlaştığını bilmekle başlar. TCMB rehberi, coğrafi verilerin bu süreçteki önemini vurgulayarak kuruluşlara “yüksek riskli bölgeler” kavramını tanımlama ve bu bölgelerden kaynaklanan işlemleri daha dikkatli izleme sorumluluğu yükler. Bu bölümde, rehber ışığında yüksek riskli bölgelerin nasıl tanımlandığını ve hangi göstergelerin analiz edilmesi gerektiğini ele alacağız.

TCMB Rehberi’nde “Yüksek Riskli Bölgeler” Kavramı

Rehber, “yüksek riskli bölgeler”i doğrudan bir liste ile tanımlamak yerine, kuruluşların kendi risk değerlendirmeleri sonucunda bu tanımı yapmasını bekler. Ancak, dolandırıcılık ve yasa dışı bahis faaliyetlerinin yoğunlaştığı bilinen off-shore merkezler, bu faaliyetlerin yasal olduğu ülkeler veya yerel olarak suç oranlarının yüksek olduğu bilinen coğrafi alanlar bu kapsama girer. Kuruluşlar, bu bölgeleri belirleyerek buralardan kaynaklanan işlemlere özel senaryolar ve alarmlar tanımlamakla yükümlüdür.

IP Adresi ve Coğrafi Konum Verilerinin Analizi

Bir işlemin gerçekleştirildiği IP adresi, bölgesel risk analizinin temelini oluşturur. TCMB, riskli ülkeler veya off-shore merkezlere ait IP adreslerinden gerçekleştirilen işlemleri asgari bir risk unsuru olarak belirtir. Aynı zamanda, bir müşterinin hesabına normalde işlem yaptığı şehirden çok farklı bir coğrafi konuma ait IP’den erişilmesi veya aynı IP üzerinden çok sayıda farklı müşteri hesabına erişim sağlanması gibi durumlar, şüpheli aktivite olarak değerlendirilmeli ve anında takibe alınmalıdır. Bu analiz, özellikle API bağlantıları üzerinden gelen taleplerin kaynağını doğrulamada kritik öneme sahiptir.

Riskli Ülke ve Bölgelere Ait Telefon Numaraları ve IP Adresleri

IP adresi kadar, müşterinin hesap açarken veya işlem yaparken kullandığı cep telefonu numarası da önemli bir göstergedir. Rehber, riskli ülkeler, off-shore merkezler veya bahis faaliyetlerinin yasal olduğu ülkelere ait telefon numaraları ile işlem yapılmasını şüpheli bir durum olarak kabul eder. Bir kuruluş, müşteri kabul sürecinde veya işlem anında bu tür telefon numaralarını tespit ederek riski henüz başlangıç aşamasında filtreleyebilir. Bu verilerin IP adresi verileriyle birleştirilmesi, daha isabetli bir risk profili oluşturulmasına olanak tanır.

Bölgesel Risk Değerlendirmesinde Dikkat Edilmesi Gereken Diğer Göstergeler

IP adresi ve telefon numarasının yanı sıra, bölgesel risk değerlendirmesini güçlendiren başka göstergeler de mevcuttur. Örneğin, fiziki bir POS cihazının, kayıtlı faaliyet adresinden tamamen farklı ve riskli olarak bilinen bir bölgede sürekli olarak kullanılması önemli bir alarm sebebidir. Benzer şekilde, faaliyetlerini fiziki olarak yürüten bir temsilcinin, kendi il sınırları dışındaki bölgeler için yoğun bir şekilde fatura ödemesi yapması da TCMB tarafından belirtilen bir risk unsurudur. Bu tür çok katmanlı göstergeler, dolandırıcıların kimliklerini veya gerçek konumlarını gizleme çabalarını boşa çıkarmayı hedefler.

TCMB Rehberi Işığında Bölgesel Anormallik Tespit Senaryoları

TCMB, rehberinde teorik tanımlamaların ötesine geçerek, kuruluşların takip mekanizmalarında kullanması gereken somut ve asgari risk senaryoları sunar. Bu senaryolar, bölgesel anormalliklerin pratikte nasıl tespit edileceğine dair net bir yol haritası çizer. Kuruluşların bu senaryoları temel alarak kendi sistemlerini geliştirmesi ve proaktif olarak izlemesi gerekmektedir.

Aynı Bölgedeki IP Adresinden Çok Sayıda Farklı Müşteri Hesabına Erişim

Bu senaryo, “hesap ele geçirme” (account takeover) veya organize dolandırıcılık faaliyetlerinin en yaygın göstergelerinden biridir. Rehbere göre, aynı gün içerisinde aynı IP adresinden 5 veya daha fazla farklı bireysel müşterinin ödeme hesabına erişilerek işlem yapılması riskli bir durumdur. Bu durum, dolandırıcıların ele geçirdikleri hesap bilgilerini tek bir merkezden kullanarak fonları hızla transfer etmeye çalıştığını gösterebilir. Otomatik izleme sistemleri, bu tür bir IP yoğunlaşmasını anında tespit ederek işlemleri bloke edebilir.

Tek Bir Müşteri Hesabına Farklı ve Riskli Bölgelerden Kısa Sürede Erişim

Bir müşterinin hesabına, coğrafi olarak imkansız bir hızla (örneğin, bir saat içinde hem İstanbul’dan hem de yurt dışındaki riskli bir ülkeden) erişim sağlanması, hesabın güvenliğinin ihlal edildiğine dair güçlü bir işarettir. TCMB rehberinde, aynı müşterinin ödeme hesaplarına aynı gün içerisinde 5 farklı IP’den erişilerek işlem yapılması şüpheli kabul edilir. Özellikle bu IP adreslerinden bazıları yüksek riskli olarak tanımlanmış bölgelere aitse, alarm seviyesi daha da yükseltilmelidir.

Belirli Bir Bölgede Yoğunlaşan Olağan Dışı Para Transferi Desenleri

Bu senaryo, bireysel hesaplardan ziyade bölgesel aktiviteye odaklanır. Örneğin, normalde düşük işlem hacmine sahip bir bölgedeki temsilcinin cirosunda ani ve dört katı aşan bir artış yaşanması veya belirli bir bölgeden sürekli olarak “parçala-topla” (smurfing) yöntemiyle küçük tutarlı ancak çok sayıda para transferi yapılması şüphe uyandırır. Bu tür desenler, genellikle yasa dışı bahis gelirlerinin sisteme sokulması veya kara para aklama faaliyetleri için kullanılır ve coğrafi bazlı izleme ile tespit edilebilir.

Yüksek Riskli Bölgelerde Açılan Yeni Hesaplardaki Ani İşlem Artışları

Dolandırıcılar, genellikle faaliyetleri için “tek kullanımlık” veya “uyuyan” hesaplar açarlar. Yüksek riskli olarak bilinen bir bölgede yeni açılan bir hesabın, kısa süre içinde ticari hayatın olağan akışına aykırı şekilde yüksek ciroya ulaşması veya çok sayıda işlem yapması, TCMB rehberine göre bir alarm nedenidir. Özellikle hesap sahibinin 20 yaşından küçük olduğu durumlarda ilk bir ay içinde 50’den fazla işlem yapılması veya toplamda 27.500 TL üzerinde işlem hacmine ulaşılması, özel olarak takip edilmesi gereken bir durumdur.

Fiziki POS Cihazlarının Faaliyet Alanı Dışındaki Riskli Bölgelerde Kullanılması

Fiziki POS cihazları, belirli bir ticari adrese kayıtlıdır. Bu cihazların kayıtlı faaliyet konusu ve lokasyonu ile uyumlu olmayan şekilde, özellikle sık sık yer değiştirerek farklı ve riskli bölgelerde kullanılması, POS’un yasa dışı faaliyetler (örneğin, seyyar kumar) için kullanıldığına işaret edebilir. Rehber, fiziki POS’ların lokasyonunun sık sık değişmesini bir risk unsuru olarak değerlendirir ve kuruluşların bu durumu etkin bir şekilde izlemesini bekler.

Otomatik İzleme Mekanizmalarının Rolü ve Teknolojik Çözümler

TCMB rehberi, yasa dışı faaliyetlerin tespit ve takibinde manuel süreçlerin yetersiz olduğunu ve otomatik takip mekanizmalarının kurulmasının bir zorunluluk olduğunu net bir şekilde ifade eder. Gelişen dolandırıcılık yöntemlerinin hızı ve karmaşıklığı, yalnızca teknolojiyle başa çıkılabilecek bir tehdit ortamı yaratmaktadır. Bu bölümde, otomasyonun neden kritik olduğunu ve modern teknolojik çözümlerin bu ihtiyaca nasıl yanıt verdiğini inceleyeceğiz.

TCMB Rehberi Uyarınca Otomatik Takip Sistemlerinin Zorunluluğu

Rehber, “Kuruluşların Tebliğin 19 uncu maddesi kapsamında kuracağı takip mekanizmalarının manuel olmaması gerekmekte” ifadesiyle otomasyonu bir seçenek değil, bir yükümlülük olarak tanımlar. Ayrıca, tespit edilen riskli işlemlere dair değerlendirmelerin ve alınacak aksiyonların “işlem anından itibaren en geç üç saat içerisinde belirlenmesi” şartı, manuel kontrol ile karşılanması neredeyse imkansız bir hedeftir. Bu nedenle kuruluşlar, gerçek zamanlı olarak milyonlarca işlemi analiz edebilen, risk senaryolarını otomatik olarak çalıştıran ve anında alarm üreten sistemlere yatırım yapmak zorundadır.

Manuel Kontrolün Yetersizlikleri ve Otomasyonun Avantajları

Manuel kontroller, insan hatasına açık, yavaş ve ölçeklenemez yapıdadır. Bir analistin aynı anda sınırlı sayıda işlemi inceleyebilmesi, karmaşık dolandırıcılık desenlerini ve coğrafi anormallikleri gözden kaçırma olasılığını artırır. Otomasyon ise bu zafiyetleri ortadan kaldırır. Gerçek zamanlı işlem izleme, yüksek hacimli veriyi saniyeler içinde işleyerek anında karar alınmasını sağlar ve “false positive” oranını düşürerek operasyonel verimliliği artırır.

Özellik Manuel Kontrol Otomatik İzleme (aiReflex)
Hız Yavaş (Saatler/Günler) Gerçek Zamanlı (Milisaniyeler)
TCMB 3 Saat Kuralına Uyum Çok Düşük / İmkansız Tam Uyum
Doğruluk İnsan Hatasına Açık Yüksek (Yapay Zeka Destekli)
Ölçeklenebilirlik Düşük (Personel Bağımlı) Yüksek (Bulut Tabanlı)
Karmaşık Desen Tespiti Sınırlı Gelişmiş (Davranışsal Analiz, Velocity Check)
Operasyonel Maliyet Yüksek (Personel Gideri) Düşük (SaaS Modeli)

İHS Teknoloji’nin Sunduğu Fraud.com “Bulut İşlem İzleme” (aiReflex) Çözümü

Bu noktada, İHS Teknoloji’nin Türkiye’deki iş ortağı olduğu Fraud.com tarafından geliştirilen aiReflex platformu, TCMB rehberinin gerektirdiği tüm otomasyon ihtiyaçlarına cevap veren modern bir çözüm olarak öne çıkıyor. Bulut İşlem İzleme platformu olan aiReflex, hibrit yapısıyla hem kural tabanlı senaryoların hem de yapay zeka/makine öğrenimi modellerinin gücünü birleştirir. SaaS (Hizmet Olarak Yazılım) mimarisi sayesinde hızlı bir şekilde entegre edilebilir ve kuruluşların anında değer yaratmasını sağlar.

aiReflex ile Coğrafi Risk Faktörlerinin Gerçek Zamanlı İzlenmesi

aiReflex, coğrafi risk faktörlerinin izlenmesi konusunda gelişmiş yetenekler sunar. Cihaz parmak izi (Device Fingerprinting) ve Velocity Check gibi teknolojilerle bir işlemin yapıldığı IP adresi, coğrafi konum, saat dilimi gibi onlarca veriyi anlık olarak analiz eder. Bu sayede, “birbirinden uzak konumlardan kısa sürede işlem yapılması” veya “riskli bir IP’den çok sayıda hesaba erişilmesi” gibi TCMB rehberinde belirtilen senaryoları milisaniyeler içinde tespit ederek şüpheli işlemleri otomatik olarak bloke edebilir veya ek doğrulama adımlarına yönlendirebilir.

Fraud.com aiReflex ile Bölgesel Risklerin Proaktif Yönetimi

TCMB rehberine uyum sağlamak ve bölgesel işlem anormalliklerini etkin bir şekilde yönetmek, sadece reaktif alarmlar üretmekten daha fazlasını gerektirir. Gerçek başarı, riskleri proaktif olarak öngörebilen, sürekli öğrenen ve hızla adapte olabilen bir sistem kurmaktan geçer. Fraud.com’un aiReflex platformu, dinamik kural motoru ve yapay zeka yetenekleriyle kuruluşlara tam da bu proaktif yönetim gücünü sunar.

Dinamik Kural Motoru ile Bölge Bazlı Senaryolar Oluşturma

aiReflex, kuruluşların TCMB rehberinde belirtilen asgari senaryoların yanı sıra, kendi risk iştahlarına ve müşteri profillerine özel kurallar oluşturmasına olanak tanır. Örneğin, sadece “riskli ülkelerden gelen işlemler” gibi genel bir kural yerine, “son bir haftadır aktif olmayan bir müşterinin, gece saatlerinde, daha önce hiç işlem yapmadığı riskli bir ülkeden, yüksek tutarlı bir transfer yapması” gibi çok katmanlı ve spesifik senaryolar tanımlanabilir. Bu dinamik yapı, false-positive oranını minimize ederken gerçek tehditlere odaklanmayı sağlar.

Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi ile Normal Dışı Bölgesel Davranışların Tespiti

Kuralların yetersiz kaldığı nokta, daha önce hiç görülmemiş, yeni dolandırıcılık yöntemleridir. aiReflex’in makine öğrenmesi modelleri, her müşterinin ve bölgenin “normal” işlem davranışını sürekli olarak öğrenir. Bu temel davranış profilinden herhangi bir sapma olduğunda (örneğin, belirli bir ildeki temsilcinin işlem saatlerinin aniden geceye kayması veya bir müşterinin normalde kullanmadığı bir VPN servisi üzerinden işlem yapması), sistem bunu bir anomali olarak işaretler. Bu yetenek, kurallarla tanımlanması zor olan gizli ve karmaşık tehditleri ortaya çıkarır.

Teknoloji İşlevi TCMB Rehberi Karşılığı (Örnek)
Dinamik Kural Motoru Spesifik ve çok katmanlı senaryolar tanımlama. Aynı IP’den 5+ farklı hesaba erişim (3.1.1). Fiziki POS lokasyon değişimi (3.1.2).
Yapay Zeka / Makine Öğrenmesi Normal davranıştan sapmaları (anomalileri) tespit etme. Ticari hayatın olağan akışına aykırı ciro artışı (3.1.2). Müşterinin davranış desenindeki ani değişiklikler.
Cihaz Parmak İzi (Device Fingerprinting) Her kullanıcı cihazını benzersiz olarak tanıma ve izleme. Aynı müşterinin farklı IP’lerden erişimi (3.1.1). Hesap ele geçirme girişimleri.
Velocity Check İşlemlerin sıklığını, zamanını ve coğrafi dağılımını analiz etme. Kısa sürede imkansız mesafelerden işlem yapılması. 1-2 dakika gibi sık aralıklarla işlem gerçekleşmesi (3.1.2).

Coğrafi Veri ve İşlem Verilerini Birleştirerek Derinlemesine Analiz

aiReflex’in gücü, farklı veri kaynaklarını birleştirerek bütünsel bir risk skoru oluşturmasından gelir. Bir işlemin IP adresi, GPS verisi, işlem tutarı, alıcı bilgisi, müşterinin geçmiş davranışları ve cihaz parmak izi gibi onlarca parametre aynı anda değerlendirilir. Bu sayede, tek başına şüpheli görünmeyen ancak bir araya geldiğinde net bir risk deseni oluşturan durumlar kolayca tespit edilir. Bu derinlemesine analiz, fraud tespit ve önleme stratejisinin temelini oluşturur.

TCMB Rehberi’ndeki Tespit ve Aksiyon Sürelerine Uyum Sağlama Kolaylığı

Rehberin en zorlayıcı şartlarından biri olan “tespitten sonra en geç üç saat içinde aksiyon belirleme” kuralı, aiReflex’in otomasyon yetenekleri sayesinde kolayca karşılanabilir. Platform, riskli bir işlemi milisaniyeler içinde tespit etmekle kalmaz, aynı zamanda önceden tanımlanmış iş akışlarını (workflows) tetikleyerek işlemi otomatik olarak reddedebilir, askıya alabilir veya manuel inceleme için ilgili ekibin önüne düşürebilir. Bu otomasyon, hem yasal uyumluluğu garanti altına alır hem de operasyonel verimliliği en üst düzeye çıkarır.

Bölgesel İşlem Anormalliklerinin Tespiti İçin Neden İHS Teknoloji’yi Tercih Etmelisiniz?

Bölgesel işlem anormalliklerinin tespiti ve TCMB regülasyonlarına tam uyum, doğru teknoloji ortağını seçmeyi gerektirir. İHS Teknoloji, sunduğu Fraud.com aiReflex çözümü ile ödeme ve elektronik para kuruluşlarına sadece bir yazılım değil, uçtan uca bir risk yönetimi stratejisi sunar. Hibrit yapısı, hem bilinen tehditlere karşı kural bazlı koruma hem de bilinmeyen anormalliklere karşı yapay zeka destekli proaktif savunma mekanizması sağlar. Bulut tabanlı mimarisi sayesinde, uzun ve maliyetli kurulum süreçleri olmadan hızla devreye alınabilir ve kuruluşunuzu yasa dışı faaliyetlere karşı anında korumaya başlayabilirsiniz. TCMB’nin giderek sıkılaşan denetimlerine ve olası idari para cezalarına karşı en etkili güvence, aiReflex gibi kendini kanıtlamış, küresel bir teknolojiyle yerel uzmanlığı birleştiren bir çözümden geçer.

Related articles